Teke Yöresi büyük üstadını uğurladı - 5.0 out of 5 based on 1 vote

Teke Yöresi büyük üstadını uğurladı

Teke Yöresinin yaşayan kültür elçisi, dev çınarı, TRT Sanatçısı Hamit Çine Cuma Namazına müteakip Ulucami’de kılınan Cenaze Namazının ardından sevenlerinin omuzlarında sonsuzluğa uğurlandı.

Teke Yöresinin kültürünü koca bir ömür sırtında taşıyıp karış karış gezdiği bölgede, birçok kültür hazinesini ortaya çıkaran ve yıllarca omuzunda taşıyan Hamit Çine, 92 Yaşında yaşama gözlerini yumdu. Perşembe günü tedavi gördüğü İzmir’de vefat eden Çine, memleketi Burdur’da toprağa verildi. Halk Kültürünün yaşayan devi Çine’nin cenazesi, Cuma Namazına müteakip Ulucami’de kılınan Cenaze Namazının ardından Şehir Mezarlığı’ndaki Aile Kabristanlığında toprağa verildi. Merhumun cenaze namazını Burdur’un eski vaizlerinden Ahmet Faki kıldırdı.

Hamit Çine’nin Ulucami’de kılınan cenaza namazına Vali Şerif Yılmaz, Milletvekili Reşat Petek, Belediye Başkanı Ali Orkun Ercengiz, Cumhuriyet Başsavcısı Mehmet Nadir Yağcı, Mehmet Akif Ersoy Üniversitesi Rektörü Adem Korkmaz, Burdur Barosu Başkanı Ramazan Gedik, 21. Dönem Milletvekili Kazım Üstüner, Burdur Belediyesinin önceki dönem Belediye Başkanları Çetin Bozcu ile Sebahattin Akkaya, siyasi partilerin ve sivil toplum örgütlerinin başkanları ile yöneticileri, mahalli sanatçılar ve çok sayıda dostu ve yakını katıldı.

Hamit Çine kimdir?

Teke yöresinde çok sevilen büyük bir folklor araştırmacısı ve müzik adamı olan Hamit Çine, 4 Nisan 1926’da Burdur’da doğdu. Adı Hamitoğulları’ndan gelir. Çine Köyü’nde yaşayan babası iyi bağlama çalar, annesi de babasına zaman zaman ud ile eşlik ederdi.

Diğer kardeşleri de müziğe karşı ilgili olup hepsi bağlama çalardı. İlk bağlama deneyimine tarlalarda yetişen süpürgelik bitkisinin elyafını kaldırıp, arasına çöp koyarak, ondan melodiler çıkararak başladı. İlkokulda armonika, ortaokulda ise bağlama çalmaya başladı.

Liseyi İstanbul Haydarpaşa Lisesi’nde okudu. Eminönü Halkevi’nde sosyal faaliyetlere katılmaya başladığında artık bağlama ile iç içe yaşamaya başlamıştı. Eminönü Halk Evi’nde Serenler Zeybeğini çalarken fark edildi ve İstanbul Radyosu Topluluğuna haftada bir gün katılması için şans verildi. Bayram Aracı ile birlikte programlara katıldı.

1952 Yılında yedek subay olarak askere gitti. Askerliğini de sazıyla beraber yaptı. Hatta Hamit Teğmen’in sazının sorumluluğunu bir askere verdiler, gelirdi, götürürdü sahip çıkardı. İstanbul’dayken Agop Usta’nın sazevinde tesadüfen Muzafeer Sarısözen ile tanıştı. Sarısözen onu Ankara’ya davet etti ve Ankara Radyosu’nda sazıyla ve oyunuyla programlara katıldı.

1954’te askerliği bitirince Burdur’a döndü, toprak işleriyle uğraşmaya başladı. Birgün Muzaffer Sarısözen Burdur’a gelip Hamit Çine’yi aradı. Beraberce Burdur oyunlarını oynayacak bir ekip aradılar. Ancak ekibi kuramadılar. Sarısözen Ankaya’ya döndükten sonra Çine’ye tekrar yazdı ve “Bu ekibi mutlaka istiyorum” dedi. Hamit Çine’de kardeşi Behiç ile birlikte iki kişilik küçük bir ekip oluşturarak Açık Hava Tiyatrosu’nda step tarzında topuk vurarak teke oyunu oynadılar. Bu, izleyenlerin ve Sarısözen’in büyük beğenisini kazandı. Yarım kalan yüksek tahsilini tamamlamak için İzmir’e gitti. Burada Muzaffer Sarısözen’in de ısrarıyla ve Mustafa Hoşsu’nun çabalarıyla İzmir Radyosu’na kazandırdı. O yıllarda özellikle Burdur Yöresi ile ilgili halk bilimi çalışmaları yaptı. İzmir Radyosu’nda koro şefliği yaptı. 1982’de radyodan emekli oldu. 1985-1986 yıllarında Ege Üniversitesi Devlet Türk Müziği Konservatuvarı’nda öğretim görevliliğine çağrıldı. Burada 5 yıl hizmet verdi. Üç telli üzerine araştırmalar yaptı. Fethiyeli Mustafa Çoşkun ve Ramazan Göngör’ün üç telli ile, Burdulu Faik İnce’nin cura ile icralarını inceledi.

1989 Yılında “Burdur’dan Damlalar” isimli Halk Bilimi hakkındaki çalışmalasını yayımladı. “Üç telli bağlama metodu”nu hazırladı. Bunun yanında bağlama metodu için bir öğreti kitabı yazdı. Yurt çapında düzenlenen sempozyumlara bildiriler sundu. Yurtdışında bir çok ülkede özellikle yöresinin müziğini tanıttı. İngiltere’de bir yarışmada 29 Ülkenin sazları içinde en beğenilen saz olmasına rağmen üç telli ile ikincilik verildi. “Halk Müziği ustamız Hamit Çine ve Pamuk Curası Avşar Beyleri” isimli bir kaset yaptı. Hamit Çine her zaman kültürüne tutkun, yöresine aşık, araştırmacı örnek bir sanatçı olmuştur. Halk müziğinin devlerinden birisi olarak yaşamını İzmir’de sürdüren Çine, 15 Şubat 2018 günü yaşama gözlerini yumdu. Çine’nin naaşı memleketi Burdur’da toprağa verildi.

Bahtiyar Turan

Ögeyi Oylayın
(1 Oylayın)

1 yorum

  • Erol Altınmekik
    Erol Altınmekik Cumartesi, 17 Şubat 2018 17:47 Yorum Bağlantısı

    yAKINLARINA VE DOSTLARINA BAŞASAĞLIĞI VE SABIRLAR DİLİYORUM.

Yorum yapın