Türk Eğitim Sen Şube Başkanı Akın; Lise türleri azaltılmalı

Türk Eğitim Sen Şube Başkanı Orhan Akın, 1 Haziran’da yapılan LGS sonuçlarını gazetemize değerlendirdi. 22 Temmuz’da açıklanan LGS yerleştirmelerine göre bazı okullarda yığılma olurken bazı okullarda da kontenjan açığı oluştu. Anadolu liselerindeki bu yığılma sorununa ilişkin Türk Eğitim Sen Şube Başkanı Orhan Akın, lise çeşitliliğinin azaltılması gerektiği, öğrenci sayısının az olduğu yerlerdeki okulların anadolu lisesine dönüştürülmesi önerisinde bulundu.   

 Milli Eğitim Bakanlığı (MEB) tarafından Liselere Geçiş Sistemi (LGS) kapsamında yapılan merkezi sınav sonuçları 24 Haziran’da açıklandı. Açıklanan sonuçlara göre, ülke genelinde geçen  yıl 18 olan 1. sayısı bu yıl 565’e çıkarken Burdur’dan tam puan alarak 1.’liği paylaşan öğrenci sayısında artış olmadı.

1 Haziran’da yapılan LGS sonuçlarının açıklanmasının ardından, Milli Eğitim Bakanlığı resmi internet sitesinde, 2019 yılı ortaöğretim kurumları kontenjanları ve illere göre yüzdelik dilimlerdeki öğrenci sayıları yayınlandı. İllerdeki başarı sıralamasına göre Türkiye genelinde önceki yıllarda ilk 10’larda yer alan şehrimiz, geçen yıl 23. sıradaydı, bu yıl ise 26. sırada yer aldı. Bu konu hakkında da görüşlerini dile getiren Türk Eğitim Sen Burdur Şube Başkanı eğer eğitime çeki düzen verilmezse ‘Gelecek yıl belik de 50. sırada oluşumuzu tartışırız.” görüşünü iletti.  

LGS’nin genel bir değerlendirmesi yapan Türk Eğitim Sen Burdur Şube Başkanı Orhan Akın;

“LGS tercih sonuçlarına göre artık tercihler yapıldı ve sonuçlar açıklandı. Sonuçlara baktığımız zaman bazı okullarda yığılmalar söz konusu. Fakat bazı okullarında kontenjanların açık kaldığı Milli Eğitim Bakanlığı’nın açıklamalarında bunu görüyoruz. Tabi bu kontenjanlarda ve okullara kayıtlarda belirli bir not kotası olmadığı için işte bu kadar diploma notuyla şuraya gider denilmediği için ailelerin tercihleri nedenleriyle yerleştirmeler oluyor. Ailelerde çocuklarını anadolu liselerinde okutmak istiyor. Dolayısıyla belirli bir not kotası olmadığı için aileler hep anadolu liselerini tercih ediyor. Bu yüzden anadolu liselerinde bir yığılma söz konusu. Yığılma olduğu zaman ne gibi bir sonuç ortaya çıkacak? Yığılmanın olduğu yerlerde ikili eğitim söz konusu. Milli Eğitim Bakanlığı artık Türkiye’de içinde bulunduğumuz çağda ikili eğitimin söz konusu olmadığına dair Sayın Ziya Selçuk’un ve diğer bakanların açıklaması var. İstanbul’da ve Ankara’da ikili eğitim yapacaklarını söylemeye başladılar. Artık okul idareleri, milli eğitim müdürlükleri bu tür açıklamalar yapmaya başladılar. Burdur’da durum bu şekilde. Meslek liselerinin kontenjanları boş kalırken malesef şu anda anadolu liselerinde büyük bir yığılma söz konusu. Bu sorun nasıl aşılabilir? Ailelerin bu konuda ne yapması lazım?

Lise çeşitliliği

azaltılmalı

Bir defa bu kadar çok çeşitli bir lise söz konusu olmaması lazım. Spor, güzel sanatlar, fen, sosyal bilimler, temel liseler, anadolu, imam hatip gibi liselerin çeşitliliğini azaltmak lazım. Anadolu liselerindeki bu yığılmalarıda yeni derslikler yaparak veya diğer okullarda yığılma varsa bir başka meslek lisesinde eğer boş sınıflar varsa Sayın Ziya Selçuk’ta milli eğitimlere gönderdiği yazıda Temmuz’un sonuna kadar bu okulları bize bildirin demişti. Bu yerleştirmeler neticesinde öğrenci sayısının az olduğu yerlerdeki okulların anadolu lisesine dönüştürülmesi lazım. 

Burada üç-dört tane problemle karşı karşıyayız. Bir yerde 30 kişilik sınıflar elbette sıkıntılı. 40 ve 50 kişiye çıkarsa bu rakamlar öğrenci sayısı artacak ve öğrenci sayısı arttığı yerde öğretmen sınıfa hakim olamamaya başlayacak. Sınıf yönetimi öyle çok kolay bir şey değil. Öğrenciler kalabalık sınıflarda okumak zorunda kalacaklar. Böylece eğitimin verimliliği düşecek ve tabi öğrenci motivasyonlarıda düşünce de malesef çok düzgün eğitimi yapılamayacak. 

