Manşet - Burdur Gazetesi | Burdur Haberleri, Burdur Haber

05 Mayıs 2018 - Cumartesi - Burdur Gazetesi

Yayınlandığı Kategori Arşiv

Orman ve Su İşleri Bakanı Veysel Eroğlu’nun Cumhuriyet Meydanı’nda gerçekleşen temel atma ve açılış törenindeki konuşmasında, başka bir ses yükseldi; Altın, dolar yükseliyor!

Yayınlandığı Kategori Manşet

Orman ve Su İşleri Bakanı Prof. Dr. Veysel Eroğlu, Cumhuriyet Meydanı’nda  5 tesisin temelini atıp, 7 tesisinde açılışını yaptı. DSİ Tesisleri Toplu temel atma ve açılışların ardından,  Orman Köylülerine Kullandırılan Gelir Getirici Tür ve Orköy Kredi Sertifikaları Dağıtıldı.

Yayınlandığı Kategori Manşet

İl Sağlık Müdürü OPR. Dr. Sermed Aygören “4-10 Mayıs İş Sağlığı ve Güvenliği Haftası”nda açıklama yaptı;

İşveren ve işçilerin iş dünyasında, iş sağlığı ve güvenliği meselesini uyulması gereken bir mecburiyetten ziyade çalışanların sağlığını ve güvenliğini destekleyen, verimi ve kaliteyi arttıran bir araç olarak görmelerini temenni ederek, tüm çalışma hayatı paydaşlarının 4-10 Mayıs İş Sağlığı ve Güvenliği Haftasını kutladı;

Sağlık ve Güvenlik sosyal gelişmenin temel iki öğesidir. Sağlıklı ve güvenli bir çalışma ortamının oluşturulması, çalışma hayatının öncelikli şartı ve tüm sosyal tarafların ortak sorumluluğudur. 

Günümüzde üretim teknolojilerindeki değişim, sadece çalışma ilişkilerini değiştirmekle kalmamış geleneksel sağlık ve güvenlik sorunlarında da yeni farklı sorunların oluşmasına yol açmıştır. Çalışma hayatının dinamik yapısı kavram ve kurallarla, çalışma biçimlerini sürekli değişime zorlamaktadır. Ülkelerin kalkınmasındaki öncelikleri arasında üretim gücü ve çalışanların refah ve mutluluğu yer almaktadır. Bu nedenle de hedeflerin kurumsal yapıların ve mevzuatların sürekli olarak gözden geçirilmesi ve fonksiyonel olması gerekmektedir. Çalışma ortamı ve koşullarının iyileştirilmesi çalışan - işveren ilişkilerinin sağlıklı ve barış ortamı içinde, ulusal çıkarlara uygun biçimde sürdürülmesi için yeni politikaların üretilmesi gerekmektedir.  

Çalışan ve çalışma hayatı Anayasamızın 49. Maddesinde “Çalışma, herkesin hakkı ve ödevidir. Devlet, çalışanların hayat seviyesini yükseltmek, çalışma hayatını geliştirmek için çalışanları ve işsizleri korumak, çalışmayı desteklemek, işsizliği önlemeye elverişli ekonomik bir ortam yaratmak ve çalışma barışını sağlamak için gerekli tedbirleri alır.” denilerek güvence altına alınmıştır. Devletin görevi yasa gereği çalışanların sağlık ve güvenliklerinin korunmasına, iş kazası ve meslek hastalıklarının önlenmesine yönelik politikaların ve uygulamaların geliştirilerek toplumsal bir “güvenlik kültürü” oluşturmak, sağlıklı ve güvenli davranışı bir refleks haline getirmektir.

Verilere göre Ülkemizde; günde yaklaşık 176 iş kazası olmakta, 3 kişi iş kazası sonucu hayatını kaybetmekte ve 5 kişi iş kazası sonucu iş göremez hale gelmektedir. 2016 yılı içinde Türkiye’de iş kazası sonucu ölen sigortalı sayısı 1405 olarak tespit edilmiştir. 

