Manşet - Burdur Gazetesi | Burdur Haberleri, Burdur Haber

T.C. BURDUR İCRA DAİRESİ

2016/276 TLMT.

TAŞINMAZIN AÇIK ARTIRMA İLANI

Yayınlandığı Kategori Resmi İlanlar

T.C. BURDUR İCRA DAİRESİ

2017/530 ESAS

TAŞINMAZIN AÇIK ARTIRMA İLANI

Yayınlandığı Kategori Resmi İlanlar

Karayolları Güvenliği ve Trafik Haftası etkinlikleri, Cumhuriyet Meydanı’nda gerçeği aratmayan bir tatbikata sahne oldu. Vatandaşların şaşkın bakışları etrafında gerçekleşen tatbikatta, kaza yapan bir araçta yaralanan 2 kişiyi kurtarmak için AFAD, 112 Acil Servis, UMKE ve İtfaiye ekipleri müdahale etti.

Karayolları Güvenliği ve Trafik Haftası, Cumhuriyet Meydanı’nda düzenlenen etkinliklerle görsel bir şölene dönüştü. AFAD, 112 Acil Servis, UMKE ve İtfaiye ekiplerinin gerçeği aratmayan tatbikatı vatandaşların şaşkın bakışları etrafında gerçekleşirken, açılan standlarda da vatandaşlara bilgilendirmeler yapıldı. Programda ayrıca bisiklet binen gençlere kask hediye edildi. Yılın şoförleri İrem Yüksek Tosun ve Bahtiyar Sağlık’a da ödüllerini Vali Yardımcısı Bahir Altunkaya verdi.

Cumhuriyet Meydanı’nda gerçekleşen tatbikat, aracyıla kaza yapan iki kişinin kurtarılmasını konu aldı. Birisi kırılan ön camdan araç dışına savrulmuş, diğeri de araç içinde kalkış kazazedelere ilk olarak 112 Acil Servis ve UMKE ekipleri müdahale etti. AFAD Ekibi ise, araçta sıkışan sürücüyü kurtarmak için gerekli müdahaleleri gerçekleştirdi. Yaralıların ambulanslara alınmasının ardından araçta çıkan yangına İtfaiye ekipleri de müdahale ederek, yangının etrafa yayılmasını önlediler.

Karayolları Güvenliği ve Trafik Haftası, Cumhuriyet Meydanı’nda düzenlenen etkinliklerin açılışında konuşan 3. Sınıf Emniyet Müdürü Mustafa Erdener Bene, “Yayaların, hayvanların ve araçların karayolu üzerindeki hal ve hareketleri olarak tanımlanan trafik, canlı ve cansız kavram ayırt etmeden bütün olarak ele alınmıştır. Devletlerin gelişmişliğini gösteren bir faktörde trafik güvenliğine verdikleri önemdir. Yol ağının genişletilmesindeki artışın sebebi, araç ve sürücü sayısının artmasıdır. Bu gelişmelere bağlı olarak trafik, hayatımızın önemli bir bölümü haline gelmiştir. Ulaşım ihtiyacı, insanların günlük yaşamlarını sürdürmeleri için gerekliliğe dönüşmüştür.

Dünya Sağlık Örgütünün 2004 Yılında yayınladığı rapora göre; trafik kazalarına önlem alınmadığı takdirde 2020 Yılında ölüm sebepleri arasında 9. Sıradan 5. Sıraya yükseleceği öngörülmüştür. Bu nedenle 2020’ye kadar trafik kazasından kaynaklanan ölümlerin %50 oranında azaltılması amacıyla BM tarafından tüm ülkelere çağrıda bulunulmuş ve gerekli önlemlerin alınması istenmiştir.” dedi.

Müdür Bene, “Trafik kazalarını önlemek için toplumun her kesimine görev düşmektedir. Altyapının iyileştirilmesi, trafik eğitimlerinin artırılması, acil sağlık güvenliği hizmetlerinin geliştirilmesi, kural ihlaliyle oluşan kazaların görsel ve yazılı medyada toplumda duyarlılık oluşturacak şekilde aktarılması, özellikle akademisyenlerin bilimsel çalışmaları son derece önemlidir.” deyip, sürücü ve yayaların kazaya sebebiyet verdiği olayları paylaştı.

