Manşet - Burdur Gazetesi | Burdur Haberleri, Burdur Haber
Salı, 05 Haziran 2018 15:54

Her günümüz Çevre Günü olmalı

Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü’nce Öğretmenevi’nde 5 Haziran Dünya Çevre Günü programı düzenlendi. Etkinlikte Vali Hasan Şıldak’ın açılış konuşmasının ardından Dünya Çevre Günü’yle ilgili sunum izlendi. Daha sonra  Sakarya İlkokulu öğrencileri tarafından şiirler söylenip Çevre Andı okundu. Program Sakarya İlkokulu öğrencilerinini halk oyunu gösterisiyle sona erdi.

Vali Hasan Şıldak etkinlikte yaptığı konuşmada teknolojinin hızla gelişmesi, sanayileşme, bilinçsiz tüketim, kentlerdeki aşırı nüfus yoğunlukları çevre sorunlarınının artmasında en önemli nedenler olduğunu vurgulayarak;

“Bugün Dünya Çevre Günü. Günümüzde çevre deyince artık geçmişe göre bilinçlendik. Türkiye ve dünya olarak aşama katetmiş durumdayız. Çevreyi kelime anlamı itibariyle çevreyi içimizde yaşıyoruz. Çevre bizim artık bütünlüğümüz içinde yer alıyor. Günümüzde insanlar ve tüm canlı yaşamı için hayati öneme sahip olan çevresel değerler önemli bir sorun olarak dünyadaki devletlerinde üzerinde durduğu konu haline gelmiştir. Teknolojinin hızla gelişmesi, sanayileşme, bilinçsiz tüketim, kentlerdeki aşırı nüfus yoğunlukları çevre sorunlarınının artmasında en önemli nedenlerdir. Çevre sorunlarından kaynaklanan kuraklık, çölleşme, küresel ısınma ve içme suyu kynaklarında yaşanan azalma tüm dünyara ortak çözümler getirilmesi gerekli kılmaktadır. Bu nedenle bütün insanlık ortaya çıkan problemlerle baş etmek için birlikte mücadele etmeyi de başarmalıdır.  Ülkemizde çevre sorunları konusunda da çalışmalar yapılıp güzel aşamalar katedildiği bilinmektedir. Binanın çelikleşme çalışmaları, kentsel yenilemeler, orman alanlarımızın korunması, ağaçlandırma çalışmaları ve çevre kirliliğinin önüne geçilmesine yönelik proje ve çeşitli çalışmalar takdire değer seviyede. 10-20 yıl geriye gittiğimizde bu tür bilinçlenme olmadığı gibi çalışmalarda bir yoğunluk görememekteydik. Pek çok kamu kurum ve kuruluşumuz elbirliğiyle gerek kamu gerekse özel sektör bu konuda çok ilerleme kaydetti. İlimizde de gerek hava kirliliğinin gerekse su kirliliğinin önlenmesine yönelik ve atıkların geri dönüşümünde olumlu mesafe alındığına da söylemek istiyorum. Çevrenin korunmasıyla ilgili gerekli hashasiyet artmıştır. İnsanlar çevrenin sadece kendilerine ait olmadığı anlayışı edindiler. Diğer insanlarında çevresi olduğu gelecek nesillerde ödünç alınmış bir emanet olduğu toplumumuza yerleşmiştir. Ama bütün bunların yeterli olduğunu söylemek ne yazık ki mümkün değil. Bunun için aramızda bulunana öğretmenlerin, gençlerimizin bu konuda daha da bilinçlendirilmesi ve çevreye sahip çıkmaları büyük önem taşımaktadır. Milletini düşünen herkes çevreyi temiz tutmalı ve korumalıdır. Tüm dünyada gelişen bu trendin ülkemizede daha da yerleşmiş olması ve gelecek nesillere pırıl pırıl bir çevre arzusu hepimizin içinde umut olarak yeşermelidir diye düşünüyorum.”dedi.

Çevre kirliliğinin önlenmesine yönelik yapmış olduğu çalışmalardan dolayı Vali Hasan Şıldak tarafından Tefenni Belediye Başkanı Ümit Alagöz, Karakanlı Belediye Başkanı Fatih Selimoğlu, İş adamı Ercan Akın’a plaketleri sunulup, Sakarya İlkokulu öğrencisine topladığı atık piller için hediyesi verildi.

