Manşet - Burdur Gazetesi | Burdur Haberleri, Burdur Haber
Perşembe, 04 Ekim 2018 14:23

05 Ekim 2018 - Cuma - Burdur Gazetesi

05 Ekim 2018 - Cuma - Burdur Gazetesi

Yayınlandığı Kategori Arşiv

Vali Hasan Şıldak, Çallıca Köyü Ova Camii açılışında vatandaşlarla bir araya geldi.

 

Vali Hasan Şıldak, Çallıca Köyü Ova Camii açılışında vatandaşlarla bir araya geldi

Vali Hasan Şıldak’ın, Camiler ve Din Görevlileri Haftası kapsamında İl Müftülüğü tarafından düzenlenen programda Çallıca Köyü Ova Cami’nin açılışına katıldığı açıklandı;

Açılışın ardından Çallıcalı vatandaşlarla bir araya gelen Vali Şıldak, köy sakinlerinin talep ve isteklerini dinledi.

İmam Hatip Ahmet Candan’ın Kur’an Tilaveti ile başlayan programda, Çallıca Köyü Muhtarı Osman Saçar selamlama konuşması yaptı. Programın devamında Çallıca Köyü Cami Yaptırma Derneği adına Mehmet Ali Savaş ardından İl Müftüsü Hıdır Bayrak ve Vali Hasan Şıldak konuşma yaptılar.

Konuşmaların ardından Çallıca Köyü Ova Cami’nin Beratını Dernek Başkanı Osman Savaş’a Vali Hasan Şıldak takdim ederken, Cami’nin yapımında maddi destek sağlayan hayırseverlere de protokol üyeleri tarafından plaket takdimi yapıldı. Müftü Yardımcısı Yüksel Güzel tarafından okunan dua sonrası Vali Hasan Şıldak ve protokol üyeleri Caminin açılışını gerçekleştirdi.

Açılış sonrası vatandaşlar ile Halk Toplantısında bir araya gelen Vali Hasan Şıldak, Çallıcalıların  talep ve isteklerini dinledi. Vatandaşlara tek tek söz veren Vali Şıldak sizleri bire bir dinleyerek, köyünüzün bir sıkıntısı, bir sorunu varsa, sizlerin bir talebiniz varsa amacımız talep ve istekleri yerinde dinleyerek çözümler üretmek olduğunu ifade etti.

Vali Hasan Şıldak Cami açılışında yaptığı konuşmada; “Bu haftayı Camiler ve Din Görevlileri Haftası olarak kutluyoruz. Dün de ilimizde Müftülüğümüzün düzenlediği bir programda haftanın açılışını yaptık. Burada da son dönemde güzel hizmetler olmuş. Benim vurgulamak istediğim hizmetleri devlet olarak yapmak zorundayız, görevimiz bu yaparız da. Ama insanlarımız, vatandaşlarımız da elini taşın altına koymak suretiyle bu hizmetlere katkı verdiği zaman çok daha güzel tablolar ortaya çıkıyor. İşte Çallıca Köyümüze baktığımızda bugün güzel bir tablonun karşımızda durduğunu görüyoruz. Bu gördüğümüz Camimize hepinizin katkıları var. Diyanet vakfımızın önemli katkıları var. Valiliğimizde buraya maddi destekte bulunmuş. Onun ötesinde köyümüzde yine son yıllarda güzel hizmetlerin yapıldığını da gördüm. Bizzat da şahit olduk. İçme suyumuzun enerji hattı güneş enerjisine dönüştürülmüş. Bu da köylümüze vatandaşımıza daha az elektrik faturası olarak yansıyacak. Bu şekilde çok güzel alt yapı hizmetleri yapılmaya devam ediyor. Ülkemizin her köşesinde olduğu gibi Burdur’umuzda da İl Özel İdaresi vasıtasıyla olsun, devletimizin, hükumetimizin bütçesinden gönderdiği ödenekler ile KÖYDES projesi kapsamında olsun çok güzel hizmetler yapılıyor. Bir buçuk ay kadar önce Güneş Enerjisi Panelleri devreye girmiş. Bunun ötesinde yine muhtarımızın girişimleriyle kapalı düğün salonunun yanına açık düğün salonu, üstünü kapatmak suretiyle bir alan oluşturulmuş. Buna da yine Valilik imkanlarıyla Merkez İlçe Köylere Hizmet Götürme Birliğimiz vasıtasıyla destek olduk. Ne güzel el birliği ile güzel işler yapılıyor.