Bahtiyar Turan

Yayınlandığı Kategori Manşet
Çarşamba, 09 Mayıs 2018 15:58

10 Mayıs 2018 - Perşembe - Burdur Gazetesi

10 Mayıs 2018 - Perşembe - Burdur Gazetesi

Yayınlandığı Kategori Arşiv

Belediye Başkanı Ali Orkun Ercengiz, taşeron işçilerin promosyon alabilmesi için protokol imzaladı. Kadroya geçen taşeron işçiler 788 lira promosyon alacak. Promosyonların 1 ay içinde işçilerin hesaplarına yatacağı açıklandı;

Burdur Belediyesi’nde çalışan 483 taşeron işçiye müjdeyi Başkan Ercengiz verdi. Sultendere Hizmet Kampüsü’nde işçilerle bir araya gelen Başkan Ercengiz, kadroya geçen işçilere 788 lira promosyon verileceğini müjdeledi. Banka yetkilileriyle birlikte protokol imzalayan Başkan Ercengiz, protokolün hayırlı olmasını diledi.

Her zaman işçilerden yana olduklarını ifade eden Başkan Ercengiz, “Burdur Belediyesinin asıl sahipleri işçilerimizdir. İşçilerimizin yüksek promosyon alabilmeleri için tüm bankalarla görüşme yaptık. En yüksek teklifi veren 5 banka ile masaya oturduk. 150 liradan başlayan teklifleri 788 liraya kadar çıkardık. Bazı belediyelerde işçilere promosyon verilmiyor. Ama bu işçilerimin hakkıdır. Burdur Belediyesi olarak işçilerimizin haklarına sahip çıkarak bu promosyonları ulaştırıyoruz. 483 işçimiz 788.81’er TL promosyon alacak. Yaptığımız protokolle bankadan toplam 381.000 TL promosyon alacağız.” dedi.

Yayınlandığı Kategori Manşet
Çarşamba, 09 Mayıs 2018 15:58

CİK Satış Mağazası yeniden açıldı

Burdur E Tipi Kapalı-Açık Ceza İnfaz Kurumunun Teşhir ve Satış Mağazası yenilenen ürünleriyle hizmete açıldı. Cumhuriyet Başsavcısı Mehmet Nadir Yağcı ve CİK Müdürü Ali Başekin’in konuşmalarının ardından kurdelası kesilerek açılışı yapılan mağazada oltutaşı tesbihten ahşap oyma ürünlere, bornozdan kemere kadar birçok ürün yer alıyor.  

Burdur E Tipi Kapalı-Açık Ceza İnfaz Kurumunun Teşhir ve Satış Mağazası yenilenen ürünleriyle hizmete açıldı. Mağazada Denizli’den Erzurum’a Midyat’tan Manisa’ya kadar birçok Ceza İnfaz Kurumunda yatan tutuklu ve hükümlülerin yaptığı ürünler satışa sunuluyor.

Burdur E Tipi Kapalı-Açık Ceza İnfaz Kurumunun Teşhir ve Satış Mağazasının açılışında konuşan Cumhuriyet Başsavcısı Mehmet Nadir Yağcı, “Hükümlü ve tutuklu dediğimizde, demir parmaklıkların arkasına kapatılmış hiç birşey yapmadan ceza çeken insanlar anlaşılıyor. Bu tam olarak doğru değil. Ceza İnfaz Kurumlarında olsalar da hayat devam ediyor. Onlarda bir süre kalıp cezalarını çektikten sonra aramıza dönüyorlar. Bu insanların orada da hayatını anlamlı bir şekilde sürdürmesi, tahliye olunca da hayata yeniden tutunabilmeleri ve saygın birer birey olabilmeleri için bu tarz faaliyetlere ihtiyacımız var. Ceza İnfaz Kurumlarımızda meslek edindirme kursları düzenlenip eğitimler veriliyor. Ürünlerin de teşhir edilmesi satılması hükümlü ve tutukluları da cesaretlendiriyor. Rehabilite edilmeleri açısından da katkı sağlıyor.” deyip, herkesi mağazaya davet etti.

