Haberler - Burdur Gazetesi | Burdur Haberleri, Burdur Haber

Yüksek Seçim Kurulu (YSK) kararı yenilenen İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı seçimlerinin galibi 31 Mart seçimlerinde olduğu gibi yine kazanan Ekrem İmamoğlu oldu. 

Ögeyi Oylayın
(0 oy)

Mehmet Akif Ersoy Üniversitesi Konferans Salonu’nda, Nota Güzel Sanatlar Akademisinin yıl sonu şenliği düzenlendi. İlimizde ulusal standartlarda eğitim veren ve Milli Eğitim Bakanlığı’na bağlı olarak kurulan ilk güzel sanatlar akademisi olma gururunu taşıyan Nota Güzel Sanatlar, kuruluşunun 2. yılında görkemli bir yıl sonu gösterisi sergiledi.

Kurulduğu günden beri ‘Herkesten Bir Nota Öndesin’ sloganının içeriğini genişleterek eğitim vermeye devam eden Nota Güzel Sanatlar Akademisinin yıl sonu gösterisi, şenlik tadında geçti. Öğrenciler sene boyunca eğitimini aldıkları alanlarda gösterilerini sergilediler. Öğrenci performanslarının öncesinde konuşma yapan Nota Güzel Sanatlar Akademisi Müdürü Saim Türkay;

“Konsere katılımınız için hepinize ayrı ayrı teşekkür ederim. Bu konseri, aslında çok büyük bir ekip hazırladı. 14 kendi öğretmenimize ek olarak bize destek veren yardımcı olan bir çok arkadaşımız oldu. 30 kişinin üzerinde bir kadroyla hazırlandık. Buna velilerimizin de çok büyük desteği oldu. Yağmurlu çamurlu havalarda çocuklar derslerini aksatmadılar. öğrencilerimize ve bize verdiğiniz destek ile katılımınız için sizlere sonsuz teşekkürler ediyorum. Bu şenliğin temel amacı, öğrencilerimizin sosyal becerilerinin geliştirilmesidir. Bazı performanslarda hata olabilir, ufak aksaklıklar olabilir. Bu gibi durumlarda, güçlü alkışlarınızla öğrencilerimizi desteklemenizi özellikle rica ediyorum.” Dedi.

Nota Akademi’de neler oldu neler oluyor

Enstrüman eğitimlerine ek olarak resim, bale, modern dans ve erken yaş müzik eğitimi de verilen Nota Güzel Sanatlar’da çok sayıda öğrenci eğitim alıyor.  İçerikleri sürekli güncellenen bu eğitimlere, salsa ve tango eğitimlerinin de ekleneceği bilgisini veren Müdür Türkay; “Latin dansları için Burdur’da ilk defa bu kadar aktif bir kulüp olacak.” Dedi. 

Küçük yaşlar için yaz okulları başlayan Nota Güzel Sanatlar Akademisi’nde önümüzdeki günlerde erken yaş müzik eğitiminin 2. bölümü ve yeni kurulan satranç kulübünün de eğitimleri başlayacak. Verilen tüm bu eğitimlerin yanında veliler için de bir seminer programının yapılması planlanıyor. Fazlasıyla kapsamlı olacağı beklenen seminer üzerine çalışmakta olduklarını ve seminere yaz döneminde katılımın az olacağını ön gördüklerini dolayısıyla da semineri Eylül ayı itibariyle yapmayı planladıklarını belirten Akademi Müdürü Türkay;

“Bize birebirde sorduğunuz soruları aslında hep beraber konuşuyor olmak istiyoruz. Çünkü geri bildirim yapmak bizim için çok önemli. Eğitimler, öğrencilerimizin bir gelişim yolculuğu. Kendilerine artı değer katma konusunda biz onların eşlikçileriyiz. Bu anlamda siz değerli velilerimize de koçluk yapmak için elimizden gelen herşeyi yapmaya hazırız. Bire birde bunu kısmen yapmaya çalışıyoruz ama toplu olarak bir aile olarak bunu çok daha verimli bir şekilde yapabileceğimizi düşünüyorum.” Açıklaması yaptı.

Mine Kaya

 

Ögeyi Oylayın
(0 oy)

Eğitim-Sen Burdur Temsilciliğinden Ezilen-sömürülen-horlanan-aşağılanan- ötekileştirilen herkesin özgürlük, eşitlik çığlığı olan Gezi’yi yargılamaya hiç kimsenin gücünün yetmeyeceği vurgulanarak, kamu emekçileri olarak eşitliğin, özgürlüğün, barışın, laikliğin, dayanışmanın imkânsız bir ütopya olmadığını gösteren Gezi direnişinin ışığında sömürüsüz, savaşsız, eşit, özgür bir gelecek için mücadelenin sürdürüleceği mesajı verildi; 

 yapılan açıklama  Karalama, itibarsızlaştırma, kriminalize etme AKP iktidarında muhalefeti ve toplumsal olayları etkisizleştirme, bastırma ve cezalandırmada temel yöntemler olarak kullanılagelmiştir. Bu yöntemler kimi zaman barış akademisyenlerine, kimi zaman KESK’li kamu emekçilerine, kimi zaman aydınlara, gazetecilere, kimi zaman muhalefet partilerine karşı çeşitli yol ve biçimlerde uygulanmıştır.

Gezi direnişi ve sonrasında bu kirli yöntemlerin hepsi devreye sokulmuş, AKP’nin kutuplaştırıcı, her şeyi metalaştıran, saldırgan neo liberal politikalarına toplumsal bir tepki olarak ortaya çıkan Gezi dış mihraklara bağlanmaya çalışılmış, o bilindik söylem seferber edilmiştir. Gezi direnişinin parçası olan herkes AKP iktidarının hedefi haline gelmiş; iktidar ve yandaş medya, direnişi destekleyen sanatçı, aydın, yazarlara dönük linç kampanyası yürütmüştür. Bugün duruşmalarına başlanan Gezi davası da bu kampanyanın bir parçasıdır ve linç devam ettirilmek istenmektedir.

Değerli Basın Emekçileri,

Gezi, yaşam tarzına müdahaleye, inşaat adı altında dayatılan betonlaşmaya ve kentlerimizin ruhsuzlaştırılmasına, kültüründen, tarihinden koparılmasına, bitmek bilmeyen baskılara karşı bir dip hareketi, bir demokrasi çığlığıdır. 

Bu ülke tarihinin en barışçıl, en yaratıcı, en katılımcı, en kapsayıcı, en kitlesel hareketidir. Hep birlikte konuşup karar vermenin, fikri ve hayatı paylaşmanın, yaşama her boyutu ile sahip çıkmanın somut örneğidir. Daha öncesinde hiçbir platformda bir araya gelmemiş kesimlerin dahi demokrasi, barış, eşitlik, özgürlük, ekolojik dengenin korunması talepleriyle günlerce dayanışmanın en saf halini yaşamalarının adıdır. Ölümcül, yıkıcı polis şiddetine karşı her şehirde yankılanan barışçıl haklı tepkinin dışa vurumudur. “Sağlıklı kentleşme ve yaşanılır kent” talebinin kısa sürede ülkemizin dört bir yanında yankılanmasıdır Gezi. 