 Bugün de içinde bulunduğumuz bu alanda Çallıca Köyümüzün Ova Mevkisinde 45 hanelik bir yerleşim olduğunu muhtarımız ifade etti. Burada 2015 yılında yapılan bir protokolle cami Yaptırma Derneği ile Diyanet Vakfımızın Burdur Şubesi arasında yapılan protokol çerçevesinde her şey resmi prosedürlerine uygun olarak 2016 yılında başlanılan inşaat tamamlanmak suretiyle bu yıl içinde hizmete girmiş. Bu güzel camimiz, hem mahallemizdeki vatandaşlarımıza hizmet verecek, hem de yol güzergahı üzerinde olması ile ayrıca önemini arttırıyor.

 Bu güzel tesisin, bu güzel ibadethanenin Camiler ve Din Görevlileri Haftasında açılışı yapılması da ayrıca anlamlı. 2 katlı bir bina inşa edilmiş. 130 metre kare oturum alanına sahip. Aynı zamanda Kur’an Kursunu ve bir de lojmanı bünyesinde barındırıyor. Her şey düşünülmüş caminin inşaatında, yapımında, başından bu yana emek veren kafa yoran bütün görevlilerimize, hem müftülük görevlilerimize, hem derneğimize, buradaki asıl yükü çeken dernek yönetimine, Köy Muhtarlığına emekleri ve gayretleri için teşekkür ediyorum. Köyümüze ve bütün ilimize, İslam alemine bu güzel camimizin hayırlı uğurlu olmasını diliyor. Nice zamanlarda burada namaz kılmayı rabbimizin nasip etmesini diliyorum. Aynı zamanda diğer tesislerimizin de köyümüze hayırlı olmasının temenni ediyorum. Köylerimizin bütün ihtiyaçlarını adım adım takip ediyoruz. Muhtarlarımızla sürekli görüşme halindeyiz. Bu vesile ile sizlerin arasında olmaktan ayrıca mutluluk duyuyorum” diye konuştu.

Yayınlandığı Kategori Manşet

Vali Hasan Şıldak, Hacılar Köyü Yılmaz Turgan İlkokulu’na ziyarette bulundu.

Çallıca programı dönüşünde Hacılar Köyü Yılmaz Turgan İlkokuluna ziyarette bulunan Vali Hasan Şıldak, minik öğrencilerle bir araya geldi. Ziyarette okul yönetimi, öğretmenler ve minik öğrencilerle sohbet eden Vali Şıldak , yeni eğitim öğretim yılının hayırlı olmasını diledi.

Sınıflarında ziyaret ettiği minik öğrencilerle yakından ilgilenen Vali Hasan Şıldak, derslerine iyi çalışmaları ve bol bol kitap okumaları tavsiyesinde bulundu.  

Öğrencilere gün içerisinde gördükleri dersleri soran Vali Şıldak, okulun ve öğrencilerin genel durumu ile ilgili de öğretmen ve idarecilerden bilgi aldı. Taşımalı eğitim kapsamında diğer köylerden Hacılara gelen öğrencilerin servise bindikleri andan itibaren ehliyet kemerlerini takmalarını istedi.

Vali Şıldak  okuldan ayrılmadan öğrencilerle hatıra fotoğrafı çekildi.