Sosyal Güvenlik Kurumu 2016 yılı verilerine göre Sosyal Güvenlik Kapsamında Burdur İlinde toplam çalışan sayısı 67.626, işyeri sayısı 5753, iş kazası geçiren çalışan sayısı 655, iş kazası sonucu ölen sigortalı sayısı 11 olarak kayıtlara geçmiştir. 

Ülkemizde çalışma hayatına ait mevzuat 2012 yılında yürürlüğe girmiş, işçi - memur ayrımı yapmaksızın çalışan tanımı getirilmiş, kamu ve özel sektörü içine alan proaktif  güvenlik kültürü oluşturulması amaçlanmıştır. İşveren ve çalışanlara sorumluluklar verilerek yasal yaptırımlar getirilmiş iş sağlığı ve güvenliği güvenlik kültürü oluşturularak yaşam biçimi haline getirilmesi hedeflenmiştir. 

6331 sayılı iş sağlığı ve güvenliği kanunu kapsamında işveren, çalışanların işle ilgili sağlık ve güvenliğini sağlamakla yükümlü olup bu çerçevede; 

İş Sağlığı ve güvenliği koşullarını iyileştirme ve bunun sürekliliğini sağlamak.

Çalışanın sağlık ve güvenlik yönünden işe uygunluğunu dikkate alma, işe giriş ve periyodik muayeneleri yapmak veya yaptırmak.

Risk değerlendirme çalışmaları yapmak ve yaptırmak, risk değerlendirme raporları göz önünde bulundurularak genel bir önleme politikası geliştirmek.

Mesleki risklerin önlenmesi için, eğitim ve bilgi verilmesi dahil her türlü tedbiri almak.

Çalışma ortamında gerekli kontrol, ölçüm, inceleme ve araştırmaları yaptırmak.

Çalışanların hayati tehlike bulunan yerlere girmemesi için gerekli tedbirleri almak.

Acil durumlara karşı acil durum planları hazırlamak veya hazırlatmak ve

İş kazası veya meslek hastalıkları teşhisinde 3 iş günü içinde bildirim yapmak zorundadır.

Çalışma hayatında mevzuat ve kurallar içinde kontrol yöntemi doğru şekilde uygulandığında ve gerekli risk yönetimi çalışmaları yapıldığında işyerlerinde iş kazalarının %98’i, meslek hastalıklarının da %100’ünün önlenebilir olduğu tespit edilmiştir. Yine iş kazası ve meslek hastalıklarının ülkelere maliyetinin (GSMH) %1-3 arasında değiştiği bildirilmiştir.

İşverenler cezai yaptırıma maruz kalmamak için iş sağlığı ve güvenliği hakkında Müdürlüğümüz Halk Sağlığı Hizmetleri Başkanlığı Çalışan Sağlığı Biriminden daha detaylı bilgi, Yetkilendirilmiş Toplum Sağlığı Merkezi İş Sağlığı ve Güvenliği Biriminden iş sağlığı ve güvenliği hizmeti alabilirler.

İşveren ve işçilerin iş dünyasında, iş sağlığı ve güvenliği meselesini uyulması gereken bir mecburiyetten ziyade çalışanların sağlığını ve güvenliğini destekleyen, verimi ve kaliteyi arttıran bir araç olarak görmelerini temenni ediyor, tüm çalışma hayatı paydaşlarının 4-10 Mayıs İş Sağlığı ve Güvenliği Haftasını kutluyorum.

Yayınlandığı Kategori Manşet

28 Haziran 2008 Cumartesi 

Koryo Havayollarının uçağı 12.30’da 40 dakikalık bir gecikmeyle Pekin’den havalandı. Çoğunluğu Koreli olan yolcular arasında bizim gibi birkaç yabancı da vardı. Çıtı pıtı Koreli hostesler, bize içinde soğuk pilavın, balığın, tavuğun bulunduğu yemek de verdiler. Yerel saatle 15.30 gibi başkent Piyogyang’a indik. Bu kez gümrükten 2000 ve 2001’deki gelişlerimizden daha kolay ve çabuk bir geçiş yaptık. Bavullarımız açılmadı. Yalnızca cep telefonlarımızı dönerken geri vermek üzere emanete aldılar. 

