10 Ağustos. 2014'te üç aday arasından yaptığımız bir tercihle , ilk turda salt çoğunlukla, sayın başbakanımızı bu defa cumhurbaşkanı seçtik.Geleneksel deyişimizi bir kez daha yineleyelim: Vatana millete hayırlı olsun...

Yeni cumhurbaşkanımızın ilk turda net bir çoğunlukla seçilmesi sürpriz olmadı.Bu sonuç bekleniyordu. Seçim de ,olması gerektiği gibi olaysız ve tartışmasız geçti. Sonuçlar üzerinde hukuksal bir çekişme, şaibe (leke) ,gölge yok.Taraflar sonucu kabul ediyor ve yine olması gerektiği gibi, yenilenler, sonucu kabul ettiğini ilan ediyor ve kazananı kutluyor.
Ne güzel!
Gelelim, hukukçu gözüyle saptadığımız diğer hususlara; bakalım sevgili okurlar da gözlemlerimize katılacak mı?...
1 – Yazılarımızı izleyen sevgili okurları-mız anımsayacaktır, her seçimde "geçersiz oy" olgusuna değinir ve artık günümüzde bunun kabul edilebilir bir mazeret olmadığını vurgularız. Bu defa çok kolay bir seçeneğimiz vardı.Yalnızca üç adayın katıldığı, genel seçimlerde olduğu gibi yarım metre (!) uzunlu-ğunda değil ; hem de resimli bir oy pusulasın-da beğendiğimiz adama mühür basacaktık...
Sonuç:700.000 geçersiz oy! Yani buna ne diyeceğimizi bilemiyoruz. El-insaf!.. Seçimlere katılan yaklaşık 42.000.000 kişiden bu kadar çok geçersiz oy çıkması elbette ki sağlıksız bir orandır. Düşünün, ilk turda 21.000.000 'dan bir fazla oy çıkarak cumhurbaşkanı seçilseydi, 700.000 geçersiz oy için ne yorumlar yapılırdı? ! .. "Hiç olur mu" demeyin. 1987 halkoylamasında siyasi tarihimizin en önemli sorusu halka soruldu: "Yasaklı politikacılar ve partilere evet mi, hayır mı"
Sonuçta "evet"ler kazandı ama fark yaklaşık 100.000 oydu ! ...
Bir kez daha bu konuda seçmenlerin, yani hepimizin eğitilmeye ihtiyacımız var, değil mi ?...
2- Burdur özelinde seçim sonuçlarının değerlendirilmesine gelince:
Hep söyleriz, Burdur Türkiye ortalamasını bir veya iki puan farkla izler.Dolayısıyla Sayın R.T.Erdoğan ve Sayın S.Demirtaş için genel ortalamanın çok az üzerinde olmak üzere bir oran elde edildi.(%54-%2)Ancak Sayın E. İh-sanoğlu %44 oy aldı ki , bu oran Türkiye çapında aldığı oranın beş puan üzerindedir.
Bu durumda Burdur'daki CHP ve MHP seçmenlerinin , Türkiye deki ortalamanın üzerinde partilerinin ortak adayını sahiplendikleri söylemek mümkün...
3- Sevgili okurlarımızın anımsayacağı gibi, Cumhurbaşkanlığı seçimi öncesi adaylar saptanırken CHP ve MHP ortak aday saptamışlardı.Bu konuda MHP'den ziyade CHP'nin genel başkanı Sayın Kılıçdaroğlu partisinden tepki görmüş ve bazı milletvekilleri tarafından aday saptama yöntemi eleştirilmiş idi. Bu eleştirilere karşı CHP genel başkanı risk aldığını söylemişti.
Seçim sonucu rizikonun gerçekleştiğini gösterdi.Kısacası CHP genel başkanı sorumluluğu üstlenerek aldığı riskin bedelini ödemek durumunda kaldı.
Biz burada, başlayan parti içi tartışmaya katılmayacağız.Ancak eğer oynadığımız demokrasi oyununun kuralları varsa bunları da vurgulamak gerekir.
Demokrasinin-yazılı olmayan-temel kurallarından biri şudur:
Kaybeden istifa eder ...
Ne yazık ki ülkemizde , neredeyse 70 yıldır çok partili demokratik seçimler yapılmakta ama bu kural uygulanıyor mu ;?...
Demokrasi sonuç itibariyle bir kurallar rejimidir.Bu kuralların bazıları bir seçimde uygulanır , bazıları başka seçimlerde uygulanır diye bir şey düşünülemez.Burada kuralların geçerliliği açısından CHP'yi eleştiriyoruz. Ancak AKP açısından durum farklı değil. Orada da Sayın Erdoğan kendince bir yorum yaparak partisine Genel Başkan seçimini, kendisinin göreve başlama tarihini , bu konuda son söz sahibi Yüksek Seçim Kurulu olduğu halde , kendisi saptayıverdi! ...
Tekrar edelim : Demokrasilerde kurallar ve oluşmuş demokratik kurumlar esastır ve farklı farklı seçimlerde farklı farklı uygulamalar olmamalıdır.
Nice seçimlere...

Ögeyi Oylayın
(5 oy)

Son ekleyen Av. Erol PALAZ

Yorum yapın