Başkan Ercengiz; Şehrin eksikliklerini hızla gidermek zorundayız

Başkan Ercengiz;
Şehrin eksikliklerini hızla gidermek zorundayız
31 Mart seçimlerinin ardından tekrar göreve gelen Belediye Başkanı Ali Orkun Ercengiz, yaptığı mahalle toplantılarıyla esnaflarla buluyor. Onların istek ve taleplerini dinliyor.
Belediye Başkanı Ali Orkun Ercengiz, Halil Yüksel Deposu'nda, Mahrukatçılar Sitesi esnafıyla bir araya geldi. 31 Mart yerel seçimleri öncesi mahrukatçıar sitesi esnaflarının talepleri üzerine yapılan çalışmaları hakkında bilgi veren Başkan Ercengiz, "31 Mart'ta tapusuz dükkanlarla ilgili biz tapudan ilgili evrakları alıp, dava dosyasına teslim ettik. Artık bundan sonraki süreçte yargı en kısa zamanda sonuçlandırırsa, mahrukataçılar sitesindeki tapu sorunumuzu da inşallah gidereceğiz. Asfaltlar ve bu alandaki yağmur suyuyla ilgili birtakım sıkıntılar vardı. Geçtiğimiz ziyaretimizde söylemiştiniz. Bir asfalt kredisi başvurusunda bulunduk. Bu kredinin sonuçlanmasını bekliyoruz. Krediyi İller bankası bize yaz döneminde kavuşturursa biz hızlı bir şekilde eksik olan yollarımızı veya altyapı çalışması yapılacak yerleri de bitirip sizlerin hizmetine sunacağız." dedi.
Toplantıda gündeme dair gelişmeleri değerlendiren Başkan Ercengiz, 31 Mart seçimlerinde esnafların kendisine ve ekip arkadaşlarına verdiği destekten ötürü teşekkür ederek;
"Biz 5 yıl daha kaynakları en iyi şekilde kullanarak hizmet etmek istiyoruz. Şehrimizin eksiklerinin bu dönem daha farkındayız. Geçen dönemi bazı şeyler öğrenerek geçirdik. Bazı şeyleri düzelterek geçirdik. Tabi sonuçta devlette devamlılık esas. Takip edererk bitirerek geçirdik. Bu dönem kendi projelerimize eğer kendi kaynaklarımız el verirse daha fazla zaman ayırıp, daha fazla kaynak ayırıp yapabileceğimiz bir dönem olacak. 23 Haziran'da bir seçim daha yaptık 31 Mart'tan sonra. Bu seçimle ilgili de bir şeyler söylemek istiyorum. Zaman zaman bu söylenildi ama. Alt tarafı bir yerel seçimdi ama. Öyle bir noktaya geldi ki bu seçim, Türkiye'nin seçimi haline geldi. Türkiye'nin seçimi olduktan sonra da anlamı bir İBB'den çıkıp, sanki Türkiye'nin bundan sonraki süreçte kat edeceği yol haritasının bir seçimi haline dönüştürüldü. Bizim Başkan Adayımız Ekrem Bey ikinci kez seçim kampanyasında yine ilk kez seçim kampanyasında olduğu gibi bizimde her seçim döneminde benimsemeye çalıştığımız gibi birleştirici, ötekileştirmeyen bir dil. Belediyeciliğin sadece yurttaşa hizmet noktasında bir siyasi görev olduğunu ve bu görevin halka eşit adil ve hakkaniyetli, hak, hukuk çerçevesinde herkese doğrudan ve şeffaf bir yönetim anlayışıyla verilebileceğini anlatmaya çalıştı. Bizde çalıştık. Neticede 31 Mart ve ardından da 23 Haziran seçimleri bitti. Şu anda esnafımızın, tüccarımızın, sanayicimizin, sokaktaki vatandaşşımızın beklentisi ülkenin bir an evvel belirsizliklerden kurtulup, ekonomik anlamda herkesin önünü görebildiği, ticaretin faal oduğu herkesin eğer kredi kullanacaksa bu kredi karşılığında mutlaka iş üretebildiği borcu ötelemek değil, iş hacmini büyütmek için kullanabildiği bir dönem olmasını istiyor.
