Manşet - Burdur Gazetesi | Burdur Haberleri, Burdur Haber
Burdur Gazetesi

Burdur Gazetesi

Web sitesi adresi: http://www.burdurgazetesi.com

UNESCO tarafından ‘Yaşayan İnsan Hazinesi’ seçilen Üç Telli Cura Ustası Hayri Dev, tedavi gördüğü Pamukkale Üniversitesi Hastanesi’nde yaşamını yitirdi.

 Çameli  yaşayan 2008 yılında UNESCO tarafından ‘Yaşayan İnsan Hazinesi’ seçilen 85 yaşındaki Hayri Dev, böbrek yetmezliği ve ‘Bası Kırığı’ nedeniyle tedavi gördüğü Pamukkale Üniversitesi Hastaneleri’nde hayatını kaybetti. Hayri Dev, dün ikindi namazına müteakip kılınacak cenaze namazı sonrası Çameli Gökçeyaka Mahallesi Boyalı Mezarlığı’na defnedildi.

Hayri Dev’in Kadim Dostu Hasan Akın’ı ziyaretinde yaptığımız söyleşiyi gazetemizde yayınlamıştık.

Hayri Dev 1933 yılında Çameli’nin Gökçeyaka Mahallesi’nde doğdu. Yoksul dağ köyünde, yürümeye başladıktan kısa bir süre sonra ailenin en önemli mal varlığı olan birkaç keçinin peşine düştü. Dağlarda yankılanan yanık kaval sesine, düğünlerde dinlediği üç telli saza gönül verdi.Hayri Dev hiç okula gitmedi. Okuma yazmayı okula giden bir arkadaşından öğrendi. Cura denilen 3 telli çalgıyı öğrenip, söylemeye o yıllarda başladı. Yaşadığı Gökçeyaka Mahallesi’nin eski ismi taşıyan ‘Masıt Kırığı’ denilen dokuz sekizlik mahalli ezgileri çalan ve söyleyen bir usta oldu.

1992 yılında Fransız Jerome Cler, İspanya’da duyduğu bir bağlama sesinin büyüsüne kapılarak Türkiye’ye geldi. Bin 500 metre yükseklikteki Çameli ve Fethiye dağlarında uzunca bir süre bu sesin kaynağını bulmaya çalışırken yörenin kültürü hakkında 350 sayfalık bir tez hazırladı.Sorbonne Üniversitesi’nin Etimoloji Bölümü’nden doçentlik alması da bu tezle oldu. Cler, Türkiye’ye işte bu tarihte geldi. Hayri Dev’i buldu. Dinlediği ses, Dev’in elindeki üç telli saza aitti. Daha sonra 15 kişilik bir Fransız ekibi tekrar köye geldi. Dev’in hayatı ‘Ormanlar Arkası’ adlı belgesel filmle anlatıldı. Fransız müzikologlar üç defa ülkelerine konser verdirtmek üzere çağırdılar. Hatta bir Fransız her yıl Dev’den ders almak üzere, Çameli’ne kadar geliyor; belgesel çekimler yapıyordu.

Birkaç defa yurt dışına da giden Hayri Dev’e ‘Koca Usta’ diyorlar. ‘Koca Usta’ lakabını elinden her iş geldiği için almış.  Çameli Halk Eğitimi Merkezi’nin oluşturduğu 10 kişilik grup içinde üçtelli cura ve çam düdüğü çaldı. 2004’de Ankara’da, 2005’de İstanbul’da Kültür Bakanlığı’nın yaptığı Halk Oyunları şölenlerine, 2007 İzmir İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü’nün davetlisi olarak bu grubu içinde bulundu. Denizli Belediyesi Konservatuar hocalarına yaptığı müzik hakkında dersler verdi. Bu dersler sayesinde Hayri Dev’in yaptıkları yaşamaya devam edecek. 2008 yılında Çameli İlçesi’nde yaşayan Hayri Dev, 2008 yılında UNESCO tarafından ‘Yaşayan İnsan Hazinesi’ seçilmişti.

