Manşet - Burdur Gazetesi | Burdur Haberleri, Burdur Haber

11 Temmuz 2018 - Çarşamba - Burdur Gazetesi

Yayınlandığı Kategori Arşiv

Çocukluğumda radyo spikerleri, ajans saatinde verdikleri haberlerde; “Yarı Resmi El Ahram Gazetesi’nde yer alan habere göre” diye başlayıp, o gazetede çıkan haberi aktarırlardı!

Dönemin Mısır’ında yayınlanan, “El Ahram Gazetesi” hiç değilse yarı resmiymiş! Şimdi bizim ülkemizde yayın yaparak milyonlara seslenen televizyonların,  birkaç istisna dışında tamamına yakını, binlerce basılan gazetelerin, yine birkaç istisna dışındaki büyük çoğunluğu, “artık El Ahram’ı” aratırcasına, yarı resmi değil, tümüyle resmi, sahibinin sesi  oldular! Hepsinin Kontrol ve denetimi bir kişinin, AKP Genel Başkanı Erdoğan’ın elinde!

Hani nerdeyse Erdoğan emretse, bu televizyonların, gazetelerin sahipleri ve yöneticileri;

Rıfat Ilgaz’ın “Hababam sınıfındakiler” gibi “Tek ayak üstünde” duracaklar!

Benim okuyarak yada yaşayarak öğrendiğim, Cumhuriyet tarihinin hiçbir döneminde , basın böyle aciz ve onursuz bir duruma düşmedi!

Neden ve nasıl böyle oldu kısmına girmeyelim. Aslında herşey apaçık gözümüzün önünde bu hale geldi! Ama yine de biz görmedik, duymadık, bilmeyiz diyenler varsa, bilenler bilmeyenlere anlatsın!

Biz gelelim “Yarı Resmi Elahram” gazetesi’nden beter duruma düşen basının, aslında nasıl olması gerektiğine;

Basın mensupları, gazetecilerin görevi nedir? Gazeteci ne yapar, ne yapmalı?

Öncelikle; gazetecilerin ne yapmaması gerektiğine başka meslekler üzerinden bakalım mı?

Bir öğretmen öğrencilerine “ders çalışmayın, öğrenmeyin, eğitim gereksizdir” der mi?

Bir doktor “sağlığınıza dikkat etmeyin, benim verdiğim ilaçları kullanmayın”  diyebilir mi?

Evet işte gazetecilerin görevi de, siyasilerin, yönetenlerin, ellerindeki ekonomik, parasal güçle, her alanda hükümranlık sürdürenlerin, gönlünü hoş eden haberler yapmak, yazılar yazmak değildir!

Üstelik böylesi bir işin tavrın karşılığı gazetecilik değil; saray soytarılığı, dalkavukluk, şaklabanlıktır!

Televizyon ve gazete mensuplarının gazeteci mi yoksa saray soytarısı mı olduklarını; 24 kişinin öldüğü İhmal! İhmal! Diye bağıran tren kazası hakkında yazdıkları ile test edebilirsiniz

Kimi zaman karşılaştığım bazı okurlar soruyorlar;

 “hep eleştirel yazılar yazıyorsun! Korkmuyormusun?” 

Korkuyorum!

Ama once, bu “eleştirel yazılar yazma” konusuna değinelim;

 Gazetecinin asli görevi, gazeteci olmanın gereği; 

Ülkede, toplumda, devlette, hükümette, aksayan yanlara dikkat çekmek, yalanı, yanlışı, rüşveti, yolsuzluğu, haksızlığı yaptığı haberlerle ortaya çıkarmak, bu ve benzeri konularda eleştirel yazılar yazmaktır. 

Korkmaya gelince;

Korkuyorum! Yaptığım haberlerde, yazdığım yazılarda haksız olmaktan, haksızlık yapmaktan, yanlış yapmaktan, yanılmış olmaktan, çok ama çok korkuyorum! Hepsi bu…

Kim Daha Büyük?

