Nail Olpak; Bu ünvan eserlerimde itici güç olacak

Mehmet Akif Ersoy Üniversitesi Senatosu kararıyla MÜSİAD Genel Başkanı Hemşehrimiz Nail Olpak'a Fahri Doktora Payesi takdim edilip, cübbe giydirildi. Kendisine böylesi anlamlı bir ünvanı layık gören üniversite senatosuna teşekkür eden Olpak, "Mehmet Akif Ersoy'un adını taşıyan ve baba ocağım, memleketimin güzel üniversitesinden böyle bir ünvanı almanın gururunu yaşıyorum. Bu ünvan benim çalışmalarımda daha büyük ve güzel eserler yaratmamda itici bir güç olacaktır" dedi.

Mehmet Akif Ersoy Üniversitesi 10. Yıl etkinliklerinde önemli bir törene ev sahipliği yaptı. Müstakil Sanayiciler ve İş Adamları Derneği Genel Başkanı Hemşehrimiz Nail Olpak'a, MAKÜ Senatosu kararıyla Fahri Doktora ünvanı verilip, MAKÜ Rektörü Prof. Dr. Adem Korkmaz tarafından cübbe giydirildi. Konferans ve Sergi Salonu'nda halk müziği dinletisiyle başlayan tören, Nail Olpak'ın yaşamını anlatan görselin sunumuyla gerçekleşti. MAKÜ'nün iş dünyasından önemli bir ismi ağırlaması ve Prof. Dr. Adem Korkmaz'ın iyi bir ekonomist olmasının verdiği birikimin ortaya koyulduğu konuşmalarda, emperyalist güçlerin ülkemiz üzerinde sürdürdüğü ekonomik yakım politikaları değerlendirildi.
Fahri Doktora Payesi alan MÜSİAD Genel Başkanı Nail Olpak, törende yaptığı konuşmada hakikatin bir bütün olduğunu, onu anlamaya çalışırken parçalayan kişilerin yeniden birleştiremediğini vurgulayıp, "Ekonominin sosyal ve ahlaki boyuttan ayrılıp, matematik boyutuna indirgenmesi iş dünyasını önemli bir yanlış çemberine sokmaktadır." dedi.
MAKÜ Rektörü Prof. Dr. Adem Korkmaz ise, 15 Temmuz Darbe Girişimini içimizden kalkışan bir grup değil, dünyayı yeniden şekillendirmek isteyen sömürü güçlerinin ülkemizdeki işbirlikçilerini kışkırtmasıyla, ekonomik ve sosyal bir bunalım yaratarak, bundan faydalanmak amacı güddüklerini vurguladı. Şehirleri sadece coğrafi, kültürel ve tarihi yapılarıyla değerlendirmenin eksik kalacağını dile getiren Prof. Dr. Korkmaz, sanayisi, üretimi ve yetiştirdiği insan gücünü de eklemek gerektiğini, Burdur'un Nail Olpak gibi isimlerle yetişmiş insan gücüne katkı sağladığını belirtti.