Hatice Dursun

 

Yayınlandığı Kategori Manşet
Salı, 05 Haziran 2018 15:52

Toprak bereketlenirse toplum güçlenir

Türkiye, 24 Haziran 2018’de gerçekleşecek seçimlere günler sayarken, Köy-Koop Genel Başkanı Yakup Yıldız, tarım ve hayvancılıkta yaşanan sorunları paylaşıp, siyasileri uyardı. Yıldız, sorunların çözümü için seçimleri kazanacak siyasilere tarım ve hayvancılıkta uygulanması gereken politikaları hatırlattı.

Yayınlandığı Kategori Manşet

Ak Parti’nin seçim çalışmalarına destek olmak Burdur’a gelen Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Ayşen Gürcan, İftar Yemeği’nde basın mensuplarıyla bir araya geldi. Ege Lokantası’nda gerçekleşen iftar yemeğinin ardından gündeme dair açıklamalarda bulunan hemşehrimiz Ayşen Gürcan’a Ak Parti Milletvekili Adayları Bayram Özçelik, Yasin Uğur, Emine Aktaş’la birlikte Ak Parti İl Başkanı Volkan Mengi, Merkez İlçe Başkanı Murat Akbıyık ve parti yöneticileri de eşlik ettiler.

Çocukluğunun geçtiği Burdur’la ilgili bazı anılarını paylaşan Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Ayşen Gürcan, “Hangi inançta olursak olalım aynı gemideyiz. Bu gemideki her türlü sarsılma hepimizi etkileyecek. Sadece bizi değil, çocuklarımızı, torunlarımızı da etkileyecek. Biz bu standartı, 16 yıldır geçirdiğimiz istikrarı daha da güçlendirmeliyiz. Biz her seçimde kabuğunu yırtan, erdemle, iradeyle şahlanan bir Türkiye görüyorum.” dedi.

Çocukluğunun geçtiği Burdur’la ilgili bazı anılarını paylaşan Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Ayşen Gürcan, “Hangi inançta olursak olalım aynı gemideyiz. Bu gemideki her türlü sarsılma hepimizi etkileyecek. Sadece bizi değil, çocuklarımızı, torunlarımızı da etkileyecek. Biz bu standartı, 16 yıldır geçirdiğimiz istikrarı daha da güçlendirmeliyiz. Biz her seçimde kabuğunu yırtan, erdemle, iradeyle şahlanan bir Türkiye görüyorum. Önemli olan sorunları anlayışla, birlikle ve beraberlikle çözmemizdir. Milletvekili adayı arkadaşlarımı tebrik ediyorum. Bu kadar kısa sürede yoğun bir çalışmayla çok başarılı olduklarını görüyorum. Yerellerde taleple arzın bir araya geldiği bir ortamda çalışma yapılıyor. Heyecan veren, yenilik getiren bir dönem olacak. 2017’de Türkiye karar verdi. Yeni bir yönetim modeline karar verildi. Geçtiğimiz yönetim modelinden bizi daha da şahlandıracak bir model. Dere geçerken at değiştirilmez derler. Çünkü bu sistemin başarısı, başka ülkelerde başarıyla uygulanmasıyla alakalı. Bu sistem sadece Türkiye’yi değil, komşularımızı, Türkiye’ye umut bağlamış, Türkiye’deki liderliğin kendilerine umut olduğunu bilen nice ülkenin bir tür rol modeli olacak. Ben Türkiye’nin geleceğinin bir şahlanışı olduğuna inanıyorum. Ahlakı, erdemi, fazileti umutmadan, iradeden vazgeçmeden şahlanmalıyız. Cesaretle yolumuza devam etmeliyiz.” dedi.

Ak Parti İl Başkanı Volkan Mengi, “24 Haziran seçimlerinin çalışmalarına tüm hızıyla devam ediyoruz. Bize destek olmak için gelen Cumhurbaşkanı Başdanışmanımız Ayşen Gürcan’a teşekkür ediyorum. Hem sahurda, hem iftarda hem gündüz hem gece bütün gücüyle seçim çalışmalarımızı yapıyoruz. 3 gün boyunca Burdur’umuzun çeşitli ilçelerinde programlar yapmaya devam edeceğiz.” dedi.

