Manşet - Burdur Gazetesi | Burdur Haberleri, Burdur Haber
Salı, 03 Temmuz 2018 14:25

Şeker işçisi fabrikayı terkediyor

Burdur Şeker Fabrikasının özelleştirilmesinin ardından, 259 işçinin 86’sı emekliliğe ayrılıyor; Diğer kısmı da 4/B statüsünde kamu kurumlarında ve özelleştirilmeyen fabrikalarda çalışmak için başvuru yaptı. Şeker-İş Başkanı Mustafa Onay, “Bu durumda fabrikada kalmak isteyen hiçbir işçi yok. Şeker işçisi fabrikayı terkediyor.” dedi.

Şeker Fabrikalarının özelleştirilmesine karşı büyük bir direnç ortaya koyan Şeker-İş Sendikasının başkanı Mustafa Onay, fabrikadaki işçilerle ilgili gelişmeleri paylaştı. Önümüzdeki hafta satış sözleşmesinin imzalanarak devrin yapılacağına kesin gözüyle bakılan Şeker Fabrikası’nın işçileri, fabrikayı terkediyor. Onay’ın verdiği bilgilere göre; 259 İşçinin 86’sı emekli oluyor. Diğer 173 işçi de 4/B Statüsünde kamu kurumlarında çalışmak ve özelleştirilmeyen diğer fabrikalara gönderilmek için başvuruda bulundu. Onay, “İşçi bir şekilde idare ediyor, çözüm buluyor ama çiftçimiz kaybedecek, üreticimiz kaybedecek, nakliyecimiz, esnafımız kaybedecek.” dedi.

Fabrikanın 5 Yıl sonra çeşitli bahanelerle kapatılmasının ve alanın farklı amaçlarla kullanılmasının kaçınılmaz olduğunu ifade eden Onay, “Biz yanılalım, fabrikamız 5 değil, 100 Yıl çalışsın istiyoruz. Durumu da görüyoruz. Önümüzdeki hafta gelecekleri yönünde duyumlarımız var. Müdürlerini atamışlar. Bu şartlarda usta işçiler olmadan fabrikayı çalıştıramazlar. Emekli olan arkadaşlarımızın bir kısmı istedikleri ücret verilirse belki çalışırlar. Ama diğer arkadaşlarımız gidiyor. Şeker fabrikası, yoldan geçen birisini tutup getirerek çalıştırılamaz.” dedi.

259 işçi fabrikadan ayrılıyor

Şeker Fabrikasının ihale süreciyle ilgili bilgileri kısaca paylaşıp, işçilerin durumu hakkında bilgi veren Şeker-İş Başkanı Mustafa Onay, “Şeker Fabrikamızın ihalesinden sonra, Özelleştirme Yüksek Kurulu, fabrikanın özelleştirilmesini onayladı. Fabrikayı alan Erser-Sterk Ortak Girişimi, devir işlemlerini tamamlamak için kanunun emrettiği peşinatı yatırmak zorunda. Bu peşinatı henüz yatırmadı. Parayı yatırdıktan sonra önce satış sözleşmesini daha sonra fabrikamıza gelerek devir sözleşmesini imzalayacak. Şirket, bu sözleşmeleri imzalamış gibi işçi ve memurlarımızdan geleceğe yönelik kararlarını geçtiğimiz cuma itibariyle aldı. Fabrikamızda 259 işçimiz vardı. Bu işçilerimizin 86’sı emekli oluyor. Diğer 173 işçi arkadaşımızın bir kısmı 4/B statüsünde diğer kamu kurumlarına atanmak için, diğer kısmı da özelleştirme kapsamında olmayan fabrikalarda çalışmak için başvuru yaptılar. 4/B Statüsünde çalışmak için başvuran arkadaşlar, Ekim ayına kadar bekleyip yapılacak kurayla kurumlara dağıtılacaklar.” dedi.

Önümüzdeki hafta gelebilirler

Fabrikanın 5 Yıl sonra çeşitli bahanelerle kapatılmasının ve alanın farklı amaçlarla kullanılmasının kaçınılmaz olduğunu ifade eden Onay, “Biz kaybedenin tarım kesimi olacağını baştan söylemiştik. Çiftçi kaybedecek, köylü kaybedecek, esnaf kaybedecek. İşçilerimiz fabrikada kalmayacak, bunlar belki Burdur’dan gidecekler. Bu da ekonomiyi etkileyecek. Yine biz yanılmış olalım; Çiftçimiz, üreticimiz, kamyoncumuz, nakliyecimiz, esnafımız zarar görmesin. Bu fabrika 5 Yıl değil, 50 Yıl çalışsın, 100 Yıl çalışsın istiyoruz. Şirket müdür ve ceo’larını atamış. Bunlar fabrikaya gelip gidiyorlar. 9-13 Temmuz arasında satış ve devir sözleşmesini imzalayacakları yönünde duyumlarımız var.” diyerek, gelişmeler hakkında da bilgi verdi.