Yayınlandığı Kategori Manşet

Belediye Meclisi, Belediye Başkanı Ali Orkun Ercengiz başkanlığında, Belediye Meclisi Salonu’nda toplandı. Belediye Başkanı Ali Orkun Ercengiz açılış konuşmasında Belediye dükkanları hakkında yaptığı açıklamada;

 

“Herhangi bir şeklide bir kurumu bir makamı ya da durumu suşlamak adına değil ama İl Özel İdaresi’ne ait dükkanlarda bulunan kiracıların da bu koşullarda mı kiraya verilip, çıkartıldığı ya da 10 yılda bir yeniden ihale yapılıp yapılmadığına da merak ediyorum. Bu konuda da ciddi merakım var. Bu konuda da kendilerinden yazılı görüş olarak İl Özel İdare kurumumuzdan isteyeceğim. 10 yılı geçen kiracıların tahliyesini karar almak zorundayız. Biz elimizden gelen formülü üretmeye çalıştık. Formülü üretemez duruma geldiğimiz anlıyorum. Burdur Belediyesine ait kiracılardan 10 yılı dolduranların tahliyesine gelecek ay taşıyacağız meclise ve kararını vereceğiz.”dedi.

Belediye Meclisi’nin Ekim ayı toplantısında, Eylül ayında yapılan kaldırım, peyzaj ve asfalt çalışmaları hakkında bilgi veren Belediye Başkanı Ali Orkun Ercengiz, düzenlenen kültürel etkinlikler ve yapılan çalışmalar hakkında açıklamalarda bulundu. Toplantı gündeminin birinci maddesi gereği Ali Faruk Ödel’in 2018/122-6/3 sayılı karara itirazı oy çokluğuyla reddedildi. Gündemin ikinci maddesinde yer alan Temel Eğitim Öncesi Okul Alanı’nın Maliye Hazinesi’ne bedelsiz devredilmesi önerisi oy birliğiyle kabul edildi. MAKÜ Yerleşkesi’nde yer alan Yurt Alanları taşınmazlarının Sosyal Tesise dönüştürülmesi ve ayrıca 3 adet imar planı imar komisyonuna oy birliğiyle havale edildi. Gündemin dördüncü maddesi olan işyerleri için alınan ilan ve reklam vergisinin,  Çevre Temizlik vergisi ödeme dönemlerinde tahsis edilmesi hususu oy birliğiyle kabul edildi. Beşinci madde de yer alan geri dönüşüme önem verilmek amacıyla ipliğin geri kazandırılması için verilen 50 bin TL’lik şartlı bağış oy çokluğuyla kabul edildi. Sokak hayvanlarının kısırlaştırılması için Kurumlar arası Eğitim, Öğretim, Araştırma ve Uygulama işbiriliği protokolü yapılması ve imzalama yetikisinin Belediye Başkanı Ali Orkun Ercengiz’e verilmesi oy birliğiyle kabul edildi. 

Gündemin yedinci maddesi içerisinde yer alan Burdur Emniyet Spor Klübü lisanslı güreşçisi Şeyda Özdöl’ün isminin, Atatürk Mahallesi’ndeki 12059. Sokak ile 12086. Sokağın keşiştiği alanda bulunan parka isminin verilmesi hususu komisyona havalesi oy birliğiyle kabul edildi. Gündemin 9 ve 10. maddeleri içerisinde yer alan imar komisyonu kararları hususda meclis toplantısında görüşülerek karara bağlandı.