Milletvekilleri Bayram Özçelik ve Yasin Uğur Gölhisar Kibyra Örenyeri ziyaretçi karşılama merkezi ve çevre düzenlemesi çalışmaları ile ilgili açıklamada bulundular. 

 Bayram Özçelik ve Yasin Uğur yaptıkları açıklamada “Gölhisar Kibyra Antik Kenti Çevre düzenlemesi ve Karşılama Ünitesi yapım ihalesi Kültür ve Turizm Bakanlığımız Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğü tarafından ihalesi gerçekleştirilerek, ihaleyi kazanan firma ile bakanlık arasında sözleşme imzalanarak 11/07/2018 firmaya yer teslimi yapıldı. Bakanlığımız tarafından Burdur İl Özel İdare hesaplarına 2018 yılı için 828.000.00 TL  ödenek aktarılmıştır.

Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından yapılması planlanan uygulama kapsamında; giriş kontrol ve bilet satış ünitesi, turnikeler, hediyelik eşya, yöresel ürünlerin yer alacağı satış alanları, kafe ve idari ofis birimleri, tuvaletler, çok amaçlı salon, kafeterya, gezi yolları, seyir terası, oturma bankı, çöp kutusu vb. çevre donatı mobilyaları, çevre ihata sistemi ile çevre aydınlatma ve kameralı güvenlik sistemi yerleri yapılacaktır. Çalışmaların sonunda Burdur düzenlenmiş yeni bir ören yerine sahip olacaktır. Kibyra Örenyerine büyük katkı sağlayan Kültür ve Turizm önceki Bakanımız Sayın Prof. Dr. Numan Kurtulmuş’a ve eşi hemşerimiz Prof. Dr. Sevgi Kurtulmuş’a Gölhisarlı hemşerilerimiz adına teşekkür ederiz.” dediler.

Meclis’ten yansıyan haberlere göre; 25 gün yapılması planlanan askerlik 28 gün olarak yeniden hesaplandı. 31 Aralık 1993 ve öncesinde doğanlar bedelli askerlik yapabilecek. 15 bin TL bedel karşılığında 25 değil 28 gün askerlik yapacaklar.

Bedelli askerlikle ilgili yaş ve ücret açıklamalarına gore; bedelli askerliğin 25 yaş ve 15 bin TL ödeme gerektirdiği görülüyor. 

Olası bedelli yasasından 31 Aralık 1993 ve öncesinde doğanlar yararlanacak. Çıkacak yasayla yaklaşık 5 milyon kişinin bedelli askerlik yapması bekleniyor.

Son rakamlara gore, halen askerlik yoklamasına tabi, askerlik çağı gelmiş olan 585 bin 210, yoklama kaçağı 570 bin 422, bakaya 56 bin 947, firari 5 bin 772 kişi bulunuyor. 2 milyon 930 bin 279 kişi askerliğini öğrencilik dışında ertelemiş olan kişi sayısı. 1 milyon 885 bin 438 kişi de öğrenci olduğu için askerliğini tecil ettirmiş durumda. Halen silah altında 360 bin 869 er bulunuyor. 2019 yılında ise toplam silah altına alınacak er sayısı 345 bin 933 olarak planlanıyor. Rakamlara bakıldığında askerlikle ilişkisi olan kişi sayısı toplamı 5 milyon 448 bin 858 kişi.

Bugüne kadar 5 kez bedelli askerlik yasası çıkarıldı. İlk olarak 1987 yılında, ardından 1992’de uygulanan bedelli 1999’da Marmara depremi sonrası çıkarıldı. 1987 yılında 18 bin 433, 1992 yılında 35 bin 111 ve 1999 yılında 72 bin 290 kişi olmak üzere toplam 125 bin kişi bedelli askerlikten faydalandı. Son olarak 2014’te bedelli askerlik yasası çıkarıldı. O tarihte 27 yaşını doldurmuş olanlar, 18 bin lira karşılığında askerlik yapmış sayıldı. 203 bin kişi faydalandı ve toplam 3 milyar 671 milyon 100 bin lira gelir elde edildi.