Sendikalı/sendikasız, güvenceli/güvencesiz, ücretli ya da işsiz, ülke, yaşam ve emek üzerinden hak talep eden inşaat işçisinden plaza çalışanına binlerce emekçinin 2013 Mayıs’ının son günlerinden başlayıp Haziran boyunca parklarına ve meydanlarına, emeklerine, kamusal alana sahip çıkmak için verdikleri mücadeledir Gezi. Emekten, yoksuldan, doğadan, ezilmişten, ötekileştirilenden, kadından, laikten, barıştan yana herkesin ortak haykırışı, ortak türküsüdür. 

Gezi; Ethem Sarısülük’tür, Medeni Yıldırım’dır, Ali İsmail Korkmaz’dır, Abdullah Cömert-Ahmet Atakan- Hasan Ferit-Mehmet Ayvalıtaş’tır. Gülüşü gaz fişeğiyle solan Berkin Elvan’dır Gezi.

Değerli Basın Emekçileri,

Bugün Silivri’de başlayan duruşma Gezi’nin de talepleri olan barış, demokrasi, özgürlük, eşitlik, doğa ve yaşam tarzlarımıza müdahale edilmemesi gibi taleplerimize karşı iktidarın bu taleplerimizi kriminalize etme girişimidir. Anayasal bir zeminde, meşru olarak gerçekleştiği daha önce verilen yargı kararlarıyla tescil edilen Gezi Direnişi, hukuka ve gerçeğe aykırı bir iddianameyle karalanmaya, temel hak talepleri suç unsuru gibi gösterilmeye, barışçıl direniş, tarihsel ve meşru gerçeklik çarpıtılmaya ve Gezi yeniden yargılanmaya çalışılmaktadır.

Kendi yurttaşlarının taleplerinin gereklerini yerine getirmek yerine, tam tersine suç icat etme, ülkenin en demokratik eyleminden darbe ve suç örgütü çıkarma girişimleri bu ülkeye ve demokrasiye yapılacak en büyük kötülüktür.

GEZİ; güncel siyasal gelişmelere, iktidarda kalma hesaplarına sığdırılamaz, uluslararası ilişkilerde taviz koparma aracına dönüştürülemez.  

Asgari hukuki nitelikten uzak, hayali senaryolara dayanan suçlamalarla, insanları iddianame bile olmadan aylarca yıllarca tutuklu bırakmakla, akademisyenleri ve sivil toplum gönüllülerini gözaltında sorgulayıp tutuklamakla olmayan bir suç üretilemez, Gezi direnişi unutturulamaz. 

Değerli Basın Emekçileri,

Gezi sürecine dair dava edilmesi, yargılanması gereken birileri varsa, amansızca ve kural tanımadan bu ölümlere ve yaralanmalara neden olanlardır. Bu emirleri verenler, koruyanlar, yargı sürecini sürüncemede bırakanlardır.  

Buradan bir kez daha çağrıda bulunuyoruz; bu ülkenin geleceğine sahip çıkan demokrasi ve özgürlük çığlığı olan Gezi’yi lekelemeye yönelik beyhude çabanızdan artık vazgeçin. O yüzden diyoruz ki Gezi yargılanamaz, hiçbir şekilde suç kapsamına sokulamaz, hakkında şaibe yaratılamaz!

Ezilen-sömürülen-horlanan-aşağılanan- ötekileştirilen herkesin özgürlük, eşitlik çığlığı olan Gezi’yi yargılamaya hiç kimsenin gücü yetmez.

Bizler kamu emekçileri olarak eşitliğin, özgürlüğün, barışın, laikliğin, dayanışmanın imkânsız bir ütopya olmadığını gösteren Gezi direnişinin ışığında sömürüsüz, savaşsız, eşit, özgür bir gelecek için mücadeleyi sürdüreceğiz.

Ögeyi Oylayın
(0 oy)

Merkeze bağlı Gökçebağ Köyü’nde, ava çıkan Çoban İlyas Akdağ’ın, İdir Çukuru mevkisinde cansız bedenine ulaşıldı. 

Ögeyi Oylayın
(0 oy)

MAKÜ 2018-2019 yılı mezunlarını görkemli bir törenle uğurladı.  

 

Mezunlar için düzenlenen törenin ilk bölümünde, Rektör Prof. Dr. Adem Korkmaz’ın Atatürk Anıtı’na çelenk sunumunun ardından, saygı duruşunda bulunularak İstiklal Marşı okundu.

Törene Vali Hasan Şıldak, Belediye Başkan Yardımcısı Hasan Duygulu, Cumhuriyet Başsavcısı Mehmet Nadir Yağcı, Adalet Komisyonu Başkanı Hacı Süleyman Arslan,  MAKÜ Rektörü Prof. Dr. Adem Korkmaz, protokol üyeleri, MAKÜ Öğretim elemanları ve çok sayıda üniversiteli yakını katıldı.

Yaklaşık 6 bin öğrencinin mezun olduğu ve bu yıl ilk kez Spor Toto MAKÜ Stadyumunda yapılan törende, ünversitelilerin ve  ailelerinin heyecanı ve mutluluğu yansıdı. Törende MAKÜ Bağlama Dörtlüsü katılımcıları coşturdu.

Tören’de  2018-2019 Akademik Yılı lisans mezunları adına İlahiyat Fakültesi öğrencisi Havva Açıkgöz konuşma yaparak;  “Öğrencilik hayatımızda yanımızda olan herkese teşekkür ediyoruz. Sevdiklerimizle vedalaşmanın da hüznünü yaşıyoruz. Bugün hayatımızın güzel bir dönemini kapatıp yeni bir dönemine yelken açacağız. Mezun olan tüm arkadaşlarıma mesleki hayatlarında başarılar diliyorum. Milletimiz ve insanlık için faydalı işler yapan ve en önemlisi gelecek nesillere örnek teşkil eden birer birey olacağımızı umut ediyorum.” Dedi.

Abdi Fatah Bashir Maalim, yabancı uyruklu öğrenciler adına yaptığı “Buraya geldiğimde hiç Türkçe bilmiyordum. Buradaki hocalarım ve sınıf arkadaşlarım sayesinde Türkçeyi çabuk öğrendim ve Türkiye’ye, Burdur’a çok çabuk uyum sağladım. Bu konuda beni yalnız bırakmayan ve bana yardımcı olan herkese çok teşekkür ediyorum. Bundan 4 yıl önce MAKÜ’den kabul mektubunu aldığımda çok sevindim. Aynı zamanda biraz endişelendim. Acaba oradaki insanlar beni kabul edecekler mi? diye. Ama üniversitedeki hocalarım annem ve babam, öğrenciler kardeşlerim oldular. İyi ki Türkiye’ye geldim. İyi ki Burdur’dayım. İyi ki yanımızda oldunuz. İyi ki  MAKÜ’lüyüm.” Diyerek duygularını yansıttı.

Konuşmaların ardından Havva Açıkgöz, Abdi Fatah Bashir Maalim ve Bucak Hikmet Tolunay Meslek Yüksekokulu öğrencisi Melike Demirbilek mezuniyet yaş kütüğüne plaka çaktılar.

