Manşet - Burdur Gazetesi | Burdur Haberleri, Burdur Haber

Sevgili dostlar hepinize merhabalar, kucak dolusu selamlar. Bu gezimizde sizlerle birlikte ülkemizin en güzel cennet köşelerinden biri olan Fethiye’yi gezeceğiz. Muğla ilinin on üç ilçesinden biri olan Fethiye, olağanüstü bir güzelliğe sahiptir. Turizm açısından oldukça gelişmiş bir yerdir. Fethiye, yurtiçi ve yurtdışından gelen yerli yabancı turistlerin Bodrum’dan sonra ikinci turizm merkezidir. İlçenin eski adı Meğri’dir. Meğri  ‘uzak diyar’ anlamındadır. Eğer ülkemizin batı kesimine, Muğla’ya yolunuz düşerse mutlaka ziyaret etmeniz gereken yerlerden biridir.

 

DOYUMSUZ BİR SAHİL: ÇALIŞ PLAJI

Muğla Fethiye’de bulunan adeta bir doğa harikası olan Çalış Plajı, bir diğer adıyla ‘Koca Çalış’ çevresinde en bilinen turistik yerlerden biridir. Kilometrelerce uzunluktaki kumsallarıyla her yaz çok sayıda turiste ev sahipliği yapar. Dalaman’da bulunan havaalanına  yarım saat mesafede Fethiye’ye ise 7 km uzaklıktadır. Ulaşım konusunda belediyenin çok küçük maliyetli servisleri bulunmaktadır.  Muğla’ya yolunuz düşerse mutlaka uğrayıp denizin ve güneşin tadını çıkarabileceğiniz bir plajdır. 

DÜNYA’NIN EN GÜZEL KUMSALI:  ÖLÜDENİZ

Muğla’nın Fethiye ilçesinde bulunan Ölüdeniz, ‘Dünya’nın En Güzel Kumsalı’ unvanına sahiptir. Turizm açısından Türkiye’mizde önemli bir yerdir. Deniz, kum ve güneşi doya doya yaşamak istiyorsanız mutlaka gitmeniz gereken yerlerden biridir.  

TAŞ EVLER DİYARI: KAYAKÖY

Fethiye’de bulunan eski yerleşimlerinden Kayaköy, Likyalılar tarafından inşa edilmiştir. Likyalılardan sonra Rumlar, Rumlardan sonra ise Türklerin ikamet ettiği bir yerdir. Fakat Türkler buraya uyum sağlamayınca terk etmişlerdir. Maalesef ki sevgili dostlar, Kayaköy, sonradan değeri bilinen bir yerdir.  Yaklaşık 4000 kadar kullanılmayan ev bulunan bu eşsiz güzellikte ki Kayaköy’de sanat atölyesi gibi sosyal etkinlikler yapılabilecek daireler bile inşa edilmiştir. Kayaköy’e köy demek biraz basit kaçıyor aslında. Kayaköy’ün muhteşem manzarasını seyretmek için Hisarönü’ne geldikten sonra yaklaşık 5 km daha ilerlerseniz bu muhteşem güzellikle karşı karşıya kalacaksınız. Şimdiden iyi eğlenceler.  

DERİN BİR GÜZELLİK: SAKLIKENT KANYONU

Ege’de tatil denilince akla gelen yerlerden biri de Saklıkent Kanyonu’dur. Fethiye’ye yaklaşık 50 dakika uzaklıkta bulunan bu doğa harikası, çeyrek yüzyıl önce bir çoban tarafından keşfedilmiştir. Kışın yağan kar yaz aylarına doğru yaklaştıkça kayalıkların arasından Saklıkent’e doğru akar. Bu muhteşem doğa manzarasını görmek ve dağlardan akan buz gibi  suyu içmek için daha ne bekliyorsunuz. ÇIKIN ÇIKIN GELİN.  

