Ayşe evin en küçük çocuğu. Gecekondu mahallesinde yaşayan aile sıkıntı içindeydi. Okul evlerine uzaktı. Ayşe için okula gitmek çok zordu. Zorluklara katlanarak Ayşe’yi ilkokulu bitirmede yardımcı oldu. Aile daha fazlasını maddiyat ve Ayşe’nin bedensel yapısı yönünden okutması mümkün değildi.

Ayşe evde annesine yardım ediyordu. İki odaları vardı. Günlük işleri erken bitiriyordu. Mevsim itibariyle görünen işlerde anne ve Ayşe çalışıyorlardı. 

Ayşe her yıl bedensel değişikler göze görünür bir şekilde belli oluyordu. Çelimsiz vücudunda elma gibi iki göğsü en dikkat çeken özelliklerinden biriydi. Arkadaş çevresi yoktu. En yakın arkadaşı annesiydi. 

Ailede Ayşe gözetim altındaydı. Bakkala bile gitse zamanın hesabını vermek zorundaydı. 17 yaşına girmişti. Anne-baba kendi aralarında Ayşe’nin evlenmesinin zor olduğu endişesine kapılmışlardı. Endişeliydiler.

Ayşe ve annesi komşularının düğünü için hayırlı olsuna gittiler. Gecekondu düğünleri, köy düğünleri gibi davulla, zurnayla oluyordu. İnsanlar düğünlerde birbirleriyle tanışarak çevre ediniyorlardı.

Düğün boş arsada yapılıyordu. Orada kızlar-erkekler oynuyorlardı. Ayşe uzaktan bakar içinden oyun alayı ile beraber olmasını isterdi. Annesinin baskısı ve medeni cesareti buna el vermiyordu. Komşusu Fatma: “Kız Ayşe sende oynayanlara katıl” dedi. Ayşe annesinin yüzüne baktı. Anne: “ Haydi git.” Dedi. Ayşe o gün görüntüdeydi. Oyunculara uyum sağlamıştı.

Anne-baba Ayşe’nin evlenmesinin bu koşullar altında zor olacağını düşünürler, kendi aralarında tedirgindirler. Anne haftada bir gün dini sohbet toplantılarına giderken Ayşe’yide götürmeye başladı. Amaç kızı oradaki kadınlara göstermekti.

Toplantı sonunda kadınlardan biri annenin yanına yaklaştı. “Ayşe sözlü veya nişanlı değilse bizim komşu oğlu için kız arıyor. Ben aracı olayım.” Teklifinde bulundu. Anne istediği teklifle karşılaşmıştı. “Sağ ol kardeş. Nişanlı falan değil. Aileler tanışsın. Nasipse olur.”dedi.

O haftasonu aracı kadın vasıtasıyla oğlan,anne, baba görücü için Ayşe’lere geldiler. Ayşe’nin nasip ayağına gelmişti. Aile ise yerde ararken aileyi gökte bulmuştu. Anlaştılar. Nişan, düğün bir ay içinde oldu bitti.

Ayşe’nin bir evi ve kocası vardı. Kocası Bülent otelde aşçıydı. Sabah gider akşama gelirdi. Bazen gece yarısı evdeydi. Tek başına Ayşe’nin canı sıkılıyordu. Komşu yok. Dışarı çıkamazdı. Evliliği böyle düşünmemişti.

Bülent eve gelince Ayşe:”Ben çok sıkılıyorum. Eve internet bağlatalım. Onunla zaman geçireyim. Onunla zaman geçireyim.”dedi. Bülent uygun gördü. O hafta internet bağlandı. Kullanım için Bülent yardımcı arıyordu. Ayşe evin temizliğini bitirince bilgisayarın karşısına oturur saatlerce oynardı. Porno kanallarıyla tanıştı. Onlara bakmaktan zevk alıyordu. Bülent eve yorgun geliyordu. Ayşe kocasından bir şeyler istiyor hale gelmişti. Ayşe için evlilik, Bülent ile olan evlilik değildi. 

Ayşe soyunur saatlerce ayna karşısında vücudunu seyreder, güzel olduğunu düşünürdü. Ayşe’deki tatminsizlikten Bülent ile sürtüşmelere yol açmıştı. Bir şeyleri bahane ederek Bülent’le kavga ediyordu. Bülent eve gelir dargın ayrılırlardı. Ayşe çok değişmişti.

Anne baba kızlarını ziyarete gelmişlerdi. Ayşe o gün Bülent’ten dert yandı. “Gece geliyor, sabah gidiyor. Böyle evlilik mi olur? Birgün parka, sinemaya veya komşuya gitmiyoruz. Böyle hayat bitmez. Keşke evlenmeseydim.” Dedi. Anne ve babaya şoke tesiri yaptı. Nasihat verdiler, ayrıldılar.

