Köylerden "Göle Hayat" desteği - 5.0 out of 5 based on 1 vote

Göle Hayat Derneği; Burdur Gölü Acil Eylem Planına farkındalık yaratma çalışmalarını sürdürüyor. Batı Akdeniz Kalkınma Ajansı'nca da desteklenen, TR/61/CEVRE/0031 referans numaralı proje kapsamında köylerde düzenlenen toplantılarında düzenlenen eğitim çalışmalarında Orman Su işleri Bakanlığı'nın hazırlamış olduğu Burdur Gölü Acil Eylem Planına farkındalık yaratmaya çalışılıyor.
Yazıköy'de köy kahvesinde düzenlenen toplantıda, Köy Muhtarı Gülkekin Öz'ün çağrısı ile biraraya gelen Yazıköylülere, Burdur Gölü Kurursa, Köylerdeki sondajlarında kuruyabileceği, şehrin ikliminin değişerek kuraklık ve soğuğun artacağı ifade edildi.

Bölgede en alt seviyede bulunan Burdur Gölü'nün kuruması halinde Salda, Karataş, Yarışlı ve diğer göllerimizin kuruma tehlikesinin başgöstereceği, göllerin kurumasıyla Burdur'un çöle döneceği aktarıldı.
Aynı zamanda Burdur Gölü'nün kurumasının ardından, göl tabanında biriken zehirli kanserojen sanayi atıklarının rüzğarlarla taşınıp, şehri ve köyleri yaşanmaz hale getireceği bilgisi verildi.
Göle Hayat Derneği'nin Bilim Kurulunda yer alarak çalışmalara rehberlik eden Orman Su İşleri Bakanlığı, Doğa Koruma Milli Parklar 6. Bölge, Sulak Alanlar Şube Müdürü Tamer Yılmaz; Göle Hayat Derneğinin daveti ile katıldığı eğitim çalışmasında, Burdur Gölü'ne daha önce su taşıyan akarsuların önlerine barajların, göletlerin yapıldığını, bu nedenle gölü besleyen su miktarının azaldığını belirtip "bunun yanında gölü besleyen yer altı sularının da, çok sayıda açılan derin kuyu sondajları nedeniyle azaldığına dikkat çekerek, elbette tarım yapılması, hayvancılığın sürüdürülebilmesi için suya ihtiyaç var, ama günümüzde hala sondaj suları ile vahşi sulama yapılıyor olması büyük bir tehlike. Vahşi sulamanın yerine damla sulamaya geçilmesi gerekiyor." dedi
Müdürlük olarak köylerde yasaklar, yaptırımlarla değil, görüşme ve bilgilendirme ile sulama alanında teknik gelişmeler sağlanmasından yana olduklarına da vurgu yapan Sulak alanlar şube müdürü Yılmaz; Pratikte uygulamamız da bu yöndedir.Hem Burdur Gölü'nün kurtarılması hemde çiftçimizin uzun vadede tarım yaparak gelir sağlaması için çareler aranmalı. Bu çarelerden birisi de, köylerde az su isteyen hatta hiç su istemeyen aromatik bitkilere yönelinmesidir. Lavanta, adaçayı, kekik gibi aromatik bitkiler bu yörenin bitkileridir. Su istemeyen bitkilerdir. Bu bitkilerin pazarı dünyada daima vardır. Lisinia Koordinatörü Veteriner Hekim Öztürk Sarıca bu alanda başarılı çalışmalar yaparak köylerimize örnek olmaya çalışıyor. Biz tarım ve hayvancılık konusunda bildiklerimizle yetinmeyip araştırmacı olmalıyız. Araştırma konusunda gençlerden faydalanmalıyız. Gençler bilgisayarlarla internet üzerinden daha iyi araştırma yapabiliyorlar. Burdur Gölü'nün kurtarılması için öncelikle su tasarrufu yapılıp göle giden yeraltı suyunu artırmamız lazım. Başka bir havzadan su getirilmesi çözüm olmayabilir. Kendi havzasında Gölü besleyen kaynaklarla gölü kurtarmak daha kalıcı bir cözüm sağlar." Değerlendirmesi yaptı.
Toplantıda Yazıköylüler'in sorularını da cevaplayan Sulak Alanlar Şube Müdürü Tamer Yılmaz, dernek yönetim kurulu üyeleri Ayla Pesen Mehmet Şimşek, Dr Levent Özdöl, Bahtiyar Turan ve Hasan Türkel;