GEZGİNLERİN EN KRAL ROTASI: LİKYA YOLU

Fethiye’den Antalya’ya yaklaşık 540 km uzaklıkta olan bu yola Likya yolu adı verilmektedir. Bu yolu yürümeye kalkışırsanız yaklaşık 29 gün gibi bir sürede Fethiye’den Antalya’ya ulaşabilirsiniz. Yol haritası üzerinde patikalar, katır yolları ve eski Roma yollarından geçersiniz. Likya yolu, binek araç ya da bisikletle geçilebilecek bir yol değildir. Bu yolun rotası 1999 yılında amatör bir tarihçi tarafından oluşturulmuştur.  Likya yolu, Ölüdeniz’ de başlamakta ve Antalya’nın Geyiklibayırı’nda sona ermektedir. HAYDİ YÜRÜMEYE BAŞLAYALIM.

ENFES BİR DOĞA HARİKASI: YAKAPARKI 

Yakaparkı, doğal su kaynakları ve yemyeşil manzarasıyla muhteşem bir doğa harikasıdır. Yakapark’da bulunan Memiş Ağa Çiftliği, yerli yabancı turistlerin ilgisini çekmektedir. Bu tarihi çiftliği ziyaret ettikten sonra meşhur Yakapark’ın işlek yerlerine uğrayıp kuşların cıvıltıları eşliğinde köy kahvaltınızı yapıp köylü hanımların yaptığı gözlemeleri yiyebilirsiniz.  Saklıkent’e yaklaşık 50 km uzaklıkta olan bu eşsiz mekana, eşiniz ve çocuklarınızla gelip unutulmayacak bir pazar günü geçirebilirsiniz.  

KARTPOSTALLIK BİR GÜZELLİK: KELEBEKLER VADİSİ

Yorucu bir tırmanıştan sonra ancak ulaşabileceğiniz Kelebekler Vadisi’yle ilk karşılaştığınızda küçük dilinizi yutabilirsiniz. Hemen abartıyorsun demeyin çok ciddiyim çünkü her ağacın her dalın her taşın her kayanın ve tüm gökyüzünün tamamı canlı  kelebeklerle kaplı. Ölüdeniz’de başlayan yarım saat süren bir deniz yolculuğuyla da ulaşabileceğiniz eşsiz manzaraya sahip Kelebekler Vadisi, gerçekten görülmeye değer. Yolunuz düşerse mutlaka uğrayın abartmadığıma şahit olacaksınız..  

İLGİNÇ BİR GÜZELLİK: ŞÖVALYE ADASI

Makri ya da Fethiye Adası olarak da bilinen bu küçük ada üstünde yerleşim yeri kurulan ilk ve tek ada özelliğine sahiptir. Temmuz, ağustos aylarının kavurucu sıcaklarında bile serin rüzgarları olan bir adadır Şövalye Adası. Adını Rodos şövalyelerinden almıştır. Adaya Fethiye’den kalkan teknelerle ulaşım sağlamak mümkündür. Son zamanlarda ziyaretçi sayısını ikiye katlayan Şövalye Adası, Fethiye’de mutlaka gidip görülmesi gereken yerlerin başında yer alır. 

MEST OLACAKSINIZ: KABAK KOYU

Fethiye’ye 16 km uzaklıkta bulunan Kabak Koyu, bir diğer adıyla Gemile Koyu tarihi bir vadidir. Likya yolu üzerinde bulunan Kabak Koyu, adeta el değmemiş bir cennettir.  Küçük bir plajı bulunan bu vadinin her yanı yüksek yamaçlarla çevrilidir. Pınarlardan akan mavilikler ve doğanın yeşiliyle buluşmak istersiniz buyurun Kabak Koyu’na gelin.

DAĞLARIN EN BABASI: BABADAĞ

Fethiye’nin en yüksek yerinde bulunan Babadağ, macera ve aksiyon severlerin uğrak yerlerindendir. Babadağ, yamaç paraşütü yapmak için uygun bir bölgedir. Adeta botanik bir bahçeyi andıran Babadağ’ın ılıman bir havası vardır. Ayrıca Babadağ’ın tepelerine çıkıp Ölüdeniz’ i seyretmenin tadı da bir başkadır.  Babadağ’da gündüz yeşil ve mavinin her tonunu görürken akşam vaktide gün batımını izlemenin keyfi bir başka olacaktır. Sizi ne kadar heyecanlandırdığımın farkındayım uzaktan seyretmekle kalmayın buyurun Babadağ’a yakından bakın.  