İLGİLİ HABER

Torba yasaya bedelli askerlik dışında üç kritik madde daha eklendi

15 bin TL kredi çeken bir vatandaşın ödeme planını çıkartıldı.

Burdur Merkez ilçe ve Gökçebağ köyünde, “Uyuşturucu Madde imal ve Ticareti” yapıldığı yönünde edinilen bilgilerle Burdur il J.K.lığınca düzenlenen operasyonlarda uyuşturucu ve uyuşturucu imalatında kullanılan düzenekler ele geçirildi;

Şüpheli şahısların (3) ay süreyle yapılan teknik ve fiziki takipleri neticesinde, Uyuşturucu Madde imal ve Ticareti suçunun işlediğinin tespit edilmesi üzerine 16 Temmuz 2018 tarihine kadar (13) adet ara yakalama faaliyeti icra edilere,  bu arama faaliyetler sonucunda;

223,35 Gram Kubar Esrar

1 Gram Eroin

1,16 gram Likid Esrar

5,16 gram Kenevir Tohumu

7,16 gram Metamfetamin

77 Adet Uyuşturucu hap

25-30 ml su içine karıştırılmış Metamfetamin olduğu değerlendirilen uyuşturucu madde

1 adet LSD bant

6 adet Uyuşturucu içiminde kullanılan plastik düzenek

2 adet Uyuşturucu içmek için kullanılan cam aparat

1 adet Kurusıkı Tabanca ele geçirildi.

Ara operasyonlar neticesinde yakalanan (29) şüpheliden, (3) şüpheli tutuklanmış, (26) şüpheli ise ifadelerinin alınmasını müteakip serbest bırakıldı.

17 Temmuz 2018 tarihinde (10) şüpheli şahsa yönelik operasyonda (9) şüpheli yakalanmış, (1) şüphelinin yakalanma çalışmalarına devam edilmekte. Şahısların ev, eklenti ve araçlarında, yapılan aramada;

7 Gr. Morfin

3 Adet Uyuşturucu hap

3 Kök Kenevir Bitkisi

22 Adet 9 mm. Tabanca Fişeği

17 Adet 7,65 mm. Tabanca Fişeği

1 Adet Tarihi eser niteliği olduğu değerlendirilen Sikke

1 Adet ruhsatsız av tüfeği

1 Adet kurusıkı tabanca ele geçirildi.

Soruşturma kapsamında; gözaltına alınan şüphelilerle irtibatlı olduğu tespit edilen (49) şüphelinin ifadesi alınacak.

Burdur C.Savcısının talimatı ile ele geçirilen malzemelere el konuldu. Yakalanan şüpheli şahıslardan (D’si gözaltına alındı. (2) şüpheli şahıs ifadelerinin alınmasına müteakip serbest bırakıldı. (1) şüpheli şahsın yakalama çalışmalarına devam edilmekte.

Burdur il Jandarma Komutanlığı’ndan yapılan açıklamada,  sorumluluk bölgesinde huzur ortamının sağlanması maksadıyla, vatandaşların ve kamu kurum ve kuruluşlarının da katılımıyla toplum destekli kolluk anlayışı ile emniyet ve asayiş hizmetlerine (24) saat esasına göre aralıksız olarak azim ve kararlılık içerisinde devam edildiği duyuruldu.

Vali Hasan Şıldak’ın, ülkemizin en önemli tarihi mirasları arasında yer alan Dünya çapında öneme sahip Sagallasos ve Kibyra Antik Kentlerinde devam eden kazı çalışmalarını yerinde incelemesine ilişkin açıklama yapıldı;

UNESCO geçici miras listesinde yer alan ilimizin iki önemli Antik Kentin de kazı sezonu kısa süre önce başladı. Çalışmaların başladığı Sagalassos ve Kibyra Antik Kentlerini ziyaret eden Vali Şıldak devam eden kazı çalışmalarını yerinde görme fırsatı buldu.

