Haberler - Burdur Gazetesi | Burdur Haberleri, Burdur Haber
Konuk Kalem

Konuk Kalem

Web sitesi adresi: http://www.burdurgazetesi.com

Çocuklarında kilo problemi yaşayan çocuklar bazen iştaha bazen kötü alışkanlıklara bağlasa da büyük ve ortak problem genelde porsiyonları ayarlamak çıkmaktadır. Genelde kendi yediğimiz kadar miktarları çocuğumuz büyüme çağında diye yedirmeye çabalamak doğru bir yaklaşımdır?

Sebze yemeği pişirirken , 1 kg sebzeye 2-3 yemek kaşığı sıvıyağ ( özellikle Zeytinyağı ) koymanız pişmesi için yeterli olacaktır . Etli sebze yemeklerinde ise dışardan yağ ilavesi yapmaksızın etin yağıyla pişirebilirsiniz .
Yemekleri hazırlarken kızartma veya kavurma yerine haşlama, fırında, ızgarada veya sulu pişirme seçeneklerini kullanabilirsiniz.

Beslenme deyince aklımıza karnımızı bir şekilde doyurup diğer öğüne kadar bu durumu öteleyebilmek gibi algılanır. Sadece öğünü ya da o anı kurtarmak için beslenme basite alınmamalıdır. Neden mi? Çünkü bedenimizin sağlıklı kalabilmesi için gerekli enerji ve 40-50 kadar besin öğesini sağlayabildiğimiz en önemli kaynak besinler. Ve bu besinleri vücuda sağlıklı ve dengeli almanın adıdır " Beslenme". Tabi, sadece doğru veya sağlıklı besinleri tercih etmek yeterli olmayabilir . Besinlerin tüketilmesinden önce nasıl hazırlandığı ve saklandığı da çok önemlidir. Peki pişirme yöntemlerinin zararları hakkında ne kadar şey biliyoruz ?

Yaz aylarına 3 ay kalmasıyla birlikte akıllara kilolarımız gelmeye başladı. Hem baharın gelmesi de metabolizmaları canlandırarak bu isteği arttırdı . Herkesin acilen vermeyi istediği bu kiloların nasıl gideceği hakkında beslenme konusunda uzman olan olmayan herkesin bir sürü düşüncesi ve yöntemi var . Karatay, Dukan, protein, kan grubu, taş devri gibi bir çok uygunsuz diyetler internette ve medyada kol geziyor . Hatta 1 ayda 15 kilo kaybedeceğinizi garanti eden kitaplar piyasada yok satıyor . Özellikle internette ve sabah kuşağı programlarına bir çok bilgi kirliliği yer almaktadır. Hal böyle olunca her ortamda bilgiler değişiyor ve kafaları çok karıştırıyor. Bu konuda alanında uzman bilimin ışığında eğitim almış olan DİYETİSYEN'lere güvenerek sağlıklı bir şekilde kilolarınızdan kurtulmalısınız . Yoksa sağlığınızdan olmanız içten bile olmaz. Kötünün iyisi ise absürt diyetler uygulayarak metabolizmanızı çok yormanızdır.

Yani görünen kısmından çok görünmeyen kısımları çok bilinmeyen bir uygulama yöntemidir aslında.