FETHİYE’YE TEKRAR GELİN: PASPATUR ÇARŞISI 

Paspatur Çarşısı, el dokuması halıların satıldığı el işlemesi altınlar satan kuyumcuların bulunduğu şimdilerde modernleşen dünyayla birlikte hediyelik eşya satan dükkanlara, barlara, cafelere, bankalara ev sahipliği yapmaktadır. Paspatur Çarşısı, bir diğer adıyla ‘Eski Kent’in bir efsanesi de vardır. Efsaneye göre Paspatur Çarşısı’nda bulunan sudan içenlerin illa ki bir şekilde tekrar Fethiye’ye geldiği söylenirmiş. Paspatur Çarşısı’na gelip sizi Fethiye ile bütünleştirecek sudan içmenizi tavsiye ederim. Bekleriz. 

FETHİYE’YE GELİPTE ARAPAŞI ÇORBASI İÇMEDEN OLUR MU? ARAPAŞI ÇORBASI

Haşlanmış tavuk etini didikleyerek yapılan çorba mısır unundan yapılmış hamuruyla birlikte yenir. Tadı damağınızda kalacak bu lezzeti gelip yerinde yiyin yani Fethiye’de.

BATININ EN GÜZEL RÜYAYA AÇILAN KAPISI: FETHİYE’YE YELKEN AÇIN

Sevgili dostlar, gönlünüzü, ruhunuzu, bedeninizi, midenizi hazırlayın ve batının en güzel rüyaya açılan kapısından girip Fethiye’ye, muhteşem güzelliklere, harika sahillere, enfes manzaralara yelken açın, hep seyahatte kalın, bizlerle kalın, sevgiyle kalın.

 

Yayınlandığı Kategori Manşet

18 Eylül 2019 - Çarşamba - Burdur Gazetesi

Yayınlandığı Kategori Arşiv

Bedesten Çarşı’da oanırm çalışmaları hızla devam ediyor. Belediye Başkanı Ali Orkun Ercengiz Bedesten Çarşı düzenlemeleriyle ilgili gazetemize açıklamalarda bulundu. Bedesten Çarşısı’nda tespit edilen bir takım eksikliklerin giderilmesi işi için ihaleye çıkıldı. İhaleyi kazanan firmaya yer tesliminin yapılmasının ardından tadilat çalışmaları başladı. 135 gün sürecek olan çalışmalar kapsamında hem çatı izolasyonları hem de çatı kaplama işi yapılacak.

 Bedesten Çarşı projesindeki aksaklıklar, binadaki eksiklikler, altyapı sorunları sürekli gündemde olan konular arasındaydı. Belediye Başkanı Ali Orkun Ercengiz aşağı pazar esnafıyla bir araya geldiği toplantıda Bedesten Çarşı tadilat çalışmalarının başlayacağını duyurmuştu. Toplantının ardından çalışmalara da başlandı. Tadilat çalışmalarıyla çarşıdaki boş alan kafeterya olarak, dışarıdaki boş alanda ikinci etapta değerlendirilecek.  

Belediye Başkanı Ali Orkun Ercengiz Bedesten Çarşı tadilatıyla ilgili gazetemize yaptığı açıklamada;

“Bedesten Çarşı’da onarım çalışmaları başladı. Toplam yapım süresini 135 gün olarak belirledik. 135 gün içerisinde müteahhit firma yapıp teslim edecek. Oldukça hızlı gidiyorlar. Bizde onların hızlı gitmesinden gayet memnunuz. Çünkü 4-5 yıldır hem oradaki esnafımız hem de Burdur halkımız o görüntüden muzdaripti. Bunların hepsini düzeltip, aynen garajda yaptığımız gibi ciddi bir çalışmanın neticesinde Burdur’a yakışan Bedesten Çarşısı’nı Burdur’a kazandıracağız. 