Milletvekili Adayı Bayram Özçelik, “Çalışmalarımızı çok yoğun bir tempoyla sürdürüyoruz. İlçelerimizde, köylerimizde ve il merkezimizde yoğun program içerisindeyiz. Hedefimiz, Burdur’umuzda tarih yazmaktır. Bu seçimde, 3 Milletvekilini de alarak, TBMM’de Burdur’u temsil etmek istiyoruz. Bunu yaparken vatandaşın gönlüne girmek lazım. Bu çerçevede programlarımızı gerçekleştiyoruz. Seçimlerin seçimine doğru gidiyoruz. Cumhuriyet tarihi boyunca yapılan seçimlerin en anlamlısı, en özüne gidiyoruz. Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sisteminin kapısını açan bir seçim.” deyip, Ak Parti’nin kurulduğundan bu yana girdiği her seçimden lider olarak çıktığını, 13’üncü seçimde de aynı sonucun olacağına inancını vurguladı. Ak Parti’nin diğer adayları Yasin Uğur ve Emine Aktaş’ta iftar yemeğinin ardından yaptıkları konuşmalarda kendilerini tanıtıp katılımcıları selamladılar.

Bahtiyar Turan

Yayınlandığı Kategori Manşet

Cumhurbaşkanı adayı Muharrem İnce, en başta CHP’lilerin ve tüm Türkiye’nin ezberini bozup, halkın gözünde büyüyüp devleşiyor.

Muharrem İnce’nin coşkulu kalabalıklarla yarattığı tablo; Ecevit’in de yıldızının parlatıldığı 1973 seçimleri öncesi tablodur.

70’li yıllar, köylünün kooperatifleşme, işçinin sendikalaşma, gençlerin, kadınların özellikle öğretmenlerin derneklerle siyasallaşma, uyanma yıllarıydı.

1973 seçimleri öncesi, illeri, ilçeleri gezen Ecevit, karşısında bilinçli, örgütlü kalabalıkları buluyor, kalabalıkların açtığı pankartlar, atılan sloganlar  Ecevit’in konuşmalarını yönlendiriyordu.

Ecevit’i “Karaoğlan”  “Umudumuz Ecevit” yapanda bu örgütlü  kalabalıklardı.

Aradan geçen bunca yıldan sonra, köprülerin  altından çok sular aktı. 12 Eylül Faşizmi solun üstünden silindir gibi geçti.  Özal dönemi, arkasından koalisyon yılları… Son olarak Erdoğan’ın 16 yıllık tek adamlık diktası  dönemi, emekçilerin çok bilinçli yöntemlerle uyutulduğu, ezildiği oradan oraya savrulduğu dönemler oldu.

Henüz 24 Haziran erken seçimleri kararı alınmadan once, halkta bir sorgulama başlamıştı ama, bu içten, sessiz arayışın bir adresi yoktu.

Erdoğan’ı erken seçime götüren neydi?

Bu sorunun tam olarak cevabını, 24 Haziran seçimlerinin sonuçları verecek!

Erken seçim kararı sonrası ortaya çıkan, “Milet”  ittifakı’nın mimarı, hiç kuşkusuz CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu’dur. İyi Parti-Saadet ve Demokrat Parti ile birlikte oluşturulan  “Millet” İttifakı, milletvekili seçimi açısından, Erdoğan’ı bile korkutup, kendi kazdığı kuyuya düşürecek çok başarılı bir yöntemdi. Ancak, Cumhurbaşkanlığı seçiminin 1. Turuna bu yöntemin bir katkısı yoktu.

Çünkü; Millet ittifakını oluşturan partilerin, 1. Turda ortak bir aday üzerinde anlaşmaları mümkün olmadı.

CHP açısından bakıldığında; CHP adına seçime girecek aday’ın, hangi özellikleri taşıması gerektiği konusunda parti içi uzlaşma sağlanması kolay olmadı. İllerden yukarıya doğru yapılan nabız yoklamaları, CHP’nin Cumhurbaşkanı adayının mutlaka CHP’li olması gerektiğine işaret ediyordu.

CHP’de Cumhurbaşkanı adayı aranırken, Muharrem İnce’de zaten çoktan bu göreve talip olduğunu duyurmuştu.

Muharrem İnce’nin Cumhurbaşkanı adaylığı, parti içinde genel bir mutabakatla oluşturulsa da, yine de başlangıçta bazı kaygılar vardı.