 Nasrettin Hoca’ya: 

- “Efendi” demişler, “padişah mı büyük, yoksa çiftçi mi ?”

- “Çiftçi büyük elbet” demiş Hoca ve eklemiş; “Çünkü çiftçi buğday yetiştirip vermezse pâdişah acından ölür.”

Yayınlandığı Kategori Köşe Yazıları

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, yeni Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’nin Bakanlar Kurulu’nu açıkladı. Bakanlar Kurulu’nda ilk kez milletvekili olmayan isimler yer aldı. 

Erdoğan’ın katılımıyla Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde “Cumhurbaşkanlığı Göreve Başlama Töreni” düzenlendi. Burada davetlilere hitap eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, daha sonra törene katılan misafirler onuruna akşam yemeği verdi. Saat 22.30’da kameraların karşısına geçen Erdoğan, yeni sistemin ilk kabinesini açıkladı. 

Erdoğan’ın Cumhurbaşkanlığı Sarayı’nda yaptığı kabine açıklamasında;

“Ülkemiz tarihinin en önemli demokratik dönüşümlerinden biri bugün tamamlanmıştır. Dünyada yönetim sistemini demokratik yollarla değiştirebilen az sayıda ülke arasına girmiş bulunuyoruz.

Bir kez daha hem seçim sonuçlarının, hem de yeni yönetim sistemimizin hayırlara vesile olmasını diliyorum. İradesini yansıtan 50 milyonun üzerindeki vatandaşlarımızın her birine şükranlarımı sunuyorum. Şahsımı Cumhurbaşkanlığına layık gören 26 milyon 331 bin vatandaşımıza ayrıca teşekkür ediyorum.

15 Temmuz’dan itibaren bizi destekleyen, MHP’ye başta Bahçeli olmak üzere teşekkür etmek istiyorum. MHP ile ülkemizin ve milletimizin menfaatleri için işbirliğimizi Meclis’te de sürdüreceğiz.

Yeni yönetim sistemi mimarisini geçtiğimiz günlere kadar devam ettirdik. Yeni dönemin ruhuna uygun şekilde yönetim mimarimizin çatısını oluşturduk. Yeni yönetim mimarisini seçimden önceki günlerde tv’lerde milletimizle de paylaşmıştık. Kanun değişiklikleri Resmi Gazete’de yayınlandı. Bugün de resmen göreve başladık. 1 Numaralı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi’ni yayınladık.

Ne bizim ne de bizden sonra gelecek Cumhurbaşkanlarının yürütme konusunda aksaklıklar konusunda öne sürecekleri bahaneleri kalmamıştır. Milletimize verdiğimiz sözleri yerine getirmek için gece gündüz çalışacağız.

Cumhurbaşkanı olarak yeni dönemdeki en önemli yetkilerimizden biri de kabinemizi de oluşturabilme imkanımızdır. Bakanlık sayımızı başkan yardımcımızla 17’ye indirdik. Bazı bakanlıkları aynı isimle muhafaza ederken, bazılarını birleştirdik, bazılarını da lağv ettik. ” dedi.

Erdoğan bu konuşmasının ardından kabineyi açıkladı ve yeni bakanlarla kürsü önünde gazetecilere fotoğraf verdi.

Cumhurbaşkanı: Recep Tayyip Erdoğan

Cumhurbaşkanı Yardımcısı: Fuat Oktay

Adalet Bakanı: Abdulhamit Gül

İçişleri Bakanı: Süleyman Soylu

Milli Savunma Bakanı: Hulusi Akar

Milli Eğitim Bakanı: Ziya Selçuk (MAYA okullarının kurucusu)

Sağlık Bakanı: Fahrettin Koca

Enerji ve Tabi Kaynaklar Bakanı: Fatih Dönmez

Çevre ve Şehircilik Bakanı: Murat Kurum

Kültür ve Turizm Bakanı: Mehmet Ersoy (ETS Tur’un kurucusu)