Belediye Başkanı Ali Orkun Ercengiz Belediye Meclisi topantısında Eylül ayında yapılan çalışmalar hakkındaki açıklamasında;

“Özgürlük ve Demokrasi alanı, yürüyüş yolları, peyzaj düzenelemeleri tamamlandı. Alan fuarı kaplaması da bitti. Oldukça ilgi gören kuru havuzumuzu hizmete açtık. Özellikle çocuk ve gençlerimizi tarafından ilgiyle izlenilen kuru havuzumuzda Burdur halkının hizmetine sunuldu. Atatürk Caddesi’nde daha önce başlattığımız kaldırım çalışmalarının ardından hem yağmur suyu drenajla olan sıkıntılarımızı hem de kısmi çökmeleri ortadan kaldırmak için asfalt yenileme çalışmamızı yaptık. Şehir içi muhtelif yerlerde olağan bakım çalışmalarımız devam ediyor. Park ve Bahçeler Müdürlüğü Özgürlük ve Demokrasi alanında başladığı çalışmaları bitirdiler. Aydınlıkevlerdeki 1 parkı, Yüzbeşevlerdeki 1 parkın aydınlatma çalışmalarını sonuna gelindi. Atatürk Mahallesi 12059 Sokak’ta park çalışması başlatıldı. Hatip Hoca Kavşağı peyzaj çalışması tamamlandı ve bu ay içerisinde açmayı planladığımız Ulu Önder Atatürk’ün fikri hür, vicdanı hür, irfanı hür nesilleri betimleyen bir anıtla Hatip Hoca Kavşağı’mızıda daha düzgün bir hale getirdik. Merve Evleri 2 parkın peyzaj çalışması tamamlandı. 

25 Eylül-1 Ekim  tarihleri arasında İtfaiyecilik Haftası etkinliklerinde 304. yılını kutlayan itfaiyeci arkadaşlarımızla birlikte olduk. Yerel ve ulusal basınımızın temsilcileriyle bir araya gelerek gölümüz için verdiğimiz 5 yıllık çabanın ülke gündemine gelmesinin ardından göle yapılacak eylemlerle ilgili bir basın açıklaması düzenledik. Muharrem ayı nedeniyle hem Sanayi Camii’nde hemde halk pazarında yurttaşlarımızla beraber olup aşure dağıttık. Sağlıklı Kentler Birliği olarak encümen üyesi olmam nedeniyle özellikle Avrupa Hareketlilik Haftası’nın Türkiyedeki uygulayıcı belediyelerinden birisi olarak encümenimizin bu ayki toplantısını Burdur’da yapmayı teklif etmiştim. Bisiklet turumuzu böylelikle gerçekleştirdik. Geçtiğimiz yıl kaybettiğimiz Ali Boyacıoğlu Hocamızın anısına düzenlediğimiz judo turnuvamızı yaklaşık 300 sporcuyla 17 farklı kulüpten gelen arakdaşlarımızla birlikte gerçekleştirdik. Göl Festivalleri kapsamında Grup Yirmi7, Tuğba Yurt ve Gökhan Türkmen konserleriyle Burdur halkını buluşturmaya çalıştık. Burdur Belediyesi olarak kullanılmış kıyafet ve ayakkabıların geri kazanımı için geri dönüşüme olan önemimizi ortaya koyarak ipliğinde geri dönüşüme kazandırılmasını sağlayacağız. Geçtiğimiz günlerde eğitimin vererek sertifakalandırdığımız kadınlarımızın kendi ürettiklerini satabileceği en büyük yer olan Salı Pazarı’nda ilk ürünlerini ortaya çıkararak orada alıcı bulmayı umut ettiler ve beklediklerinin üzerinde bir taleple karşılaştılar. İlerleyen günlerde bu çalışmaların bir üretici çalışmaları inşaatının tamamlanmasını beklediğimiz El Sanatları Merkezi’mizi de üretici birliği ya da kooperatif adı altında bir yapıyla kadınlarımızın ev ekonomisine katkı koyabileceği organizasyonu da büyütmek istiyoruz.” bilgisi verdi. 