Muharrem İnce; seçim otobüsleri üzerine çıkıp  mitiglere başlayınca, once bu kaygılar dağıldı, sonra kaygıların yerini umut ve coşku aldı.

Evet; Muharrem ince, söylemleri, ses tonu, vurguları, halkın dilinden konuşması, oturması kalkmasıyla kendi yıldızını kendi parlattı.

Muharrem İnce Yalova’da “Vardar Ovası”  Bursa’da “Cigoş” oynuyor. Malatya’da Kayısı, Adıyaman’da tütün, İstanbul’da  “sorma ver parası” alınan Deli Dumrul Köprüleri, geçitleri için umut oluyor, sözler veriyor. Van’da yaptığı konuşmada çobanların sosyal güvenlik pirimini devletin karşılayacağını, hayvanlar için kullanılacak ilaçların bedelini devletin ödeyeceğini söylüyor.

İnanıyorum; Muharrem İnce’yi artık CHP seçmenleri emekçiler kadar, daha önce diğer partiler oy veren emekçilerde, televizyon başında, miting alanlarının kıyısında, köşesinde izliyor.

Karaoğlanı, “Umudumuz Ecevit” yapan bilinçli, örgütlü seçmenlerin olduğu şartlarda değiliz belki ama;

Hırsızlığın, yolsuzluğun, yoksulluğun, ezip, yeni  çare arayışına ittiği milyonların, ülkenin geleceğine damga vurup, yeni bir devir açabileceği seçimlerin öncesindeyiz.

İşte bu milyonlara; “Umut” olma mücadelesi veriyor Muharrem İnce…

Vura vura duvarları yıka yıka geliyor Muharrem İnce.

Yayınlandığı Kategori Köşe Yazıları
Salı, 05 Haziran 2018 15:52

Hastanede yaşlılara öncelik yok mu?

Devlet Hastanelerinde, yaşlıların, Hamilelerin, çocukların, bebeklerin, polikliniklerde bekletilmeden hizmet almaları gerekiyor. Hatta İleri yaştaki yaşlıların, hastane hizmeti almada önceliklerinin olduğu, hastaneye yerleştirilecek uyarı levhaları ile duyurulmalı.

Ancak; bütün bunlardan önce hastane çalışanları, özellikle polikliniklerde görev yapan sekreterler bunu bilmeli.

Devlet Hastanesi Psikiyatri Polikliğiniği’ne getirilen 80 yaşını aşmış hastaya, sürekli kullandığı ilaçlarını yazdırmaya gelen hasta sahipleri, görevli sekretere, hastanın çok yaşlı olduğunu, yaşının sıra bekleme elvermediğini söylediklerinde aldıkları cevap; “beklesin! sırası gelince alırız” oldu.

Hasta sahiplerinin, hastanın yaşı nedeniyle bekleyemez durumda olduğunu söylemeleri de fayda etmedi.

Bu ülkede 65 yaşın üstündekiler yaşlı Kabul edilirken, 80 yaşını aşmış bir yaşlıya, Burdur Devlet Hastanesi’nde öncelik tanınmaması üzücü!

Devlet Hastaneleri Polikiliniklerinde hizmet alma önceliğine iliş bakanlığın genelgesi açıkca, 65 yaş üstü hastaların hizmet alma önceliğini ortaya koyuyor. Ama Hastane polikiliniklerinde görev yapan sekreterlerin  ya bu genelgeden haberleri yok  yada genelgeyi umursamıyorlar!

80 yaşındaki hastaya öncelik tanınmayınca, hasta sahiplerinin konuyu hastane başhekimine taşımak zorunda kalmalarıda acı.

Hastane çalışanları polikliniklerde hizmet önceliği konusunda eğitilmeli. Yoksa 65 yaşını geçmiş 80 yaşını aşmış yaşlılar poliklinikler önünde bekletilmeye devam ederler!

Devlet Hastaneleri poliklinik hizmetleri verilmesinde öncelikleri belirleyen genelge şöyle;

Bilindiği üzere, sağlık kurum ve kuruluşlarında özellikle poliklinik hizmetlerinde hasta mağduriyetlerinin önlenmesi, hasta hakları mevzuatı başta olmak üzere mevzuatımızda toplumda öncelikli olarak korunması ve özel tedbir alınması öngörülen vatandaşlarımızın sağlık hizmetinden de öncelikli olarak yararlandırılmaları konusunda Bakanlığımızca ilgili Genelge ile düzenleme yapılmıştır. 

