Burdur’un en genç terzisi; Şafak Terzi

Günümüzde unutulmaya yüz tutmuş mesleklerden biri de terzilik. Terzi Şafak Güngör Aşkar kentimizin en genç terzisi. Şafa Terzi dükanının sahibi Safak Güngör Aşkar, yaklaşık 10 yıl önce çıraklıktan başladığı terziliğe kendi dükkanını açarak hizmet vermeye devam ediyor.

Henüz 28 yaşında olan Terzi Şafak Güngör Aşkar işini severek yapıyor. Yaklaşık 2 yıl önce KOSGEB desteğiyle açtığı terzi dükkanını ilk günkü heyecanla işletmeye devam ediyor. Kentimizin en genç terzisi olan Şafak Aşkar’ın, küçük yaştan beri terzilikle uğraşması ve işini severek yapması,unutulmaya yüz tutmuş terzilik mesleğine devam etmesindeki en büyük desteği.

Şehrimizin en genç terzisi Şafak Aşkar gazetemiz muhabirine yaptığı açıklamada

“Küçüklükten beri bu işi yapıyordum. Çıraklığım bu işle geçti. Daha da büyüyerek işletmeye devam ediyorum.

Lisedeyken yazları bir terzinin yanında çıraklığa başladım. Sonra bu işi devam ettirdik. 2 yıldır bu dükkanı işletiyorum. 10 senede çıraklık ve kalfalık dönemim geçti. Şimdi de eşimle beraber çalışıyoruz. 

Terzilikte kaybolan meslekler arasına girdi. Bu meslek, ölmesin, devam etsin. Gençlerin şu anda yolunu açmaya çalışıyoruz ama gençler genelde masa başı iş istiyorlar. Memurluk veya başka bir yerde kalifiyesiz olarak çalışılıyor. Burada çalışsalar kalifiyeli olarak yakında dükkanlarını açarlar ama gençler terziliği pek istemiyor. Biz devam ettirdik. Baktık gördük bu mesleğin önü açık. Bir 10 sene sonra zaten hiç kimse kalmayacak. Genelde yaşlılar kaldı. Bu mesleğin önü gerçekten açık.” Değerlendirmesi yaptı.

 Bu mesleği öğrenmek isteyen herkese öğretmeye açık olduğunu belirten Terzi Şafak Aşkar;

“Sıfır dikimi kaldırdık sadece tadilat yapıyoruz. Sıfır dikimi hem istemedikleri için hem daha da pahalı oluyor. Kumaşın metresi 100 lira olmuş. Satın almak daha karlı oluyor. Mesela bir pantolonun dikimi 200 liraya mal olurken, pazarda 30 liraya bir pantolonu bulabiliyorsun. Dikim işi o yüzden bitti. Bir Yukarı Pazar’da abilerimiz kaldı. Onlarda bittiği zaman zaten unutulup gidecek bu meslek. 

Müşterilerimiz genelde öğrenciler oluyor. Uygun fiyata yaptığımız için öğrenciler bizi tercih ediyor. Genelde öğrencilere hitap ediyoruz. Öğrenciye ve askere indirim yapıyoruz. Öğrenci, zaten ana baba eline bakan insanlar. Burdur’da öğrenci kesimi giderek artıyor. Bu da bizim işimize katkı sağlıyor. 

Yazın da düğün mevsimi açılıyor. Gelinlik, nişanlık, abiye gibi. Düğün mevsimi açıldığı için yazın öğrencinin olmamasını oradan kapatıyoruz. Bazen işler yoğun olduğunda geceleri de çalışıyorum. Bazen sabaha kadar açık olduğumda oluyor. İşler yetişmeyebiliyor. Artık yetişen kalifiyeli eleman yok. 

Burayı seçmemdeki sebebe gelecek olursak, Burdur’un köklü esnafları burda olduğu için burayı tercih ettim Salı Pazarı burada. Esnafların geneli burada. . Bu yüzden burası daha canlı.

Gelecek olan olursa işte sıkıntı yok. İş çok. Ama yetişen yok. Ben öğretmeye açığım. Yazları bir tane gelen bir elemanım var. Çıraktan yetiştiriyoruz. Mesleğe tutunsun diye uğraşıyoruz. Gelsin, işi öğrensin, mesleği devam ettirsin istiyoruz. Okursun bir öğretmen bir memur olursun ama esnaf yetişe yetişe olursun. Bazı aileler terziye vermek istemezler çocuklarını. Ama aslında o da bir esnaf. Geliri amirden, memurdan dahada fazladır. Kimse açıklamaz ama bütün herkeste öyledir.”dedi. 

Hatice Dursun

 

Ögeyi Oylayın
(0 oy)

Yorum yapın