CİK Müdürü Ali Başekin ise hükümlü ve tutuklular tarafından üretilen ürünlerle ilgili bilgi verip, “Kurumumuzda özellikle hükümlü ve tutuklular tarafından üretilen el emeği göz nuru ürünlerin gerek ilimize gelen misafirlere, gerekse ceza infaz kurumumuza ziyaret için gelen hükümlü tutuklu yakınlarına hizmet verecek teşhir ve ürün satış mağazamızın yeni görünümüne kavuşmasında emeği geçen herkese teşekkür ediyorum. Yıllardır atıl olan teşhir ve satış mağazamız, tutuklu ve hükümlülerin alınteriyle  para kazanlamalarına vesile olacak. Bu şekilde hem meslek edinecek hem de gelir sağlayacaklar.” dedi.

Bahtiyar Turan

Yayınlandığı Kategori Manşet

2018 yılında yatırım programına alınan Karayolları projeleri ile ilgili açıklamada bulunan Milletvekili TBMM Başkanlık Divanı Üyesi Bayram Özçelik;

“2018 Yatırım programına alınması için Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanımız Ahmet Arslan’la sıkı  görüşmeler gerçekleştirdiğimiz Sonucu Ağlasun ÇATAK YOLU ve Gölhisar-ÇAMELİ YOLU Yatırım Programına Alındı. Ağlasun ÇATAK Yolumuz Burdur-Çine – Taşkapı – Yeşilbaşköy - Ağlasun İl Yolu Taşkapı, Gökpınar yerleşimleri üzerinden bağlamaktadır. Sathi kaplamalı yol olarak hizmet veren yolun dar kesimleri de genişletilecektir.

Toplam 19 Km uzunluğundaki yolun, yapımı gerçekleşince 2 Km daha kısalacaktır. Bu yolumuzun bazı kesimlerinde genişlemeler gerçekleşerek standartlar yükseltilecektir.  Bu yolumuzun proje değeri 28 MİLYON TL’dir. Yine Gölhisar ilçemiz için büyük önem arz eden Gölhisar - ÇAMELİ yolumuzun bölge sınırlarımız içerisinde bulunan 10 Km’lik kısmının projesi tamamlanarak yatırım programına alındı. Bu proje yapımı gerçekleştikten sonra Çameli yolu 3 Km kısalacaktır. Proje değeri 49 MİLYON TL olan projemiz Gölhisarlı hemşerilerimize hayırlı olsun. Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanımız Ahmet Arslan’a, Kültür ve Turizm Bakanımız Prof. Dr. Numan Kurtulmuş’a Karayolları Genel Müdürümüz İsmail Kartal’a ve Karayolları 13. Bölge Müdürümüz Arif Çobanoğlu’na hemşerilerimiz adına teşekkür ederim.” dedi.

Yayınlandığı Kategori Manşet

İzmir’de her yıl düzenledikleri geleneksel pikniğin bu yıl 13 Mayıs Pazar günü yapılacak.

Yayınlandığı Kategori Manşet
Çarşamba, 09 Mayıs 2018 15:58

MAKÜ’nün başına Burdur geldi

Yüksek Öğretim Kurulu (YÖK) Kanunu ile Bazı Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı önceki gün gece TBMM’de kabul edildi. TBMM’de kabul edilen tasarıda, bazı üniversitelerin başına bulundukları şehirlerin isimleri konuldu. Mehmet Akif Ersoy Üniversitesi’nin başına Burdur eklendi.