İçerisinde çok büyük bir değişiklik yapılmadı. Sadece bir çatı çalışması yapıldı ve aradaki Bedesten Çarşısı’nın içerisindeki boş alan ve üstü açık olan alanın üstünün kapatılarak merkezinde bir kafeterya tarzı bir çalışma yapılıp, o alanda vatandaşımızın yazın serin kışınsa sıcak oturabileceği bir ortamı hazırlamaya çalıştık o alanda da. İnşallah bitince çok güzel bir yer olacak. Yani sanki işhanlarının merkezinde olan o kahvehane kültürünü veya çay ocağı kültürünü ya da okurulabilen alan kültürünü orada yaratmış olacağız. Dışarıdaki boş alanı ikinci etapta değerlendireceğiz. Dışarıdaki boş alanın sadece zemin değişikliği yapılacak ve o alanın izolasyonu en iyi şekilde sağlanıp, otoparkın su almaması sağlanacak.”bilgisi verdi.

Hatice Dursun

Yayınlandığı Kategori Manşet
Salı, 17 Eylül 2019 15:22

Motorine zam!

Motorinin litre fiyatına 7 kuruş zam yapıldı. Zam 17 Eylül’den itibaren geçerli.

Enerji Petrol Gaz İkmal İstasyonları İşveren Sendikası (EPGİS) motorine zam yapıldığını duyurdu. Yapılan açıklamaya göre motorinin litre satış fiyatına bu geceyarısından itibaren geçerli olacak şekilde 7 kuruş zam yapıldı. Zammın ardından motorinin litre satış fiyatı İstanbul’da ortalama 6,35 liraya, Ankara’da 6,44 liraya ve İzmir’de ise 6,47 liraya yükselecek. Dağıtım firmalarının belirlediği fiyatlar rekabet ve serbesti nedeniyle şirketler ve kentlere göre küçük değişiklikler gösteriyor.

Yayınlandığı Kategori Manşet
Salı, 17 Eylül 2019 15:22

MAKÜ’de akademik yıl başladı

MAKÜ’de 2019-2020 akademik yılı açılış töreni düzenlendi.

MAKÜ Rektörlük anıtı önünde yapılan tören, Rektör Prof. Dr. Adem Korkmaz’ın Atatürk Anıtı’na çelenk sunması ile başladı. Saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunması ile devam eden tören, Rektör Korkmaz’ın açılış konuşmasını yapmasının ardından sona erdi.

Rektör Prof. Dr. Adem Korkmaz, akademik yıl açılışında yaptığı konuşmada;

“Başlangıçlar hepimiz için yeni heyecanların, birlikteliklerin, bizi bir araya getiren değerlerin geleceğe yönelik adımlarımızı atacağımız bu güzel ve anlamlı günlerde bizlere yeni heyecan ve ivmeler getirmesi açısından önem taşıyor.

Değişim ve gelişimleri yakından görüyoruz

Burdur Mehmet Akif Ersoy Üniversitesi’nin bir üniversite olarak, akademi olarak öncelikle kendi varlığını, anlamını, kendi varlık nedeninin ontolojisini yerine getirmek için yoğun bir çaba içerisinde olduğunu bilmenizi istiyorum. Üniversitemiz geçtiği 13 yıl içerisinde ivmesinden hiçbir şey kaybetmeden geleceğe çok güçlü adımlarla bakmış ve hep vizyonunu ortaya koymaya çalışmıştır. Bu anlamda biz geçtiğimiz yıllarda üniversitemizin her türlü teknik, fiziki, akademik alt yapılarını tamamlama gayreti içerisinde olduk. Hepimiz değişim ve gelişimleri yakından görüyoruz. Hem üniversite kendi gelişmesini sürdürmekte hem de içinde bulunduğu şehir ve ekonomiyi sosyolojiye dönüştürme çabaları içerisinde yoğun faaliyetler yürütmekteyiz. Burdur Mehmet Akif Ersoy Üniversitesi Akif’in de bizlere gösterdiği Asım’ın Nesli ülküsü çerçevesinde Türkiye Cumhuriyeti Devletinin kurucu değerlerine bağlı, başta Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşlarının da bize bırakmış olduğu bu kutsal ve değerli vatanda ülkesinin gelişimine bir nebze de olsa kendi çapında katkı verme noktasında ayrı bir misyonu üstlenmiş bir üniversitedir.” Dedi.