Rektör Adem Korkmaz törende yaptığı konuşmada; “2018-2019 Eğitim öğretim yılında devletimizin imkan ve destekleriyle inşa edilmiş bu güzel ve eşsiz mekanda bir mezuniyeti yapıyor olmanın coşkusu içerisindeyiz. Bu büyük buluşmada bizleri yalnız bırakmadınız hoş geldiniz, sefalar getirdiniz. Büyük buluşma diyorum çünkü bugün öğrenci velilerimiz ve yakınları, akademik ve idari personelimiz, mezun öğrencilerimiz ve sevgili Burdurlu hemşerilerimiz için çok özel bir gün. Bugün sizlerin gurur günü. Emeklerinizin karşılığını gördüğünüz gün bugün. Bu şölen sizin şöleniniz. Bu başarı sizin başarınız. Ne mutlu size ki onca fedakârlıkla bu günlere getirdiğiniz gözünüzden sakındığınız evlatlarınızın başarılarına şahit oluyorsunuz. Evlatlarınızı iyi bir eğitim almaları ve vatanlarına hizmet etmeleri amacıyla bizlere emanet ettiniz.  Ülkem adına sizlere yüksek şükranlarımı sunuyorum. Bizler de emanetinize sahip çıkarak tüm akademik ve idari personelimiz ile onları evladımız kabul ettik. Bizler öğrencilerimizle bir aile olduk. Aldıkları eğitimin bir parçası olarak sosyal, kültürel ve sportif faaliyetlerle de destekçileri olduk. Ülkeye yayılarak memleketin kalkınmasını vazife edineceksiniz. Bu vazifede Mehmet Akif sizler için rehber olacaktır. Sevgili öğrenciler, sizler bu ülkenin aydınlık yarınlarının teminatı olacaksınız. Atatürk tüm ümidini gençlere bağlamıştır ve Cumhuriyet’i sizlere emanet etmiştir. Amacınız sadece geçiminizi sağlayacak gelir elde etmek değil, bin yıllık kardeşliğimizi de yaşatmak ve bu kardeşliği ülkemizden başlayarak halka yaymak  için çalışmaktır. Aileleriniz sizler için büyük fedakârlık yaptılar. Sizlerin nitelikli bir şekilde yetişmesi için tüm imkânlarını kullandılar. Bu yüzden birçok sorumluluk yüklendiniz.” Dedi ve mezunlara mutluluk ve başarı diledi.

Yaptığı konuşmada Öğrencileri ve ailelerini tebrik eden Vali Hasan Şıldak “MAKÜ, fakülte, yüksekokul, enstitüleri ve öğrenci kompozisyonuyla büyük bir üniversitedir. Devletimiz de tüm imkânlarıyla öğrencilerin yanında oldu. Üniversitemiz ve yerel yönetimlerin birlikte çalışmaları ile daha güzel çalışmalar da yapılacaktır. Hepinize başarı dolu bir hayat temenni ediyorum. Hepinizin yolu açık olsun.” Dedi.

2018-2019 Eğitim-Öğretim yılı fakülte, yüksekokul ve meslek yüksekokulu birincilerine protokol mensuplarınca ödülleri verildi.

Dereceye giren öğrencilere ödüllerinin verilmesinin ardından Rektör Danışmanı Dr. Öğretim Üyesi Mustafa Kılınç mezun olan öğrencilere mezuniyet yemini ettirdi. 

Tören, Burdur Mehmet Akif Ersoy Üniversitesi’nden mezun olan öğrencilerin mezun oldukları üniversitenin adı olan Mehmet Akif Ersoy ritmi ile hep birlikte keplerini havaya fırlatmasıyla sona erdi. Öğrencilerin gözlerindeki mutluluk, aileleriyle kucaklaşmaları ile ikiye katlandı. Öğrenciler, aileleri ve arkadaşlarıyla birlikte mezuniyet fotoğrafları çektirerek bu anı ölümsüzleştirdiler. 

Mezuniyet töreninin sonunda sahneye çıkarak şarkılarını söyleyen   Resul Dindar’a  katılımcılar hep bir ağızdan eşlik ederek mezuniyet coşkusu yaşadılar.

Konser sonunda Rektör Prof. Dr. Adem Korkmaz 

Resul Dindar’a Üniversite anmalığı, hediye ve çiçek takdim etti.

Ögeyi Oylayın
(0 oy)

Geçtiğimiz günlerde il genelindeki aşırı yağışlar sel baskınlarına yol açtı. Mevsim normallerinin çok üstünde seyreden yağışlar nedeniyle yollar bozuldu, evleri sel bastı. Belediye ekipleri, kent merkezinde yaşanan su baskınları esnasında teyakkuza geçerek su tahliyesi ve kurtarma çalışmaları başlattılar.

 

17 Haziran 17.00 sularında başlayan sağanak yağış; Şirinevler, Değirmenler, Kışla, Aydınlıkevler, Yeni, Mehmet Akif Ersoy Mahallelerinde su baskınlarına sebep oldu. Belediye ekipleri, meydana gelen felakete 9 araç ve 44 personel ile müdahale edip, 22 ev ve eklentilerinde su tahliyesi ve kurtarma çalışması yaptılar. Su İşleri Müdürlüğü 40 personel, 3 kepçe ve 2 kanalizasyon aracı ve 1 çekim aracı ile 20 bina ve kanalizasyon hatlarına sökülen borulara müdahale etti.

Temizlik İşleri ise yağışların hemen ardından 15 araç ve 60 personel ile 35 mahallede bulunan, su giderleri, drenaj ve logarlarda temizlik yaparak yağmur suyunun tahliyesini sağladılar. Sel baskını yaşanan yerlerde 2 araç, 2 süpürge makinesi, 1 çöp taksi ve 15 personel ile sel mağdurlarını imdadına koştular.

Belediye Başkanı Ali Orkun Ercengiz, Aydınlıkevler ve Kışla Mahalleleri’nde sel taşkınıyla meydana gelen hasarları inceledi. Aydınlıkevler Mahallesi’nde sel baskınına maruz kalan ev ve işyerlerini ziyaret ederek, hasarlar hakkında muhtarlardan ve sel mağdurlarından bilgi aldı. Mahalle muhtarları ve birim müdürleriyle beraber sel baskının yol açtığı konutlarda inceleme yapan Başkan Ercengiz basına yaptığı açıklamada, sel felaketi ile ilgili sosyal medyada, belediyenin alt yapı çalışmalarının sınıfta kaldığı yönündeki açıklamaları kınadığını ifade ederek “Afette alınması gereken önlemlerde neyse bunda her kurum kuruluş üzerine düşen vazifeyi yapmak zorundadır. Kurumları karşı karşıya getirmek gibi bir derdimiz asla yoktur.” dedi. Sel mağdurları ve muhtarlar fedakarca çalışmalarından dolayı Belediye Başkanı Ali Orkun Ercengiz’e, birim müdürlerine ve belediye ekiplerine teşekkürlerini ilettiler.     