Gençlik ve Spor Bakanı: Mehmet Kasapoğlu

Hazine ve Maliye Bakanı: Berat Albayrak

Ulaştırma ve Altyapı Bakanı: Mehmet Cahit Turan

Dışişleri Bakanı: Mevlüt Çavuşoğlu

Çalışma, Sosyal Hizmetler ve Aile Bakanı: Zehra Zümrüt Selçuk (KADEM Ankara Temsilcisi)

Tarım ve Orman Bakanı: Bekir Pakdemirli

Sanayi ve Teknoloji Bakanı: Mustafa Varank

Ticaret Bakanı: Ruhsar Pekcan

 

Yayınlandığı Kategori Manşet

Burdur’da Boksun Babası olarak bilinen Milli Takım Antrenörü Merdane Bağrıyanık, sporcularını Yıldızlar Türkiye Boks Şampiyonası’na  hazırlıyor. Milli Takım Antrenörü Merdane Bağrıyanık’ın sporcuları 16-22 Temmuz tarihleri arasında Kahramanmaraş’ta yapılacak olan Yıldızlar Türkiye Boks Şampiyonası’nda 3 siklette yarışacak.

50 kiloda Ahmet Faruk Kılıç, 60 kiloda Hikmet Topal, 75 kiloda Musa Yükçü Kahramanmaraş’taki Yıldızlar Türkiye Boks Şampiyonası’nda ilimizi temsil edecekler. Şampiyonaya katılacak olan 3 sporcudan 2’si daha önce kendi kilolarında Türkiye Şampiyonluğu kazandılar. Yıldızlar Türkiye Boks Şampiyonası’nda şampiyon olan sporcular, Eylül ayında yapılacak olan Yıldızlar Dünya Boks Şampiyonası’na katılacaklar. Milli Takım Antrenörü Merdane Bağrıyanık antrenmanlara aralıksız devam ettiklerini ifade ederek, Yıldızlar Türkiye Boks Şampiyonası’ndan 2 tane Türkiye Şampiyonası çıkaracağından emin olduğunu vurguladı. 

Milli Takım Antrenörü Merdane Bağrıyanık, Yıldızlar Türkiye Boks Şampiyonası’na 3 siklette katılacaklarını belirterek;

“16-22 Temmuz tarihleri arasında yapılacak olan Yıldızlar Türkiye Boks Şampiyonası’na aralıksız çalışıyoruz. Şampiyonada ilimizi 3 siklet temsile edeceğiz. 3 sporcumuzdan 2 tanesinin Türkiye Şampiyonu olacağından hiç kuşkum yok. Bizleri MAKÜ Spor bünyesine alan MAKÜ Spor Kulübü Başkanı Mustafa Kılıç, Başkan Yardımcısı Mehmet Şimşek, Gençlik Hizmetleri ve Spor İl Müdürü Orhan Kemerkaya’ya ve Spor Lisesi Müdürü Fethi Bulut’a şükran borçluyuz. Bu Türkiye Şampiyonasında mutlaka 2 tane Türkiye Şampiyonu çıkararak, Yıldızlar Boks Milli Takımının iskeletini oluşturacağız. Çalışmalarımıza 8 aydan beri periyotlar halinde çift idmanla devam ediyoruz. Komşu illerimizde yaptığımız özel maçlarla gücümüzü görmüş olduk.  Allah’ın izniyle bende Yıldızlar Milli Takım Antrenörü olarak sporcularımla Milli Takım Kampı’nda bulunacağım.  Bizleri maddi, manevi destekleyen Burdurlu hemşehrilerimize çok teşekkür ediyorum.”dedi.

Hatice Dursun  

 

Yayınlandığı Kategori Manşet

Buğday Pazarı; köylülerin, tüccarların mahsüllerini sattığı yer. Bu yıl Haziran ayındaki beklenmeyen yağışlar buğday pazarını da etkiledi. Aşırı yağışlar ekinleri çürütüp renk değişikliğine neden oldu. Bu da fiyatta yükselmeyi beraberinde getirdi. Beklenmeyen yağışların getirdiği rekolte düşüklüğü, hem çitçiyi hem alıcıyı olumsuz etkiledi. Ekinlerin çürümesiyle birlikte balya durumunda da yarı yarıya düşüş yaşandı.  Çiftçi beklentisinin altında bir durumla karşılaştı. Görünen o ki hem çiftçiyi hem de alıcıyı zor günler bekliyor. 