MAKÜ’de olmak ayrıcalıktır

Üniversitenin teknik, sosyal ve akademik alt yapılarının hemen hemen büyük oranda tamamlandığını belirten Rektör Korkmaz, “Burdur Mehmet Akif Ersoy Üniversitesi, eğitim öğretimde ve yaptığı çalışmalarda sosyal sisteme karşı olan sorumlulukları noktasında da en üst düzeyde bir farkındalık ve bilinç içerisinde olarak bütün yönetim birimlerinin, akademik, idari ve teknik birimlerin her gün kendisini sürekli geliştiren, yeniliklere açık, yaptığı yanlışları hızla toparlayan, doğruyu arayan, akılcı, akademik bir fikriyatı da kendi bünyesinde özümsemiş bir anlayışa sahiptir. MAKÜ’de çalışan olmak, öğrenci olmak, akademisyen olmak her zaman ifade ettiğim gibi bir ayrıcalıktır. Buradaki yönetim yaklaşımları temelde insani bir zemine oturmuş, ama hak, hukuk, akademik ve bilimsel özellikli temel enstrümanları da bünyesinde taşımış bir yaklaşımla hareket etmek bizim en güçlü yönümüzdür. Bu anlamda yeni eğitim öğretim yılında da üniversite çalışanları, akademisyenler ve diğer bütün bileşenler olarak bu yaklaşımlarımızı artırarak devam etmek zorundayız. Yaklaşık 37 bin öğrenciye hizmet veren bu camia artık kendisini küçük görmemeli, sorumluluğun farkında olmalıdır. Bizler sadece bilgiyi öğreten, bilginin yorumlamasını anlatan değil, aynı zamanda öğrencileri vatanını seven birer fert olarak hizmete hazır hale getirmemiz de bir başka sorumluluğumuzdur.” Açıklaması yaptı.

Bu kuşak Türkiye’yi 2050’lere hazırlayacak

Bu yıl üniversiteye başlayan öğrencilerin gelecekte ülke yönetiminde söz sahibi olacak kişiler olacağını belirten Rektör Korkmaz, konuşmasını “Bu kuşak Türkiye’yi 2050’lere hazırlayacak, onların çocukları da 2070’lere hazırlayacak bir kuşaktır. Bugün attığımız sağlam ve güçlü adımlar ülkemizi, bir bütün olarak oraya taşıyacaktır. 2023’te Cumhuriyetimizin kuruluşunun 100. Yılını hep beraber kutlayacağız. O günün zor şartları altında bağımsızlık mücadelesini veren başta Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşları 100 sene sonrası için acaba nasıl bir Türkiye düşünmüşlerdi? Nasıl bir ülke tasavvur etmişlerdi? Biz bunun neresindeyiz? O yıllarda bizimle kurulan ya da sonraki yıllarda bağımsızlığını çok daha geç elde eden ülkelerle kıyaslandığımızda neredeyiz? En önemlisi bilim dünyasında neredeyiz? Bütün bu soruları kendimize sorarak sağlam bir zemine ayaklarımızı oturtup, sosyal olarak toplum bünyesini güçlendirerek aramızdaki küçük ayrıntıları, küçük farklılıkları bir büyük gücün, bir büyük duvarın, bir büyük zeminin ülkenin sağlam parçası haline dönüştürerek geleceğimize güçlü adımlarla yürümemiz gerekiyor. Bu anlamda ben bu üniversitenin yöneticisi olmaktan da büyük bir mutluluk ve gurur duyduğumu da ifade etmek istiyorum. Akademi camiamızın, yönetim camiamızın, teknik ve idari birimlerimizin ayrı bir misyon ve anlayışla hareket etmesi de ayrıca bize bu düşünce ve duygularımızda, heyecanlarımızda çok fazla güç katıyor. 2019-2020 Akademik Yılımızın üniversitemize, şehrimize ve ülkemize hayırlı olmasını diliyorum.” Sözleriyle bitirdi.