Belediye Başkanı Ali Orkun Ercengiz sel felaketiyle ilgili Kışla Mahallesi’nde yaptığı açıklamada;

“17 Haziran saat 17.00 sularında ilimizde meydana gelen yoğun yağış neticesinde bazı mahallelerimizde sıkıntı yaşadık. Bununla ilgili açıklama yapmamız hasıl oldu. Vatandaşımızın belli noktalarda mağduriyeti var ve biz Burdur Belediyesi olarak o gün olayı haber aldığımız andan itibaren başta itfaiye, fen işleri, temizlik işleri, park bahçeler, su işleri olmak üzere tüm personelimizle Burdur halkının mağdur olduğu her sokakta müdahalelerimizi yaptık. Ama bu olayı meydana gelen nedenleri ortaya koymadan geçmek doğru olmaz. Çünkü bu olaydan bir ders alıp, bundan sonraki yağışlarda böyle bir olaya maruz kalmamak için bazı şeyleri yenden değerlendirmemiz gerekiyor. Ne yapmamız gerekiyor? Bir kere öncelikle şunu iyi bilmemiz gerekiyor. Doğanın bir dengesi var. Bu dengeye ne kadar müdahale edersek edelim, özellikle su her zaman yolunu buluyor. Suyun yolunu bulabilmesi içinde suyun yol kaynaklarının mutlaka açık tutulması ve su taşıyan kanallarında yükünü taşıyabileceği miktarda düzenlenmesi gerekiyor. Şu anda Kışla Mahallesi’ndeyiz. Özellikle en çok sevindiğimiz mevzu, bu yaşanan afetleri can kaybı yaşanmadan, ufak tefek maddi hasarlarla geçiştirmiş olmamızdır. Şu anda Türkiye’nin birçok noktasında selle, taşkınlarla mücadele edildiğini ve can kayıpları yaşandığı malesef biliyoruz. Birtakım gelişmeleri de üzülerek takip ediyoruz. Bizim için önemli olan burada bir can kaybı olmaması. Oluşan hasarların yerine getirilebilir hasarlar olduğu, yeniden yerine konulabilir şeyler olduğunu da sevinçle karşıladığımızı da ifade etmek istiyorum.” dedi ve taşkın nedeniyle herhangi bir can kaybının yaşanmamasının sevindirici bir sonuç olduğunu vurguladı.  

Aralıksız çalıştık

Belediye ekiplerinin 24 saat çalışarak mağduriyeti en az seviyeye indirdiklerini belirten Başkan Ercengiz;

“Bu sel ve taşkınlarının temel nedeninin şu olduğunu görüyoruz. Bir kere bu dereye taşınan suyun beraberinde, yabancı cisimleri taşıyarak getirdiğini öncelikle getirdiği bu yabancı cisimlerin bentleri tıkadığı, ardından menfezleri tıkadığını tespit ettik. Tabi doğal olarakta yol bulmak zorunda olan suyunda dere dışına taşarak, vatandaşımızın evine, bahçesine, deposuna ve muhtelif kamuya ait alanlara zarar vermesine neden oldu. Neticede şunu söyleyebilirim. Buradan kurum kuruluşlar olarak bazı dersleri çıkartmak zorundayız. Biz o günden bugüne muhtarlarımızın da ifade ettiği ve edeceği gibi kurum olarak elimizden geldiğince bütün müdahaleleri yerinde, zamanında ve 24 saat aralıksız yaparak vatandaşımızın mağduriyetinin en az seviyeye indirdik. Önemli olan bu tip olayların olmaması. Bunların önleminin önceden alınması bu önlemlerin alınırken de kamu kurumlarının işbirliği içerisinde birtakım faaliyetleri sürdürmesi lazım. Ucuz atlattık. Sadece Kışla Mahallesi’nde değil. Hızırilyas, Şirinevler, Menderes, Mehmet Akif Ersoy, Aydınlıkevler, Yeni ve Necatibey Mahallemizde kısmen felakete maruz kalan vatandaşlarımız şu anda en azından ilk müdahaleleri yapılmış, vatandaşımızın öncelikli sıkıntıları giderilmiş bundan sonra da sıkıntılarının belediyemiz ve diğer kurumlar tarafından giderileceğini ben vatandaşımıza ifade etmek istiyorum. Vatandaşımız müsterih olsun. Aslolan candır. Özellikle bir kere altını çizerek ifade etmik istiyorum. Kurumlar burada görevlerini iyi bir ortak çalışmayla yerine getirip, bir daha böyle sel ve baskın felaketlerine neden olmayacak şekilde altyapı düzenlemelerini yapmak durumundadır.” değerlendirmesi yaptı.

Müflis siyasilerin yaptığı açıklamalar çok komik 

Meydana gelen sel felaketiyle ilgili sosyal medya üzerinden yazılanları komik bulduğunu vurgulayan Belediye Başkanı Ali Orkun Ercengiz;

“İşin ehli olmayan kişiler tarafından sosyal medya hesabı üzerinden yapılan açıklamalara sadece gülüyorum. Belediyenin altyapı çalışmalarında sınıfta kaldığını söylüyor ama burada belediyelik bir altyapı çalışması yok. Zaten buradaki mevcut derelerin kullanım hakkı ya da belediyeye ait olmayan bir alanla ilgili belediyenin yapacağı çalışmalar zaten kanunen mümkün değil. Biz geçtiğimiz 5 yıl içerisinde kent merkezinde ve muhtelif noktalarımızda yaptığımız yağmur suyu drenaj hattının bu yağmurda, bu selde bu şiddetli yağışlarda nasıl bir sınav verdiğini halkımız gözleriyle görmüştür. Daha iki buçuk üç ay öncesinde seçimden mağlup olanların çıkıp buradan birtakım sorumluluk yüklemeye çalışması, bizi sadece güldürmektedir. Otursun herkes kendi işine baksın. Biz görevimizin başındayız. 24 saat süren çalışmalar neticesinde kimsenin haksızlık etmesine de asla izin vermem. Herkes gitsin siyasetini, siyaset mecrasında yapsın. Bunun üzerinden kimse vatandaşımızı kandırmaya çalışmasın. Zaten her şey vatandaşımızın gözünün önünde olup, bitmekte. 75 yaşındaki teyzemiz bugüne kadar böyle bir taşkını görmediğini ifade ediyorken buradan belediyenin ihmali olduğunu söylemek sadece cehalettir. Siyaseten iflasın göstergesidir. Bu bir afettir. Ama afette alınması gereken önlemlerde neyse bunda her kurum kuruluş üzerine düşen vazifeyi yapmak zorundadır. Kurumları karşı karşıya getirmek gibi bir derdimiz asla yoktur. Çünkü biz bu kentin paydaşları, bu ilin yöneticileri olarak sorun çözmek zorundayız. Sorunlar üzerinden siyaset devşiripte, şark kurnazlığınca acaba bir şey elde edebilir miyim diye düşünmek 1960 yıllarının kasaba siyasetinden başka bir şey değildir. Ortada bir sorun varsa bu sorunu büyük bir ciddiyetle  çözmek durumundayız. Biz üzerimize düşeni çok hızlı bir şekilde yaptığımıza inanıyoruz ama, ondan sonraki süreçte olası sel veya baskınların nasıl önlenebileceği konusunu tüm ilgili kurum kuruluşlar masaya yatıracak, herkes üzerine düşen görevi üstlenecek ve bunu hep beraber çözüme kavuşturacağız.” dedi.