Yaşanabilir bir kent için uğraşıyoruz
Vatandaşımızın artık biz siyasetçilerin yüksek sesinden , gürültüsünden, patırtısından bıktığını görüyoruz. Zaten şu anda bizim genel başkanımız, siyasi büyüklerimiz, genel merkez ve yönetimdeki başkanlarımız erken genel seçim istemediklerini ısrarla ifade ediyorlar. Çünkü ülkenin bir an evvel istikrarlı bir ekonomik sürece götürülmesi lazım. Bakın bugün mahrukatçılardayız. Normalde buranın bu yaz gününde çok hareketli olması lazım. Belki kış için erken ama kömürünü odunun alan, eviden tamirat bakım yapacak insanların şuan da gelip gitmesi lazım. Ama görüyoruz ki burada da ticaret her noktada olduğu gibi istediğimiz noktada değil. Biz yerel yönetim olarak, belediye olarak bu anlamda veebileceğimiz katkı şehrimizin marka değerini artırmak olacaktır. Biz şehrimizin marka değerini artırmaya çalışıyoruz. Bunu nasıl yapıyoruz? Yaşanabini, güvenli bir şehir dışarıdan gelinip, görülüp gezilecek ve keyif alınacak bir şehir imajını yaratmaya çalışıyoruz. Bugün lavanta turizmiyle başlanılan yöremizin bir alternatif turizm ve geçtiğimiz yıllarda bizim ısrarla dikkat çekmeye çalıştığımız özellikle Burdur Gölü'nü hızla kaybettiğimiz ama bunun Salda Gölü'ne sirayet etmemesi için hem doğal güzelliğini yitirmemek ve hem de o alanı doğru değerlendirmek için birtakım önlemler alınması dair yaptığımız birçok çalışmanın ve medyatik tarafını da kullandığımız rekortmen bir dalgıcımızın getirip Yeşilova'da rekor dalışı yapmasıyla geçen yılda Salda Gölü'nde ve bu yılda daha çok özellikle ziyaretçinin sayısının katlanarak arttığını görüyoruz. Bizler klasik ticaret yöntemlerini yapacağız ama değişen dünya içerisinde de önlemlerimiz almak durumundayız. Bugün Burdur'a her hafta sonu 10 otobüs gelip bu turizmin içerisinde Burdur'u da ziyaret ediyorsa bizim özellikle çarşı esnafımızın buna kendisini entegre etmesi lazım. Bir kere bir öğrenilmiş çaresizliğimiz var. Burdur'dan bir şey olmaz diyen birazcık parasını kazanan çekip gidiyor. Halbuki gücümüzü birletirip bu kente daha iyi şeyler yapabiliriz." dedi.
Şehrimizin marka değerinin artırılması gerek
Şehrin geleceği için kentin marka değerlerine daha da önem verillmesi gerektiğini vurgulayan Başkan Ercengiz;
"Kentimizin seçim siyaset dömenide birtakım altyapı sorunlarından bahsedildi. Kimisi doğru, kimisi abartılı kimisi de yanlıştı. Ama biz 5 yıllık tecrübemizle kentimiz altyapı sorunlarının da farkındayız. Bugün eğer geçtiğimiz yağmurda kent merkezi hasar görmediyse belli noktalarda yağmur suyu drenaj hattına yaptığımız yatırımın doğru olmasındandır. Bugün eğer içme suyuyla ilgili arıtma yumuşatma tesisiyle ilgili ihale bitip, 1 yıl içerisinde o tesis siteme sokulduğunda içme suyunun artık içelebilir olduğunu sağlayacak olursak biz bu anlamda devlet imkanlarını da kullanarakta borçlanarakta yapabiliriz.