Milli Eğitim Bakanlığı’nın ders saatlerinin ve türlerinin düşürülmesine dair çalışmaları var. Liselerde 18-19 çeşit ders var. Mesela Avrupa’daki okullarda stajlarla çocukların kendi yetişeceği alanda öğrenme durumu olacaktır. Tabi LGS yerleştirmelerinin sonucunda belirli okulların kontenjanları boş kalıp, belirli okullarda yığılma olduğu zaman biz bir Türk Eğitim Sen öğretmen sendikası olarak eğitim çalışanlarının sesi olarak orada öğretmen ihtiyacı ortaya çıkacaktır. Sınıf çoğaldı, öğrenci çoğaldı o okulda ne yapacaksınız? Öğretmen ataması olmadığı zaman da ücretli öğretmen atama durumuna geçecekler. Ücretli öğretmenin olduğu yerde de malesef eğitim kalitesinden ve eğitimin verimliliğinden bahsetmek söz konusu olmayacaktır. Bir an önce Sayın Ziya Selçuk’un talimatları doğrultusunda bu dönüştürülmesi gereken okulların İl Milli Eğitim Müdürlüğü tarafından hemen dönüştürülmesi lazım. Bazı konularda inat etmemeleri lazım. Okul kontenjanlarını, sayıların ve velilerin tercihlerine bakarak o okulların dönüştürülmelerini de tamamlamaları gerekecektir. Kaldı ki kalabalık sınıflarda hiçbir veli öğrencisini okutmak istemez. Ücretli öğretmenin derse girdiği yerlerde malesef öğrenciler eğitimin veriminden faydalanamayacaktır. Ülkemizde bu kontenjanla alakalı çok ciddi sıkıntılar söz konusudur. Bir an önce bu bahsettiğimiz dönüşümü yapmaları lazımdır. Bir an öncede lise türlerinin azaltılması gerekmektedir. 

Çocukların derslerde öğrendiği şekliyle sınavda karşılaştıkları soru şekli farklıdır. Eğitimin ders sonunda öğrenciye kazandırmaya çalıştığı temel yetenekleri dahi kazandırılmadığı ortaya çıkıyor. Dindar nesilden bahsediliyor. Akademik bilgileri de verememeye başladık. Bir an önce eğitimle alakalı çalan bu zilleri hem eğitim yöneticileri hem yerel yöneticiler hem de okul idarecileri görmek zorundadır. Eğitim Türkiye’nin geleceğini ilgilendiren çok ciddi bir meseledir. Bu mesele konusunda iktidarda bir an önce bunun önlemini almak zorundadır. 

Tam puan alan

öğrenci sayısı düştü

Burdur’da LGS’de geçen yıl tam puan alan öğrenci sayılarına düşüşler söz konusu. Sınav sonuçlarına baktığımız zaman Burdur malesef 26. sırada. Televizyon programlarında da biz bundan bahsettik. Yetkili temsilcinin sendikanın temsilcisi bunnu böyle olmadığını iddia etsede sonuç ortadadır. Bir an önce Burdur’un eğitim kenti diye isimlendirilen o marka ismini geri alabilmek için milli eğitimin en başından en alt yöneticisine varana kadar bir çeki düzen verilmesi gerekmektedir. Öğretmenleri rahatsız etmememeleri gerekmektedir. Öğretmenlerin özlük hakları konusunda bile yeterli birtakım şeyleri yapmayan milli eğitim müdürlükleri mahkeme sonuçlarıyla hareket etmeye başlamışlardır. Gölhisar’da farklı uygulama yaparken Bucak’ta farklı uygulama yapmaktadırlar hem de adaletten bahsetmektedirler. Ama malesef öğretmenlerde bu ortamda huzursuz olmaktadırlar. Eğitim çalışanlarını rahatsız etmeye kimsenin hakkı yoktur diye ifade etmek gerekir.

Eğitimin ciddi bir mesele olduğunu bahsettik. Veliler, öğrenciler, öğretmenler eğitimin bütün katmanları, bütün paydaşları özellikle sivil toplum örgütleri olarak biz her zaman alanlardayız. Başta Sayın Vali olmak üzere Milli Eğitim Müdürü ve diğer sendikalar sese kulak vermek zorunda ve hiç olmazsa iki ayda bir bir araya gelip bizlerin görüşleriyle eğitim öğretime çeki düzen vermek gerekmektedir. Zamanı geldi diye düşünüyoruz. Yoksa gelecek sene 50. sırayı konuşmak zorunda kalırız.”dedi.    

Hatice Dursun

Ögeyi Oylayın
(0 oy)

Yorum yapın

No Internet Connection