Bülent ile kavga sonunda ayrılma kararı aldılar. İşin en kötüsüde Ayşe hamileydi. Bülent kararı uygulamadı. Belki çocuk doğunca ortam değişir diye düşündü. Çocuk doğdu. Hiçbir şey değişmedi. Boşanmak için Ayşe ısrar ediyordu. Bülent kabul etti. Gönüllü boşanmalı için yaptıkları müracaat kabul gördü.

Ayşe çocuğu ile evindeydi. Anne üzüntüsünden hasta oldu. Ayşe en ufak bir sorunda kavgaya hazırdı. Bazen çocuğu evde bırakır çarşıya giderdi. Yalnızdı. Parkta otururdu. O zaman beynindeki seksi kıvılcımlar erkek aramaya itti. 

Her gün yalnız parkta oturan bu kadın dikkat çekiyordu. Onun bankının yanına bir genç oturdu. Çay içer misin teklifinde bulundu. Tanışma olmuştu. Hayat hikayeleri anlatıldı. Adamın ismi Yücel’miş. Hanımından ayrılmış falan...

Ayşe’nin çocuğuna anası bakıyordu. Ayşe; “Ben evleniyorum. Bu söz karşısında ana Ayşe’nin kucağına gitti. Ne kadar gücü varsa vurabildiği kadar vurdu. Akşam babada ıslattı.

Ayşe’nin gideceği yer belliydi. Ertesi gün çocuğu bırakarak Yücel’le buluştu. Yücel annesiyle yaşıyordu. Nikah falan yapmadan onunla bir yıla yakın yaşadı. Adam alkolikti. Kahırı çekilemez hale geldi.

Ayşe özür dilemek için tekrar baba evine döndü. Ailede hiç huzur yoktu. Ayşe kimseyi dinlemez hale gelmişti. Ayşe’nin durumunu mahalle biliyordu. Zaman böyle geçerken mahalledeki bazı kişiler evin etrafında görülmeye başlandı. Aile bir gecede mahalleyi terk etti. Memlekete gitmişler.

Ayşe o gece evden kaçmış. Kadın sığınma evindeymiş. İsmini Bahar olarak değiştirmiş. 

Ayşe’nin anne ve babası köye döndüler. Yeniden yaşam için bir düzen tuttular. Çok yıpranmıştı. Fakirlik yakasını bırakmıyordu. Torunu Hasan yanlarındaydı. Onu çok seviyordu. Tek amacı vardı, onu okutmak. Kızının üzüntüsü hanımını bitirmişti. Her gün yastaydı.

Hasan ilkokulu bitirdi. Parasız Yatılı Sağlık Memurları Okulu sınavlarına girdi ve kazandı. Başarılı tahsil hayatı vardı. Lise ayarında bir okuldu. 4 yıllık tahsil dönemi bitince yakın bir ilçede görev aldı.

Görev yerinden bir hafta izin alarak dedesinin yanına geldi. “Dede ben çok sıkıldım. Arkadaşlarla geziye gidiyorum. Merak etme” diyerek onlardan ayrıldı.

Hasan’ın amacı annesini bulmaktı. Onu görmemişti. Dede ve ninesinin günlük konuşmalarından hayalen biliyordu. Antalya’ya geldi. İlk işi kadın sığınma evini bulmaktı. Taksi tutarak kadın sığınma evine gelmişti. İlgililere Ayşe Gülen’i sordu. Kimse tanımıyordu. Elinde annesinin gelinlik fotoğrafı vardı. Görevli biri “Burada en kıdemli aşçımızdır. Bilirse o bilir. Git onunla konuş.”dediler. 

Aşçıyı gösterdiler. Hasan elindeki fotoğrafı aşçıya verdi. Tanıyıp tanımadığını, sordu. Aşçı elindeki fotoğrafa dikkatlice baktı. Sonra “Genç yavrum! Bu fotoğraftaki tanıdık birine benziyor. Ama onun adı Ayşe değil Bahar’dı. Bahar Fırıncı Ferhat ile evlendi. Bir daha buraya dönmedi. 

Fırıncı Ferhat’ı bulmak zordu. Antalya’da kim bilir kaç tane Fırıncı Ferhat var diye düşündü. Fırıncılar Odası aklına geldi. İlgili biri “Yeşil Bahçe Mahallesi’nde Ferhat adında birinin fırını var.” Dedi. Hasan ipucunu yakalamıştı.

Yeşil Bahçe’deki fırını buldu. Ferhat yaşlı, şişman biriydi. Ona fotoğrafı gösterdi. Bu kadını tanıyor musun? Fırıncı fotoğrafı eline aldı. Tanıyorum. Beş ay beraber yaşadık. Bir daha onu hiç görmedim.

Otele döndüm. Annem yirmi yaşında evlense, ben şimdi yirmi beş yaşındayım. Onun yaşı kırk beştir. Yalnız ve sefil yaşadığına göre yaşlanmıştır. Bakıma muhtaç olduğu için huzurevine gidebilir diye düşündüm.

