Haberler - Burdur Gazetesi | Burdur Haberleri, Burdur Haber
Firdevs AKINCI

Firdevs AKINCI

Bir Başıma

17 May 2017

Son zamanlarda da bir yalnızlık düşkünlüğüne tutuldum. Hep bir insanlardan kaçmak merakı içindeyim. İnsan görünce ya da konuşunca midem bulanıyor. Hepsinden özellikle de her gün gördüklerimden daha çok iğrenir oldum. Bu sefer ki basit bir yazar bunalımı değil gibi. Üzerimde bir bıkmışlık var. Önceden tanımadığım insanlarla konuşmaktan zevk duyardım. Şimdi afili bir işkenceye dönüştü. İnsanların benim derdim bana çok dediklerinde neyi kastettiğini şimdi şimdi anlıyorum. Günlerini miskinlik yaparak sıkılgan ve bunalmış geçiren insanların mayhoşu tazeliğindeyim. Kendi başınalığın muazzam huzurunu her bir zerreme kadar hissediyorum.
Hiç kimseye ihtiyaç duymadığım bir dünya yarattım kendime. Rüzgârlı tepelerden güneşin batışını seyrediyorum. Bazen de göl kenarında ki evimde sallanan sandalyemde ince çiseleyen yağmurda güzel bir kitap okuyorum. Var olmayan bir huzuru yaşayabilir miyiz dersiniz? Neden olmasın derim. Düşüncelerimden ruhuma doğru yayılan bir huzuru neye gerekçe reddedeyim.

Vurulur mu?

11 May 2017

Vurulur...
Bir sapanla kuş,
Beyaz kağıda kara başlı kalem,
Toprağa tohum vurulur.
Su başında ki söğütlere balta, başlar da taşlara vurulur.
Vurmak değil mi bu arkanı dön yeter ki;
İlk evvel sırtından canın vurur.
Dertlerin deniz derya olur, dalgaların kıyıya vurur,
Bir hedef gibi insanı hüzün vurur.
Ozan olur nasırlı sevdalarını sazın tellerine vurur.
Kader bu ya;
Bir Tahir'e Züleyha,
Bir Züleyha ya Tahir,
Gönle mühür gibi sevda vurulur.

Ya Sen!

25 Nis 2017

Birazda boş veriyorum artık.
Boş versen de boş vermesen de hep aynı nasılsa.
Bir dalıp gitmelerdir dadandı gözlerime.

Neyse bulduğumuz....

Çölde gölge, denizde liman,
Baharda nisan.
*******
Martta bulduğu neyse menekşenin!
Ateşe su, sele set,
Neme gam, hevese gem.
******
Yağmurun bulduğu neyse toprakta!
Semada ay, cihanda güneş,
Başta akıl, damarda kan,
Yürekte sevda, heybede heves.
*****
Balığın bulduğu neyse suda!
Tin de seda, ün'de heva,
Meçhulde fail, dizde yara.
*****
Neyse bulduğumuz bu çıkmaz muallaklarda!
En derinde umut, en aşikarda muamma.

Ekoseli Kalem

12 Nis 2017

Teknik bir hata nedeniyle eksik yayınlanan, yazarımız Firdevs Akıncı'nın yazısını tekrardan tam metni ile yayınlıyoruz

Baharın çiçeklerini, savaşın çocuklarını da… - 5.0 out of 5 based on 1 vote

Yıldızları da yazabilir ama ördeklerin muhtemeli yatı daha yüksek.
Kaldırımda beş parasız yatışını yazmış Nazım daha ne?

Parmaklıkların arkasında ne kadar özgürsek bir kafeste,
O kadar da mecburuz prangalı düşlerimize.
Puslu bulutlara değin umutlarımız,
En kâfi heceler acımıza: pişmanlık ve hüzün...
Olmazlara bütün yolculuklarımız,
Oldurma çabası gütmeksizin.
Küçük ve mutlu bir huzur isteklerimiz,
Basit ve gerçekleşmemecesine mümkünnatlı.
Yüzümüz çevrilmiş çiçekten, bahardan,
Ellerimiz gönüllerimiz dahi aramaz olmuş kahkaha basamaklarını.
Birde keder ve elem binmiş asırlık, nasırlı sırtımıza,
Belli ki gönülde yer el vermemiş.
Parmaklıkların arkasında ne kadar özgürsek bir kafeste,
O kadar da mecburuz prangalı düşlerimize.

Mutluluk aslında mutsuzluğa alışmaktır dedi adamın biri. Hiç hak veresim gelmedi ama doğru bulmaktan da kendimi alamadım. Keza şair de asıl özgürlüğümüzün yalnızlığımız olduğunu söylüyor.

Sabbah

14 Mar 2017

İsmaililik mezhebine dayalı olarak kurduğu Haşhaşiler tarikatı ile Alamut Kalesinin hükümranı olarak bilinen, bir Orta Çağ lideri. Üstün körü bakılınca karşınıza böyle çıkıyor. Ama bence kaderini kendi çizen, kendi tarihini kendi yazan has dava adamlarında birisi.
Rivayet o ki:

Renkli A4’ler - 2.3 out of 5 based on 3 votes

Renkli A4’ler

06 Mar 2017

Eskiden bir de şeyler vardı ya hani şu renkli A4 kağıtlar. Üzerine yazmaya kıyamazdık be. Zaten senede bir kere köye bir bakkala gelecekte sende bitmeden ya da paran varsa alacaksın. Çok önemli şeyleri yazardık o kâğıtlara. Hatta ben benimkilere kaç sene hiçbir şey yazmadım öylece evde dosya da beklediler. Demek ki o yıllarda hayatımda renkli A4'lere yazacak kadar kayda değer olaylar yaşanmamış. Yahut yaşanmışta ben anlamamışım. Zaten küçüğüm, birazda(bayağı) haşarı bir çocuğum kim bilir hangi hinlikleri düşünürken kaçırdım yaşananları.