Cumhuriyet Başsavcısı Doğan işleri bitiripte gidiyor - 5.0 out of 5 based on 1 vote

Cumhuriyet Başsavcısı Doğan işleri bitiripte gidiyor

Şanlıurfa'ya gitmeye hazırlanan Cumhuriyet Başsavcısı Sadi Doğan, yaptığı açıklamada Burdurlular'ın misafirperverliğinden duyduğu memnuniyeti dile getirip, görev süresi boyunca yürüttüğü FETÖ, Pelikan ve Paralel Yapı Deşifre soruşturmalarıyla ilgili bazı bilgileri paylaştı.

3 Temmuz 2017'de Hakimler ve Savcılar Kurulunun yayınladığı Yaz Kararnamesiyle Şanlıurfa Cumhuriyet Başsavcısı olarak atanan Burdur Cumhuriyet Başsavcısı Sadi Doğan, Burdur'la ilgili izlenimlerini ve değerlendirmelerini paylaştı. Kendisinin de Mersinli olduğunu ve yörük kültürünün, sıcaklığının Burdur'da da hissedildiğini, görev süresi boyunca yabancılık çekmediğini ifade eden Cumhuriyet Başsavcısı Doğan, Ağrı Cumhuriyet Başsavcısıyken Burdur'a atanarak geldiği günden beri Burdurlular'ın, Burdur'daki kamu yöneticilerinin ve siyasilerin yüksek ilgi, alaka ve misafirperverlikleriyle karşılandığını, Şanlıurfa'ya tayin kararnemesinin yayınlanmasından sonra da aynı sıcaklıkla çok sayıda kişiden tebrik telefonu ve ziyareti aldığını iletti.
Türkiye'nin zor günlerden geçtiği bir dönemde Burdur Cumhuriyet Başsavcısı olarak görev yaptığını hatırlatıp bu süre içerisinde suçsuz kimsenin mağdur olmaması için büyük bir gayret ve çabayla direk suçluların yakalanması için kendilerine güvenerek soruşturmaları yürüttüklerini ve bu titizliğin neticesini gördüklerini vurgulayan Doğan, "HSK'mız beklemediğimiz bir şekilde bizi en güçlü illerden birisine, Şanlıurfa Cumhuriyet Başsavcılığına atadı. Bu da bizim yaptığımız çalışmaların başarı olarak görüldüğünün bir kanıtıdır." dedi. Cumhuriyet Başsavcısı Doğan, Pelikan ve Paralel Yapı Deşifre Soruşturmalarının da tamamlandığını, yakın zaman içerisinde kamuoyuyla paylaşılabileceğini ifade etti.

