Çanakkale’nin ışığı Anadolu’yu aydınlatıyor

1. Dünya Savaşı sırasında boğazları kontrol altına alıp Anadolu’yu işgal etmeye çalışan İtilaf Devletlerine karşı denizde ve karada verilen üstün mücadelenin ardından kazanılan zaferin 102. Yıldönümü, bağımsızlık inancı ve kararlılığıyla kutlandı. Etkinliklerde 18 Mart Çanakkele Şehitleri de saygıyla anıldı.

Şehitlik ve MAKÜ Konferans ve Sergi Salonu’nda düzenlenen programların ardından Vali Şerif Yımaz, Şehit Aileleri ve Gazilerin onuruna verdi. Yemekte konuşan Vali Şerif Yılmaz, “Bugün hem şehitlikte, hem de anma programında gerçekten çok duygulandık. Özellikle gençlerimizin o heyecanı hissetmeleri hislerinin bizlerle paylaşması hepimizi duygulandırdı ve ağlattı. Allah tüm şehitlerimize rahmet eylesin. Bugün Çanakkale Deniz Zaferinin 102. Yıldönümü. Bu ülkeyi işgal ekmek için Osmanlı”nın son zamanlarında Anadolu toprakları dahil olmak üzere Osmanlı”nın hakim olduğu coğrafyayı paylaşmak için Çanakkale den girmeye başladılar. Ancak ecdadımız Çanakkale geçilmez dedi. 250 bin şehit verdik. Bu yetmedi 25 Nisan’da her yıl Anzaklar gelip törende yaparlar. Sabah şafak ayini yaparlar. Kara çıkartmasına başladılar. Çok şükür yine geçilmedi. Ama bilin ki 100 yıl öncesinde hesabı olanlar o hesabı unutmadılar. O hesabın peşindeler. 100 yıl önce denizden gelemeyenler, karadan giremeyenler farklı yollardan yine işgal etmeye çalıştılar. Bir kısım topraklarımızı işgal ettiler. Ancak bu birlik beraberlik içerisinde olan Anadolu coğrafyasında yaşayan bütün insanlar tek bir yumruk haline geldi ve 30 Ağustos Zafer Bayramı ile tekrar bugün içinde yaşadığımız Anadolu coğrafyası bize vatan olmaya devam etti. Bir söz vardır. Çanakkale Cumhuriyetin Önsözüdür derler. Bütün hikayenin özeti orada. Üç yıl orada görev yapma fırsatı bulduk. Cenabı hak bize bu fırsatı verdi. Vali yardımcısı olarak görev yaptığım o dönem içerisinde her karış toprağında farklı duygular hissedebileceğiniz. Belki bastığınız her karış toprağın altında ecdadın kemiklerinin bulunduğu kanıyla sulandığı topraklarda kendinizi görürsünüz. O manevi duyguyu her zaman hissedebilirsiniz. Hissetmenizde gerekiyor. Çünkü yüz yıl sonra aynı senaryoyu oynamak istediler. Bu ülkede bu coğrafyada yaşayan bizlerin buradan uzaklaştırılması yine tekrar paylaşılması ile ilgili yapılan hesaplar tekrar masaya yatırıldı. 15 Temmuz darbe girişimi bunlardan bir tanesiydi. Dün nasıl deniz zaferinde, denizden giremeyenler karadan girmeye çalışmışsa, bugün de 15 Temmuz’da askerimizin içine girmiş hainlerin eliyle yapmaya çalışılan o darbe girişimi ki onun daha öncesinde farklı boyutlarda yine yapılan ülkemizin birlik beraberliğine karşı yürütülen gerek PKK, gerek DEAŞ, gerek FETÖ hangi ad altında olursa olsun yapılan yürütülen çalışmalar, aralıksız bizlere karşı yürütülüyor. Bu sadece içeride kalmıyor. Dün bizi bu ülkeyi işgal etmek için İngilizlerin askeri gelmedi sadece. Sömürge ülkelerindeki belki bir kısmı da Müslüman olan insanları gönderdiler Çanakkale’ye ta ki Ezan sesi duyulduğunda biz Müslümanlara karşı savaşıyoruz galiba diye düşünen ve terk edip bizim yanımıza gelen insanlarla biz savaştık. Bugün de içimizde maalesef Müslüman kılığına girmiş hainlerle savaştık. 100 yıl öncesinin senaryosu tekrar yaşanıyor. Bu 15 Temmuz’la bitti mi bitmedi. Onun için kara savaşları, deniz savaşları bitti, kara savaşları başlıyor. Bu farklı boyutlarda ülkemize karşı yürütülen mücadele, ülkemize karşı yürütülen topyekün saldırı hala devam ediyor. Yani haçlı ruhu hiçbir zaman bitmedi, bitmeyecek. Bu bölgede ezanlar susmayacaksa, şanlı bayrağımız ay yıldızımız hilalimiz inmeyecekse, bu mücadeleye devam edeceğiz. Onun içinde şehitler vereceğiz, belki daha fazla da vereceğiz. Ama bu bölge, bu coğrafya ilelebet Türk Yurdu olarak kalmaya devam edecek inşallah. Ben o nedenle burada bulunan hazurunun, hepimizin belki bu gün var ama dün de vardı. Çanakkale’de bir yakını olan muhakkak vardır. Çoğumuzun dedesi veya babası bugün nasıl özellikle PKK’yla mücadelede genç yaşta kalan çocuklarımız, dul eşleri, yetim yavrularımız varsa, Çanakkale’de aynıydı bugün de var, yarında olacak ama bilin ki Türkiye Cumhuriyeti Devleti, milletiyle beraber sizler birer emanetsiniz. Dün nasıl Çanakkale Şehitlerine bu millet sahip çıkmışsa bugünde gerek terörle mücadelede yürüttüğümüz uzun soluklu olan bu devlete şehit olan kardeşlerimiz gerek 15 Temmuz’da hain darbe girişiminde Şehit olan kardeşlerimiz dahil olmak üzere ve hala devam eden bu süreç içerisinde şehit olan ve olacak olan tüm kardeşlerimiz biz bir aileyiz, tek bir aileyiz. 80 milyon olarak birlik beraberlik içerisinde bulunduğumuz süre içerisinde de hiç kimse endişe etmesin. Tek yumruk olduğumuz süre içerisinde de içimizde ki hainleri atarız hiç merak etmeyin. Onları da temizleriz. Her şey uyum içerisinde ve hukuk zemini içerisinde yapılacağı içinde belki biraz zaman alabiliyor. Ancak devletin bütün tedbiri aldığını, almaya devam ettiğini bundan sonra ad bu sürecin devam edeceğini hepinizin bilmesini isterim. Tekrar tüm Şehitlerimize Allah’tan Rahmet diliyorum. Sizlere bizlere, hepimize Cenabı Hak sabırlar versin diyorum. İnşallah Akif’in söylediği gibi ‘bu Millete Cenabı Hak Bir Daha İstiklal Marşı Yazdırmasın’ diyorum. Hepinize saygılar sunuyorum.” dedi.

