“Açık Tuş” - 5.0 out of 5 based on 1 vote

“Açık Tuş”

Seçim sonuçları gösterdi ki; Sosyal Demokratlar’ın salt  “inşallahla, maşallahla” AKP seçmeninden yeterince oy koparması mümkün değil!

Fakat Müslüman mahallesinde salyangoz satmaya kalkmanın da alemi yok elbette. Solcuların, Sosyal Demokratların istedikleri zaman; “inşallah, maaşallah, Allah’ın izniyle” demelerine de kimsenin bir diyeceği olamaz! Ama yapılması gerekenleri yapmayıp,  sadece bu dil ve üslupdan keramet beklenerek de AKP tabanından oy devşirilemez.

Seçim sürecinin demokratik olmadığı, TRT, Anadolu Ajansı, havuz medyası ve tüm devlet kurumlarının açıktan aleni AKP’ye çalıştığı biliniyor. Böyle işleyen  bir seçim sürecinin de adil olmadığı kesin. Sandık sonuçlarının sadece; yanlı bir devlet kurumu haline gelen, Anadolu Ajansı tarafından ülkeye ve dünyaya duyurulması, doğal olarak oyların sayımı ve dökümü konusunda da kaygı yarattı. 

Ancak seçim sürecindeki bütün adaletsizlikleri, oyların sayımını, sonuçların açıklanma biçimini bir yana bırakıp; Erdoğan’ın oylarını nasıl koruduğuna, MHP’nin herkesi şaşırtarak oylarını nasıl artırdığına bakmak lazım. Muharrem İnce, cumhurbaşkanlığı seçiminde %30’un üzerinde oy alırken, CHP oylarının niye %22’ye gerilediği de iyi analiz edilmeli!

Ben yıllardır bu köşeden bilinen bir gerçeği seslendirerek; “işçiler, kamu çalışanları, üretici köylüler, küçük esnaflar, sendikalar, kooperatifler ve  odalarda, emek ve emeğin hakkını koruma ve  yükseltme ekseninde örgütlenmedikce, CHP Sosyal Demokrat bir parti olamaz!” demekteyim.

AKP’nin; emekçiler, işçiler, üretici köylüler, esnaflar alanında, rahatca at oynatmasının sebebi, emekçilerin ülkede sınıf temelli bir örgütlenme içinde olmamasıdır!

Tabi bunlar, yani son seçim sonuçlarının değerlendirilmesi, uzun kapsamlı ve çetrefilli meseledir.

Ancak kısa yoldan bazı örnekler, özellikle ilimizdeki seçim sonuçlarının değerlendirilmesinde bize fikir verebilir.

AKP’nin geleneksel son gün seçim yürüyüşü, nerede ve saat kaçta başladı? Hangi güzergahlarda devam etti?

Saat 11.00’de Nato Yolu’ndan başladı, Nato Yolu altındaki mahallelerde devam etti. Şeker Meydanı’nda tamamlandı. 

Ya CHP ne yaptı?

CHP yürüyüşü, Yeni Otogar önünde saat 9.30’da başlayıp Şeker Meydanı’na kadar sürdü.

AKP’nin çok çok kıdemli Milletvekili Adayı Bayram Özçelik, istediği yerde oy kullanma hakkına sahipti. Oyunu nerede kullandı? 

Bağlar Mahallesi olarak bilinen, köy kökenlilerin, besicilerin yaşadığı bölgedeki, Türk Hava Kurumu İlkokulu’nda!

CHP Millevekili Adayı Mehmet Göker’de istediği yerde oy kullanma hakkına sahipti ve  oyunu Burkent’teki Uso Anadolu Lisesi’nde kullanmayı tercih etti!

Seçim sonuçları ve seçim öncesi çalışmalarıyla, Burdur’da  AKP demenin, Bayram Özçelik demek olduğu bir kez daha ortaya çıktı. 

Bu ülkede Solcular, Sosyal Demokratlar, liberaller seçim sonuçlarını iyi okumalı.  AKP’den MHP’ye kayan, yada dönen oyların ne anlama geldiğine,  bunun önümüzdeki süreçte nelere yol açabileciğine kafa yormalı!

En az 10 yıllık programla, işçi, köylü, esnaf, gençlik, kadın  örgütlenmesi çalışmalarına en kısa zamanda başlanmalı.

Çalınan oy savunması mazereti de artık bir yana bırakılmalı;  Milli Güreşçi Yaşar Doğu, Dünya Şampiyonası’nda güreşirken, rakibini iki kez tuş yapsa da hakem Kabul etmez! Yaşar Doğu sonunda, karşısındaki güreşçiyi tuşa getirir, ardındanda çıkar göğsüne oturur. Sonrada hakeme sorar;

 “Budamı tuş değil?”

Yapılması gereken tamda bu!

Ögeyi Oylayın
(1 Oylayın)

1 yorum

  • Arif Yayla
    Arif Yayla Salı, 26 Haziran 2018 17:16 Yorum Bağlantısı

    Sevgili dostum Hasan Türkel;

    "Seçimin sonucu belli, ama her şeyin sonu değil. Bugüne değin ağzımızı açsak sıçılacak saksı sanan bir kısım sayınlar demesinler ki daha önce neden değinmedin?" diye yazdım. Öncesinde de "Dünya dönmeye devam edecek. Kalıcı olacakları kalanlarda görebilirsiniz." gibisinden bir spot paylaşmıştım.
    (Küfürlerin bini bin para. Bunu geçelim.)
    ***
    Tekil (üniter) devletin kurulum felsefesine 'aykırılar'la kol kola olmayı Türk Milletine anlatmanın kolay olacağını umarak kandırakçılık yapanlara, bu nedenle de hızını alamayıp insanları ürkütüp istemeyerek de olsa oyunu belirsizlik çukurundan kurtarmaya çalışanlara "cahil" diyenlere belki bir ders olur. Bu bağlamda fikirlerine katılmayanlar ve dahi sevmeyenler Doğu Perinçek'e ağız dolusu sövmeyi bırakıp, bir yol dönüp söylediklerini okumalarını/dinlemelerini tavsiye edebilirim.
    ***
    İşin aslına bakarsak ülkenin birliğinden yana, Avrasya yanlısı, bölücü destekçisi NATO'nun (ABD'nin!) karşısında olanlar seçimin galibidir. Bunu zaman gösterecek.. Bu söylemin anlamını kavramayanlara sözüm yok. Düşünmesini bilenlere ise sözüm net:
    -İster eğitmen ol, ister hukuk adamı, ister insan hekimi ol ister hayvan hekimi, ister çiftçi ol ister sanayici; velhasıl ne olursan ol, bir daha bana/bize sövme. Aklını başına devşir ki birlikteliğin kalıcı olduğunu kavraya bilesin.
    ***
    "Aaa, hiyle var bu işte" deyip "BEN YERİM DAR DEMEDİM YENİM DAR DEDİM" kolaycılığına kaçıp da daha fazla küçülme!..
    Git adam gibi, kazananı kutla.. Kaybedişinin nedenlerini kendinde ara.
    Ama muhteremler ne yapıyor? Biri kutluyor, diğeri ben kutlamaya değer bulmuyorum diyor.
    ***
    Lütfen bana kızmayın arkadaşlar. Sevgili dostum Hasan Türkel'in yazısını dikkatlice okuyun. Benim demek istediklerimi çok güzel anlatmış..
    Saygılarımla..
    Arif Yayla

Yorum yapın