Vali Şıldak’a  incelemeleri sırasında ailesi, Ağlasun ve Gölhisar Kaymakamları, İl Kültür ve Turizm Müdürü ile Müze Müdürü eşlik etti.

Ziyaretlerine Sagalassos Antik Kenti’yle başlayan Vali Şıldak, Kazı Başkanı Prof. Dr. Jeroen Poblome eşliğinde kazı alanını gezerek, imparatorların gözde şehri olarak anılan Sagalassos’u bilinmeyen yönleriyle daha yakından tanıma imkanı buldu.

Sagalossos’un bütün bölümlerini Kazı Başkanı refakatinde gezen Vali Şıldak, başta kentin en önemli yapılarından biri olan muhteşem Antoninler Çeşmesi olmak üzere, Antik Kentin tarihsel süreci ve kazı çalışmalarının son durumuyla ilgili Poblome’den bilgi aldı.

Vali Şıldak Sagalassos incelemelerinin ardından, Gölhisar İlçesi’ne geçerek Kibyra Antik Kentini ziyaret etti. Hızlı atların ve kahraman savaşçıların şehri olarak anılan Kibyra’yı Kazı Başkanı MAKÜ Dr. Öğretim Üyesi Şükrü Özüdoğru eşliğinde gezen Vali Hasan Şıldak, devam eden kazı çalışmalarını yerinde gördü.

Antik Kentin en çok dikkat çeken bölümleri olan görkemli Stadyum, Odeon ve Odeon’un tam merkezinde bulunan yapım tekniğiyle kendi türünde bilinen tekil örnek olan MEDUSA figürü başta olmak üzere, Odeon’un girişinde bulunan Türkiye’nin en sağlam ve büyük mozaik alanı, yer altı ısıtma ve su sistemleri, Tiyatro ve Agora’yı gezen Vali Şıldak, kazı başkanı Özüdoğru’dan antik kent ve devam eden çalışmalarla ilgili bilgi aldı.

Vali Şıldak ziyaret sırasında Kibyra Ören Yeri Çevre Düzenleme ve Karşılama Bölümü projesinin ihale süreci ve yer teslimiyle ilgili son durumu sorarak, projenin yapılacağı alanla ilgili Özüdoğru ve İl Kültür ve Turizm Müdürü’nden bilgiler aldı.

19 Temmuz 2018 - Perşembe - Burdur Gazetesi

15 Temmuz Demokrasi ve Milli Birlik Günü Anma programları ülke genelinde olduğu gibi Burdur’da da 15 Temmuz’un Ruhuna yaraşır şekilde coşku içinde gerçekleşti.

Milli Birlik Yürüyüşü ve Anma Programına kayıtsız kalmayarak yoğun katılım sağlayan Burdurlular 15 Temmuz’u Unutmadıklarını, Unutmayacaklarını güçlü ve coşkulu bir şekilde gösterdiler.

Programlara başta Vali Hasan Şıldak ve Hanımefendi Fatma Nur Şıldak olmak üzere, Garnizon Komutanı P. Alb. Hakan Tutucu ve eşi, Belediye Başkanı Ali Orkun Ercengiz, Cumhuriyet Başsavcısı Mehmet Nadir Yağcı ve eşi, Adalet Komisyonu Başkanı Hacı Süleyman Arslan ve eşi, Rektör Prof. Dr. Adem Korkmaz, Vali Yardımcıları, İl Genel Meclis Başkanı Muzaffer Bağcı, Genel Sekreter Servet Olpak, Kamu kurum ve kuruluşlarının yöneticileri oda, sivil toplum ve siyasi partilerin başkan ve temsilcileri, şehit ve gazi aileleri ve vatandaşların katıldığı açıklandı;

 Köprübaşı’ndan başlayan Milli Birlik Yürüyüşü Osmanlı Mehteran Takımı eşliğinde Cumhuriyet Meydanında sona erdi. Saat 20:30’da başlayan Anma Programı ise demokrasi nöbetinin ardından sabah namazı ile son buldu.

