Vali Yılmaz; Son 10 yılda Türkiye tarımda çağ atladı

Vali Şerif Yılmaz, 14. Geleneksel Söğüt Domates ve Kültür Festivali açılış programlarına katılmak üzere Söğüt Kasabasına ziyaret etti.
Festival kapsamında Belde'de düzenlenen temel atma ve açılış törenlerine katılan Vali Yılmaz'ın, katıldığı törenlerin ardından bir dizi inceleme ziyaretlerinde bulunduğu açıklaması yapıldı;
Açıklamada, Cuma Namazını Söğüt'te kılan Vali Yılmaz'ın, namazın ardından Belediye Kapalı Pazar yerine geçerek Söğüt Belediyesi yeni hizmet binasının temel atma törenine katıldığı belirtildi.
Törene Vali Yılmaz'ın yanı sıra Milletvekili Bayram Özçelik, İlçe Kaymakamı Abdullah Aksoy, İl Emniyet Müdürü, İl Jandarma Komutan Vekili, İl Genel Meclis Başkanı, Genel Sekreter, İlçe ve Belde Belediye Başkanları, siyasi partilerin ve sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri, daire müdürleri ve vatandaşların katıldığı bilgisi verildi.

Saygı duruşu ve İstiklal Marşı'nın okunmasıyla başlayan temel atma töreninin açılış konuşmasını ev sahibi Söğüt Belediye Başkanı Salih Yavuz yaptı. Açılış konuşmasının ardından Milletvekili Bayram Özçelik ve Vali Şerif Yılmaz'da konuşma yaptılar. Konuşmaların ardından yüklenici firma yetkilileri ve Belde'ye destek ve hayırları bulunan iş adamlarına plaket takdimi yapıldı. Plaket takdiminin ardından yapılan dua sonrası yeni hizmet binasının temeli atıldı.
Temel atma töreninin ardından Vali Yılmaz, beraberinde ki protokolle birlikte Söğüt Belediyesi hal sahasına geçerek, Hal sahası bölgesine ilave olarak yeni yapılan binalarının açılışını yaptı. Açılışın ardından Vali Yılmaz hali gezerek incelemelerde bulundu. Başkan Yavuz başta olmak üzere, tüccar ve çiftçilerden bu sezon ki ürün durumu ve piyasa fiyatı ile ilgili bilgiler alan Vali Yılmaz, talep ve istekleri de yerinde dinledi.
Vali Yılmaz, hal sahasında yaptığı incelemelerin ardından beldede lokum imalatı yapan bir esnafın işyerine ziyarette bulundu. Vali Yılmaz, Esnaf ziyaretinin ardından Festival kapsamında yapılan en iyi domates serası yarışmasında dereceye giren bir serayı gezerek incelemelerde bulundu. Dereceye giren Çiftçileri tebrik eden Vali Yılmaz hayırlı, bereketli ve bol kazançlı bir sezon geçirmeleri temennisinde bulundu.
Vali Yılmaz Söğüt Belediyesi yeni hizmet binasının temel atma töreninde yaptığı konuşmada;
"Öncelikle temelini atacağımız yeni hizmet binasının hayırlı olmasını diliyorum. Kazasız belasız, inşallah açılışı da nasip olur. Yine ayrıca bugün açılışını gerçekleştireceğimiz yeni hal binamızın da hem yap işlet devret suretiyle alan halcilerimize, hem de üreticilerimize hayırlı olmasını diliyorum. Bol bereketli kazançlara vesile olmasını temenni ediyorum. Geçen yıl bu zamanlardı ki 17 Haziran da göreve başladıktan bir hafta sonra ilk ziyaretimi Söğüt'e sivil olarak yapmıştım. Sivil geldiğim için kimseyle görüşmedim. Buradaki seraları ilk o zaman gördüm. Hatta Antalya sınırı, Muğla sınırı ve Dirmil'i dolaştım. Bölgeyi görünce dedim ki çalışan insanlarımız hala var. Dağın belinde seraları görünce gerçekten mutlu oldum. Çünkü seralarla ilgili daha önce görev yaptığım yerlerde epey uğraşım oldu kendimin. Özellikle Özel İdare kaynaklarıyla seraları kurdurup üreticimize vermeye çalıştık. Ben çiftçi çocuğuyum. Topraktan paranın nasıl kazanıldığını bilen birisiyim. O paralarla buralara geldik hamdolsun.