Yeni eğitim programı açıklandı. Ben de deyim yerinde ise pusuya yattım, kim ne diyecek diye. Medyanın her türlüsünü takip etmezsem de arka planında ulusçuluk ve pozitivizmin olduğu konuların kaldırılması veya eksiltilmesi tartışıldı. Eğitim fakültelerinde pek ses çıkmadı. Milli Eğitim Bakanı’nın açıklamaları bilim çevrelerine uygun olarak niceldi. Bakan İsmet Yılmaz, güncellenen öğretim programlarına binin üzerinde kişinin katıldığını belirtti. Michael Apple “eğitimde bize hep sayılarla çalışma öğretildi ama ben anlatılarla da çalışmak istiyorum” misali biraz olanlara değinmek gerek diye düşündüm. Bildiğim kadarıyla program oluşturmanın eğitimin işlevleri kapsamında siyasi, toplumsal, ekonomik ve bireysel gelişim ayağı var. Bunu da program geliştirme uzmanları yapar. Neyse bize düşen kısmı programın nasıl bir insan yetiştirmek isteği ile ilgili. Türkiye eğitim tarihi bir insanda bulunması gereken özellikler yani “ideal insan” tipi ile ilgili zengin verilerle dolu. Programı tarihsel bir çerçeveye yerleştirerek olaya genel hatları ile bakmak ve sonuçta nasıl bir insan yetiştirmeye yöneldiğimizin resmini çizmek temel amacımız. Cumhuriyetin kuruluşu ile ulus devlet yapılanması gereği Türklük- Siyasal Rejim kalıbı eğitim/öğretim programlarının şekillenmesinde temel eksen olarak ele alındı. En iyi yönetim şeklinin cumhuriyet olduğu, bir Türk’ün dünyaya bedel olduğu, cumhuriyetin ilelebet yaşayacağı, ezberlenen Gençliğe Hitabeler, Güneş Dil Teorisi, Cumhuriyet sonrası tarihsel olgulara önem verilmesi, köy enstitüleri, millet mektepleri, halkevleri vs. gibi durumlar, bu doğrultuda şekillenen dersler, törenler bunun pratikteki uygulamalarıdır. Bu açıdan Türkiye eğitim sistemi ulus devlet eksenli “siyasal düzene sadık- iyi vatandaş” yetiştirmeyi kendine şiar edindi. Buna hizmet etmek için de öğretmen, cumhuriyetin, ulus devletin temsilcisi ve ilkelerinin yayıcısı olarak görüldü/ görevlendirildi. Eğitim sistemi laik, yüzü Batı ‘ya dönük, toplumu, devletin yapısını kutsal gören iyi vatandaş yetiştirmeye çalıştığı rahatlıkla söylenebilmesine karşın muhafazakâr, dindar birey yetiştirme çabasına cumhuriyetin ilk yıllarında girdiği söylenemez. Hatta bundan koparmaya çalıştığı söylenebilir. İkinci Dünya Savaşı’na kadar olan dönemde eğitimin topyekûn işlevinin toplumsal dönüşümü yukarıda sayılanlara göre değiştirmek hedeflenmişken dünya savaşından sonra toplumun isteklerini izleyici ve ona cevap verme konumuna geldiği görülüyor. 1950’li yıllardan sonra eğitim programları bir önceki programlarda dile getirilenle sürdürüldü. Ancak, eğitim kurumları işlevsel olarak manevi değerlerin öğretildiği bir yer olarak görüldü, eğitimin yüzü de yavaştan Batı’nın ötesine Amerika’ya yöneldi. 12 Eylül 1980 askeri darbesinden sonra toplumun yeniden inşası kapsamında özellikle toplumsal sorunların çözümünde Aydınlar Ocağı’nın savunduğu Türk- İslam Sentezi görüşü benimsendi. Bu görüşün temeli Orta Asya’dan bu yana toplumun taşıdığı öz değerler ile İslam dininin emirleridir. Bu kültürel kodlar etrafında şekillenen eğitim programları öğrencide bulunması gereken kazanımlara yön verdi. Eğitim sisteminin ruhu bu doğrultuda

Vitamin , Mineral ve bazı besin öğeleri yaşın ilerlemesiyle ortaya çıkabilecek rahatsızlıklara karşı koruyucu veya önleyici işlev gösterir. Bu işlevin güçlü olabilmesi içinde dengeli ve yeterli beslenmek çok önemlidir. Sağlıklı ve özenli bir şekilde hayatımızı idame ettirmek önemliyken 40 yaş sonrası bu önem biraz daha artmaktadır.
Yaşamımızın bu dönemlerinde önemli olan bazı vitamin ve minerallere biraz değinecek olursak ;

Bir gün rasgele tansiyonunuz ölçtürdünüz ve biraz yüksek çıktı . Hemen eczaneye gidip tansiyon ilacı alıp başlayabilir misiniz? Bahar geldi diyelim havalar ısındı. Ailecek gezmelerimiz arttı. Topladık çocuklarımızı gittik doğayla iç içe bir yere. Yaktık ateşimizi mangal da etimizi yedik. Düşündük ki bir süredir bu eylemi çok gerçekleştirmişiz. Kendimize dönüp " Ya ben bu aralar kırmızı eti çok tükettim kolesterolüm çıkmadan hemen bir gidip de eczaneden ilaç alayım " der miyiz ? Ama konu kilo olunca eczane , aktar, internet ya da sosyal medyadan hemen zayıflama ilacı almaya meyilli olabiliyoruz . Tehlikenin farkında mıyız sevgili okuyucularım ?

• Sağlık durumunuzu kontrol etmeden , doktorunuza danışmadan ve beslenme alışkanlıklarınızı gözden geçirmeden diyet yapmak . Kendi kendimizin doktoru olmak bunlara dikkat etmeyi gerektirir.

Çoğu diyete yönelen bireyler kulaktan dolma şeyleri yapmayı meyilli olur. Bunlar çok kilo verdirdiği söylenen diyetler, zayıflama çayları , Yağ yakan besinler diye uzayıp gider. Kimisin teyzesinin kocasının kardeşinin kayınpederinin uyguladığı bir diyetler 20 kg vermiştir ve size anlatır . Birisi gelir sabah programında birini görmüştür şöyle böyle bir besin kiloları mahvediyor eritiyor der. Bizim toplumumuz her ortamda farklı yorumlarla beslenme konusunu konuşmaya meraklı bir yapıdadır. Biz uzmanlar olarak bazı bilinenlere el atma zamanı geldi de geçiyor bile .