 Cumhuriyet Meydanın da düzenlenen anma programı saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunması ile başladı. Kur’an-ı Kerim tilaveti ile devam eden programda Burdur Milletvekilleri Bayram Özçelik, Mehmet Göker ve Yasin Uğur’un gönderdikleri mesajlar okundu.

 Vali Hasan Şıldak’ın 15 Temmuz Anı Defterini imzalaması ve devamında yaptığı konuşmayla süren program, 15 Temmuz Şehidimiz Hemşehrimiz Özel Harekat Polisi Akif Altay ve 15 Temmuz’un sembol ismi Şehit Ömer Halisdemir’in ailelerine Valimiz tarafından Türk Bayrağı ve fotoğraf takdimi ile devam etti.

 Aziziye Köyünden Havvana Koçak’ın Çanakkale şiiri okumasıyla süren programda, Şehit Ömer Halisdemir’in ablası Elif Serin konuşma yaparak duygularını paylaştı. Program dua okunması, mehteran takımı gösterisi ve İl Müftülüğü ilahi gurubunun seslendirdiği ilahilerle sürdü. Hain darbe girişimi gecesi minarelerimizden yükselen ve 15 Temmuz içerisinde ayrı bir yeri olan sala yine aynı saatte tüm Burdur Camilerinde 00.13’te tekrar okundu ve program sabah ezanına kadar tutulan Demokrasi Nöbeti ile devam etti. Program sırasnıda gösterilen 15 Temmuz’la ilgili videolar izleyenlere duygu dolu anlar yaşattı.

BÖYLE BİR MİLLETİN MENSUBU OLMAKTAN GURUR DUYUYORUM.

Vali Hasan Şıldak programda yaptığı konuşmada;

“Milletimiz Sayın Cumhurbaşkanımızın yaptığı çağrı ile sokaklara meydanlara koşarak, özgürlüğünü ve bağımsızlığını muhafaza etme konusunda iradesini en üst seviyede ortaya koymuştur. Böyle bir milletin mensubu olmaktan gurur duyuyorum. Ne mutlu bizlere ki, böyle bir milletin mensupları olarak başımız dik, alnımız açık yaşayabiliyoruz.

15 TEMMUZ SADECE BİR DARBE GİRİŞİMİ DEĞİLDİ. BİR ULUSU DEVLETİ İLE BİRLİKTE TARİH SAHNESİNDEN SİLME GİRİŞİMİYDİ.

15 Temmuz nedir? FETÖ Terör örgütü nedir? Bu sorulara aslında aradan geçen iki yıl içinde yaşanan gelişmeler, ortaya çıkan gerçeklikler en güzel cevabı veriyor. Ancak hatırlatmada fayda var. 15 Temmuz sadece bir darbe girişimi değildi. Bir ulusu devleti ile birlikte tarih sahnesinden silme girişimiydi. Bunu çok derinden ve anlamlı bir şekilde okumak gerekiyor. Bu bilinçlenmeyi sağlayabilmemiz, toplumumuzun milletimizin gelecekte daha sağlam adımlarla yürüyebilmesi için çok önem taşıyor.

FETÖ KONUSUNDA HİÇBİR MAĞDURİYET YOKTUR. MAĞDURİYETİ YAŞATAN FETÖ’NÜN TA KENDİSİDİR.