Hatice Dursun

Ögeyi Oylayın
(0 oy)

CHP Burdur Milletvekili Dr. Mehmet Göker Göker, Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk’un cevaplaması talebiyle  taşımalı eğitim hakkında yazılı soru önergesi verdi.

2019-2020 Eğitim-Öğretim yılı henüz başlamamış olmasına rağmen Burdur’da bazı sorunların ortaya çıktığını belirten Milletvekili Göker “Burdur merkeze bağlı Kayaaltı köyünde bulunan Kayaaltı Ortaokulu, öğrenci sayısının 40 kişinin altında kalması gerekçe gösterilerek kapatılmış, köyde bulunan 38 öğrenci ise taşımalı eğitim marifeti ile Taşkapı köyünde bulunan Taşkapı Ortaokulu’na aktarılmak istenmektedir” dedi.      

Taşımalı Eğitim Sisteminin pek çok sorunu barındırdığını belirten Milletvekili Göker “Taşımalı eğitim esnasında meydana gelen trafik kazaları en önemli sorundur. Küçücük çocukların her gün onlarca kilometre yol yapması ve gün boyu evinden uzakta eğitim görmek zorunda kalan öğrencilerin beslenme konusunda yaşadığı sıkıntılar da bu sistemin ayrı bir boyutunu oluşturmaktadır” diyerek taşımalı eğitim problemine dikkat çekti.

Öğrenci sayısının azalmasının en önemli nedeninin köylerimizde tarım ve hayvancılığın bitmesi ve bu nedenle köy halkının şehirlere göç etmek zorunda kalması olarak göründüğünü belirten Milletvekili Göker “Bunun sonucunda öğrenci sayısı azalan okullar kapatılmakta ve kalan öğrenciler taşımalı eğitime zorlanmaktadırlar” diyerek sorular yöneltti;

 Burdur ilimizde 2019-2020 Eğitim-Öğretim yılında taşımalı eğitim yapması öngörülen öğrenci sayısı nedir?

Burdur ilimizde 2019-2020 Eğitim-Öğretim yılında taşımalı eğitim marifeti ile okulsuz kalacak olan köy sayısı nedir?

Taşımalı Eğitim nedeniyle ortaya çıkan sorunların çözülmesi amacıyla Bakanlığınızca planlanan herhangi bir çalışma var mıdır?

Vatandaşlarımızın ve öğrencilerimizin mağduriyetlerinin giderilmesi adına öğrenci sayısı 40’ın altında kalan köy okullarının kapatılmasını öngören Milli Eğitim Bakanlığı yönetmeliğinin gözden geçirilmesine yönelik bir çalışmanız var mıdır?

 TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞINA

Aşağıdaki sorularımın Milli Eğitim Bakanı Sayın Ziya Selçuk tarafından yazılı olarak cevaplandırılmasını saygılarımla arz ederim.

Dr. Mehmet GÖKER

Burdur Milletvekili

2019-2020 Eğitim-Öğretim yılı henüz başlamamış olmasına rağmen Burdur’da bazı sorunlar ortaya çıkmaya başlamıştır. Burdur merkeze bağlı Kayaaltı köyünde bulunan Kayaaltı Ortaokulu, öğrenci sayısının 40 kişinin altında kalması gerekçe gösterilerek kapatılmış, köyde bulunan 38 öğrenci ise taşımalı eğitim marifeti ile Taşkapı köyünde bulunan Taşkapı Ortaokuluna aktarılmak istenmektedir.      

Taşımalı Eğitim Sistemi ise içerisinde pek çok sorun barındırmaktadır. Taşımalı eğitim esnasında meydana gelen trafik kazaları en önemli sorundur. Küçücük çocukların her gün onlarca kilometre yol yapması ve gün boyu evinden uzakta eğitim görmek zorunda kalan öğrencilerin beslenme konusunda yaşadığı sıkıntılar da bu sistemin ayrı bir boyutunu oluşturmaktadır.

Köylerimizde tarım ve hayvancılığın bitmesi ve bu nedenle köy halkının şehirlere göç etmek zorunda kalması öğrenci sayısının azalmasının en önemli nedeni olarak görünmektedir. Bunun sonucunda öğrenci sayısı azalan okullar kapatılmakta ve kalan öğrenciler taşımalı eğitime zorlanmaktadırlar.

Bu bilgiler ışığında;

• Burdur ilimizde 2019-2020 Eğitim-Öğretim yılında taşımalı eğitim yapması öngörülen öğrenci sayısı nedir?

• Burdur ilimizde 2019-2020 Eğitim-Öğretim yılında taşımalı eğitim marifeti ile okulsuz kalacak olan köy sayısı nedir?

• Taşımalı Eğitim nedeniyle ortaya çıkan sorunların çözülmesi amacıyla Bakanlığınızca planlanan herhangi bir çalışma var mıdır?

• Vatandaşlarımızın ve öğrencilerimizin mağduriyetlerinin giderilmesi adına öğrenci sayısı 40’ın altında kalan köy okullarının kapatılmasını öngören Milli Eğitim Bakanlığı yönetmeliğinin gözden geçirilmesine yönelik bir çalışmanız var mıdır?

Ögeyi Oylayın
(0 oy)

Burdur’da etkili olan sağanak yağışlar sonrası zarar gören çiftçilerin yaralarının sarılması için Burdur Ziraat Odası seferber olduğu yapılan açıklama ile duyuruldu; 

 

İki gündür Burdur’da aralıklarla devam eden şiddetli yağışlar nedeni ile 21 çiftçinin mağduriyet yaşadığını ifade eden Burdur Ziraat Odası Başkanı Kemal Kubilay, başta haşhaş olmak üzere buğday ve arpa ekili arazilerde yüzde 80 hasarın tespit edildiğini söyledi. 

Burdur Tarım İl Müdürlüğü, Burdur Belediyesi ve Burdur Ziraat Odası olarak aşırı yağışlar sonrası zarar gören çiftçilerin tespitinin yapıldığını belirten Başkan Kubilay, “Burdur Ziraat Odası olarak Burdur Tarım İl Müdürlüğü yetkilileri ile birlikte Tarım Bakanlığı ve Ziraat Odası Merkez Birliği ile gerekli yazışmaları başlattık. En kısa süre içerisinde mağdur olan çiftçilerimizin zararlarının  karşılanmasını sağlayacağız” dedi. 

Geçtiğimiz haftalarda meydana gelen yağışlarda zarar gören Merkez Büğdüz Köyü ile  Kemer İlçesinde bulunan iki köyde yaşanan zararlar içinde gerekli çalışmaları başlattıklarını hatırlatan Başkan Kemal Kubilay Burdur Ziraat odası olarak bu üç köyde bulunan çiftçilere de gereken yardımın yapılacağını ifade etti.