Yayınlandığı Kategori Manşet
Çarşamba, 09 Mayıs 2018 15:58

Nikahsızın Çocukları

Üniversitenin son sınıfındayım. İki yıl önce yurttan ayrıldık, bir apartta kalıyoruz. Okula yakın binaların genelinde öğrenciler oturuyor. Aynı sınıftaki anlaşabildiğimiz arkadaşlarla odaları paylaşmıştık. Can Kız Apart yazısı uzaktan okunuyordu. Caddenin öbür tarafında Uysal Erkek Yurdu vardı. Sabahleyin belediye otobüsleri tamamen öğrenci taşırdı. Okulun değişik bölümlerinde okuyan öğrencilerle duraklarda tanışırdık. Benim oda arkadaşım Filiz’di ve gayet iyi anlaşıyorduk. Akşamları okul hayatından ziyade erkek arkadaşlarla olan birlikteliğimizi anlatırdık.  Bizim ailemiz dindar, az gelirle  idare etmeye çalışan yapıdaydı. Okuldaki kıyafetim onlara uygun değildi. Gençliğin özentisini kabullenemiyorlardı. Eve her gelişimde; “Aman kızım, sen başkaları gibi olma. Kızlar tenceredeki süt gibidir. Sütün üzerine düşen siyahlık uzaktan belli olur. Kızın, hiç erkek arkadaşı mı olur! Okuluna iyi başladın, iyi bitir. Ailemize söz getirme. Dinimiz açısından da bu böyle” gibi bin bir nasihatla okuluma dönerdim. Filiz bir gün erkek arkadaşı ile parkta çay içecekmiş. Onlarla birlikte olma teklifinde bulundu. Kabul ettim. Okulda ve sokakta erkek arkadaşlarla selamlaşıyordum. Ama Filiz gibi beraber çıktığım biri yoktu. Aile baskısı, medeni cesaretimi etkiliyordu.  Filiz, arkadaşı Rıdvan ve ben parktayız. Park ilkbaharda çok güzel olur. Büyük ağaçların altında banklarda oturmak, çekirdek yiyerek sohbet etmekten hoşlanıyordum. Her bank doluydu. İki kişilik bankta kız-erkek beraberliklerini her an görebilirsiniz.  Rıdvan üç çay söyledi. Pasta almıştı. Konular okul ve sınavlardı. Onların neticesi, okul sonrası atanamama korkusu gibi. Rıdvan’la, Filiz yan yanaydı. Filiz’in elinden tutuyordu. Gözlerinin içine bakarak konuşuyordu. Benim orada olmam fazlalıktı. Rıdvan, arkadaşının birine o günkü parkta olanları anlatmış. Benden söz edilmiş. İstersen tanıştırayım teklifinde bulunmuş, teklifte olumluymuş. Durumu Filiz’e aktarır. Filiz; “Rıdvan’ın tanıdığı ve arkadaşı biri  varmış. Tanıştırmak istiyor. Konuş. Mizaç ve karakter yapısını değerlendir. Arkadaşlık teklifini kabul et. Biz yetişkin kişileriz.” Dinledim. “Görüşmede sakınca yok.”demiştim. Okul dağıldı. Günler uzamıştı. Rıdvan arkadaşı Taner’i alarak eve geldiler. Oturduk, çay içtik. Taner benim gözümde yiğit, mert, biraz efemsi biriydi. O günden sonra bende Tanerlerle geziyordum. Erkek arkadaşım olmuştu. Biraz inatçıydı. Gençlikte her şeyi ince eleyip, sıkı dokuyamazsın. Taner’le arkadaşlığımız ilerledi. Her şeyi konuşuyorduk. Fırsat bulursak öpüşüyorduk. Okul dağılınca elimden tutar, pastaneler, kafelerde olurduk. Beraberliğimiz biraz daha ileri gidiyordu. Okulun bitmesine üç ay vardı. Birbirimize o kadar alışmıştık ki sanki evliydik. “Ben böyle olmaz, evlenelim dedim. El ele tutuşarak ailelerimizin yanına gidelim. Düğünü onlar yapsın. Bir imam nikahı kıydıralım. Evliliğimiz dinen sabitleşsin. Teklif olumluydu. Beraber mahalle imamının evine gittik. Durumu anlattık. İmam “birer arkadaş getirin. Nikahınızı kıyayım.” Dedi. Haftasonu Filiz ve Yiğit’le imamın yanına vardık. Dini usulle nikahımız kıyıldı. Hocaya para verdik. Filiz’den ayrılarak Mert’le yaşamaya başladım. Okul bitmişti. Atamaları bekliyordum. Atamalarla görev yapacağım yer belli olunca babam; “Seni yalnız göndermem Amcanın oğlu Ahmet’te matematik öğretmeni oldu. İyi düşün. Kararını ver.” Dedi. Baskı arttı. Mert Sivaslı, biz Aydınlı. O yıllar cep telefonu yok. Haberleşmeler mektupla oluyordu. Olanları Mert’e mektupla anlatamazdım. Benim atamam olmuş  ama Mert atanamamıştı. Babam, görev yerine yalnız göndermem diye diretiyordu. Amcalarım dünürcülüğe geldi. İki aile de evlenmemiz için diretiyordu. El mahkum. Kararı bana bırakmadan hazırlıklar başladı. Düğünümüz oldu. Atamaları birleştirdik. Görev yapacağımız yer Rize’ydi . Valilik emriyle ortaokulda görevlendirildik. Ben artık dini ve resmi nikahla, resmen Ahmet’in hanımıydım. Mert, benden haber alamayınca merak etmiş. Atlayıp babamlara gelmiş. Babam Mert’le olan ilişkimizi bilmiyordu. Mert’i eve getirmiş. Babam; “Kızım akrabamızın oğlu matematik öğretmeniyle evlendi. Şimdi onlar Rize’de. Mert olgunluğa vurarak;  “Hayırlı olsun. Adreslerini ver, mektuplaşalım.”demiş. Babam adresimizi vermiş. Mert; “Amca bu olmamış. Nezahat benim dini nikahlı karım. İşte fotoğraflar. Babam anlamamış. Mert durumu anlatmış. Evden ayrılmış. Babam imamın yanına giderek durumu anlatır. İmam, “nikah üzerine nikah olmaz. İki kişinin yanında kızınız boşansın. Yeniden nikah kıyılsın” der. Mert Ahmet’e mektup yazar; Nezahat benim dini nikahlı eşimdir. Şu anda Nezahat’in dinimiz nikahıyla iki eşi vardır. Bilmenizde fayda var. Ben boşanmayınca dinen senin eşin olamaz. Bilesiniz...