Şehrimizin marka değerini artıracak birtakım yatırımların Burdur'a getirilmesi lazım. Ekonomik anlamda kötü bir dönemden geçiyoruz. Dış latırımcıyı Burdur'a getirebilecek, cazip hale dönüştürebilecek bazı şeyleri ön plana çıkartmamız gerekiyor. Örneğin 22 bin öğrenci potansiyeli olan bir kentin öğrenci potansiyelinden yarralanamadığını görüyoruz. Devletin ya da belediyelerin işi bina yapmak değildir. Öncelikli görevi bu değildir. İhtiyaç halinde bu binaların sayısını artıracaktır. Bina yapıp borçlanmak doğru bir yöntem değildir. Bizim yapacağımız yatırımlar vatandaşın öncelikli ihtiyaçları, kentin değerini artırıcı, kültürüne, sanatına, iş üretim atölyelerine, kadın emeğini değerlendirilmesine ve muhtelif değer katacak binalara ihtiyaç varsa biz bunları yapmak durumundayız. Dönüp geldiğimiz noktada zaten çok büyük bir bütçesi olmayan Burdur Belediyesi'nin temel değerlerini ödevlerini yaptıktan sonra öncelikli ihtiyaçlarından başlayarak biz yine aklı ve mantığı zorlamayan ve yapıldığı zaman vatandaşın kafasında soru işaretleri yaratmayan, ayakları yere basan projelerimize devam edeceğiz. Derdimiz hizmet etmek. Bugün şehrimiz yerleşke olarak bakıldığında çok rahatlıkla 500 bin vatandaşımızın yaşayacağı bir alana yayılmış durumda. So dönemde hızlı bir yapıyaşma ve kentin imar alanı içerisinde yapılan birçok bina var. Bu alanda da artık doygunluğa ulaşmış durumda Burdur. Bizim hizmet üretimi noktasında şikayet etme şansımız yok. Biz bunları yapacağız. Hizmetimizi üreteceğiz. Bunları kendi işçimiz, araç, gereç ve imkanlarımızla yapıyoruz."değerlendirmesi yaptı.
Kentin geleceğini doğru planlamalıyız
Yeni Devlet Hastanesi yapımı için herhangi bir gelişmenin yaşanmadığını belirterek bu konuda her türlü işbirliğine hazır olduğunu da vurgulayan Belediye Başkanı Ali orkun Ercengiz;
"Bugün belediye olarak altyapı, asfalt dahil her şeyi kendimiz yapıyoruz. Şimdi 31 Mart'ta bir söz vermiştik. Derdimiz bu memlekete hizmet etmek. 31 Mart'a kadar olup bitenin üzerine bir sünger çektik. 3 aydır da bu tavır davranışımızla bunu gösteriyoruz. Biz ilimizin milletvekilleriyle bu şehrin eksikliklerini hızla gidermek zorundayız. Biz kısır çekişmeleri bir kenara bırakıp, kesinlikle bu kentin hızla daha büyük adımlar atması için gayret göstermek zorundayız. Bugün Burdur Devlet Hastanesi'nin yapımını seçim döneminde tabelalarla hemen başlayacağını düşünüyorduk. Fakat şu ana kadar devlet hastanesiyle ilgili bir gelişme yok. Duyduğuma göre Isparta Dostluk yoluyla ilgili işlem hızlanmış, 400 milyon liralık bir yatırım planlanıyor o yatırım için. Karşı değilim. Ama öncelikleri doğru belirlemek lazım. Bugün Burdur Devlet Hastanesi'nin 20 tane hekimi Burdur Devlet Hastanesi'nden tayin istemeyi düşünüyorsa ve bir kısmı tayin döneminde gidiyorsa burada bir hata var demektir. Biz bazı şeyleri gayrisiyasi düşünüp, bu kentin geleceğini doğru planlamamız gerekir. Biz bu konuda belediye olarak her türlü işbirliğine siyasi partim ve ittifak ortağımız iyi parti olarak seçim döneminde de söylemiştik. Biz her türlü işbirliğine hazırız. Bu işin egosu, kompleksi olmaz. Biz şuanda yaptığımız görev ne kendi işyerimiz ne de kendi sermayemiz." dedi.
Hatice Dursun

Ögeyi Oylayın
(0 oy)

Yorum yapın

No Internet Connection