Burdur'da ilgiyle karşılandım
Ağrı Cumhuriyet Başsavcısıyken Şubat 2015'te Burdur Cumhuriyet Başsavcılığına atandığını hatırlatan Sadi Doğan, "Geldiğimiz andan itibaren Burdurluların, Burdur'daki kamu yöneticilerinin ve tüm siyasetçilerin Burdur Cumhuriyet Başsavcılığımıza karşı yüksek bir ilgi, alaka ve misafir perverlik gösterdiğini gördüm. Yaklaşık 3 ay ziyaretler oldu, başka illerle paylaştığımız zaman kurumlarına bu kadar sahip çıkan başka bir ilin olmadığını gözlemledik. Babamızın vefatında da aynı duyarlılığı gösterdiler. Şimdi Şanlıurfa Cumhuriyet Başsavcılığına atanmamız nedeniyle hepsi tebrik amacıyla randevu alarak, telefon açarak iyi dileklerini iletiyorlar. Kendilerine tek tek teşekkür ediyorum." dedi.
Devletimiz bize güvendi
15 Temmuz Hain Darbe Girişimiyle Türkiye'nin ve Burdur zor günlerden geçtiğini dile getirip, "Zor bir dönemden geçtik. Ülkenin geçtiği zor dönemler vardı, Burdur'da zor günler geçirdik. Bu günlerin atlatılmasında kendimize güveniyorduk, gördüğümüz kadarıyla devletimizin de bize inancı, güvenci aynı oranda gerçekleşti. HSK'mız bizim de beklemediğimiz bir şekilde bizi en güçlü illerden birisine, Şanlıurfa Cumhuriyet Başsavcılığına atadı. Bu da bizim yaptığımız çalışmaların başarı olarak görüldüğünün bir kanıtıdır. Ben bu vesileyle HSK'ya ve bizi bu göre uygun gören devlet büyüklerimize teşekkür ediyorum." diyen Cumhuriyet Başsavcısı Sadi Doğan, Şanlıurfa'ya atanmasının da değerlendirmesini yaptı.
Başsavcı Doğan, Burdur'da güzel günler geçirdiğini, kendisinin de Mersinli olduğu için yörük kültürünü yaşatan Burdur'da yabancılık çekmediğini ifade edip, Türkiye'nin her yerinin kendisi için önemli olduğunu, Şanlıurfa'nın da önemli bir şehir olduğunu belirtti.
2 Bin kişiye soruşturma 300 tutuklu
Burdur'da görev yaptığı 2 yıl 4 aylık süre boyunca birçok sorunla uğraşmak ve sorunları çözmek için titizlikle çalıştıklarını, bunların en başında Fettullahçı Terör Örgütünün geldiğini belirten Başsavcı Doğan, "Biz yaptığımız ilk açıklamada 'Kurunun yanında yaş yanmayacak. Bunun teminatı da Burdur Cumhuriyet Başsavcılığıdır.' dedik. Bu kararlılıkla, bu duyarlılıkla ve hassasiyetle soruşturmalarımızı devam ettirdik. Bugüne kadar yaklaşık 2 Bine yakın kişi hakkında soruşturma açtık ve delili olmayan hiç kimseye soruşturma açmama kararlılığıyla açtık. Hiçbir ihbar dilekçesiyle kimseye soruşturma açmadık, onları incelemelerle, ön soruşturmalarla değerlendirdikten sonra o kişinin örgütle bağlantılı olduğuna kanaat getirdiysek öyle soruşturma açtık. Bu titizliğimize rağmen rakamlar çok yüksek. Şuan Burdur Cumhuriyet Başsavcılığı görevini bırakıyorken gönül rahatlığıyla şunu söyleyebiliriz; Cezaevinde yaklaşık 300 civarında kişi var, inanmadığımız, bu örgütle teması olmadığını düşündüğümüz kimse cezaevinde değil. Delili yeterli olmadığını düşündüğümüz hiç kimse cezaevinde değil. Dolayısıyla kamuoyunda 'kurunun yanında yaşta yanıyor, haksız şekilde insanlar gözaltına alınıyor' algısının bırakılması gerekiyor. Kamuoyunun Burdur Cumhuriyet Başsavcılığının yaptığı işlemlere güvenmesi gerekiyor. Allah'ın izniyle bu konuda bir yanlış yaptığımızı düşünmüyoruz. Yanlış yaptığımızı düşündüğümüz herkesi tahliye ederek gönderdik." dedi.
İtirafçılar kolaylık sağladı
FETÖ Soruşturmasında itirafçıların kendilerine büyük kolaylık sağladığını söyleyen Başsavcı Doğan, örgütün 28 Şubat sonrası yazılı belge bulundurmadığına dikkat çekerek, "Kamuoyunun tartışdığı konulardan birisi itirafçılık mühessesesi. Ancak bu örgüt 28 Şubat sonrası, kendisine yönelik benzeri bir problem yaşayacağını düşündüğü için yazılı bir delil bırakmama konusundaya dikkat etti. Bunu yıllarca araştırdık, biliyoruz. Yaptığımız bütün soruşturmalarda Türkiye Genelinde yazılı kayıtlara çok az ulaşıldığını gördük. Bu örgütü çözümlemede en önemli delillerimizden birisi, örgütün içerisinde olan ve yapılan iş nedeniyle pişmanlığını dile getiren insanların bize yüksek duyarlılıkla verdiği bilgilerdir. İnsanlar beynelminel tahliye ediliyor düşüncesi varsa, bu yanlıştır. Öyle güzel soruşturmalar yürütüldü, ifadeler alındı ki Burdur ve ilçelerinde bu yapıyla temas eden neredeyse hiç kimse soruşturmasız kalmadı. Dolayısıyla itirafçı olupta, hakkıyla itirafta bulunan insanları da tebrik etmek, onlara teşekkür etmek lazım. Bu yapının Türkiye Genelinde en etkin şekilde çözülmesinin, ifade veren insanların itiraflarıyla devlete ve Cumhuriyet Başsavcılıklarımıza yaptıkları yardımlardandır. Bu hak kanunda yazılıdır, bu hakkı kullanmak isteyen eline silah almamış her örgüt üyesi için bu hak geçerlidir. Kamuoyunun yüksek oranda FETÖ'cü olarak bildiği birisini biz itirafçı olarak kabul ettiysek, bu konunun tartışılmaması gerektiğini düşünüyoruz. Onun katkıları yaptığımız bütün soruşturmalara çok ciddi yarar sağlamıştır. İtirafçı olanlar yeterince itirafta bulunuyor mu? Bizi yanılttığını düşündüğümüz kişileri yeniden tutukluyoruz. Bizi yanıltan kişilerin örgüte daha da bağlı olduğunu düşünüyoruz ve kendisini yakıyorlar." sözlerini paylaştı.
Pelikan ve Paralel Deşifre'de sona gelindi
FETÖ'nün dışında kamuoyunu en çok ilgilendiren olaylardan diğerleri olan Pelikan ve Paralel Yapı Deşifre'yle ilgili de bilgileri paylayan Cumhuriyet Başsavcısı Sadi Doğan, "Özellikle kamu yöneticileri ve siyasileri hedef alan, onların onurlarını zedeleyen, itibar suikasti niteliğindeki hadiseleri soruşturduk ve 'hiç kimse yargısız infaz yapamaz velevki doğru iddialarda bulunsa bile' dedik. Devlet varken kimse itibar suikastleriyle sonuca gidemez. Buna devlet müsade etmemeli, biz de müsade etmedik. Eğer bir suç varsa bunu soruşturup kamuoyuna aktaracak, anlatacak Cumhuriyet Başsavcılığı makamıdır. Birileri çıkarak yalan yada yanlış kamu görevlileri ve siyasetçilerle ilgili toplumda onlara duyular güveni zedeleyecek şekilde haberler yapar, iftiralar atarsa onu temizlemek de başsavcılığımızın görevi. Bu duyarlılıkla sahte sosyal medya hesaplarıyla ilgili de soruşturmamızı tamamladık, yakın zamanda kamuoyuyla paylaşacağız." dedi.
Bahtiyar Turan

Ögeyi Oylayın
(1 Oylayın)

Yorum yapın