Gümüşsu işletemisinin sahibi Sezer Gümüşsu, Buğday Pazarı’ndaki alım-satım durumuyla ilgili gazetemize yaptığı açıklamada;

“Haziran ayında yağan beklenmedik yağmurlar, arpalarda ve buğdaylarda renk değişimi, rekolte düşüklüğüne yol açtı. Geçen sene yine kurak gitmesine rağmen, dekardan 300-350 kilo hububat alınmıştı. Şu anda bu verim 150-200 kilo civarına düştü. Rekolte düşüklüğü,renk değişikliği çok. Bu durumdan çiftçilerde mağdur aynı şekilde bizde mağduruz. Rekolte düşüklüğünden dolayı fiyatlarda yükselmede var. Şu anda 85-90 kuruş arasında alımımız gerçekleşiyor pazarda. Biz tamamen al-sat yapıyoruz. Ama çiftçiye ezme olarakta veriyoruz. Hammadde ihtiyacı olana hammadde olarakta veriliyor. Ticaretimiz bu şekilde gerçekleşiyor. 

Harmanın olduğu her zaman açık pazarımız. Genelde mahsulü köylüler ve tüccarlar getiriyorlar. Geçen yıla göre satışlarımız bu yıl zoraki geçecek. Yağışlar zamanında yağmadığından dolayı, ekinler kurudu şu anda. Tarladaki çiftçinin balyasında %50 oranında bir düşüş oldu, geçen seneye oranla. Bu aynı zamanda taneyi, sapı, samanı da etkiliyor. Bu kararma dedikleri olay oldu mesela. Çürüme oldu aşırı yağıştan dolayı. Mahsülü alırken fiyat malın durumuna göre değişiyor. Biz al-sat yaparak aldığımız mahsülleri yem fabrikalarına satıyoruz.” Dedi.  

Hatice Dursun

Yayınlandığı Kategori Manşet

Sosyal Güvenlik İl Müdürü Bayram Balban, 7143 sayılı Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılmasına dair Kanun ile ilgili yazılı açıklama yaparak;

Çeşitli vergi ve sosyal güvenlik prim borçlarına hem indirim hem de taksit ile ödeme imkânı getirildi. Yapılandırmadan yararlanmak isteyen vatandaşlar, başvurularını 31 Temmuz 2018 tarihine kadar yapmaları gerekiyor” dedi;

Peşin ödeyene % 90 faiz indirimi var.

Hesaplanan tutarların tamamının ilk taksit ödeme süresi içerisinde peşin olarak ödenmesi hâlinde katsayı uygulanmayacak ve ayrıca Fer’i alacaklar yerine Yİ-ÜFE aylık değişim oranları esas alınarak hesaplanacak tutarların yüzde 90’ının tahsilinden vazgeçilecektir. Hesaplanan tutarların tamamının iki taksit ödeme şeklinde ödenmesi halinde ise Yİ-ÜFE aylık değişim oranları esas alınarak hesaplanacak tutarlar üzerinden yüzde 50 indirim yapılacaktır.

36 aya varan taksitlendirme imkânı.

Hesaplanan tutarları taksitle ödemek isteyen vatandaşlarımızın başvuru belgesinde bunu belirtmesi yeterli. Başvuru sırasında altı, dokuz, on iki veya on sekiz eşit taksitte ödeme seçeneklerinden birini tercih eden sigortalılarımızın yapılandırmaları altı eşit taksit için (1,045), dokuz eşit taksit için (1,083), on iki eşit taksit için (1,105), on sekiz eşit taksit için (1,15) katsayısı ile hesaplanacak ve taksitler ikişer aylık dönemlerde ödenecektir. Yani, 18 taksitlendirme yapan sigortalılarımız ödemelerini iki ayda bir şeklinde yapacağından 36 ayda borcunu ödeyebilecektir.