Diğer taraftan, 669 sayılı olağanüstü Hal Kapsamında Bazı Tedbirler Alınması ve Milli Savunma Üniversitesi Kurulması İle Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Hükmünde Kararname’nin 106 ncı maddesi ile; Gülhane Askeri Tıp Akademisine bağlı eğitim hastaneleri ve Türk Silahlı Kuvvetleri Rehabilitasyon ve Bakım Merkezleri ile asker hastaneleri, dispanser ve benzeri sağlık hizmet birimleri ile Jandarma Genel Komutanlığı’na ait sağlık kuruluşları Bakanlığımıza devredilmiştir. Ayrıca, şehit yakınları ve gazilere sağlık hizmeti sunumunda öncelik tanınacağı ve askeri personel ile bakmakla yükümlü olduğu kişilere devredilen sağlık kuruluşlarında öncelikli hizmet verileceği hüküm altına alınmıştır. 

Bu kapsamda 669 sayılı KHK ile Bakanlığımıza devredilen Gülhane Askeri Tıp Akademisine bağlı eğitim hastaneleri ve Türk Silahlı Kuvvetleri Rehabilitasyon ve Bakım Merkezi ile asker hastaneleri, dispanser ve benzeri sağlık hizmet birimlerinde (devredilen-askeri-sağlık kuruluşlarının) genel hizmetin aksamasına meydan vermeyecek şekilde poliklinik muayenelerinde öncelik sırası alacak gruplar aşağıdaki şekilde uygulanacaktır. 

1. Acil vakalar (Ani gelişen hastalık, kaza, yaralanma ve benzeri durumlar ile ivedilikle tıbbi müdahale yapılması gerektiğine hekim tarafından karar verilen vakalar), 

• Engelli hastalar, 

• Hamileler, 

• Hizmetteki TSK, J.Gn.K.lığı ve S.G.K.lığı rütbeli personeli 

• Harp ve vazife şehitlerinin dul ve yetimleri ile malül ve gaziler ile aileleri, 

• 65 yaş üstü hastalar, 

• Yedi yaşından küçük çocuklar, 

• Öncelikli olarak garnizon dışından sevkle gelenler olmak üzere, hizmetteki TSK, 

J.Gn.K.lığı ve S.G.K.lığı personeli ve bakmakla yükümlü olduğu kişiler,

9. Emekli TSK, J.Gn.K.lığı ve S.G.K.lığı personeli ve bakmakla yükümlü olduğu kişiler, 

 

Yayınlandığı Kategori Manşet

Bahçeşehir Koleji tarafından oluşturulan ‘Master 6’ Projesi kapsamında ‘Meslek Uzmanlarıyla Kariyer Söyleşileri’nin konuğu Rektör  Korkmaz oldu.

MAKÜ Rektörü Prof. Dr. Adem Korkmaz’ın Yaşamın tüm alanlarına dair bireyin donanımlı bir şekilde gelişimini sağlayacak altı farklı modülden oluşan, öğrencilere müfredat programının akademik kazanımlarının yanı sıra kendine değer verme, yeteneklerini keşfetmelerini sağlama fiziksel, zihinsel, sosyal kapasitelerini ve buna bağlı olarak özgüven düzeylerini artırma, toplumun geleceğinde nasıl bir rol alacağını, hangi mesleği, hangi yeterliliklerle yapabileceği konusunda farkındalık sağlama amacıyla Bahçeşehir Koleji tarafından oluşturulan ‘Master 6’ Projesi kapsamında ‘Meslek Uzmanlarıyla Kariyer Söyleşileri’nin konuğu olduğu açıklaması yapıldı;

Konferans Salonunda Eğitim Semineri ile öğrencilerle bir araya gelen Rektör Prof. Dr. Adem Korkmaz, bilgi ve tecrübelerini öğrencilerle paylaştı. Öğrencilere tavsiyelerde bulunan Rektör Korkmaz, “Günümüzde kariyer hedefini belirlemeniz ve bu amaç çerçevesinde çalışmanız, kendinizi geliştirmeniz çok önemli. Tüm bu çalışmaları yaparken herhangi bir sanat dalıyla da uğraşmanızı tavsiye ediyorum. Bu hem kişisel gelişiminiz için hem de sosyal hayatınızın sürdürülebilirliği noktasında sizlere avantaj sağlayacaktır.” ifadelerini kullandı.