Ögeyi Oylayın
(0 oy)

Karayolları 13. Bölge Müdürlüğü Burdur 134. Şube Şefliği sorumluluk alanında kalan Hacılar – Yeşilova Yolu’nun (takriben km: 0+000 – 33+500 arası) “Toprak İşleri, Sanat Yapıları ve BSK Üstyapı İşleri İkmal İnşaatı İşi” kapsamında yapılacak, yol yapım çalışmaları sırasında gerek fen ve sanat kurallarına uygun imalatların yapılabilmesi, gerekse trafik güvenliğinin sağlanabilmesi için, “20/06/2019 PERŞEMBE” gününden itibaren, ikinci bir duyuruya kadar  trafiğe kapatıldığı, ulaşımın Karamanlı Yeşilova arasındaki yoldan sağlanacağı  valilikten yapılan açıklama ile duyuruldu.

 

Ögeyi Oylayın
(0 oy)

Milletvekilleri Bayram Özçelik ve Yasin Uğur Salda Gölüne yapılacak olan Millet Bahçesi ile ilgili açıklamada bulunarak ihale tarihini duyurdular;

Projelendirme çalışmalarının titizlikle yapıldığını belirten Burdur Milletvekilleri Bayram Özçelik ve Yasin Uğur “Çevre ve Şehircilik Bakanımız Murat Kurum’un Burdur ziyaretlerinden müjdesini verdiği Salda Gölü Millet Bahçesi ile ilgili Bakanlığımız ekipleri Salda’mızın doğal yapısına uygun projelendirme çalışmalarını tamamladılar. Millet Bahçesi projesi çerçevesinde otopark alanı, geliş ve gidiş yollarını daha iyi yapmak suretiyle, bu bölgeye gelen ziyaretçilerin kafeteryalar, dinlenme sahaları ve yürüyüş yollarında gezmesini sağlayacak. Salda Gölümüz Millet Bahçesi ile Millet Bahçesine Ait Sosyal Donatılar İnşaatları ile Altyapı ve Çevre Düzenlemesi İşi ihalesi TOKİ Başkanlığımız tarafından 29 Temmuz 2019 14:30 da yapılacak. Millet Bahçesi ile ilgili her aşamayı yakından takip ediyoruz. Millet Bahçesi ile ilgili projelendirme çalışmalarında her aşamada devreye girerek hızlandıran Burdur Valimiz Hasan Şıldak’a şükranlarımızı sunarız.” dediler.

 

Ögeyi Oylayın
(0 oy)

Burdur İl Jandarma Komutanlığına bağlı ekipler tarafından, sorumluluk alanlarında farklı tarihlerde meydana gelen telefon dolandırıcılığı olaylarının faalinin yakalanmasına yönelik yürütülen çalışmalarda;

29.03.2019 tarihinde Çavdır İlçesi Büyükalan Köyü’nde 3.500 TL, 

25.05.2019 tarihinde Çavdır İlçesi Söğüt Beldesi’nde 30.000 TL, 

28.05.2019 tarihinde Gölhisar İlçesi Yeşildere Köyü’nde 5.000 TL nakit para ile yaklaşık değeri 24.000 TL olan (6) adet Altın bilezik, 

30.05.2019 tarihinde Karamanlı İlçesi Mürseller Köyü’nde (19) adet altın bilezik, (1) adet altın set gerdanlık, (4) adet altın küpe, (4) adet altın yüzük, (2) adet altın bileklik, (2) adet altın kolye ve (2) adet kol saati olmak üzere toplam 80.000 TL olmak üzere, 4 farklı dolandırıcılık olayına karıştığı tespit edilen şüpheli şahsın yakalandığı yapılan açıklama ile duyuruldu; 

Jandarma ekiplerimiz tarafından yürütülen titiz ve detaylı çalışmalar neticesinde; söz konusu olayların failinin O.N.S. isimli şahıs olduğunun tespit edilmesi üzerine; 18.06.2019 tarihinde şüpheli şahıs Denizli İli Acıpayam İlçesinde yakalanarak, adli işlemlerin ardından mevcutlu olarak Tefenni Cumhuriyet Başsavcılığına sevk edildi

Şüpheli O.N.S isimli şahıs çıkarıldığı Tefenni Sulh Ceza Mahkemesince tutuklanarak,18.06.2019 tarihinde Burdur E Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumuna teslim edildi.

Vatandaşların telefon dolandırıcılığı konusunda, mağduriyet yaşamaması için kendilerini “asker, polis, savcı vb. meslek adıyla tanıtmak suretiyle, telefonla arayarak para, ziynet eşyası vb. isteyen kişi veya kişilere inanmaması ve itibar etmemesi, kimlik bilgilerini, kredi kartı veya banka hesap bilgilerini vermemeleri” bu tür olaylarla karşılaşılması durumunda en yakın güvenlik kuvvetine bilgi vermeleri, duyarlı olmaları bu ve benzeri dolandırıcılık olaylarının yaşanmaması açısında büyük önem arz etmektedir.

Ögeyi Oylayın
(0 oy)

2017 yılında yapımına başlanan Salda Göleti için, yargı durdurma kararı verdi ama, Salda Göleti’nin yapımı çoktan bitme aşamasına getirildi;

 

Konuyu yargıya taşıyan Antalya Barosu’na kayıtlı Avukat Tuncay Koç gazetemize yaptığı açıklamada;

2017 yılında Salda Göleti’nin yapımı gündeme geldiğinde, Burdur’da yaşayan Sedat Tenekeci, Şahin Türkel ve Hasan Türkel’in istekleri ve Doğa Derneğinin katkılarıyla, Isparta İdare Mahkemesinde dava açarak;

 “sulak alan bölgesinde yer alıp Salda Gölü’nü besleyen derenin önünü keseceği, bölgede yaşayıp türlerinin korunması gereken kuşlara zarar vereceği” gerekçeleriyle Salda Göleti’nin yapımının durdurulmasını” talep ettiğini söyledi

Açıklamasında; Yargı süreci devam ederken, Salda Göleti yapımının başlayıp sürdüğüne dikkat çeken Avukat Tuncay Koç;  Isparta İdare Mahkemesi bu başvuru üzerine, 3 kişilik bilirkişi heyeti oluşturdu. Heyet, Salda Göleti’nin yapılacağı alanda yaptığı keşif sonrası, göletin yapılmasında sakınca bulunmadığı tesbitini ortaya koydu. Bu rapor üzerine, Isparta İdare Mahkemesi yürütmeyi durdurma talebimizi reddetti.

Konuyu Danıştay’a taşıdık. Danıştay,  Salda Göleti’nin Salda Gölü Sulak alanı içinde olduğu tesbiti ile talebimizi haklı bulup, dosyayı yeniden görüşülmek üzere Isparta İdare Mahkemesi’ne sevk etti. Isparta İdare Mahkemesi’nce oluşturulan 5 kişilik bilirkişi heyeti “Salda Göleti’nin sulak alan bölgesinde bulunduğu, göletin yapımıyla, Salda Gölü’nü besleyen derenin önünün kesileceği gerekçelerini içeren bir raporu, Isparta idare Mahkemesi’ne sundu. Rapor doğrultusunda Isparta İdare Mahkemesi,  Salda Göleti’nin yapımında yürütmenin durdurulması kararını verdi. Ancak bu yargı süreci esnasında, Salda Göleti’nin yapımı sürdü, bitme aşamasına getirildi.  Haklı talebimizle yargı bu konuda yürütmeyi durdurma kararı verse de artık çok geç kalındı.” Dedi. 