İlk iki taksiti ödemek önemli.

İlk iki taksitin süresinde tam ödenmemesi ya da süresinde ödenmeyen veya eksik ödenen diğer taksitlerin belirtilen şekilde de ödenmemesi veya bir takvim yılında ikiden fazla taksitin süresinde ödenmemesi veya eksik ödenmesi hâlinde yapılandırmadan yararlanma hakkı kaybedilecektir. Bu nedenle yapılandırmanın bozulmaması için vatandaşlarımızın ilk iki taksiti süresinde ödemesi gerekmektedir.

Hangi borçlar yapılandırma kapsamında olacak?

• 4/a sigortalılık statülerinden kaynaklanan;

• Sigorta Primi,

• İşsizlik Sigortası Primi,

• Sosyal Güvenlik Destek Primi (SGDP),

• İdari Para Cezası (İPC),

• Damga Vergisi,

• Eğitime Katkı Payı (EKP),

• Özel İşlem Vergisi (ÖİV),

• 31/03/2018 tarihinden önce bitirilmiş olan ihale ve inşaat işyerlerine ait eksik işçilikten kaynaklı sigorta prim borçları,

• 4/b (Bağ-Kur) sigortalılık statülerinden kaynaklanan sigorta prim borçları,

• 4/c sigortalılık statülerinden kaynaklanan;

• Emeklilik Keseneği,

• Kurum Karşılığı borçları,

• İsteğe Bağlı sigortalılık statülerinden kaynaklanan prim borçları,

• Topluluk Sigortası sigortalılık statülerinden kaynaklanan prim borçları,

• Ek-5 (Tarım) sigortalılık statülerinden kaynaklanan prim borçları,

• Ek-6 (Taksi ve dolmuş şoförleri) sigortalılık statülerinden kaynaklanan prim borçları,

• Fazla ve yersiz ödendiği tespit edilen Gelir ve Aylıklara ilişkin borçlar,

• İşverenlerin ve üçüncü şahısların iş kazası ve meslek hastalığı, malullük, adi malullük ve ölüm halleri ile genel sağlık sigortalısına ve bunların bakmakla yükümlü olduğu kişilere yönelik fiiller nedeniyle ödemekle yükümlü bulundukları her türlü borçlar yapılandırma kapsamındadır.

Başvurular nereye ve nasıl yapılacak?

SİGORTALI/ İŞVEREN

BORCUN TÜRÜ

SON BAŞVURU TARİHİ

BAŞVURU YERİ

İşverenler

Prim ve İlgili Borçlar

31.07.2018

E-bildirge kanalıyla veya elden ya da posta yoluyla ilgili SGİM/SGM

Primlerini kendi ödeyen Sigortalılar (4/a)

Prim

31.07.2018

İlgili SGİM / SGM 

BAĞ-KUR (4/b)

Prim

31.07.2018

Herhangi bir SGİM / SGM

BAĞ-KUR (4/b)

İhya

31.07.2018

Sigortalılık dosyalarının bulunduğu SGİM / SGM

Kamu İdareleri

Kesenek/Prim, Fiili ve İtibari Hizmet, Ek Karşılık

31.07.2018

Kesenek Bilgi Sisteminden e-sigorta kanalıyla veya elden ya da posta yoluyla Sigorta Primleri Genel Müdürlüğü - Primler Daire Başkanlığı

İdari Para Cezaları

31.07.2018

Kesenek Bilgi Sisteminden e-sigorta kanalıyla veya elden ya da posta yoluyla işyerinin bağlı bulunduğu SGİM / SGM

İdari Para Cezasının yarısı silinecek.