Bahtiyar Turan

 Çanakkale Zaferinin 102. Yıldönümü ve 18 Mart Şehitler Günü etkinliği, Şehitlik’te düzenlenen törenle başladı. Vali Şerif Yılmaz, Garnizon Komutanı Cem Tuce, Belediye Başkanı Ali Orkun Ercengiz ve Muharip Gaziler Derneğinin şehitlere manevi huzurunda çelenk sunmasıyla başlayan tören, Vali Şerif Yılmaz’ın Anı Defterini imzalaması ve şehitlerin mezarlarına karanfil bırakılıp dua okunmasıyla devam etti. Törende Tankçı Üsteğmen Bekir Kaplan, yaptığı konuşmada, bağımsızlık ve kararlılık vurgusu yaptı.

Şehitlik’te düzenlenen törenin ardından Mehmet Akif Ersoy Üniversitesi Konferans ve Sergi Salonu’nda 15 Temmuz Şehitler Anadolu Lisesinin düzenlediği etkinlik, duygulu anlar yaşattı. Etkinlik, 15 Temmuz Anadolu Lisesi öğrencilerinin Çanakkale Oratoryosu’yla başladı. Şiirlerin okunup, türkülerin ağıtların söylendiği etkinlikte öğrenciler Çanakkale Savaşı’nı anlatan canlandırmalar sundular. Öğrencilerin hazırladığı etkinlikte 18 Mart Çanakkale Şehitleriyle birlikte 15 Temmuz hain darbe girişiminde şehit olan polis, asker ve sivil şehitler anıldı. Programın ardından Vali Yılmaz şehit ailelerini Grand Özeren’de düzenlenen yemekte ağırladı.

 

Öğeyi Oyla
(0 oy)

Yorum Ekle