Bizim geleneksel üretim biçiminden artık modern üretime geçmemiz gerekiyor. Avrupa Birliği ülkeleri ile eğer rekabet edeceksek. Avrupa'da tarımda rekabet unsurumuz olacaksa bunun desteklenmesi gerekiyor. Çiftçimizi belli bir seviyeye getirmemiz gerekiyor. Özellikle son 10 yılda Türkiye gerçekten tarımda çağ atladı. Bu verilen teşvik desteklerle beraber. Gerek makine ekipmanları desteği ile, gerekse kırsal kalkınma kurumu tarafından verilen destekler ile. Artık bizim çiftçimizin üreticimizin, üretmek istiyorum, iş yapmak istiyorum diyen kim varsa devletin yanında olduğunu rahatlıkla görebiliyor. Bu yardım ve desteklerin çok rahatlıkla kullanabiliyor ki bugün bu aşamaya geldik. 10 yıl önce burada sera varmıydı, yoktu. Belki tam bilemiyorum ama geçen haftada Dirmil de yağlı güreşler vardı. Orada da mantarla ilgili programa dahil olduk. Bu arada şunu ifade edeyim sosyal yardımlaşma vakfı tarafından verilen küçük yardım ve desteklerle bugün Türkiye deki mantar üretiminin yüzde 15 ini sadece küçük Dirmilimiz de üretiyoruz. Yine bugün serada bölgemizin merkezi ve her tarafta söylediğimiz, marka olarak kendini ispat eden Söğüt Domatesi Türkiye'nin her yerinde adını duyurmaya başladı. Bu şu açıdan önemli verilen teşvik ve desteklerin yerli yerince kullanıldığını ve gerektiği şekilde de bundan istifade edecek olan insanlarımız desteklediği zaman bunu başaracak gücümüzün kabiliyetimizin olduğunu tüm bunlar ortaya koyuyor ve bize gösteriyor. Düne kadar Kumluca da ortakçılık yapan veya amelelik yapan arkadaşımız, kardeşimiz bugün kendi işinin sahibi oldu. Bu iş birliği ile beraber oldu, bu beraber çalışmanın sonucu oldu.
Sosyal yardımlaşmadan verilen yardımların bir kısmı hibeydi biliyorsunuz. Geri dönüşlerinde hiç bir sıkıntımız yok hamd olsun. Buradan sosyal yardımlaşma vakfı tarafından yardım alabilecek durumda olan üreticilerimize sesleniyorum. Bu yardımlarımız devam edecek. Bunun dışında hepinizin bildiği gibi yine tarım il müdürlüğümüz tarafından verilen teşvik ve destekler var. Yüzde 50 hibeler var. Hem serada var, hem sulamada var. Bunların zamanını arkadaşlarımız duyuruyorlar. Bunlardan istifade edelim. Üretimimiz ne kadar çok olursa bölgemiz merkez olur. Onun için bugün yeni ilave hal binaları açıyoruz. İnşallah onlar da yetmeyecek ilerleyen süreçte yeni binalar yapacağız. Bunu yaparken de ifade edildiği gibi sulama ile ilgili sıkıntımız vardı. Sulama ile ilgili sıkıntımızın çözümü ile ilgili hem bakanımız, hem DSİ genel müdürümüz, hem bölge müdürümüz ve şube müdürümüzle acil çözümle ilgili atılması gereken adımları görüştük. İnşallah hem sondaj belediyemiz tarafından yapılacak. Devlet Su İşleri tarafından da ilave bir takım yardım ve desteklerle normal desteklerin dışında sizin bu acil sorunu çözmek için emek sarf edeceğiz. İnşallah yakın zamanda hayata geçiririz. Çünkü yeni yeni üretim alanları arttıkça mevcut suyumuz yetmeyecek. Bununda çözümü ile hem bakanımızın nezdinde bu yazdan meydana gelen kuraklık suların azalması nedeniylede aciliyeti var. Çözmüş olacağız. Burada da sulamada da, damlama sulama desteğimiz var devam ediyor. Bilginiz olsun. Vahşi sulamayla ilgili genel büyük sıkıntımız var. Daha önce yapılan tesisler vahşi sulamayla ilgili yapılmış. Gerek DSİ gerekse