FETÖ sadece darbe girişimi yapmakla kalmadı. Bu ülkenin bir neslini yok etti, bir gençliğini yok etti. Sadece baktığımız zaman devletimizde çalışan kamu kurum ve kuruluşlarında çalışan 120 binin üzerinde insanın bu kirli emellere sahip örgütün içinde bulunmak, ona bulaşmak suretiyle kamu görevinden ihraç edilmesine sebep oldu. Bu konuda hiçbir mağduriyet yoktur. Mağduriyeti yaşatan FETÖ’nün ta kendisidir. Ancak bununla da sınırlı değil. Toplumumuzda ayrılık oluşturdu, ötekileştirerek parçaladı. En büyük ızdırabı verdi. Yıllarca derinden derinden bu toplumda bir hastalık olarak sinsi bir hücre yapılanması içinde yıllarca gelişti ve en son darbeyi 15 Temmuz akşamı hepimize, devletimize yöneltti. Ancak bu meydanı dolduran Burdurluların olduğu gibi bütün milletimizin üstün ferasetiyle ve cesaretiyle bertaraf olarak, tarihin karanlık sayfalarına gömülüp gittiler.

Neden Fetö ortaya çıktı? Neden 15 Temmuz darbe girişi mi oldu? diye soracak olursak, çünkü ülkemiz ayaklarını sağlam bir şekilde yere basan, gelişen, güçlü bir ülke olarak sadece bölgesinde değil dünya ölçeğinde söz söylemeye başladı. Bunu sindiremeyenler bunu engellemek isteyenler, bu gücün ortaya çıkışını ve gelişimini durdurmak isteyenler işte bu örgütü kullandı. FETÖ tek başına tabi ki bir şey değildi, bir maşaydı, bir aletti ve misyonunu yerine getirmeye çalıştılar ancak millitemiz liderinin önderliğinde bu hainlere fırsat vermedi.

ASLINDA 15 TEMMUZ’DA GÖSTERİLEN BU ÜSTÜN CESARET NEYDİ ÇANAKKALE RUHUYDU, KURTULUŞ SAVAŞI RUHUYDU.

Cumhurbaşkanımızın gösterdiği cesaret milletimizi meydanlara toplaması ve sonrasında çok iyi hatırlayacağınız o sahneler bu ülkede kahramanlar ortaya çıkardı ve bu ülkenin nice yiğit evlatlarını hepimizin gözleri önüne serdi. İşte bugün aramızda bulunan ve hemen yanı başımızda oturan değerli aziz Şehitlerimizin aileleri ile birlikteyiz. 15 Temmuz Şehidimiz Burdurlu kardeşimiz Özel Harekat Polisimiz Akif Altay’ın ailesi aramızda. Yine ülkemizin gururu olan ve hepimizin gönlünde taht kuran Özel Kuvvetleri teslim almak üzere girişimde bulunan haini durduran aziz Şehidimiz Ömer Halisdemir’in ailesi aramızda. Bu vesile ile başta 15 Temmuz Şehitlerimiz olmak üzere bu vatan uğruna canını feda eden kanı ile bu toprakları sulayan ve bize vatan olarak emanet eden, o duyguyu yaşatan bütün şehitlerimizi rahmetle ve minnetle bir kez daha anıyorum önlerinde saygıyla eğiliyorum.

Aslında 15 Temmuz’da gösterilen bu üstün cesaret neydi Çanakkale ruhuydu, Kurtuluş Savaşı Ruhuydu. Bu ruh bu milletin genlerinde var, damarlarında dolaşan kanda var. 15 Temmuz Ülkemizin yaşadığı ne son sıkıntıydı, ne de ilk sıkıntıydı. Ancak bir milletin asıl gücünün sahip olduğu teknoloji, silah, tank, tüfek olmadığı bir kez daha gösterildi. Milletimiz sahip olduğu o manevi güçle, vatan sevgisiyle, şehadete tereddütsüz gözünü kırpmadan yürümesiyle asıl gücün iman ve inançlı inanlarda olduğunu bir kez daha tüm dünyaya gösterdi.”

