Özgürlük ve bağımsızlık için “otoriter rejime” “Hayır”

Sözleri Sedat Ergintuğ’a ait, Avni Anıl’ın Hicaz makamında bestelediği, Şarkıda, O billur sesiyle Zeki Müren ne diyor;

  Kader Kime şikayet edeyim  seni bilemem!

Özellikle son dönemde, bu ülkede yaşananlar, bu ülkenin kaderi mi? Yaşananlar kaderse, bu kadere razı olan da, bu ülkenin insanları ise, bu kaderi kime şikayet etmeli?

AKP işsizleri, yoksulları, dar gelirlileri,yeşil kartlıları, emeğiyle  çalışıp açlık sınırı altında, asgari ücretle sürünenleri , Asma köprü, tünel, yol vaatleriyle takmış peşine götürüyor.

Gezi direnişinde gösterdiği devrimci duruşla, Istanbul Şehir Tiyatroları’ndan uzaklaştırılan oyuncu Levent Üzümcü’de bu ülkenin yoksularının, kendilerine biçilen kadere, böyle hiç itirazsız rıza göstermelerini anlayamamış olacak ki, bakın ne diyor;

“Dünyanın hiçbir yerinde böyle insanları bulamazsın. Arabası olmayıp da köprü yapılıyor diye sevinen, cebinde beş parası yokken borsa artıyor diye sevinen insanları dünyanın hiçbir yerinde bulamazsın. 15 yıldır aç olan adam, ‘Ben neden 15 yıldır açım?’ diye konuşmuyor. Hala gidiyor “Sevgili kardeşim meşazımı aldın mı?” diye soruyor.”

Kimseyi, kimseye şikayet etmeye hakkımız yok aslında. Özellikle de, Arabası olmayıp da, Asma köprü yapılıyor diye sevinenleri, cebinde beş parası yokken borsa artıyor diye övünenleri  ve diğerlerini!

İnsanlık binlerce yıldır aydınlanma mücadelesi veriyor. Ülkemizde, günümüzde yaşananlar ağır, hele tek adam sistemi ile otoriter bir rejim başımıza çöreklenirse, elbette işimiz zor. Ama bu ülke neler gördü,  bu Anadolu toprakları üstünde neler yaşandı, neler…  Öyle yada böyle, eninde sonunda, yalanla gerçek, sahte ile asıl ortaya çıkacak. Ama kendiliğinden değil, mücadele ile azimle sabırla, gerekirse mücadeleyi kuşaktan kuşağa devrederek. 

Bize gökten yardım inmeyecek, yerden de imkan fışkırmayacak. Ne yaparsak, elimizle, yüreğimizle, beynimizle yapıp, arabası yokken, ne güzel, asma köprü yapılıyor diyenin, beş parası yokken Borsa yükseliyor diye sevinenin, kurana el bastırılıp, yardım, erzak kolisi alarak oyuna ipotek koyduranların, aklını suya erdireceğiz. 

Mücadele konusunda, örnek almamız gereken bir kesim var; MHP’liler, diğer deyişle ülkücüler. Bu şehirde,  aralıksız 40-50 yıldır inaçları için varını yoğunu ortaya koymuş MHP’liler, partilerin’den ihraç edilerek,  sudan çıkmış balığa döndürüldüler! Kabesini kaybetmiş bedevi gibi oldular. Ama hala direniyorlar, mücadele ediyorlar. MHP’yi, AKP’nin kontrolüne sokmaya çalışan Bahçeli’ye rağmen, MHP’den, davalarından umut kesmiyorlar.  Ülkücüler, “Hayır”la hem MHP’yi, hemde ülkeyi, tek “adam”lıktan kurtaracaklarını söylüyorlar.

Çalışan, yeteri kadar inançla çalışan kazanır;

Yaşar Doğu bir Dünya Şampiyonası’nda rakibini tuşa getirir, hakem saymaz. Bir daha tuş eder, yine saymaz. Sonuncusunda, rakibini tuşa getirir, sonra çıkar göğsüne oturur, ellerini havaya kaldırıp hakeme bağırır; Buda mı tuş değil?

Şair Necmettin Onan; Dur Yolcu! adlı ünlü şiirinde ne diyor?  Dur yolcu! Bilmeden gelip bastığın bu toprak- Bir harbin sonunda, bütün milletin Hürriyet zevkini tattığı yerdir…

Bu topraklardan;İstiklal için canın verenler çıktı! özgürlük ve bağımsızlık için “otoriter rejime” “Hayır” diyenler de çıkacaktır.

Öğeyi Oyla
(0 oy)

Yorum Ekle