İleri Biyolojik Arıtma Tesisi’nin 1 Ocak 2019 tarihine kadar yer tesliminin yapılıp, temelinin atılacağını beklediklerini söyleyen Belediye Başkanı ali Orkun Ercengiz;

“İlbank Dış Yatırımlar Daire Başkanlığı Birol Bey, Antalya Bölge Müdürü Fuat Bey’le birlikte sabahtan bir toplantı gerçekleştirdik. Özellikle Burdur Gölü’ne bugünlerde ulusal farkındalık yaratmamızın ardından arıtmanın bir an evvel hayata geçmesiyle ilgili taleplerimizi dile getirmiştik. Bölge milletvekillerimizde bu konuda her şeyin hazır olduğunu ve çalışmaların daha hızlı yapılması gerektiğini söylediler. Bizler bu ayın sonuna kadar arıtma tesisimizle ilgili bütün yapılacak çalışmaları tamamlayıp, ihale aşamasına getirdikten sonra eğer herhangi bir terslik olmazsa adımıza tahsis edilmiş 11 milyon 500 bin Avroluk Avrupa Yatırım Bankası’yla imzaladığımız Burdur Belediyesi olarak 11 milyon 500 bin Avroluk kredinin İller Bankası tarafından yapılacak işler üzerinden özellikle arıtmanın 1 Ocak 2019’a kadar yer tesliminin yapılıp, temelinin atılacağını da umut ediyoruz.”dedi.

Belediye Başkanı Ali Orkun Ercengiz 10 yılı geçen Belediye kiracılarıyla ilgili olarak yaptığı açıklamada;

“Geçen ay meclis kararıyla Burdur Belediyesi olarak Burdur Belediyesi kiracı esnaflarının sorununu çözdüğümüzü düşünüyorduk. Sorun bir kere daha sorun olarak karşımıza geldi. Valilik tarafından yapılan incelemede Belediyeye ait taşınmazların 10 yıla kadar kiraya verilebilmesi için Belediye Meclisi’nce Belediye Encümeni’ne yetki yapılması kararı alındığı görülmüş olup, bu hususta aynı kararın Belediye Meclisi’nin görev ve yetkilerini belirleyen 18. maddesinin (e) bendinde taşınmaz mal alımına, takasına, tahsisine, 3 yıldan fazla kiralanmasına ve sürekli 30 yılı geçmemek kaydıyla bunlar üzerinde sınırlı ayni hak üzerinde karar vermek hükmü yer almakta olup, 18. maddede Belediye Meclisi’nin Belediye Encümenine yetki devri yapmasını düzenleyen herhangi bir hüküm bulunmamaktadır. Bu bağlamda Belediye Meclisi’nin Belediye Encümenine yetki devrinin 5393 sayılı Belediye kanununa uygun olmadığı gerekli değerlendirmenin yapılmak üzere ekte iade edilmiştir. 

Valilik tarafından geri gönderilen bir karar. Herhangi bir şeklide bir kurumu bir makamı ya da durumu suşlamak adına değil ama İl Özel İdaresi’ne ait dükkanlarda bulunan kiracıların da bu koşullarda mı kiraya verilip, çıkartıldığı ya da 10 yılda bir yeniden ihale yapılıp yapılmadığına da merak ediyorum. Bu konuda da ciddi merakım var. Bu konuda da kendilerinden yazılı görüş olarak İl Özel İdare kurumumuzdan isteyeceğim. 10 yılı geçen kiracıların tahliyesini karar almak zorundayız. Biz elimizden gelen formülü üretmeye çalıştık. Formülü üretemez duruma geldiğimiz anlıyorum. Burdur Belediyesine ait kiracılardan 10 yılı dolduranların tahliyesine gelecek ay taşıyacağız meclise ve kararını vereceğiz.”dedi.