Konuşmasının devamında bir şiir okuyan Vali Hasan Şıldak;

BU MİLLET DİMDİK AYAKTA DURMAK İÇİN 15 TEMMUZ’DA OLDUĞU GİBİ BÜTÜNLÜK İÇİNDE İRİ VE DİRİ OLMALIDIR.

“Bundan sonraki süreçte vatandaşlarımızın yapması gereken her şeyden önce kenetlenmemiz, birliğimiz bütünlüğümüz noktasında hiç taviz vermememiz gerektiğidir. Bu millet dimdik ayakta durmak için 15 Temmuz’da olduğu gibi bütünlük içinde iri ve diri olmalıdır. Vatan sevgisi her şeyden üstün olmalı. Vatanımız tekdir, bayrağımız tekdir, başka bir ülkemiz olmadığı bilinciyle, Devlete sadakat noktasında gençlerimizin, çocuklarımızın bilinçlendirilmesi büyük önem taşıyor. Birliğimizin, bütünlüğümüzün sağlanması noktasında bunun çok önemli olduğunu düşünüyorum. Yine birbirimize karşı hoşgörü iklimini hakim kılmalıyız. Anlayışlı karşılıklı hoşgörü iklimi her türlü sorunun aşılmasında ve devlete olan sadakat bizi birbirimize bağlama noktasında en büyük ihtiyacımız olan hususlardır. Yine demokrasimizin geliştirilmesi bu ülkede zaten sahip olduğumuz değerlerin daha üst noktalara taşınması bizi daha sonraki süreçte, ilerleyen dönemde bu türlü sıkıntılardan, tehlikelerden koruyacaktır.

İnsanlarımızın aklını ve iradesini hiçbir şeye değişmemesi, hiçbir gurubun tekeline bırakmaması, teslim etmemesi gerekir. Bunun aksinin nelere mal olduğunu, nelere sebep olduğunu hep birlikte gördük yaşadık. Aslında bu süreç bunu gösterdi. Bir şeye daha çok ihtiyacımız var elbette. Bütün vatandaşlarımız olarak çok çalışmaya sadakat ile bağlı olduğumuz bu vatana bir değer katmaya, elimizden gelen işleri en güzel şekilde çok çalışarak ortaya koymaya ihtiyacımız olduğunu düşünüyorum.

YENİ HÜKÜMET SİSTEMİNİN ÜLKEMİZE, SAYIN CUMHURBAŞKANIMIZ RECEP TAYYİP ERDOĞAN’IN ÖNDERLİĞİNDE HAYIRLI UĞURLU OLMASINI TEMENNİ EDİYORUM.

Ülkemizde yeni bir yönetim sistemiyle yeni bir hükümet sistemiyle geçtiğimiz hafta başında itibaren yeni bir başlangıç yaptık. Yeni hükümet sisteminin ülkemize, Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın önderliğinde hayırlı uğurlu olmasını temenni ediyorum. Bu sistem inanıyorum ki hepimize güç verecektir, umut verecektir. Gelecek daha güçlü bir Türkiye için umutları daha yükseklerde olan bir Türkiye gelecektir.

Burdurlu vatandaşlarımız her zaman devletine sahip çıkmış vatanını sevmiş, bu konuda hiç kimseye en küçük bir tereddüt yaşatmamıştır. Bu yeni dönemde de el birliği ile içimizdeki gücü kuvveti birleştirerek geleceğe birlikte yürüyelim, çok güzel işler başaralım diye düşünüyorum. Allah Hepimizin yar ve yardımcısı olsun bu noktada Demokrasi ve Milli Birlik Günümüzü tebrik ediyor, bütün Şehitlerimizi bir kez daha rahmetle anıyor ailelerine sabır diliyor, gazilerimize sağlıklı uzun ömürler temenni ediyorum. 15 Temmuz ruhunu unutmayacağız, unutturmayacağız. Bunun için varız bunun için çalışacağız” dedi.