Bizi dışarıda Kore Türkiye Dostluk Derneği başkanlık üyesi Om Som Guk ile Derneğinin Sekreteri Kim Kyong Song ve bir şoför karşıladı. Om’la ilk kez karşılaşıyoruz. Kim ise 2001’de bir grup çocukla uluslar arası çocuk festivaline geldiğimizde tercümanlık yapmış, kendisi de 2003’te Ankara’ya gelmişti. Aramızda epey bir yakınlık oluşmuştu. Dolayısıyla bu yılki buluşmamız daha arkadaşça ve sorunsuzdu. 

Gelenek olduğu üzere Kim İl Sung’un anıtına çiçeğimizi bırakıp saygı duruşunda bulunduktan sonra otelimize götürüldük. Geçen gelişimizde kaldığımız Young Hotel veya Koryo Hotel’e götürüleceğimizi beklerken daha düşük statülü olduğu anlaşılan Hae Ban San Hotel’in üçüncü katında 305 numaralı odasına yerleştirildik. 

Sonra otelin bir odasına çekilip hoşbeşten sonra bizim için bastırdıkları programı gözden geçirdik. Bunda benim onlara önceden bildirdiğim isteklerimizi önemli ölçüde hesaba katmışlar. Pyongyang dışında geçireceğimiz günler var. Bunlar gerçekleştikçe yazacağım. 

Akşam yemeğini otelin restoranında yedik. Burada yemek yiyenlerin hepsi yabancı. Om ve Kim bizimle yemediler. Onlara ayrı kumanya çıkıyormuş. Kim 10 gün süreyle bu otelin başka bir odasında kalacağını söyledi. Yemekten sonra buluşmak üzere ayrıldık. 

Fakat yemekten sonra odamızda beklediğimiz halde gelen giden yok! Biraz gezmek üzere ayaklandık. Kim’in kapısını tıklattık. İçeride televizyon izliyormuş. Bizi neden unuttuğunu anlayamadık! Birlikte çıktık. Çoğu karanlıklar içindeki sokaklarda akşam yağan yağmurdan ıslanmış, parke taşlarından döşenmiş kaldırımlarda gezindik. Az biraz konuşabildik çünkü Kim’in İngilizcesini anlamakta zorluk çekiyorum. 

Otele döndüğümüzde saat 23.00’e geliyordu. Otelden sıcak su isteyip kahve yaptık. 

Om ve Kim, Benim Doğunun Seher Yıldızı Kore kitabımın çok namlı olduğunu ama Korece’de yayımlanmadığını söylediler.  Onu Türkçe bilen tek Kuzey Koreli olan Dışişleri mensubu Kim okumuş ve bazı kişilere anlatmış. Hepsi o kadar. 

Gece banyo yapmak istediğimizde suların kesik olduğunu gördük. Doğrusu ikimizi de bir süre uyku tutmadı. Yer değişikliğinden olacak gece bir sürü karışık rüyalar gördüm!

29 Haziran 2008 Pazar

KİM İL SUNG’UN DOĞDUĞU KÖY EVİNDE

Bugünkü program, Kim İl Sung’un doğduğu evi ziyaretle başladı. Sung’un dedesinin ve köy ağasının kâhyası olan babasının köyünü üçüncü kez görmekten memnunum. Kendisi de burada 20 yıl yaşamış. Burada artık bir köy yok. Yalnızca Kim’in doğduğu ev aslına uygun olarak yeniden yapılmış. Ailenin resimleri, kullandıkları tarım araçları, kap kaçak… Kim, bir madeni çömleğin 149 yıllık olduğunu söyledi. Suyu tulumba ile çekilen kuyudan su içtik ve Bir park haline getirilen tepeye doğru tırmandık. Bizim gibi birkaç ziyaretçi grubu daha vardı. 