Hatice Dursun

Yayınlandığı Kategori Manşet

İYİ Parti Bucak İlçe Başkanı Safa Sönmez, Türkiye ekonomisine danışmanlık yapacak olan McKinsey şirketi hakkında yazılı basın açıklaması yaptı;

Bucak İlçe Başkanı Sönmez açıklamasında  “Türkiye durup dururken kendi devlet yönetimine yabancı bir kuruluşu niye ortak ediyor? Sorusunu yönelterek, iktidarın McKinsey’le anlaşma yaparak, “Ekonomiyi ben iyi yönetemedim, dışarıdan destek aldım” itirafında bulunduğunu belirterek;

“Kendi kendini yönetemez haline gelmiş bir iktidarın Mckinsey ile anlaşma yaparak yine ipin ucunu başkalarına verdiğini görüyoruz.Vatandaşımızın ekonomik olarak zor günler geçirdiği şu günlerde borç gırtlağa dayanmışken, Mckinsey şirketi Türkiye Cumhuriyeti’ni ABD’den yönetmeye başlayacak.

Aslında bu durum tam olarak şu değil mi? “Biz, liderlik edemiyoruz, yönetemiyoruz. Buna aklımız yetmiyor. Dışarıdan gelecek akla muhtacız. O akıl bizde yeterli değil,o akıl Amerikan şirketi McKinsey’de var. Dolayısı ile Amerikan şirketi akıl verecek biz de onun verdiği akla uyacağız” demek değil mi? 

Peki, ne oldu da gidip ekonomi yönetiminin liderliğini o ülkenin CIA ile de ilişkili olduğu söylenen McKinsey diye bir şirketine teslim ettik? 

Ekonomiyi yönetemediğiniz ve denetleyemediğiniz için mi ekonominin anahtarını ABD’li McKinsey adlı danışmanlık şirketine teslim ettiniz? Bir devletin bir danışmanlık şirketine emanet edilmesi o devlettin yönetilemediği anlamına gelmez mi? Adı yolsuzluklarla anılan bu şirket ile yapılan anlaşmanın 80 milyon vatandaşa maliyeti kaç paradır? 

Özelleştirme uzmanı olan McKinsey adlı danışmanlık şirketinin, Türkiye Varlık Fonu Başkanvekili ile birlikte çalışacak olması, Türkiye Varlık Fonu içinde bulunan şirketlerin özelleştirilmesi için yapılan bir hazırlık mıdır? AKP döneminde Türkiye’de en fazla danışmanlık hizmeti alan bu firmanın yaptığı çalışmalarda objektif olabileceğine nasıl inanıyorsunuz? 

McKinsey adlı şirket, Cumhurbaşkanı tarafından yapılan harcamaları denetleyebilecek yetkiye sahip mi? Bu yetkiye sahip değilse kamu harcamalarında tasarruf yapılabileceğine nasıl inanıyorsunuz?

Bu soruların cevabını elbetteki McKinsey ile anlaşma imzalayanlar verecektir ama bizim asıl derdimiz her geçen gün ekonomik sıkıntı nedeniyle borç içinde kalan vatandaşımızdır.Biz onların yanında omuz omuza durmaya her zamanki gibi devam edeceğiz. Başkaları gibi gidip aklımızı,irademizi dışa bağımlı şirketlere vermeyeceğiz.”

Yayınlandığı Kategori Manşet
Perşembe, 04 Ekim 2018 14:23

“Uyuyan hücreler” bir uyansa!

Gidişat öyle gösteriyor ki; Türkiye’nin dış borçlarının, ödenemez hale gelmesiyle yaşanan ekonomik kriz, giderek daha da ağırlaşacak.

Krizin faturasının ücretlilere işçiye,memura, üretici köylüye, esnafa kısaca emeğiyle geçinenlere çıkacağı kesinleşti!

Neden? Derseniz; ülkenin geliri, gideri yani bütçesinin denetimi, bir Amerikan firması olan Mc Kinsey’e verildi!

Ne demek bu?

Bu şu demek; 2001 krizinde Türkiye dış borçlarını ödeyemez hale gelince ne yapılmıştı?