31.03.2018 tarihinden önce yapılan tespitlere ilişkin kesinleşmiş idari para cezasının yarısı silinerek, kalan yarısı ile beraber idari para cezası gecikme cezası ve gecikme zammı yerine Yİ-ÜFE ile güncellenerek yapılandırılacaktır. Yani, İdari Para Cezası asıllarının %50’si ile bu asıllar için Yİ-ÜFE aylık değişim oranları esas alınarak hesaplanacak tutarın ödenmesi halinde İPC asılları¬nın kalan %50’si ile İPC’ye uygulanan gecikme cezası ve gecikme zammı gibi fer’i alacakların tamamının tahsilinden vazgeçilecektir.

Sigortalılığı durdurulanlar için büyük fırsat.

Köy ve mahalle muhtarları, kendi adına ve hesabına bağımsız çalışanlar ile tarımda kendi adına ve hesabına bağımsız çalışan sigortalılardan 5510 Sayılı Kanun, 1479 Sayılı Kanun’un mülga hükümleri ile mülga 2926 Sayılı Kanun’a göre tescilleri yapılmış ancak prim borçları nedeniyle sigortalılık süreleri durdurulmuş olanlar, 31/7/2018 tarihine kadar müracaat etmeleri şartıyla köy ve mahalle muhtarları ile BAĞ-KUR sigortalılarının daha önceki kanunlara göre durdurulmuş sigortalılık süreleri ile ilgili prim borç asıllarının Yİ-ÜFE ile güncellenmiş halini 31/8/2018 tarihine kadar ödeyebileceklerdir. Yani sigortalılarımız dondurulan hizmetlerini canlandırarak (İHYA) yapılandırma ile birlikte ödemesini yapabileceklerdir.

İcra takibi yapılmayacak.

Borçlarını yapılandıran işverenlerin “Borcu yoktur yazısı” alabilecek ve teşviklerden yararlanabileceklerdir. Aynı zamanda vatandaşlarımızın bu borçlarından dolayı haklarında icra takibi ve haciz işlemi yapılmayacak, bu sayede de borçlularımız yapılandırma yaparak kendileri için yeniden bir fırsat yaratmış olacaklardır. 

GSS borçlularına gelir testi imkânı.

7143 sayılı Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılmasına dair Kanunu Genel Sağlık Sigortası kapsamında da bazı düzenlemeleri de beraberinde getirdi. 60 (g) kapsamında genel sağlık sigortası tescili yapılmış olup da gelir testine hiç başvurmayanların, 30/11/2018 tarihine kadar gelir testine başvurması halinde GSS primleri, gelir testi sonucuna göre ilk tescil başlangıç tarihinden itibaren tahakkuk ettirilecektir. 2018 yılı Nisan ayı ve önceki aylara ilişkin olup kanunun yayımı tarihinden önce 60 (g) kapsamında tahakkuk ettiği hâlde ödenmemiş olan prim borçlarının 31/12/2018 tarihine kadar ödenmesi halinde gecikme cezası ve gecikme zammı gibi fer’i alacakların tamamının tahsilinden vazgeçilecektir.

Yılsonuna kadar ücretsiz yararlanılacak.

Ayrıca geçtiğimiz günlerde 23/06/2018 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanan 2018/11769 sayılı karar ile 4/b (BAĞ-KUR) sigortalıları ile herhangi sosyal güvencesi olmayan 60/g genel sağlık sigortalıları ve bunların bakmakla yükümlüleri 60 günden fazla prim borcu bulunsa dahi devlet hastaneleri ile devlet üniversite hastanelerinde ücretsiz sağlık hizmeti alabileceklerdir.

SGDP borçları başvuruya gerek kalmaksızın silinecek.

5510 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamında sigortalı sayılmasını gerektirir nitelikte çalışması nedeniyle ilgili mevzuatına göre sosyal güvenlik destek primi (SGDP) ödemesi gereken sigortalıların 18/5/2018 tarihi itibarıyla ödenmemiş bulunan SGDP borçları sigortalıların müracaatına gerek olmadan silinecektir.

Yapılandırma için merkezlerimize bekliyoruz.