Dönüşte öğle yemeği konusunda neler istediğimiz konusunda bayan garsonlarla anlaşamadık. Bize uygun olmayan yemekler geldi. Yemek sonunda bizi almaya gelen Kim, bundan sonra neler yemek istediğimizi sordu ve isteklerimizi garsonlara anlattı. Akşamleyin, gerçekten damak zevkimize az çok uygun yemekler geldi. Kocaman bir köfte, töngel ezmesi, bir çeşit yeşil fasulye çorbası, salata, kızarmış patates.  Su para ileymiş! İçtiğimiz suyun bedelini hesabımıza yazıyorlar ve bunun için bir pusula imzalatıyorlar!  Papatya çayı ise bedava… Otelin satış yerinden 5-6 liralık su, bira, pasta almıştık. Otelde başka satılık eşya da var.

Öğleden sonra el yapımı resimlerin atölyesine gittik. Suluboya, yağlıboya, ince iğne işi tablolar ve bazı bibloları gösterdiler. Eğer biz örgütleyebilirsek bunları gelecek yıl Türkiye’ye gelip birkaç kentte sergileyip satmak istiyorlar. Hangi malı kaça satabilecekleri konusunda tahminlerimizi de söyledik. (30 Nisan 2018) 

İlk yazı için tıklayınız:  http://www.zekisarihan.com/kuzey-kore-gunlugunden/

Gelecek yazı: Moran Tepesi’nde. 

Pyongyang’da Devrim Müzesi

Yayınlandığı Kategori Konuk Kalem
Cuma, 04 Mayıs 2018 15:46

Muharrem İnce Türkiye’ye Güvence

CHP’nin Cumhurbaşkanı Adayı’nı Ahmet Taner Kışlalı Spor Salonu’nda gerçekleşen ‘Büyük Buluşma’da, Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu duyurdu;

Salondakilere ve tüm Türkiyeye kürsüden yaptığı konuşmayla seslenen Muharrem İnce; “Ben milletvekilliğinde Erdoğan’dan 5 ay kıdemliyim. Askere gitseydik örneğin ben çavuş olurdum, o onbaşı. Ne tecrübesi soruyorsun. Bugün benim doğum günüm sevapları ile günahları ile 54 yılı geride bıraktım. Hayatımın bundan sonra milletine adayan ve çocuklarımızın geleceğinden başka bir şey düşünmeyen, tarafsız bir aday olacağım.14 yıldır herşeyi çalanlar,  üniversite sorularını çalmışlar bunlar her şeyi çalarlar. Sınavda soruları çalan sandıkda oyu çalar. 50 bin avukat cübbelerinizi arabanızda tutun her an sizi YSK’nın önüne çağırabilirim Önce üniversite sorularını çaldırmayacağız sonra sandıktan oy çaldırmayacağız sonra hazineden para çaldırmayacağız. Gençler size söz veriyorum Saray’ı bilim yuvası yapacağım. Önce tarafsız yargıyı kuracağız”dedi;

Hep söylediniz parti başkanından cumhurbaşkanı olmaz bunu hep söylediniz ben de bu görüşünüze hep katıldım. 24 Haziran’da allahın izni ile cumhurbaşkanı olacağım.

Sadece CHP’lilerin değil 80 milyonun herkesin cumhurbaşkanı olacağım. Onun için 15 yaşında 79 ara seçimlerinde sokaklara afiş asmaya çıkmış ve 39 yıl CHP’nin roketini taşımış biri olarak ben tarafsız bir Cumhurbaşkanı olacağım

24

 Haziran’da fetret dönemini hep birlikte bitireceğiz. Tek olan hepimizindir. Bayrak tek, vatan tek, 80 milyonundur. Atatürk kurucumuz, kurtarıcımız tek, 80 milyonundur. Cumhurbaşkanı o da tek, AK Parti’nin cumhurbaşkanı olmaz, cumhurbaşkanı partisiz olur, tarafsız olur. Senin tecrüben yeter mi diyor devleti yönetmeye.

Soruyorsun. 7 vekil var orada, 2003’ten beri aralıksız milletvekili. Grup Başkanvekilliği yapmışım, 16 yıllık vekillik yapmışım. 1 Mart 2003 tezkeresinde oy kullanmış şerefli bir vekilim. Erdoğan milletvekili olduğu gün parmak izini kullanamadı. Arınç yardımcı oldu.