Durum ailelere  kadar uzar. Nezahat-Ahmet ilişkisi kopuktur. Nezahat yasal yoldan Ahmet’in eşidir. Dinen eşi değildir. Mesele büyür. Mert’le konuşup boşanma işini sorarlar. Mert, “Ben evlenmediğim sürece teklfiniz kabul görmez.” Nikah işi askıdadır. Aileler huzursuzdur. Bilhassa Nezahat’in babası için bu durum kabahatin ötesinde evlilik mahsurludur. Ahmet ile Nezahat resmi nikahlıdır. Dini nikahlarının olmayışı ailelerce problemdir. Çözememişlerdir. Doğacak çocuklar nikahsız ana-babadan olacağı için ailelere dert olmuştur. Aradan geçen birkaç yıldan sonra, okullar tatile girdiğinde Ahmet eşine  “çocukları anneme gönderelim.” Teklifinde bulunur. Nezahat uygun görür, eşyalarını hazırlayarak köye gönderir. Çocuklar küçüktür. Yaramazlık yapmasalarda, babaannelerine göre yaramazdırlar. “Oturun karıştırmayın, dökmeyin, dışarda oynamayın” emirleri çocuklar için geçersizdir. Babaanne çsöz geçiremediğinde onları “Nikahsızın çocuklarıyla” sözleriyle azarlar. Çocuklar ana-babaya döndüklerinde “Anneleri çocuklara babaannenizde rahat mıydınız?” diye sorar. Büyük kız Ceren “Babaannem çok sinirli. Kızdığı zaman bize nikahsızın çocukları” diye bağırıyordudiye cevap verince, Nezahat sararır, yaptığı bir hatanın telafisi mümkün değildir. Bu yanlışı sürekli hatırlatılacaktır.

Yayınlandığı Kategori Köşe Yazıları
Page 1 of 2