Oda tv’de konuya ilişkin Yusuf Yavuz imzası ile  haber yer aldı;

Mahkeme karar verdi ama artık her şey için çok geç

“Türkiye haritasındaki çukur alanları betondan göletlerle dolduran DSİ’nin neden olduğu kayıpların faturasını kim ödeyecek?

Burdur’un Yeşilova ilçesinde bulunan ve Türkiye’nin Maldivleri olarak bilinen Salda Gölü’nün su toplama havzasında DSİ tarafından inşa edilen Kayadibi Göleti’ni mahkeme iptal etti. Proje için Burdur Valiliği tarafından verilen ÇED Gerekli Değildir kararının iptali için yöreden vatandaşların açtığı davayı gören Isparta İdare Mahkemesi, Göleti ve Sulamasına Ait Malzeme Ocakları projesi için verilen ÇED Gerekli Değildir kararında hukuka uyarlık görülmediğine hükmederek projeyi iptal etti. Davacıların avukatı Tuncay Koç, açtıkları davanın önce reddedildiğini ancak temyize götürmelerinin ardından Danıştay’ın red kararını bozduğunu belirterek, “Tekrar yapılan keşifte bilirkişi heyeti göletin Salda Gölüne ve önemli bir kuş alanı olan bölgeye zarar vereceğini saptadı. Bu raporu esas alan mahkeme de projeyi iptal etti. Ancak, dava için ikinci kez keşfe gittiğimizde gölet çoktan bitmişti ve içinde su yoktu. Bu da DSİ’nin müsrif projelerinden biri” diye konuştu.

Son zamanlarda kıyısında millet bahçesi yapılması projesiyle gündeme gelen Burdur’un Yeşilova ilçesindeki Salda Gölünün etkileme alanında inşa edilen Kayadibi Göleti projesini mahkeme iptal etti. Ancak iki yıl önce yöreden vatandaşların açtığı dava önce reddedilmiş, yerel mahkemenin red kararının Danıştay tarafından bozulmasıyla proje alanında yeniden bilirkişi incelemesi yapılmıştı.

BİLİRKİŞİ RAPORU: ‘SALDA GÖLÜNDE ENDEMİK TÜRLER YAŞIYOR’

DSİ tarafından inşa edilen proje alanındaki incelemesinin ardından hazırladığı raporu 23 Ocak 2019’da tamamlayan bilirkişi heyeti, dava konusu göletin inşaatının tamamlandığına dikkat çekti. Gölette biriken su miktarının az olmasından dolayı, mansap kısmına su verilmediğine dikkati çeken bilirkişi heyetinin raporunda, Kayadibi Göletinin Salda Gölünün su seviyesinde azalmaya neden olacağının da altı çizildi. Göletin inşa edildiği alanın korunan alan sınırlarında olduğuna da değinilen raporda ayrıca ‘aphanius splendens’ adlı yosun balığı, ‘pseudophoxinus burduricus’ adlı yağ (çiçek) balığı, ‘cyprinus carpio’ adlı ot balığı ve ‘oxynoemacheilus’ adlı sürüngen damalı yılan balığı gibi endemik türlerin Salda Gölü’nde yaşadığı kaydedildi.

MAHKEME: ‘GÖLET PROJESİ SALDA’NIN SU SEVİYESİNİ AZALTACAK’

Bilirkişi heyetinin hazırladığı raporda işaret edilen eksiklikleri ve uyarıları dikkate alan Isparta İdare Mahkemesi’nin projeyle ilgili iptal kararında Salda Gölünde endemik balık türlerinin yaşadığının altı çizilerek Kayadibi Göleti’nin Salda Gölü’nün havzasında yer aldığı belirtildi. Göletin, Salda Gölünün su seviyesinin azalmasına neden olacağına değinilen Mahkeme kararında, ayrıca dava konusu alanların uluslar arası önemde olan “Önemli Kuş Alanı” içerisinde kaldığı vurgulandı. Kayadibi Göleti ve Sulamasına Ait Malzeme Ocakları projesi için verilen ÇED Gerekli Değildir kararında hukuka uyarlık görülmediğine hükmeden Mahkeme, kararı iptal etti.

DAVALI İDARE ‘SİT ALANI PROJEDEN ÇIKARILDI, ÇED’E GEREK YOK’ DEDİ

DSİ’nin tüm uyarılara karşın inşa ettiği gölet projesine ÇED Gerekli Değildir kararı vererek kuraklık riski altındaki Salda Gölü’nün tehlikeye atılmasına neden olan Burdur Valiliği ise mahkemeye sunduğu savunmasında projenin sit alanında kalan kısmının çıkarıldığını belirterek ÇED’e gerek olmadığını savunarak davanın reddini talep etti.

MAHKEME, GÖLET İNŞAATI BİTTİKTEN SONRA İPTAL KARARI VERDİ

Mahkemenin iptal ettiği projeyle ilgili davayı açan Antalya Barosu avukatlarından Tuncay Koç, “Salda Gölü’nün besleme alanında inşa edilen Kayadibi Göleti ve gölet yapımı için açılacak taş ocağına karşı dava açmıştık. Davamız Isparta İdare Mahkemesi’nce önde reddedildi. Ancak red kararını temyizimiz üzerine Danıştay 14. Dairesi, Salda Gölü’nün önemli bir sulak alan olduğuna ve konunun sulak alanlar yönetmeliğine göre yeniden incelenmesi gerektiğine hükmederek yerel mahkemenin kararını bozdu. Bunun üzerine proje sahasında yeniden yapılan keşifte bilirkişi heyeti göletin Salda Gölü’ne ve önemli kuş alanı olan bölgeye zarar vereceğini saptadı. Bu raporu esas alan mahkeme de projeyi iptal etti. Ancak, dava için ikinci kez keşfe gittiğimizde gölet çoktan bitmişti ve içinde su yoktu. Bu da DSİ’nin müsrif projelerinden biri” diye konuştu. 

‘SALDA GÖLÜ GEREKSİZ GÖLET PROJELERİYLE YORULUYOR’

Salda Gölü’nün gereksiz gölet projeleriyle yorularak su kaynaklarından beslenmesinin engellendiğine işaret eden avukat Tuncay Koç, “Türkiye’nin bu en derin gölüne böyle hoyratça projeler yapılmamalı. Önemli bir kuş alanı ve ayrıca 1. derece SİT bölgesi. Endemik balık türleri de mevcut. Bunların hiç biri dikkate alınmadan bölgede eski Bakan Veysel Eroğlu’nun gölet projelerinden biri uygulandı. Yazıktır” dedi.

HUKUKSUZ OLDUĞU ORTAYA ÇIKAN GÖLET YIKILACAK MI?

Türkiye’nin dört bir yanında yeterli fizibilite çalışması yapılmadan ve bilimsel kıstaslar yerine getirilmeden DSİ eliyle inşa edilen göletler özellikle Göller Bölgesi’ndeki doğal göllerin su kaybına yol açarak kuruma sürecini hızlandırıyor. Akşehir ve Eber Gölleri kururken, Burdur Gölü ise gölü besleyen dere ve çaylar üzerine inşa edilen göletler yüzünden kuruma tehlikesiyle karşı karşıya. Eğirdir Gölü de geçtiğimiz yıl önemli ölçüde su kaybı yaşayan göllerden biri. Ancak buna rağmen DSİ gölet inşa etmekten vazgeçmiyor. Mahkemenin hukuksuz bularak iptal ettiği Kayadibi Göleti de DSİ 18. Bölge Müdürlüğü’nün hatalı projelerinden biri.