7143 sayılı Kanun kapsamında peşin ya da ilk taksitin son ödeme süresi 31 Ağustos 2018 tarihidir. Yapılandırma yapmak ve ilk taksiti ödemek için oldukça geniş bir zaman dilimi var. Vatandaşlarımız bu fırsatı değerlendirmelidir. İster peşin isterlerse taksitle ödeme yapabilirler. Bu konuda bilgilendirmek yapmak için vatandaşlarımızı İl Müdürlüğümüze ve ilçelerimizdeki hizmet noktalarımız olan Bucak ve Gölhisar Sosyal Güvenlik Merkezlerimize bekliyoruz. Herkese sağlıklı ve sosyal güvenlikli günler diliyorum.

Bayram BALBAN

Sosyal Güvenlik İl Müdürü

Yayınlandığı Kategori Manşet

Eğitim İş Burdur Şubesi Başkanı Erkan Putgül yazılı açıklama yaparak, Eğitim İş Genel Merkezi’nin LGS klavuzunu yangıya taşıdığını kamuoyuna duyurdu

Yaklaşık 1 milyon öğrenci ve velilerini yakından ilgilendiren düzenleme, öğretim yılı başladıktan sonra Cumhurbaşkanının bir talimatıyla değiştirilmeye çalışılmış ve bir yıl boyunca hiç gündemden düşmemiştir.

Öncelikle sistemin kurgulanması, ardından okulların “nitelikli ve niteliksiz” diye anlamsız bir şekilde tanımlanması, sınavın yapılma süreci, sınav sorularının niteliği, seçiciliği, sayısı ve sınav süresi bu süreçte tartışılan genel konular olmuştur. Bu süreçle ilgili yapılan düzenlemelerin akıldan, bilimden uzak ve hukuka aykırılığı nedeniyle sendikamızca yargıya taşınmıştı.

Son olarak Ortaöğretime Geçiş Tercih ve Yerleştirme Kılavuzu yayınlanmış ve işin en önemli aşamalarından birini oluşturan öğrencilerin yerleştirilme süreci bu kılavuzla başlatılmıştır.

Kılavuz içeriği incelendiğinde, başlangıçtan beri var olan anlayışın devam ettiği bizzat Bakan tarafından “öğrenciler istemedikleri türden okullara yerleştirilmeyecektir” sözlerine rağmen kurgulanan sistemin ya imam hatip ya da özel okula işaret ettiği açıkça görülmektedir.

İlk bakışta öğrencilere 15 tercih hakkı verildiği görülüyorsa ya da söyleniyorsa da bu 15 tercihin sınavla öğrenci alan okullar 5, yerel yerleştirme 5, pansiyonlu okullar 5 şeklinde üçe bölündüğü yani 15 tercihin söz konusu olmadığı görülmektedir. Kaldı ki, bu üç aşamalı tercihlerin birbirine bağlı kılındığı; örneğin, yerel yerleştirme tercihi yapmaksızın sınavlı okul tercihi ve bunu da yapmaksızın pansiyonlu okul tercihi yapılamadığı, yerel yerleştirmede ilk üç tercihin kendi kayıt alanı içinde sınırlandırıldığı, bu sınırlamaya rağmen yapılacak 5 yerel tercihin en fazla üç aynı türü koşul kıldığı yani tamamen kısıtlayıcı ve öğrencileri istemedikleri kurumlara yönlendirici bir sistemin kurgulandığı anlaşılmaktadır.

Öğrenciler kendi kayıt alanlarında meslek lisesi tercih etmek isteseler dahi okumak istedikleri alanları bulmalarına imkan olmadığı gibi gelecek yıllarda da okumak istedikleri alanlarda eğitim görmeleri kısıtlanmıştır. İşte bu nedenlerle meslek lisesi tercihleri tamamen havada bırakılmış, Anadolu liselerinin kontenjanları düşürülerek kayıt alanlarındaki sayıları da azaltılmış ve böylece öğrenciler sistem içerisinde kalmak istiyorlarsa imam hatip ya da özel okulu tercih etmek aksi halde sistem dışında kalıp açık öğretim lisesine mahkum olmakla karşı karşıya bırakılmaktadır.