özel idare kaynakları ile yaptığımız yeni tesislerin tamamını kapalı sistem sulama yapıyoruz. Mevcutlarında dönüşümünü sağlıyoruz. Her ikisini beraber gerçekleştiriyoruz. Bir suyun boşa akmasını önleyecek bugün gölettir barajdır hepsiyle ilgili çalışma yapıyoruz. Gerek DSİ, gerekse özel idare bu çalışmaları yapıyorlar, bu çalışmalar yapıldıktan sonra eğer suyu orada olacağını veya suyun orada tutabileceğimizi görüyorsak sonra yatırım programına alıyoruz. Burada şu hususu da belirtmemiz lazım. Baraj yapılması gereken bir yer varsa şuan itibariyle hiçbir sıkıntımız yok. Burada Orman ve Su İşleri Bakanımıza özellikle teşekkür etmemiz lazım. Burdur olarak etmemiz lazım çünkü Bakanımızın Burdur'a geldiği zaman yaptığımız toplantıda Burdur da DSİ tarafından yapılan barajların dışında özel idare tarafından yapmanız gerekenler varsa onları da biz yapacağız dedi. Artı köprülerle ilgili derelerin üzerinde olan köprüleri Onu da DSİ olarak biz yapacağız dedi. Her iki yükümüzü de özel idare olarak üzerimizden aldı. Ben Sayın Veysel Eroğlu Bakanımıza teşekkür ediyorum. O sayede oradan tasarruf ettiğimiz paraları diğer hizmetlerimizde kullanmaya çalışıyoruz.
Özellikle bu yıl Sıcak asfalta başladık. Türkiye Cumhuriyeti tarihinde belkide hiç aklımıza gelmeyen şeyleri yapmaya başladık. Geçen Kozağaca gittik. Kozağaçtaki törende dağın başında orada da söyledim. Çobanlarımızın bile girmediği yerler vardı. Oralarda kapalı devre sulama sistemiyle çiftçilerimizi suyla buluşturuyoruz. Dağın tepesinde sera yapmaya başladık. Sıcak asfaltla beraber insanlarımızı özellikle kırsal kesimde yaşayan insanlarımızı sadece alt yapı değil karınlarını doğdukları yerde doyuracak imkanları orada oluşturmaya çalışıyoruz. Amacımız insanlarımızın doğduğu yerde karnını doyurmasıdır. Bunu sağlayabilirsek, hepiniz yıllarca yaşadınız. Senede bir ay köye geliyordunuz onun haricinde hep gurbette yaşadınız. Onun ne demek olduğunu siz bizden daha iyi biliyorsunuz. Onun için bizim herkesin çoluk çocuğunun yanında büyükleriyle beraber, ailesiyle beraber rıskını temin edebilecek olan alt yapıyı sağlamakla ilgili görevimiz var. Devlet olarak ta bunu ben kendim şahsen içinde yaşayan birisi olarakta görmekten yaşamaktan gerçekten onur duyuyorum. Çünkü bugün en ücra köşeye varıncaya kadar devlet olarak bu hizmetleri kesintisiz götürmeye çalışıyoruz. Hiç tahmin edemediğimiz bu yatırımları bugün yapıyoruz. Yarın belki daha büyük ihtiyaçlar olacak. Şehirle köy arasında şehirle kırsal arasında hiçbir fark bırakmamaya çalışıyoruz. Ve özellikle de KÖYDES projesiyle Cumhuriyet tarihinin bellide kırsal alan için yapılan en büyük projesidir Hükümetimiz tarafından hayata geçirilen. o tarihten bugüne kadar içme suyundan sulama suyuna varıncaya kadar, kanalizasyondan sıcak asfalta varıncaya kadar vatandaşımıza en iyi hizmeti vermeye çalışıyoruz. Tabi bunun yanında sizin ürettiğiniz ürünün rahat bir şekilde pazara ulaşması içinde kara yolları üzerine düşeni yapıyor ki bölünmüş yolların tamamı sıcak asfalt olacak. Şantiyeler kuruldu. Belde içinden geçiş biraz daha devam ediyor. Ama kısa süre içinde sıcak asfaltla beraber tüccarımız aldığı zaman malının zedelenmeden pazarına ulaştıracak alt yapıyı en seri bir şekilde yapmaya çalışıyoruz. 