Mehmet Akif Ersoy Üniversitesi Senato kararıyla, Müstakil Sanayiciler ve İş Adamları Derneği Genel Başkanı Nail Olpak'a Fahri Doktora verildi. MAKÜ Konferans ve Sergi Salonu'nda düzenlenen törene Vali Şerif Yılmaz, Belediye Başkanı Ali Orkun Ercengiz, Milletvekili Bayram Özçelik, Cumhuriyet Başsavcısı Sadi Doğan, Emniyet Müdürü Eyüp Özüdoğru, Jandarma Komutanı Tayfun Dündar, Burdur Barosu Başkanı Ramazan Gedik gibi isimlerle birlikte çok sayıda kamu kurumu yetkilisi, sivil toplum örgütlerinin temsilcileri ve MAKÜ'nün akademik kadrosu katıldı.
Evine geri dönen bir gezgin gibiyim
"Tıpkı kendini aramak için evinden ayrılıp, daha sonra başladığı yere gelen bir gezgin gibi hissediyorum" diyerek, Burdur'da olmanın kendisine verdiği gurur ve onuru paylaşan MÜSİAD Genel Başkanı Nail Olpak, sömürü güçlerinin "Ölmek istemiyorsan öldüreceksin" anlayışıyla iş çevrelerini bir gladyatöre döndüğü yönündeki eleştirilerini vurgulayıp, "Bu anlayış 20. Yüzyılda 2 dünya savaşı sayısız darbe ve ekonomik buhrana yol açtı." dedi.
Modern kökelik hızla sürüyor
Gelir dağılımının eşitsizliği ve modern köleliğin geldiği boyutu ortaya koyan Nail Olpak, "19. Yüzyılda bireysel anlamda kölelik kaldırıldı. 20. Yüzyılda bireylerin zincirlerinin toplumların ayaklarına vurulduğunu gördük. Bugün dünya nüfusunun %20'si günlük 1.90 Dolarlık bir gelirle hayatını sürdürmeye çalışıyor. Bu aşırı yoksulluk sınırı demek. Ve yine bugün dünya nüfusunun %1'inin serveti, dünyanın geri kalan %99'unun servetine eşit. Bu %1'lik kesimin ilk 80 kişinin serveti ise dünya nüfusunun yarısının servetine eşit. Böyle bir dünyada köleliğin sona erdiğini söyleyebilir miyiz? Geçtiğimiz günlerde IMF'nin açıkladığı rakamlara göre, ürettiğinin 2 katından fazla harcama yapan bir dünya ortaya koyuldu. Köleliğin sonu denilen 20. Yüzyılda ülkelerin işbirlikçi hükümetler tarafından sömürgeleştirildiğini de malesef görüyoruz. Buna itiraz etmeye çalışan milletlere kılıfına uydurularak vurulan darbeleri de yakınen biliyoruz. Demek ki sömürgecilik hayatımızdan çıkmamış. Kötülük her seferinde kılık değiştiriyor. Kötülük gezegenden gelmediğine göre ve kötülüğü insan kendi elleriyle kendi başımıza sardığına göre, bunun sebepleri araçların değişmesine rağmen amaçların aynı kalması, hastalığın tedavi edilmemesidir. Ekonomik büyüme ve toplumsal kalkınma, insanların refahını artırmanın ve onlara daha iyi yaşama koşulları temin etmenin aracı olması gerekirken, araç olmaktan çıkıp, günümüzde başka bir amaç için kullanıldığı sürece, gelir adaletsizliğinden, ekonomik krizlere, askeri ve ekonomik darbelerden vesayet savaşlarına kadar yaşanan durumların kaçınılmaz tablosu ortadadır." dedi.
Bu düzen böyle gitmeyecek
Türkiye'nin uluslararası toplantılarda adaletsiz sömürü düzenine karşı tavır aldığını söyleyen Nail Olpak, "Türkiye bugün uluslararası toplantılarda, bu düzenin böyle gitmeyeceğini yüksek sesle söyleyen bir ülke olduğu gibi tarihte de insanın onuruyla yaşayabileceği bir düzenin kurulması için hangi ilkelerin nasıl uygulanması gerektiğini örneklerini de verebilmiştir. Bu toprakların insanlarının ne kadar çok şeye sahip olursa, o kadar çok şeyin de sana sahip olacağını bildikleri, 'ne kadar çok tüketirsen o kadar çabuk tükenirsin' dediklerini, iktisadi ve toplumsal düzeni, dünyanın aldatmacısına direnen derin bir bilgelikle kurduklarını biliyoruz. Çünkü biz bir vakıf medeniyetiyiz. Kalkınmanın daha fazlasını kazanmak için, başkasının ayaklarına basarak elde ettiklerini amaçsızca faize yatıran insanlar değil, kimsenin hakkına girmeden hukuki ve meşru olarak para kazanan, kazancının fazlasını da kamuyararına kullanan insanların olduğunu biliyoruz. Bu nedenle Türkiye'nin ekonomik büyüme, toplumsal kalkınma ve teknolojik ilerleme gibi meselelere kendi kimliğive üslubu doğrultusunda, bir istikamet çizmesinin vakti gelmiştir ve yapılmaya çalışılan budur. Biz de MÜSAİD olarak kimliğimizin gerektirdiği anlayışları uygulamaya sokmak için çalışıyoruz" dedi.
Yerel kalkınmayı amaçlıyoruz
Törenin açılış konuşmasını yapan Mehmet Akif Ersoy Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Adem Korkmaz, Şehirleri sadece coğrafi, kültürel ve tarihi yapılarıyla değerlendirmenin eksik kalacağını dile getirip, sanayisi, üretimi ve yetiştirdiği insan gücünü de eklemek gerektiğini, Burdur'un Nail Olpak gibi isimlerle yetişmiş insan gücüne katkı sağladığını belirtti. Üniversitenin 10. Yılının 50 yıl öncesine dayanan geçmişe sahip Eğitim Fakültesi ve bir çok fakülte ve bölümleriyle yerel dinamikleri güçlendirdiğini ifade eden Prof. Dr. Korkmaz, "Önümüzdeki 2 yıl içinde fiziksel anlamda çalışmalarını tamamlayıp, akademik çalışmalarını yoğunlaştırmış bir üniversite hedefliyoruz. Son 1 yıl içerisinde MAKÜ'nün bütün imkanlarını, yerel kalkınma yönünde şekillendiriyoruz. Yerel kalkınmayı amaçlayan, bölgesine ve ülkesine faydalı bir yapılanma oluşturuyoruz" dedi.
Dünya yeniden dizayn edilmek isteniyor
15 Temmuz Darbe Girişimini değerlendiren MAKÜ Rektörü Prof. Dr. Korkmaz, "15 Temmuz'u sadece bir kalkışma olarak değerlendirmemek gerekir. Bu durum dünyayı yeniden dizayn etmek isteyenlerin ayak sesidir. 1. ve 2. Dünya Savaşları gibi silahlı çatışmalar yaşanmak ama ekonomik dengelerin değişmesine yönelik, darbeler oluşuyor. Dünyadaki ekonomik gelişme ve gelir dağılımındaki uçurumlar, sistemin oyunlarını gösteriyor. Bu oyunda Türkiye'yi oyuncak etmek isteyenlere karşı söz sahibi durumda olmamız, bölgede mazlumların yardımına koşur durumda olmamız bazı dış güçlerin içimizdeki işbirlikçileri aracılığıyla karışıklık yaratılmak istendi. Tabi bu durumu sadece dış güçlere atarak kurtulamayız. 'Nerede yanlış yaptık' sorusunu da kendimize sorup, değerlendirmeler yapmalıyız. Siyasi ayrımları tartışma aracı olarak görmeyip, 15 Temmuz öncesine gibi siyasi bir ortama izin vermeyip, Yenikapı Ruhuna yakışır davranılacağını düşünüyorum." sözleriyle düşüncelerini paylaştı.
Bahtiyar Turan

Ögeyi Oylayın
(0 oy)

Yorum yapın