Mehmet Akif Ersoy Üniversitesi hakkında da bilgiler veren Rektör Korkmaz, öğrencilere üniversite tercihlerinde sadece üniversitenin adını dikkate almamaları, o üniversitenin bulunduğu şehrin geleneklerine de dikkat etmeleri gerektiğini vurguladı. Rektör Korkmaz “Üniversiteler gelenekleriyle oluşurlar. Tercih listenizi oluştururken bu gelenekleri göz ardı etmemelisiniz. Örneğin İstanbul Üniversitesi’nden mezun olan kişilerin kariyerleri bellidir. Oradan mezun olanlar yönetici veya kamu çalışmaları alanında kariyer yaparlar. Türkiye’de üniversiteye yerleşme gibi bir sıkıntı yok artık her şehirde üniversite var ve bazı kontenjanların boş kaldığı bile oluyor. Mehmet Akif Ersoy Üniversitesi’nde de önümüzdeki eğitim öğretim döneminde 15 yeni programa ilk kez öğrenciler alınacak. Sizlerin yapması gereken şey çalışmak. Bu çalışma günü gününe bir çalışma olmalı. Bugün çalışmadım yarın daha çok çalışırım demekle olacak şey değildir.” diyerek düzenli çalışmanın önemine vurgu yaptı.

Mehmet Akif Ersoy Üniversitesi hakkında da bilgiler veren Rektör Korkmaz, hem kişisel hayatı ve deneyimleri hem de üniversite ile ilgili öğrencilerden gelen soruları da içtenlikle yanıtladı.

Söyleşi Burdur Bahçeşehir Koleji Kurucu Genel Müdürü Osman Çoban’ın  Rektör Korkmaz’a  çiçek takdim etmesi ile son buldu

 

Yayınlandığı Kategori Manşet

Türkiye Tabiatını Koruma Derneği Bilim Danışmanı Yard. Doç. Dr Erol Kesici yaptığı yazılı açıklam ile  “Salda Gölü bir bütündür, bölünemez.

Şurası daha az değerli burası daha önemli denilemez. Burası bütüncül bir yaşam alanı. Sorun sadece çöp, tuvalet değil. Çok nazik olan kıyı yaşamında telafi edilemeyecek zararların doğacak olması. Bunu anlamıyorlar bir türlü. Defalarca dile getirmek gerekiyor: Burada festival yapılmaz. Burası korunan  alan. Festival Salda Gölü’nü tanıtmaz, yok eder!” görüşünü dile getirdi;

Bize- canlılara  yaşama imkanı sunan Çevrenin 1960 lı yıllarda giderek  insanlar tarafından tahrip edilmesi nedenleriyle  1972 yılında İsveç’in Stockholm kentinde Birleşmiş Milletler Çevre Konferansı toplanır.. Farkındalık oluşturulması, çevrenin korunması ve analizi için 5 Haziranı , kutlama değil,   dünyanın ne hale geldiğinin, neler yapılmasının değerlendirilmesi günü ilan etmiştir… Bir çok ülke ise bunu KUTLAMA günü olarak değerlendirdiğinden,  kuralları doğanın değil kendisinin koyması sonucu günümüzde de çok ama çok ciddi sorunlarla karşı karşıdır.. Korumadan kullanarak para kazanma bakışı, hava-su-toprak kirliliğini, , besin kıtlığını; hastalıkları, GDO lu –kimyasal- zehir içeren ürünlerin giderek artmasına ve bunun sonucu artan hastalıklar ve buna bağlı daha çok ekonomik ve yaşamsal kayıplara, sellere, kuraklığa, kıtlığa  ve savaşlara neden olmaktadır. Her geçen saniye aranır hale gelmektedir… Nedeni mi? 5 Haziranların  “kutlanması” ! 

SALDA GÖLÜ Salda Gölü; hafif tuzlu karstik göl olup, 2milyon yıllık bir geçmişe sahiptir. Fakat son  yirmi yıl içerisinde “insanların etkileriyle” yaşadığı   ciddi sorunları yaşamını azaltmaktadır. Ne den mi?