Aşağılamak için demiyorum. Bir günlük vekilden başbakan yapmışsınız. 16 yıllık vekilden cumhurbaşkanı yapmayacaksınız öyle mi? İnce diploman var mı diyorsanız, 8 dönem transcriptli var. İstediğiniz zaman görün. Meydanlarda ekonomi, eğitim konuşacağız diye düşünüyorum. Kavga edeceğim, sana iftira atacağız diyorlarsa, daniskasını yaparım, daniskasını. Tercihim birincisi. Siz bunu değil, diğerini yaparsanız, onu da yaparım.

CHP’ye genel başkan olamadın diyorlar, cumhurbaşkanı mı olacaksın diyorlar. Erdoğan, Beyoğlu’na başkan olamadı, ama cumhurbaşkanı oldu. Milletvekili olamayan cumhurbaşkanı oluyor da ben niye cumhurbaşkanı olamıyor muşum?

Derdimiz, 50+1 seçilmek. Bir derdimiz daha var, o da yönetmek. Yüzde yüzü tarafsız yönetmek görevimiz. Terör nereden gelirse gelsin. İster PKK, ister IŞİD, ister FETÖ. En kararlı şekilde mücadele edeceğiz. Bu ülkeyi soyanlara, yetimin hakkını yiyenlere Allah’ın huzurunda söz veriyorum sonuna kadar mücadele edeceğiz.

15 yaşındaydım, Diyarbakırlı Ahmet Arif’i tanıdığımda. Hayata sol pencereden bakmamı sağladı. O Diyarbakırlı Kürt Arif’ten etkilenen İnce, 54 yaşında aynı heyecanı duyuyor ve yaşıyorum. Bir umudum sizde, sokakta, bakkalda. Bunu başaracağız.

Türkiye’nin CHP’ye hiç bu kadar ihtiyacı olmamıştı. Bugün benim doğum günüm, sevaplarıyla, günahlarıyla 54 yılı geride bıraktım. Kendisini vatana, millete, bayrağa adayan çocuklarımızın ve milletimiz için çalışacağım.

Kendisini eleştirmiş, karşısında aday olmuş birisini cumhurbaşkanı göstermek her babayiğidin hakkı değildir. Arayıp Genel Başkan’a ismimi verenlere de teşekkür ediyorum. Ayağa kalkmak, ışığı yakmak bizim işimizdir. Geleceğimizi geri alacağız, geleceğimizi geri alacağız, geleceğimizi geri alacağız.

Bizim derdimiz kavga değil, sorun çözmek. AKP- FETÖ ortaklığı Türkiye’yi rotasından çıkarmıştır. Yargı emir komuta altındadır, ekonomi dış müdahalelere açıktır, Genelkurmay Başkanı hükümetin özel işleriyle meşguldür. Gençlerimiz, akıllı insanlarımız ülkeyi terk ediyor. Memleket yalan rüzgarıyla yönetiliyor.

Dışı sıvasız evlerden ağıtlar yükseliyor, pasaportlarımızın Kapıkule’den ötede değeri yok. Evlatlarım, çocuklarım, öğrencilerim sizlere sesleniyorum; Bir insanı hayatında 3 kişi kıskanmaz. Anası, babası ve öğretmeni. Benim önemli yerlere gelen birçok öğrencim var, hepsinde payım var, gurur duyuyorum. Ben onlara mekanik, fizik anlatırken. Onların sınav kağıtlarını isimlerini görmeden okur, not verirdim. Adil olarak not vermek için ismini görmemek gerekir.

Bunlar 14 seme soruları çaldırdılar. Evlatlarım size sesleniyorum, sizin sorularınızı çaldırmayacağım. Buradan uyarıyorum, sınavda soru çalan, sandıkta oyu çalar. Uyarıyorum, 50 bin avukat cübbelerinizi arabalarınızda tutun. Sizi her an YSK’nın önüne çağırabilirim. Hazineden parayı çaldırmayacağız. 24 Haziran’da cumhurbaşkanıyım, ben nereye giderim. Saraya mı, Çankaya’ya mı? Sarayı bilim yuvası yapacağım, ülkenin en akıllı evlatlarına vereceğim.”