Göle Hayat Derneğinin kuruluşundan bu yana yapılan çalışmalarla, öncelikle Burdur Gölü'ndeki hızlı kurumaya dikkat çekildiğini belittiler.
Burdur Gölündeki kurumanın nedenlerini, ildeki resmi kurumlar, sivil toplum örgütleri, bilim insanları ile birlkte onların görüşlerini alarak, tesbit etmeye çalıştıklarını, bu konuda elde edilen verilerle gölün kurtarılması için yapılacakları belirlediklerini söylediler.
Derneğin çalışması kapsamında yaklaşık, 2.5 yıl süren bir çalışma ile çekilen Göle Yas Belgeseli ile göldeki kuruma konusunda kamuoyu yaratılmasının başarılıp, bu alanda sosyal medya üzerinden 1 milyon kişinin desteğinin alındığını, Göle Yas Belgeseli'nin yurt içi ve yurt dışı gösterimleri ile Orman ve Su İşleri Bakanlığının dikkatinin Burdur Gölü'ne çekilmesinin sağlandığını anlattılar.
Orman ve Su İşleri Bakanı'nın konuya bizzat el atması ile Burdur Gölü'nün kurtarılması için, Burdur Gölü Acil Eylem Planının hazırlandığını, Baka'dan sağlanan destekle, Burdur Gölü Acil Eylem Planına farkındalık yaratma çalışmalarının, köylerde düzenlenen eğitim toplantıları ile sürdürüldüğünü ifade ettiler.
Göle Hayat Derneği'nin ildeki baraj ve göletlerdeki suyun, göle boşaltılması gibi bir talebinin olmadını da özenle vurgulayarak; Burdur Gölü'nü besleyen akarsuların önlerine baraj ve göletler yapıldığını, konu ile ilgili yasalara göre, bu gölet ve barajlardan Burdur Gölü'ne her yıl %10 göl hakkı su bırakılması gerektiğini, ancak bunun şimdiye dek hiç yapılmadığını, Karaçal Barajı'ndan tarımsal sulamaya salınan suyun, baraj toplamının ancak %18'i kadar olduğunu, Karaçal Barajı'ndan Burdur Gölü'ne verilecek %10'luk göl hakkının sulamaya olumsuz bir etki yaratmayacağını anlattılar.
Burdur'un iklim ve coğrafi yapısının Aromatik bitkiler ve küçükbaş hayvancılığa uygun olduğunu, büyükbaş hayvancılığı yapanların sılajlık mısır ve yonca yetiştirmelerinin, iklim şartları nedeniyle maliyet artışı yaşadıklarını söyleyerek, Burdur'daki hayvan yetiştiricilerinin giderek küçükbaş hayvancılığa, çiftçilerin de aromatik bitkiler olan lavanta, adaçayı, kekik gibi bitkilerin yetiştirimesine yönelmelerinin, hem gelir açından, hemde hüküm süren kuraklığa karşı mücadele açısından önemli olduğunu vurguladılar.
Yazıköy Muhtarı Gültekin Öz toplantıda görüşlerini ifade ederek; Köylerde, Burdur Gölü'nün kurtarılması için Karaçal Barajındaki suyun göle verilmesi, Pancar, mısır, yonca yetiştirilmemesi gibi, eksik bilgilerle tedirginliğini oluştuğunu, düzenlenen bu toplantı ile bu endişelerin giderildiğini söyledi
Toplantıda, Burdur Gölü'nün kuruması halinde , kuraklık ve soğuğun artacağı, sondaj sularının çekileceği, kuruyan göl yatağından savrulacak tozların bitkilere, hayvanlar ve insanlara zarar verebileceği gibi önemli bilgiler edindiklerini, Bundan sonra Göle Hayat Derneği yöneticileri ile sürekli temas halinde olarak, ortak sorunlara birlikte çözüm arayışına girmek istediklerini belirterek, düzenlenen toplantı için teşekkür etti.
Yazıköy'deki eğitim çalışması toplantısına, BAKA denetcisi Tülin Kalkan'da iştirak etti.

Ögeyi Oylayın
(1 Oylayın)

Yorum yapın