Milletvekilleri Bayram Özçelik ve Yasin Uğur, Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk’u ziyaret ettiler.

Ziyaret sonrası bir açıklama yapan Burdur Milletvekilleri Bayram Özçelik ve Yasin Uğur “ Milli Eğitim Bakanımız Sayın Ziya Selçuk’a hayırlı olsun ziyaretinde bulunduk. Ziyaretimiz sırasında Eğitim Kenti Burdur’umuzda devam eden yatırımlarımızla ilgili görüşmeler gerçekleştirdik. Yine 2019 yılı yatırım programına alınmasını talep ettiğimiz projelerimizi Sayın Bakanımıza ilettik. İlimizde yeni yapılacak olan tüm yatırımları takibini birlikte gerçekleştiriyoruz. ” Dediler.

Burdur Doğa Sporları Kulübü ( BURDOSK) 13-14-15 Temmuz da üç günlük kamplı etkinliği düzenledi. İlimizin amatör Spor kulüplerinden tek doğa sporları Kulübü olan BURDOSK’un etkinliğine her yaştan 24 doğasever katıldı.Cuma günü Burdur’dan hareket eden Burdosk ekibi aynı günün akşamı Şarkikaraagaç ilçesindeki Kızıldağ Milli Parkına kamp attı.Mavi sedir ormanlarıyla kaplı ve oksijen zenginliğiyle dünyada sayılı üç bölgeden biri olan milli parkta sedir yolu olarak tanımlanan özel parkurda 3 kilometrelik yürüyüş gerçekleştirildi.Geceyi kızıldağda geçiren doğaseverler, cumartesi sabahı saat 06.00 da 13 kilometrelik dağyolu parkurunu yürüyerek 1900 rakımlı Kızıldağ zirvesinden muhteşem Beyşehir gölü manzarasını seyrettiler.

Öğle vakti kampa dönen Burdosk dağcıları kampı toplayarak Yenişarbademli üzerinden Dedegül Dağı eteklerindeki Melikler yaylasına ulaşarak kamp kurdular.Geceyi 1800 rakımlı yaylada geçiren yürüyüşçüler,Pınargözü mağarasını,Yeşilgölü ve zindan mağarasını gezdikten sonra mutlu bir şekilde Burdur’a döndüler.

 

Özgürlük ve Demokrasi Meydanı Burdur Belediyesi Fen İşleri Müdürlüğü’nce yenileniyor. Haftabaşında başlayan faaiyetlerle Özgürlük ve Demokrasi Meydanı’nın yenilenmesi çalışmaları tamamalanacak. Yenileme çalışmalarıyla Özgürlük ve Demokrasi Meydanı’ndaki asfalt sökülüyor. Özgürlük ve demokrasi Meydanı’nın yeni peyzaj düzenlemesiyle, daha güzel bir görünüme kavuşturulması hedefleniyor.Yeni düzenleme sonrasında meydanda, etkinliklerin daha rahat yapılması planlanıyor. Yeni düzenleme ile meydanda su fıskiyelerinin bulunduğu havuzda yer alacak. Alan ayrıca yeşillendirilecek.

Özgürlük ve Demokrasi Meydanı’ndaki çalışmaları yerinde inceleyen Belediye Başkanı Ali Orkun Ercengiz gazetemize yaptığı açıklamada;

“Özgürlük ve demokrasi Meydanı’ndayız. Bu meydanda daha öncede söylemiştik, bir meydan düzenlemesi yapacağımızı. Bize daha çok yakışan sadece düz bir zemin değil ve peyzaj düzenlemesiyle vatandaşımızın vakit geçirdiği, çeşitli etkinliklerimizi daha iyi bu  alanda yapabildiğimiz, içinde su gösterileri olan büyük kent meydanı düzenlemesini Burdur halkına kazandıracağız.Yaptığımız çalışma bundan ibarettir.”dedi.

Hatice Dursun