Akademik yıl açılış törenine; Rektör Prof. Dr. Adem Korkmaz, Rektör Yardımcıları Prof. Dr. Durmuş Acar ve Prof. Dr. Hüseyin Dalgar, Rektör Danışmanları Prof. Dr. Ömer Tekşen, Doç. Dr. Ali Murat Alparslan ve Dr. Öğr. Üyesi Mustafa Kılınç, Genel Sekreter Ali Nihat Gündüzalp, MAKÜ öğretim üyeleri ve idari personel katıldı.

 

Yayınlandığı Kategori Manşet
Salı, 17 Eylül 2019 15:22

‘Kursuna Bak’ sahnelendi

İlker Görkem’in yönetmenliğini yaptığı ‘Kursuna Bak’ isimli çocuk tiyatrosu sahnelendi. Ferhan Şensoy Sahnesi’nde oynanan tiyatroya, yoğun ilgi gösterildi. 

Burdur Sanat Tiyatrosu çocuk yaz atölyesi öğrencileri tarafından sahnelenen ‘Kursuna Bak’ isimli oyun 14 Eylül Cumartesi günü prömiyer (ilk gösterim) yaptı. İlker Görkem’in yazdığı oyun, 2 perde olarak sahne aldı. Oyun, çoğunluğunun ilk deneyimi olan çocuklar tarafından başarıyla sahnelendi. BST cep sahnesinde oynanan oyun izleyenlerin beğenisini topladı.

‘Kursuna Bak’, BST tarafından sosyal medya hesapları ve şehrin belirli noktalarına asılan afişlerle kamuoyuna duyurulmuştu. Sosyal medya hesaplarından yapılan paylaşımda oyun; “Kısa sürede hazırladıkları oyunlarını sizlere sunmak için sabırsızlanıyorlar. Tiyatromuzun sahnesindeki bu oyunlar için sınırlı sayıda bilet mevcut. Burdur Sanat Tiyatrosu yaşadığı tüm zorluklara rağmen kurulduğu günden beri üretiyor ve üretmeye devam edecek!” açıklamasıyla duyurulmuştu.

Mine Kaya

 

Yayınlandığı Kategori Manşet
Salı, 17 Eylül 2019 15:22

Burdur Gölü kuruyor

Burdur Gölü’ndeki su seviyesi hızla düşmeye devam ediyor.

 Göldeki kuruma; bazı bilim insanlarının Burdur Gölü’ndeki su çekilmesinin geri döndürülemez seviyede kritik olduğu görüşlerini destekler nitelikte. Artık normal bir vatandaşın dahi çıplak gözle rahatlıkla farkedebildiği kuruma, günden güne artıyor.

Belirli aralıklarla göl kıyısına giden vatandaşlar, bir önceki gelişleriyle kıyasladıklarında su seviyesinin hızla azaldığını belirtiyor. Suyun çekildiği noktalarda toprakta çatlamalar ve boşluklar meydana gelirken kıyı şeridinde ise beyaz köpükler ile mor oluşumlar meydana geldi. Göldeki su seviyesinin son yıllardaki aşırı düşüşüne, gölü besleyen dere ve çaylar üzerinde yapılan barajların ve son yıllarda bölgede yaşanan aşırı kuraklığın neden olduğu düşünülmekte.

Geçtiğimiz yıllarda çok sayıda kuş türüne ev sahipliği yapan göl, ekolojik zenginliğini günden güne kaybediyor. Burdur Gölü, yüze yakın kuş türü ile yaklaşık olarak 300 bine yakın su kuşuna ve özellikle Dünya’da nesli tükenmekte olan ‘dikkuyruk’ ördeklerinin %70’ine ev sahipliği yapmakta.

Tuzluluk oranının 1980 yılından bu yana artmakta olduğu ve ilerleyen yıllarda tuzluluk oranının deniz suyunu geçeceği bilgisi edinilen Burdur Gölü, göldeki çekilmeden önce bölgenin en büyük gölleri arasında yer alıyordu.

Göl kıyısını ziyaret eden bir vatandaş; “Maalesef bir gölün yok oluşuna tanık oluyoruz, göl günden güne daha büyük hızla çekiliyor.” Dedi. 

Mine Kaya

 

Yayınlandığı Kategori Manşet
Salı, 17 Eylül 2019 15:22

Otogarın yenilenen yüzünden memnunlar

Vatandaşlar, onarım ve tadilat çalışmaları tamamlanarak hizmete açılan otogarın yenilenen halinden memnun.