Daha önce, İMF gelip, Türkiye’nin dış borçlarının ödenmesi konusunda, arabuluculuk rolünü üstlenmişti. Ülkemizin bütçesinin yönetimine el koyup, bütçe harcamalarında, emeğiyle geçinenlere yönelik kısıntıya gidilmesini şart koşmuş, bunu uygulamaya sokmuştu. Bunun siyasi literatürdeki adı “kemer sıkma”dır.

Geçmişte, İMF eli ile uygulanan “kemer sıkma” politikaları, bu kez Amerikan Mc Kinsey eli ile yapılacak!

Geçmişte olduğu gibi, günümüzde de yaşanan, aslında Kapitalizm’in bunalımı, Emperyalizm’in ülkemize kestiği faturadır.

Kapitalist sistemde ekonomik krizlerin kaynağı; aç gözlü, doymak bilmeyen büyük sermayenin, üretenlerin, emekçilerin örgütsüzlüğünden de yararlanarak, çarpık sistemin dengesini hepten bozmasıdır.

AKP iktidarı boyunca; ülkede var olan büyük sermayeye, birde hükümetler eliyle palazlandırılan, sonradan görme sermaye eklenince, ülke potansiyeli har vurup harman savruldu. Özelleştirmelerle, kamuya ait varlıkların yağmalanması bir yana;

 Tanınan ayrıcalıklardan faydalanıp, ucuz, örgütsüz işçi cenneti Türkiye’ye koşan yabancı sermaye,  ülkedeki bankaların, şirketlerin, işletmelerin, fabrikaların üzerine de kondu!

Son günlerde sıkça duymaya başladığımız, bundan sonra sıkça duymaya başladığımız bir terim var; Konkordato!

Ne demek?

Borçlarını ödeyemez hale gelen ticari kuruluşun, devlete başvurup, borçlarını ödeyebilmesi için, kendisi ile borçluları arasında hakemlik yapacak bir yönetici atanmasını, devletten istemesidir.

Acı ama, Amerikalı firma MC Kinsey’in işlevide aslında budur!

Bizim gibi, Emperyalizm’in pençesindeki ülkelerde yaşanan ağır ekonomik krizler; iflaslara, işsizliğe, yoksulluğun, sefaletin, açlığın artmasına, uyuşturucu, fuhuş, boşanma, intihar gibi sosyal çöküntülere ve giderekte sosyal patlamalar yol açar.

Sosyal patlamalar, emekçilerde, yoksullarda, düzene, iktidara, iktidar partilerine karşı öfke uyandırır.

İşte bu an; sömürü çarklarının sahiplerinin ve onlar için bu çarkları döndüren iktidarların, siyasilerin, en korktuğu andır.

Böylesi zamanlarda, emeğiyle geçinen, işçiler, kamu çalışanları, üretici köylüler, küçük esnaflar eğer  yeterince örgütlü değillerse, sosyal patlamayla, büyük kitleler halinde, bir oraya bir bir buraya savrulurlar! Onların örgütsüzlüğünden faydalanan açgözlü büyük sermaye ve onların çıkarlarına hizmet eden hükümetler, emeğiyle geçinenlere, bin bir yalanla acı ilacı yutturur, kemerleri sıktırırlar! Krizin faturasını emekçilere çıkarıp, bedelini onlara ödetirler. Bu senaryo ile emekçiler, sermaye hizmetindeki bir partiden, bir başka sermaye savunucusu partiye savrulurlar!

Peki ne yapmalı? 

Geçmişte, Bağımsızlık, demokrasi, emek mücadelesine dahil olan yada halen bu mücadelenin ucundan kıyısından tutan; bir deyimle her biri “uyuyan hücreler” olan milyonlarca kardeşimiz var bu topraklarda! Şöyle bir silkinseler, bir uyansalar, ülkenin havası, solun çehresi değişir. İşte başlanması gereken yer de burasıdır!

Yayınlandığı Kategori Köşe Yazıları