MEB, Nisan ayında yaptığı ilk açıklamada 1367 lisenin merkezi sınav puanı ile öğrenci alacağını duyurmuştu. Din Öğretimi Genel Müdürlüğü’nün duyurduğu listeye göre, liselere geçişte sınavla öğrenci alacak imam hatip lisesi sayısı 297’den 319’a çıkarıldı. Neredeyse tamamı pansiyonlu olan okulların kontenjanı 28 bin 740 oldu. MEB’in kılavuzunda belirtilen 596 pansiyonlu lisenin 258’ini Anadolu imam hatip liseleri oluşturdu ve imam hatip liseleri avantajlı konuma getirildi. Böylece kılavuza göre toplam 5 tercih yapacak öğrenci adresine yakın ilk 3 tercihine yerleşememesi durumunda imam hatip lisesine gitmek zorunda bırakıldı. Bakanlık, başarısızlığı ve tercih edilmezliği tescilli imam hatipleri kalkındırarak, çocuklarımızı zorla bu okullara yönlendirmektedir.

Bazı yerleşim yerlerinin kayıt alanı içerisinde sadece bir ya da iki Anadolu lisesi bulunduğu, öğrencinin diğer tercihlerini doldurabilmesi için kendi kayıt alanındaki imam hatip ya da meslek liselerinden tercih yapmak zorunda bırakıldığı, bu sistemin bilime, fırsat eşitliğine ve hukuka açıkça aykırı olduğu anlaşıldığından sendikamız tarafından ilgili kılavuz yargıya taşınmış ve özellikle bu kısıtlayıcı hükümler ile zorunlu imam hatip ya da özel okulu tercih noktasındaki hususların öncelikle yürütmesinin durdurulması ardından iptali talep edilmiştir.

Eğitim-İş olarak, haksızlığa uğrayan çocuklarımızın da velilerimizin de her anlamda yanlarında olacağımızı belirtmek isteriz.

Yayınlandığı Kategori Manşet

Dörtayak Türbesi görülmeye değer tarihi güzelliğe sahip. Tarihi yapılar geçmişle gelecek arasında köprü vazifesindedir. Bu topraklar binlerce yıl farklı medeniyetlere ev sahipliği yapmış. İlimizde Sagalassos, Kibyra ve daha pek çok Antik Kent Selçuklu ve Osmanlı dönemlerine dair eserler var. 

Dörtayak Türbesi’de Selçuklu döneminden  bugüne kadar ayakta kalabilmeyi başarmış tarihi yapılardan birisidir. Burdur Belediyesi tarafından yapılan çevre düzenlemeleriyle birlikte şehrin en güzel mekanlarından birisi oldu. 700 yıllık bir tarihe dokuya sahip olan türbe, Hızırilyas Mahallesi’nde görülmeye değer mekanlardan. Türbenin içinde bulunduğu park son derece bakımlı, yeşillikler, çiçekler ve güller içinde, oturma grupları ve şadırvanlarıyla ziyaretçilerini bekliyor. 

Dörtayaklı Türbesi, muhtemelen XIV. veya XV. yy.a aittir. Tamamı kesme taştan yapılmış olan türbe altta kare planlı olup kapı eşiğinden yukarısı sekizgendir. Piramit çatılı bir külahla üzeri örtülmüştür. Türbenin köşelerinde kareden sekizgene geçilen köşe pahları büyük üçgen satıhlar halinde olup pahların başladığı hizada doğu ve batı kenarları dikdörtgen iki küçük pencere açılmıştır. Kuzey kenarda gene pah köşeleri hizasında iç içe daralan profilasyonlar içinde yekpare taş söveli ve basık yay kemerli kapı yer alır.

İç kısımda tamamı sekizgen planlı olup duvarlar içte sıvasız ve dışta olduğu gibi kesme taştır. Güney kenarda mihrap yer alır. Mekanın üzeri içten kubbe ile örtülüdür. Bu türbe Vakıflar Genel Müdürlüğünce 1984 yılında restore edilmiştir.

Hatice Dursun 

Yayınlandığı Kategori Manşet