Evlatlarım, gençler size bir sözüm daha olsun, kamuda yükselme, müdür olmak, müsteşar olmak, öyle bir kritere bağlayacağız ki, 100 yıl kimse değiştiremeyecek. Adil olacağız, kimsenin başörtüsü, mezhebi, mini eteği, Kürtlüğü ile ilgilenmeyeceğiz. Veterinerden tubitak başkanı yapmayacağız. Parti il başkanından hakim yapmayacağız.

Yüksek yargıçların dünya görüşleri, gazetelerde çarşaf çarşaf. Siz mi adalet dağıtacaksınız. Adalet yoksa o vatanda düzen bekleme. Hukuku yeniden yapılandıracağız. 1929’dan 1938’e kadar Atatürk 330 gününü Yalova’da geçirmiştir. Yarın Yalova 14.00’da ilk mitingimizi yapıp Yalovalılarla helalleşeceğim.

“Uygun olan arkadaşları 13.30’da 1. Meclis’in önüne bekliyorum. Sevgili parti sözcümüz Tezcan seçim startnı verecek. İktidar istiyoruz, iktidar. Salonu hep birlikte çınlatın, iktidar diye.

Yayınlandığı Kategori Manşet

BURDUR DEVLET HASTANESİ UPS YAPIM İŞİ

BURDUR İL ÖZEL İDARESİ GENEL SEKRETERLİK

Yayınlandığı Kategori Resmi İlanlar
Cuma, 04 Mayıs 2018 15:46

AGF Yöneticileri Osmaniye’de

Akdeniz Gazeteciler Federasyonunun Kahramanmaraş’ta gerçekleşen toplantısına katılmak için yola çıkan Başkan Mevlüt Yeni ve beraberindeki yönetim kurulu üyeleri, Osmaniye’de bir dizi ziyaret gerçekleştirdiler.

Akdeniz Gazeteciler Federasyonu Mayıs Ayı Yönetim Kurulu Toplantısı, Kahramanmaraş’ta yapıldı. Toplantıya katılmak için yola çıkan AGF Başkanı Mevlüt Yeni ve beraberindeki yönetim kurulu üyeleri Adnan Taraşlı, Ahmet Yenigün, Şevket Karhan ve Ali Cihangir, Osmaniye Valisi Ömer Faruk Coşkun’u makamında ziyaret ettiler. AGF Başkanı Yeni, Osmaniye’de görevini sürdüren gazetecilerin yaşadıkları sorunları paylaşıp, taleplerini ve beklentilerini Vali Coşkun’a ileti. Yeni, Vali Coşkun’a çalışmalarında başarılar diledi. Osmaniye Valisi Ömer Faruk Coşkun, ziyaretten duyduğu memnuniyeti dile getirip, basının önemine vurgu yaparak, sorunların çözümü ve beklentilerin yerine getirilmesi için hep birlikte çalışacaklarını ifade etti.

Cihangir güven tazeledi

Akdeniz Gazeteciler Federasyonu Genel Başkan Yardımcılarından Ali Cihangir’in Osmaniye Cebelibereket Gazeteciler Cemiyeti Başkanlığına yeniden seçilmesini tebrik edip ekibiyle bir araya gelen AGF Yöneticileri, yeni dönemdeki çalışmalarında her birine tek tek başarı dileklerini ilettiler.

Yayınlandığı Kategori Manşet

Orman ve Su İşleri Bakanı Veysel Eroğlu, bir dizi açılış ve temel atma törenine katılmak için geldiği Burdur’da Ak Parti İl Teşkilatını ziyaret edip, partilileriyle bir araya geldi. Partide yaptığı açıklamada, Türkiye’nin büyümesinden rahatsız olanların varlığından bahseden Bakan Eroğlu, 15 yıllık Ak Parti iktidarında muhteşem icraatlara mühür vurduklarını söyledi.