Gölde oluşan hidromanyezit oluşumu( beyaz toprak-kayalar- Mars Toprağı )  yüzbinlerce yılın tamamen göl ekosisteminde bütünlük oluşturan- korunan  çok az sayıda su canlılarının göldeki su kalitesi ve mineral yapısıyla oluşturdukları biyolojik mineralizasyon olayıdır. Bu özelliği bulundu bölgenin kayaç yapısından, ikliminden gölü besleyen derelerde ve göldeki su akışından kaynaklanmaktadır.

Doğadan elbette ekonomik olarak yararlanacağız.. Ama bunun bir sınırı var… Tıpkı sabırla “Altın Yumurtlayan tavuğu” kesmeden koruyarak olmalı… Son yıllarda neler yaşadı Salda Gölü , tarım için gölet için kendini besleyen çok az sayıda çayların önüne gölet yapmak, tarımsal kirlilik, taş ocakları yol yapımı! Neden  yapmayın burası yeri değil dediğimizde;  dönemin ;Ziraat odası başkanın açıklaması, acı ve düşünülmesi gereken, bence ibretlik….. Başkan; “üretici için göl değil kazanç önemli… göl kurursa kurusun gözüyle bakılmakta….”  Bunun yanı sıra başkan,  ben aidatlarımızı gelirimizi köylüden sağladığımız için köylünün arkasında durmak  zorundayım” …!

Daha sonraları burayı Festival alanı  olanı olarak kullanmak…! Yapın fakat yeri burası değil başka yerde yapınız…! “Olmaz.. Biz sizden daha çok çevreciyiz…”  

29 Haziran-1 Temmuz arası gerçekleşmesi planlanan  Salda Gölü kıyısında  yapılacak  festivalin yapılma gerekçesi ve ısrarı. Yeşil ova Bel. Bşk. “Ben yıllarca kendimi doğaya adamış bir adamım. İlçemiz Yeşilova’da ‘Çiçekçi Başkan’ olarak anılıyorum. Sebebi her tarafa ağaç dikiyor olmam. Ben onlardan daha iyi bir doğacıyım. Bunları söyleyenlerin doğa ile alakası olmadığını biliyorum. Göl çevresinde ne kadar ağaç varsa biz dikmişizdir. Kendini çevreci olarak sunanların belki bir dikili ağacı yoktu. Her ne olursa olsun ilçemi kalkındırıp ileri götüreceğim. Bazıları buna engel olmaya çalışacaklardır ama Atatürk’ün bir sözü vardır: ‘Önüne hangi engeller çıkarsa çıksın eğer ülke menfaatine çalışıyorsan çalışmaya devam et’ demektedir. Ben de Yeşilova, Burdur ve ülke menfaatine çalıştığımı düşünüyorum. Ve bu menfaatte de her şeyi yapmaya hazırım. Bana ne olursa olsun ama mutlaka ilçemi kalkındıracağım, ileri götüreceğim. İleri bir ilçe olarak devam ettireceğim. …. Kasapta et, fırında ekmek kalmıyor böyle günler de….”  

Çevre ben senden daha çevreciyim ,  daha çok ağaç diktim,ilçemi- ülkemi  kalkındıracağım yarışıyla değil; bilim ve akılla ölçülür… Geçen yıllarda  göl kıyısında yapılan ve araçların göle içine sokulması , Salda Gölü’ne özgü  canlılık içeren ve mutlak  koşulla  ezilmemesi gereken toprağı ezildi , canlılık oluşumu  adeta “katledildi” Salda bu bakışla ileri ye taşınmaz.. Bindiğiniz dalı kesmektir.. Festivalin yapılmasına karşı çıkılmamakta… Burası korunan alandır  Yeri gölün kıyı alanı değildir… Gölün koruma alanının dışıdır.böyle korunmaz… Bu aslanın çok sevdiği yavrusunu” boğmasına “benzemektedir..

Parayı her şey gören zihniyet, “parayla hareket” edenler doğayı yok etmemelidir- edemezler… Bu tür açıklamalar doğanın bile bile yok olacağını bilerek, “suç” işlemektir… Yasalar ne için var?  Bu bakışla, iyileştirilen doğal alan var mı?