Biz devlet olarak artık tesis yapmıyoruz, fabrika yapmıyoruz. Yaptığımız şey şudur. Milletin parasını, milletten alınan emaneti en rahat rantabıl şekilde herkesin istifade edebileceği alanlara yayıyoruz. O da yoldur, sulama suyudur, içme suyudur, demir yoludur. Yani kısaca alt yapıdır. Birilerinin parasını cebine doldurma değil. Milletten alınan parayı milletin emrine kullanacak şekilde akıllı bir şekilde yatırıma dönüştürmektir. Teşvik ediyoruz destek veriyoruz. Desteği verirken de en küçük çiftçimizden üreticimizden insanımızdan başlamak üzere veriyoruz. Onun için sosyal yardımlaşmadan başladık. İlk başta, başka yerde çalışan insanlarımız, başkasının yanında çalışan insanlarımız kendi işinin patronu olsun istedik. Teşvikler, destekler, yardımlar, hibeler bunun için verildi. Bu verilmeye devam edecek. Muhtaç durumda olan varsa yine aynı şekilde. Ama asıl olan artık bundan sonra işi büyütmemiz verdiğimiz bir dönümü iki üç dönüm yapmamızdır. Bunu ne kadar yaparsak ne kadar güçlü kuvvetli olursak şahıs olarak olursak il olarak olursak ülke olarak olursak o kadar güçlü kuvvetli oluruz. Tek derdimiz çalışmak çalışmak çalışmaktır. Söğütte de bu çalışmayı görüyoruz. Bazı yerlerimizde tembellik var. Saat 9 da 10 da dükkan açılan yerlerimiz var. İşçi aradığımız zaman bulamadığımız yerler var. Bazı eleştiriler oluyor. Ben şunu söylüyorum. Burdur'da işsizlik yok. Burdur da çalışmak isteyen kim varsa iş var. Burdur da geneli itibariyle işi beğenmemek var. Çalışmak kim istiyorsa gelsin iş buluruz. Şu anda Burdur'a dışarıdan işçi geliyor. Ama buna rağmen bu spekülasyon nereden çıkıyor anlamış değilim. Her zaman ben çalışanın üretenin yanında olduğumu söylüyorum. Maddi manevi hiç farketmez. Gece gündüz demeden kim çalışıyor kim üretiyorsa bu millete hizmet ediyorsa biz onu başımızda taşırız. Nerede ne zaman bize görev düşerse onun yanında oluruz.
Tarım bakanımız değişti bir takım isteklerimiz var. Heyet olarak gideceğiz. Burdur'un gelişip kalkınması için hem tarımda, hem bitkisel üretimde, hem hayvansal üretimde, hem turizmde, hem mermer sektöründe, hem sanayileşmede bizim topyekün kalkınmamız gerekiyor. Silkinip kendimize gelmemiz gerekiyor. Silkinip kendine gelen örnek yerde Söğüttür. Onun içinde sizleri canı gönülden tebrik ediyorum. Allah bol bereketli kazançlar diliyorum. Hem temelini atacağımız hem açacağımız tesislerin hayırlı olmasını diliyor, hepinize saygılar sunuyorum" dedi.

Ögeyi Oylayın
(0 oy)

Yorum yapın