12 tesisin açılış ve temel atma törenine katılmak için Burdur’a gelen Orman ve Su İşleri Bakanı Veysel Eroğlu’nun ilk durağı Ak Parti oldu. Ak Parti’de yaptığı açıklamada, 24 Haziran’da yapılacak seçimlere dair değerlendirmelerini paylaşan Bakan Eroğlu, 15 yıllık Ak Parti iktidarı boyunca yapılan hizmetleri de aktardı.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Başbakan Binali Yıldırım’ın selamlarını ileten Orman ve Su İşleri Bakanı Veysel Eroğlu, “Burdur’umuzun fahri hemşehrisi olmaktan duyduğum gururu kelimelerle ifade edemem. Burdur’a her gelişimde heyecan duyuyorum. Burdur göller, güller ve gönüller diyarı. Buna göletleri de eklemek lazım çok baraj ve gölet yaptık.” dedi.

“Türkiye’nin önünü kesmek isteyenler var”

Açıklamasında CHP’yi eleştirip, Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemiyle ilgili de bilgiler veren Bakan Eroğlu, “Çatı aday çıkarmak istediler ama çatı yıkıldı. CHP Genel Başkanı çok aday aradı ama bulamadı ve kendi partilerinden bir arkadaşı aday olarak çıkardılar. Yeni sistem çok önemli. Yürütmenin başında cumhurbaşkanı olacak, yasama çok daha etkin olacak. Kuvvetler ayrılığını çok net bir şekilde göreceğiz. Önceden yasama ve yürütme ayrı olduğu söylenirdi ama böyle birşey yoktu. Bakanlar kurulundan gelen her karar geçerdi. Yürütmenin başında cumhurbaşkanı olacağı için bürokratik engeller kalkacak, kalkınma hızımız da artacak. Ak Parti, son 15 yılda muhteşem icraatlara mührünü vurdu. Cumhuriyet tarihi boyunca yapılan yatırımları geçecek derecede hizmetler ürettik.

Türkiye’nin önünü kesmek isteyenler var. Türkiye’nin büyümesinden rahatsız olanlar var. Önce Ak parti’yi kapatmak istediler, muhturalar oldu, gezi eylemi oldu en son da 15 Temmuz darbe girişimi oldu. Başka bir ülkede böyle bir darbe girişiminden sonra ekonomi çöker. 24 Haziran’dan sonra Türkiye’de refah seviyesi artacak, hızlı yatırımlarla çok büyük mesafeler katedecek. Cumhuriyetin kuruluşunun 100. Yılında, Türkiye’yi dünyada 10 büyük ülkeden birisi haline getirmek istiyoruz. Bu yüzden dünya lideri Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın yeniden seçilmesi gerekiyor. 

CHP’den hayır gelmez. Bu ülkeye bir çivi bile çakmamıştır. Biz milliyiz, yerliyiz. Dünyanın en büyük siyasi organizasyonudur. Sadece üye sayısı 10 Milyon’u aşmıştır. Nüfusu 10 Milyon olmayan ülkeler var.” dedi.

“Dünya krizdeyken bizde kriz yoktu”

Ekonomi, sağlık ve ulaşımda yapılan düzenlemeleri aktaran Bakan Eroğlu, “23 Milyar Dolar borcu ödedik. Dünyada ekonomik kriz varken bizde kriz yoktu. Paramız pul mesafesindeydi, her yıl bir 0 konuyordu. Biz çocukken milyonerler çok zengindi, sonra 1 Milyon’a tuvalete girmeye başladık. Paramızdan altı 0’ın atılması büyük bir dönüşümdür. Yatırımlarda o kadar büyük mesafe aldık, iktidarımız boyunca yılda 300’ü geçiyor. Toplamda 7500’ü bulmuş. Baraj inşaatında dünyada ilk 3’teyiz, gölet inşaatında dünya birincisiyiz. Afyon’dan Burdur’a 1 saatte geldim. Burdur’dan Ankara’ya 7-8 saatte gidilirdi, şimdi ise 4 saatte gidiliyor. Şimdi bütün yollar Afyon Kaymağı gibi oldu. Sağlık sistemi berbattı, koğuş sistemi vardı. Büyük şehirlerde sıra fişi almak için sabahın köründe hastaneye giderdik. Sabahın 6’sında Okmeydanı Hastanesinin önünde muayene olmak için sıra fişi almak isteyen hastaların yoğun kuyrukları olurdu. Şimdi herkes istediği yerden muayene olup istediği yerden ilaçlarını alabiliyor. Şimdi herhangi bir yerde vatandaşımızın başına bir iş gelse ambulans alıp götürür. Önceden külüstür ambulanslar vardı, benzini biterdi. Şimdi tam teşekküllü ambulanslar, ambulans uçaklar var.” sözleriyle15 yıllık Ak Parti iktidarında yaptığı bazı çalışmalarla ortaya konulan düzenlemeleri paylaştı.