İşçilerin şartı TİS

İşçilerin, Toplu İş Sözleşmesi olduğu takdirde çalışmaya devam edebileceklerini de aktaran Şeker-İş Başkanı Onay, “Fabrikadan işçi arkadaşlarımızın tamamı gidecek. Erser-Sterk Ortak Girişimi yetkilileri geçtiğimiz günlerde fabrikamızı ziyaret etti. Biz de konuşmalarını dinlemek üzere tüm arkadaşlarımızla bir araya geldik. Fabrikayı çalıştıracağını söylüyor ama tarım makinalarıyla şeker üretim sektörü farklı alanlar. Başarılı olabilmesi için emekliliğe ayrılacak 86 arkadaşımızdan usta pozisyonunda olanları veya diğer fabrikalarda benzer şekilde emekliliğe ayrılanları burada devam ettirmesi gerekiyor. Aksi takdirde şeker üretmesi mümkün değil. Sokaktan birisini tutarak, burada şeker üretmesi mümkün değil. Özellikle emekli arkadaşlarımızın bir bölümünün göreve devam edeceklerini tahmin ediyoruz. O arkadaşlarımız, Şeker-İş’le örgütlenerek hiçbir hak kaybı olmadan, arkasına sendikal gücünü alıp çalışacaklar. 

Burada birkaç kişi çalışmayacak. Yüzlerce kişi çalışacak. Toplu İş Sözleşmesi yapılarak iş güvencesi sağlanırsa arkadaşlar büyük oranda kalırlar. Örgütlü bir güç bizim için önemli. Bireysel sözleşme imzalandığı zaman sorunlar oluşur. Toplu İş Sözleşmesi olmazsa işçilere fazla mesai yaptırılıp emeğinin karşılığı ödenmeyebilir. Biz eşit işe eşit ücret istiyoruz.” dedi.

Bahtiyar Turan

 

Yayınlandığı Kategori Manşet
Salı, 03 Temmuz 2018 14:25

Bir adım bile geri atılmamalı!

İçişleri Bakanı Soylu, CHP İl Başkanlarının şehit cenazelerinde protokole alınmamasıyla ilgili yaptığı açıklamada;

“Valilere müsteşarım üzerinden talimat gönderdim; ‘ CHP İl başkanlarını bundan sonra şehit cenazelerinde protokole kabul etmeyin’ diye. Bu kadar basit. Onların gideceği bir adres var. O adresi de göstereceğiz. PKK mensuplarının cenazeleri var. Biz onları çok kısıtlı kaldırtıyoruz. Onlara bir kişilik kontenjan ayıracağız. Sandıkta beraberlerse cenazede de olacaklar” dedi.

Yürürlükteki yasalar içişleri bakanına böyle bir talimat yetkisi veriyor mu?

Şehitler için kılınacak cenaze namazlarında protokol uygulaması olmaz. Şehitler için düzenlenecek askeri törenin protokol düzenlemesi de içişleri bakanının sorumluluk alanına girmez. Çünkü törenin düzenleyicisi garnizon komutanlıklarıdır.

Bu durumda, İçişleri Bakanı soylu bu talimatıyla suç işlemiş olmaz mı?

İçişleri bakanının verdiği talimatla, valiler CHP’lilerin şehitlerin cenaze törenlerine katılmalarını polis gücüyle önlemeye kalkarlarsa bu suç teşkil etmez mi?

Bu soruların cevapları belli!

Erdoğan’da bakanlarda, AKP yöneticileride, CHP’lilerin, İçişleri bakanının talimatıyla şehitlerin cenaze törenlerine alınmamasının yasal bir yetkiye dayanmayacağını bal gibi bilirler. İçişleri bakanının yetkisini aşarak verdiği talimat, CHP’lilerin, şehitlerin cenaze törenlerine katılımını engelleyemez?  Ayrıca; Erdoğan’da, bakanlar da, AKP yöneticileri de CHP’nin, PKK terörüne açık seçik karşı olduğunu, bu karşıtlığı her vesile ile halka duyurduklarını da iyi bilirler!