40 senedir otogarda çalıştığını 2013 yılından beri de yeni otogarda olduğunu söyleyen lokanta işletmecisi Yusuf Ayaz, yenileme çalışmaları ve otorgardaki bazı kısımların taşınmasına ilişkin gazetemize yaptığı açıklamada;

“Yeni yapılan tadilatlardan çok memnunuz, hiç olmazsa yabancılara karşı Burdur’u temsil eden örnek bir yer olarak bizim için bir gurur meselesi oldu.

Rüyamızda görmezdik, Allah razı olsun

Lokantamız daha önce alt kattaydı. Bu bizim için büyük sıkıntıydı. Bacalar çekmiyordu, yolcular lokantanın yerini bilmiyordu... Tuvaletlerin, lokantanın ve diğer dükkanların aşağıdan yukarı çıkması hepimiz için sevindirici bir durum oldu. Böyle bir lokantanın bize teslim edileceğini biz rüyamızda görmezdik, sebep olanlardan Allah razı olsun. 

Lokantalar aşağıdayken müşteri lokantanın varlığını dahi bilmiyordu, lokanta küçüktü, bacalarımız çekmiyordu bu yüzden ızgara yapamıyorduk, giderlerde sıkıntı çoktu. Ama burada hiçbir problem yok çok şükür. Her haliyle memnunuz. Sadece ben değil bütün işletmeci arkadaşlar memnun. Isıtmasıyla, soğutmasıyla her şeyiyle... aşağıda böyle şeyler mümkün değildi. 

Müşteri oranı %60 arttı

Müşteri oranımız da en az %60 arttı. Çünkü aşağıyı bilen yoktu. Yolcu otogara geliyordu, panik halinde inip panik halinde biniyordu. Aşağı inen çıkan yoktu ki. Tuvalet ihtiyacı olan sadece aşağı iniyordu ama onda da hızlıca ve doğrudan inip çıkıyordu, lokantayı yine görmüyordu.” Görüşlerini bildirdi.

Otogarın yenilenmiş halini ilk kez gördüğünü söyleyen bir vatandaş;

“Bir süredir şehir dışında olduğum için otogarın bu halini şu an ilk kez görüyorum. Bence güzel olmuş. Daha önce otobüsü kaçıracağız diye tuvalete gitmeye çekiniyorduk. Tuvaletin yerini bilmeyenler için daha zordu tabi. Lokanta ve emanethaneninde yukarı taşınmış olması iyi bir karar çünkü buraları genelde şehrin yabancısı kullanıyor ve aşağıda olduğu zaman insanlar buraları bulamıyor belki de yok sanarak başka alternatiflere yöneliyorlardı. Ben memnun kaldım. Emeği geçenlere teşekkür ederim.” Dedi.

94 güvenlik kamerası takıldı

Toplamda 8 Milyon tutarındaki otogar onarım, tadilat ve yenileme çalışmalarında; mescit, lokanta, tuvaletler ve emanethanenin alt kattan üst kata taşınmasının yanında çeşitli kısımlarda onarımlar da yapılmıştı. Tavanın çökmesinin ardından onarım girişimleri başlayan otogarda; çatının saç ve oluk aksamı komple değişti. İç kısımda gişelerin büro olarak kullandıkları üst katlarının tavan malzemesi değiştirildi. Giriş çıkış kapıları elektrikli hale getirildi. Üst kat komple boyandı. Çeşitli noktalara 94 adet güvenlik kamerası takıldı. Elektrik tesisatı ve ses sistemi yenilendi. Kalorifer dairesindeki ısıtma sistemleri komple yenilendi. Tavan aksamı, zemin kattaki fayanslar yenilendi. Otogar çevresindeki istinat duvarının korkulukları yükseltildi. Peronlardaki polikarbon malzemeler sökülerek yerine çelik konstrüksiyon yapıldı ve üzerleri galzenizi galvenizli saç ile kaplanarak mevcut halinden 1.80 cm daha uzatıldı. 

Mine Kaya

 

Yayınlandığı Kategori Manşet
No Internet Connection