Herkes doğanın çatısının, havasının, suyunun, akıntısının ve rüzgarının içindedir. hayayı, toprağı ve suyu kötü kullanmaktayız,  doğal korunan alanlar kimsenin “malı” değildir… Halkın -yerelin isteği, para kazanma  istekleri korumak amaçlı olmalıdır, bu bakış; doğayı ve geleceği yok edecek şekilde olmamalıdır ve bu tür isteklerde; politik popülist bakışla değil bilimsel görüşler alınır ve uygun yerde yapılır. “İnatlaşmayla değil”..  Bu bakış;  turkuaz rengindeki suyu ve bembeyaz kumsallarıyla Maldivleri andıran SALDA GÖLÜ’nün henüz yeterince keşfedilemeden tüm sırlarıyla birlikte yok olmasına neden olacaktır !

Çözümse;2012 yılında benimde içinde bulunduğum çok sayıdaki  araştırmacının TC. Orman ve Su İşleri Bakanlığı Doğa Koruma ve Milli P.G.M  ce yaptırılan SALDA GÖLÜ Biyolojik Çeşitlilik Araştırmalarının sonuçlarının yer aldığı ve 2013 Mart ayında Türkçe – Yabancı dille basılan Kitaplarda Salda Gölünün nasıl korunması, nasıl ekonomik olarak yararlanılması konusunda  açıklamalar yer almaktadır…Bu çalışma Salda Gölü’nün biyolojik, sosyal ve yönetimsel çalışmalarını ve temel hedef olarak da; ekolojik-sosyo-ekonomik-kültürel ilişkilerle, yöresel ölçekte taraflar arasında uyumlu ilişkiler SALDA GÖLÜ  gibi eşsiz  doğal kaynağın Ulusal ve Uluslar arası kültürel korunmasını amaçlanmıştır. Salda Gölü’nün geleceğe taşınması bakımından ,alan ile yöre halkı ilişkisinin sürdürülme biçiminin  ve Salda Gölü Yönetim Planın  hazırlanması uyulmasının  çok önemli olduğuna da değinilmektedir… Öyleyse…? Olayı sadece çöp ve tuvalet olarak değerlendirilmemeli.  Salda Gölü bir bütündür, bölünemez. Şurası daha az değerli burası daha önemli denilemez. Burası bütüncül bir yaşam alanı. Sorun sadece çöp, tuvalet değil. Çok nazik olan kıyı yaşamında telafi edilemeyecek zararların doğacak olması. Bunu anlamıyorlar bir türlü. Defalarca dile getirmek gerekiyor: Burada festival yapılmaz. Burası korunan  alan. Festival Salda Gölü’nü tanıtmaz, yok eder!

Yrd. Doç. Dr. Erol KESİCİ Türkiye Tabiatını Koruma Derneği Bilim D

Yayınlandığı Kategori Manşet
Salı, 05 Haziran 2018 15:52

CHP Esnafı İnce mitingine çağırdı

Milletvekili Mehmet Göker ve CHP yöneticileri Gazi Caddesi’ndeki esnafları ziyaret ederek Muharrem İnce’nin katılacağı mitinge davet ettiler. 

CHP Cumhurbaşkanı Adayı Muharrem İnce, 7 Haziran Perşembe 21.00’de Özgürlük ve Demokrasi Meydanı’nda düzenlenecek mitingte konuşacak. CHP’liler 24 Haziran seçimleri için çalışmalarına aralıksız devam ediyorlar.  Milletvekili Mehmet Göker, Belediye Başkanı Ali Orkun Ercengiz, CHP İl Başkanı İzzet Akbulut, CHP Burdur milletvekili adayları, il ve ilçe örgütleri yöneticileri, kadın ve gençlik kolları Kışla ve Gazi Caddesi’ndeki esnaflara kolay gelsin dileğinde bulunup, Cumhurbaşkanı adayı Muharrem İnce’nin mitingine davet ettiler. 

Vatandaşlarla her ortamda bir araya gelen CHP yöneticileri ve üyeleri kapı kapı dolaşıp, halk pazarlarında, meydanlarda, evlerde, kahvelerde ziyaret ederek CHP’nin hedeflerini anlatıyorlar. 

Hatice Dursun

 

Yayınlandığı Kategori Manşet

06 Haziran 2018 - Çarşamba - Burdur Gazetesi

Yayınlandığı Kategori Arşiv