Peki o zaman mesele nedir?

Mesele  yerel deyimle çalıya taş atmaktır?

Şöyleki;

AKP Genel Başkanı Erdoğan yıllardır hep bu taktiği uygular.

Kamuoyunun nabzını tutup tepkisini ölçmek istediği bir konuyu, bir bakan yada bir AKP yöneticisi üzerinden piyasaya sürer. Piyasada oluşan tepki ve yorumları gözden geçirir. Sonra  oluşan tepki yada destek havasını değerlendirmeye tabi tutar. Konunun ağır tepki görmediğini, toplumda destek bulduğunu tesbit ederse konuyu uygulamaya sokar. Tepki gördüğünü göreceğini, destek bulamayacağını görürse de, konuyu geri çeker, beklemeye alır yada tümden gündemden çıkarır;

Peki konu ne;

Erdoğan 24 Haziran Seçimleri öncesi genel olarak sağ kesimde ve AKP tabanında oluşan milliyetci dalgayı çok iyi okudu. Üstelik Amerika ile anlaşıp, PYD’nin membiçten çekilmesini sağlayıp, askeri membiçe sokarak ve seçime çeyrek kala Kandil’e hava harekatı düzenleyerek gelişen milliyetçi dalgayı büyüttü!

Şimdi Erdoğan’ın hesabında, partisinden MHP’ye giden oyları geri çekmek, CHP’yi PKK ile ilişkilendirerek, olabilirse CHP tabanından ve diğer partilerin tabanından oy kazanmak var!

Ama içişleri bakanı üzerindan piyasaya sürülen ”CHP’lileri Şehitlerin cenaze törenlerine sokmayın talimatı” konusu, daha once nabız ölçmek amacıyla piyasaya sürülen konulardan çok farklıdır! Farklı olduğu kadarda tehlikelidir!

CHP’liler piyasaya sürülen bu talimatı geri çektirinceye kadar direnmeli ve konuyu kamuoyuna en doğru şekilde anlatmalıdırlar.

Bu talimat gösteriyor ki, seçim kutlamalarında patlayan silahlar rastlantı ve kontrol dışı olaylar değil!

Bu talimat üzerinden verilecek mücadelede geri adım atılmadan akıllı davranılıp, akılcı davranışlar sergilenmeli.

Genel bir değerlendirme ile; önceki dönem CHP milletvekili Eren Erdem’in  “FETÖ’ye üye olmamakla birlikte bilerek ve isteyerek yardım etme” suçlamasıyla tutuklanması, Erdoğan’ın yerel seçimlere kadar ülkeyi germek üzerinden politika yürüteceğinin göstergesidir! CHP’ye  yönelik PKK’lılık, Fetöcü’lük suçlamaları bu gerginliği artıracaktır. Bu oyuna gelinip, gerginlik tuzağına düşülmemeli!  Ama kararlı bir mücadele yürütülmeli ve bir adım bile geri atılmamalı! 

Yayınlandığı Kategori Köşe Yazıları

Yaz aylarında, aşırı sıcaklarda dışarıda durmak güçleşti. Sıcak havanın etkisiyle vatandaşlar soluklanacak bir gölge arıyor.  Özellikle otobüs beklerken uzun süre ayakta kalmanın ve sıcak havanın etkisiyle insanlar yoruluyor. Çoğunlukla yaşlılar ayakta durmakta güçlük çekiyorlar. Özellikle öğle saatlarinde evlerine gitmek için halk otobüsünü bekleyen vatandaşlar kısa sürelide olsa oturup dinlenme ihtiyacı hissediyorlar. 

Yayınlandığı Kategori Manşet

04 Temmuz 2018 - Çarşamba - Burdur Gazetesi

Yayınlandığı Kategori Arşiv

Dünyada eşi benzeri olmayan Kibyra Antik Kenti’ndeki Medusa Mozaiği ziyaretçilere açıldı. Hava şartları ve mozaiğin zarar görmemesi için daha önce kapalı olan Medusa figürünün bulunduğu Odeon, Ağustos ayı sonuna kadar ziyaretçilere açık kalacak.