Sabahleyin yaşlı, kimsesizlerin yaşadığı bakımevine gittim. Fotoğraf elimdeydi. İlgililere fotoğrafı verdim. Böyle bir hastanız veya baktığınız biri oldu mu? Onlar kayıtlara baktılar. Ayşe Gülen üç yıl önce burada öldü. Mevtaya sahip çıkan olmadı. Kimsesizler Mezarlığı’na defnedildi. Mezar no.1647. Mahzende ona ait eşyaları olabilir. Bakalım bulabilirsek verelim. Biraz bekledim. Poşetle biri geldi. İşte aradığın kadının eşyaları. 

Salonda eşyaları bir bir ayırdım. Solgun elbiselerin ceplerini karıştırdım. Birinin içinden küçük bir not defteri çıktı. “Halime’de param var. Cenazemi o kaldırsın.” Yazılıydı. Bakımevindekiler Halime’yi tanıdılar. Verdikleri adreste buldum.

Halime’nin evindeyim. Annem hakkında bildiklerini anlattı. Fırıncı da 3-5 ay kaldı. Fırıncı aşşalığın biriydi. Alkolikti. Sonra para karşılığı satmaya başlamış. Erkekleri tanımaya başlamıştı. Zengin biri ile dost hayatı yaşadı. Durduğu evin sahibi bunu öğrenince evi boşalt demiş. Gideceği yer yoktu. Ev sahibini eve çağırmış. Kira karşılığı onunla birlikte olmuş. Ayşe rahattı. İstediği kişiyi eve çağırıyordu. Ev sahibinin hanımı durumdan haberdar olunca, Ayşe evde yokken eşyalarını dışarıya yığmış. 

Ayşe ile beraberdik. Müşterileri beraber seçiyorduk. Onlarda otellere veya ıssız tenha yerlere götürüyorlardı. Ayşe o gün yalnız gitmişti. Akşam eve döndüğünde yüzü yaralıydı. Ne olduğunu sordum. Tek kişiydim dedi. Sonra üç kişi oldular. İçtiler. Alem yaptık. Dönerken paramı istedim. Ne parası deyince direndim. Sonra biri yüzüme vurdu. Yolda bırakıp kaçtılar. Polis ikimizi takipteymiş. Ahlak Zabıta Müdürlüğü’ne götürdüler. Bir daha yapmayacağız dedik. Bizi serbest bıraktılar. Ev yok, para yok. Çaresizdik. Ayşe yaşlı bir adamı buldu. Sözde bakıcıydı. Onun evinde kalıyordu. Para veriyorlardı. Bir yıl böyle yaşadı.

Birgün Ayşe’nin geçmişini bilen biri yaşlı adamı ziyarete geldi. Ayşe’yi görür. “Amca bu yaştan sonra pezevenk mi olacaksın? Yol ver şu orospuya” der. Ayşe yanıma geldi.

Çaresizdik. Yaşlanmıştık. İş bulamıyorduk. Okul önlerine dadndık. Eziyetsiz para kazanıyorduk. İşte o yıl Ayşe hastalandı. Ben geneleve gittim. Ayşe hastanedeydi. Yaşlı bakımevine gitti.

Ayşe her işi yapardı. Eli yatkındı. Kısa zamanda bakımevinde kendini sevdirdi. Tekrar hastalanmış. Hastanede ölmüş. Bana haber verdiler. Benim yapacağım bir şey  yoktu. Hasan annenle sırdaştık. Her şeyimizi bilirdik. Hayatını anlatırken şunları söyledi. 

Hayatını bitiren pişmanlığın birincisi ilk kocasından ayrılmasıymış. Gençtim. Evliliği sadece yatak olarak düşünüyordum. Kocam yorgun geliyordu. Geceleri istediğim gibi olmuyordu. Evdeki internet beni çılgına çeviriyordu. Erotik filmlerdeki gibi yaşama sevdasındaydım.

İkinci pişmanlığım çocuğumdan ayrılmamdı. Madem ki ayrıldım. Çocuğumla yaşamalıydım. O benim arkam olmalıydı. Yalnız kalacağım hiç aklıma gelmedi. Sahipsizliğimin neticesi bu hayat üçüncü pişmanlığım ana ve babamın hayatını çaldım. Onları ben öldürdüm. Düzenlerini dağıttım. Köye gönderdim. Hata üstüne hata yaptım. Gel deseler gidemem. Temiz hayatlarını kirletemem. Bir defa olsun oğlumu görmeyi çok istiyorum.

Halime anlatırken şoke oldum. Benzim sarardı. Her tarafım uyuştu. Eve döndüm. Ayşe ismi benim içimde yara oldu.

Ögeyi Oylayın
(0 oy)

1 yorum

  • SADIK ASLAN UĞUZ
    SADIK ASLAN UĞUZ Çarşamba, 11 Nisan 2018 22:51 Yorum Bağlantısı

    Sevgili dayıcıgım Köşe yazılarını severek takip ediyorum.

Yorum yapın