“Her yıl 3-4 defa Burdur’a geliyorum”

Burdur’a en çok gelen bakan olduğunu hatırlatıp, açılışının ve temel atımının gerçekleşeceği tesisleri sıralayan Eroğlu, “Yılda 3-4 defa geliyorum ve yatırımların müjdesini veriyorum, temel atıyorum, açılışlar yapıyorum. 12 dev tesisin açılışını yapmaya geldik. Toplamda 151 Milyon TL’dir. Mamak Kurtuluş Barajı, Altınyayla Barajı, Bucak Taşyayla Barajı ve Çavdır Büyükalan barajı sulamasının temelini atıyoruz. Bunun dışında Orman Genel Müdürlüğü tarafından ağaçlandırma, gelir getirici orman kurulması, fidan üretimi, bal ormanı ve orman yollarının yapımı gibi paket tesislerin temelini atacağız. Açılışı yapılacak tesisler ise Çavdır Küçükalan Barajı, Aziziye Kocapınar Barajı Sulaması, Belenli Göleti Sulaması yenilenmesi, Bademli Sulaması yenilenmesi, Kozağacı Sulaması yenilenmesi, Çeltikçi Bağsaray Barajı Sulamasının açılışını yapacağız. Ayrıca Doğa Koruma ve Milli Parklar 6. Bölge Müdürlüğüne ait Kumluca Köyü Soğanlı Sazlığı Kuş Gözetleme Kulesi yapımı, Salda Gölü Tabiat Parkı Kır Lokantası altyapı ve çevre düzenlemesi, Serenler Tepesi Tabiat Parkı Yol sanat onarımı ve üçevre düzenlemesi, Kargı Köyü SAğla Ormanı Tabiatı Koruma Alanı Yol Yapımı ve Burdur Gölü Mevcut Kuş Gözlem Evninin Bakım Onarımı ile giriş takı yapımının da açılışını gerçekleştireceğiz.

Temelini atacağımız ve açılışını yapacağımız 12 tesis 151 Milyon TL’ye mal olmakta. 12 Tesisimizle 9 Bin 690 Dekar arazi sulanacak, 23 Bin 350 Dekar arazide modern sulama yapılacak, 3.3 Milyon metreküp su biriktirilecek, ormanlar gençleşecek, bakımı ve iyileştirmesi yapılacak, orman köylülerinin desteklenmesi sağlanacak.” dedi.

“Köylerde bile emeği var”

Milletvekili Bayram Özçelik, Veysel Eroğlu’nun Burdur’la olan ilişkisini paylaşıp köylere bile hizmet götüren bakan olduğunu belirterek, “Bölgemizin bakanı olarak, Burdur’umuza büyük hizmetler yaptı. Burdur Halkı, bunu çok yakından bilmektedir. Hemen hemen Burdur’un her ilçesinde, kasabasında ve köyünde emeği olan bir bakanımız. Türkiye’nin tamamında bu hizmetlerin sürdürülmesi için gecesini gündüzüne katıyor. Bizler de halkımızın isteklerini kendisine iletiyoruz.Önceki dönem Belediye Meclisi tarafından oy birliğiyle kendisini Burdur’un fahri hemşehrisi ilan etmişti. Bundan her defasında gurur duyuyoruz.” dedi.

Ak Parti il Başkanı Volkan Mengi’de Bakan Eroğlu’nu selamladığı konuşmasında, kendisini Burdur’da ağırlamaktan mutluluk duyduğumu ifade etti.

Bahtiyar Turan

 

Yayınlandığı Kategori Manşet

Aday adaylık sürecinin son gününde son başvuru Ak Parti Burdur İl Gençlik Kolları’ndan geldi.

Yayınlandığı Kategori Manşet