Kazı çalışmaları Mehmet Akif Ersoy Üniversitesi Öğretim Üyesi Şükrü Özüdoğru başkanlığında süren Kibyra Antik Kenti, muhteşem konumu ve varlığıyla göz kamaştırmaya devam ediyor. Son dönemde önemli bir turizm merkezi olan Kibyra Antik Kenti, tarihe ışık tuta eserleri ve güzelliğiyle, ziyaretçilere büyüleyici bir gezinti imkanı sağlıyor. Bu gezintinin en önemli kısmı ise Odeon oluyor. Odeon’daki orkestra zeminine, renkli mermerlerle Medusa Mozaiği yapılmış. Bu yapının dünyanın hiçbir yerinde benzeri yok. Mozaik, zarar görmemesi için yılın büyük bir bölümünde özenli bir çalışma sonucunda kapatılıyor. Yaz aylarında belirlenen tarihler içerisinde açılan Odeon’daki Medusa Mozaiği, Ağustos ayı sonuna kadar ziyarete açık olacak.

Bahtiyar Turan

 

Yayınlandığı Kategori Manşet

Saadet Partisi Burdur İl Başkanlığınca düzenlenen seçim değerlendirme ve erken yerel seçime hazırlık toplantısına katılmak için Burdur’a gelen Saadet Partisi G.Bşk. Yardımcısı Birol Aydın; Önemli bir seçimi geride bıraktıklarını, bu seçim sürecinde büyük zorluklarla mücadele ettiklerini ifade ederek şunları “Halkımız tercihini yapmıştır. Artık doğru politikalarla insanımıza hizmet zamanıdır” dedi.

Saadet Partisi Burdur İl Başkanlığınca seçim değerlendirme ve olası erken yerel seçimlere hazırlık toplantısı düzenlendi. Toplantıya Saadet Partisi G.Bşk.Yardımcısı Birol Aydın, GİK üyesi Galip Akın, İl Başkanı Süleyman Arslan ve Seçim Karargah üyeleri ve gençler katıldı. Toplantının açış konuşmasını yapan Saadet Partisi Burdur İl Başkanı Süleyman Arslan seçim sürecinde büyük gayret ve fedakarlıklar gösteren gençlik kollarına teşekkür etti. Toplantıya katılan G.Bşk.Yardımcısı Birol Aydın ülke olarak önemli bir seçimi geride bıraktıklarını, Milli Görüş kadrolarının bu seçimlerde büyük zorluklarla mücadele ettiğini ifade ederek şunları söyledi.” Önemli bir seçimi geride bıraktık. Öncelikle seçim sonuçlarının ülkemiz ve milletimiz için hayırlara vesile olmasını diliyorum.Saadet Partisi teşkilatları ve Milli Görüş mensupları, madden ve manen bu seçimde de büyük bir azim ve gayret ortaya koymuştur.Her türlü imkânsızlığa ve engellemeye rağmen üstün bir çalışma sergilemiştir. Bu nedenle teşkilat mensuplarımızın her bir ferdine yürekten tebrik ve teşekkürlerimi sunuyoruz.Seçim sonuçları ne olursa olsun Saadet Partisi bu seçimlerdeki duruşuyla toplumun makul çoğunluğunun takdirini kazanmıştır.Yürüttüğü ilkeler siyaseti ile toplumda yaşanması muhtemel derin kırılma ve kutuplaşmaları engellemiştir.Bundan sonra da aynı duyarlılık ve hassasiyet ile kınayanların kınamasına aldırmadan inandığı doğruları korkusuzca söylemeye devam edecektir. Popülist siyasete uymuyor diye hakikati söylemekten asla geri durmayacaktır.Hep söylediğimiz gibi bizim derdimiz makam derdi değil, vatan derdidir.”

Olası erken yerel seçime hazırlanıyoruz

Yerel seçimlerin Kasım 2018 gibi yapılma ihtimali olduğunu ifade eden Saadet Partisi G.Bşk.Yardımcısı Birol Aydın G.Merkez olarak tüm Türkiye’yi dolaştıklarını, hem seçim değerlendirmesi yaptıklarını hem de olası erken yerel seçim için hazırlıklara başladıklarını belirterek şunları söyledi. “Yerel seçimlerin kasım ayında yapılma ihtimalini öngörüyoruz. Bu süreçte genel başkan yardımcıları olarak illerimizi dolaşıyor ve seçim değerlendirme toplantıları ve aynı zamanda yerel seçime hazırlık toplantıları yapıyoruz. Teşkilat mensuplarımızı dinliyoruz. Görüşlerini, eleştirilerini, varsa tenkitlerini alıyoruz.” dedi.

Toplantı, seçim karargah merkezi üyelerini konuşmaları ile devam etti.

Yayınlandığı Kategori Manşet
Salı, 03 Temmuz 2018 14:25

162 Genç çiftçiye 30’ar bin TL hibe

Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığının, kırsal kalkınmayı destekleme amacıyla başlattığı Genç Çiftçi Projelerinden hibe desteği almaya hak kazananların listesi açıklandı. Burdur’un birçok köyünden 162 genç çiftçi, 30’ar Bin TL hibe desteği almayı hak kazandı. Toplamda 4.8 Milyon TL’yi geçen hibe bedelinden faydalanan genç çiftçiler, yoğunluklu olarak büyükbaş hayvancılık projelerinden destek aldılar. Büyükbaş hayvancılığından ardından küçükbaş koyun yetiştiriciliği, seracılık, arıcılık, mantarcılık, ipek böcekçiliği ve tıbbi aromatik bitki yetiştiriciliği geliyor.

Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığının, tarımda sürdürülebilirliğin sağlanması, genç çiftçilerin girişimciliğinin desteklenmesi, gelir düzeyinin yükseltilmesi, alternatif gelir kaynaklarının oluşturulması ve kırsalda genç nüfusun istihdamına katkı sağlayacak kırsal alandaki tarımsal üretime yönelik projelerin desteklenmesine ilişkin çıkarılan Genç Çiftçi Projesinden hibe desteği almaya hak kazananların listesi açıklandı.

Genç çiftçilerin köylerinde uygulayacağı bitkisel, hayvansal, yöresel tarım ürünleri, tıbbi ve aromatik bitki üretimi, işlenmesi, depolanması ve paketlenmesine yönenik projeyle 30’ar Bin TL hibe desteği sağlandı. Burdur’da bu projeden yararlanan 18-40 yaş arası 162 kişi var. Projesi kabul edilenlerin büyük bir bölümü büyükbaş sığır hayvancılığını tercih etti. Büyükbaş hayvancılığı ise küçükbaş koyun yetiştiriciliği, seracılık, arıcılık, mantarcılık, ipek böcekçiliği ve tıbbi aromatik bitki yetiştiriciliği izliyor.

Bahtiyar Turan

 

Yayınlandığı Kategori Manşet

Milletvekili Bayram Özçelik, İl Başkanı Volkan Mengi, Merkez İlçe Başkanı Murat Akbıyık, Yeşilova İl Genel Meclis Üyesi Ali Selek ve AK Parti Teşkilatı’nın Salda Gölü’nde inceleme de bulunarak, köylülerin açtığı İşletmeleri ziyaret ettikleri açıklandı;

Türkiye’nin Maldivleri olarak adlandırılan ve her geçen gün bölgenin cazibe merkezi haline gelen Salda Gölü’nde incelemelerde bulunan Burdur Milletvekili Bayram Özçelik, Salda Gölü Tabiat Parkı Geliştirme Planı çalışmalarının devam ettiğini bildirdi.

Milletvekili Bayram Özçelik, Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü tarafından yapılan çalışmaların tamamlanması ile birlikte Türkiye’nin gözbebeği haline gelecek Salda gölünün hem yurtiçi hem de yurtdışından binlerce misafir ağırlayacağını söyledi. 

Milletvekili Bayram Özçelik, “Yine Gençlik Spor Bakanlığımız Salda Gölümüzde ayrılan alanda Ulusal Kamp Merkezi çalışmalarını gerçekleştirmektedir. Bu konuda bakanlık dahilinde çalışmalar sürmektedir” ifadelerini kullandı.

Salda Gölü kenarında köylülerin açtıklarını işletmeleri de ziyaret eden Burdur Milletvekili Bayram Özçelik ve beraberindeki heyet, hem işletme sahipleri ile hem de ziyaretçilerle sohbet etti. Salda Gölü’nün tanıtımın hızla devam ettiğini belirten Milletvekili Bayram Özçelik, “Her geçen gün büyüyen potansiyelle birlikte ulusal ve uluslararası alanda Türkiye’nin Saldivleri etiketi ile tanıtım çalışmalarını sürdürüyoruz. Bu konuda tüm kamu kurumları Bakanlık düzeyinde çalışmalarını sürdürüyor” diye konuştu.

Yayınlandığı Kategori Manşet