KAZANILAN DAVANIN PRATİKTE BİR ANLAMI KALMADI

Mahkemenin iptal ettiği Kayadibi Göletinin inşaatı tamamlandığı için yıkılmasının söz konusu olmayacağını ancak projenin ÇED’siz duruma düştüğünü belirten avukat Tuncay Koç, hiçbir planlama olmadan hassas alanlara böyle projelerin yapılmaması gerektiğini söylüyor. “Davayı kazansak da sonuç değişmedi” diyen Koç, “Açtığımız davanın ekolojik anlamı yüksek ama pratikte bir anlamı kalmadı” ifadelerini kullandı.

MAHKEME İPTAL ETTİ, DSİ İSE GEÇİCİ KABUL ÇALIŞMASI YÜRÜTÜYOR

Öte yandan mahkemenin iptal ettiği proje için geçtiğimiz hafta Kayadibi Göleti’nin geçici çalışmaları yapıldı. DSİ 18. Bölge Müdürlüğü Barajlar ve HES Şube Müdürü Halil Akar’ın başkanlığındaki komisyonca yürütülen çalışmalar, sosyal medya hesabından duyuruldu.

Hasan Türkel

Ögeyi Oylayın
(0 oy)

Valilikten yapılan duyuru ile 19.06.2019 günü saat: 16.00 sıralarında başlayan ani ve aşırı yağışlar sonucunda, İl Merkezine bağlı Hacılar Köyü, Yeşilova İlçesi ile Düden Köyü arasındaki yol, İl Merkezine bağlı Karaçal Köyü mevkii Burdur-Karamanlı yolu, Bucak İlçesi Kestel Köyü Dutderesi mevkiinde sel ve su baskınları yaşandığı bilgisi verilerek;

 

“İlimizde yağışlarla ilgili başka bir olumsuzluk bulunmamaktadır. Ancak, meteorolojik verilere göre ani sağanak yağışların birkaç gün daha devam edeceği değerlendirildiğinden yaşanabilecek sel ve su baskınları konusunda vatandaşlarımızın dikkatli olması  önem taşımaktadır” uyarısında bulunuldu.

 Burdur Meteoroloji Müdürlüğünden alınan bilgilere göre İlimizde yağışların yoğun yaşandığı bölgelerde metrekareye düşen yağış miktarı;

Yumrutaş 24 kg, Elmalıyurt 17 kg, Erikli 12 kg, Kemer 10 kg, Söğüt 8 kg’dır.

Valiliğimiz koordinesinde  İl Özel İdaresi, AFAD İl Müdürlüğü ve Karayolları 134. Şube Şefliği ekipleri tarafından yaşanan sel ve su baskınlarına karşı hızlı ve etkili şekilde müdahale edilmiştir.

Yeşilova İlçesi ile Düden Köyü arasındaki yolda dere taşması sonucu hasar gören yola Burdur İl Özel İdaresi ekiplerince 3 araç, 7 personel ile müdahale edilmiş trafik servis yolundan sağlanmıştır. 

İl Merkezine bağlı Burdur-Karamanlı karayolu Karaçal mevkii trafik aktarma bölgesinde aşırı yağışlardan dolayı yaşanan heyelana, Burdur Karayolları 134. Şube Şefliği tarafından 6 araç ve 10 personel ile müdahale edilerek yol trafiğe açılmıştır. 

İl Merkezine bağlı Hacılar Köyünde 1 evin bodrum katında meydana gelen su baskınına İl Özel İdaresi ekipleri tarafından 1 kepçe, 1 personel ile, Karayolları 134. Şube Şefliği ekipleri tarafından 1 kepçe,1 personel ile ve AFAD ekipleri tarafından 1 araç, 3 personel ile müdahale edilmiştir. 

Bucak İlçesi Kestel Köyü Dutderesi mevkiinde tıkanan menfezler Burdur İl Özel İdaresi ekipleri tarafından açılmıştır.

İlimizde yağışlarla ilgili başka bir olumsuzluk bulunmamaktadır. Ancak, meteorolojik verilere göre ani sağanak yağışların birkaç gün daha devam edeceği değerlendirildiğinden yaşanabileek sel ve su baskınları konusunda vatandaşlarımızın dikkatli olması  önem taşımaktadır.

Ögeyi Oylayın
(0 oy)

Türk Eğitim Sen Burdur Şubesi Başkanı Orhan Akın, Emin Gülmez Ortaokulu inşaatının bir an önce bitirilip eğitim öğretime hazır hale getirilmesinin beklendiğine işaret ederek; Milletin vergisi ile yapılan binanın gecikmesinden dolayı ortaya çıkan maliyeti, kimin cebinden çıkacaktır? Sorusunu yöneltti;

 

Burdur ili Bucak İlçemizin en köklü ortaokullarından biri olan Emin Gülmez Ortaokulu inşaatı bir an önce bitirilip eğitim öğretime hazır hale getirilmesini bekliyoruz. İlçenin en geniş ve kalabalık öğrenci kayıt alanına sahip ortaokulumuz, bitmeyen inşaatı ile eğitim camiasını tedirgin etmeye devam etmektedir.23.07.2018 tarihinde bitmesi gereken inşaat son aşamasına gelmesine rağmen, çatısının yarısında kiremit olmadığından dolayı ,yağan yağmurlarla birlikte, yapılan emekleri ortadan kaldıracak seviyeye gelmiştir. Ortalıkta  dağılan inşaat malzemeleri, güvenlik tedbirlerinin olmayışı, ne zaman biteceği belli olmayan inşaat için bir takım soru işaretlerini insanın aklına getiriyor. Sorumluların bir an önce şu soruların cevabını da vererek kamuoyunu aydınlatma zorunluluğu vardır.

. Veliler ilkokul zorunlu olduğu halde ulaşım ücretlerini cebinden ödeyerek daha kaç yıl TOKİ mahallesine öğrencilerini göndermeye devam edecektir?

. Öğrenci sayısı düştüğü için, norm fazlasın duruma düşen öğretmenlerin mağduriyetinden kimler sorumlu olacaktır?

. Milletin vergisi ile yapılan binanın gecikmesinden dolayı ortaya çıkan maliyeti, kimin cebinden çıkacaktır?

Emin Gülmez Ortaokulunun bir an önce tamamlanması için sorumluların bir araya gelerek ortak çözüm yolu bulmalarını bekliyor, konunun Türk Eğitim Sen tarafından takip edileceğini eğitim camiamızla paylaşıyoruz.

Ögeyi Oylayın
(0 oy)

Halkeğitim merkezi kurslarının yıl sonu sergisi açıldı. Sergi açılışına Vali Hasan Şıldak, protokol üyeleri ve konuklar katıldı.

Açılışda konuşma yapan Burdur Mehmet Akif Ersoy Halkeğitimi Merkezi ve Akşam Sanatokulu Müdürü Ömer Akın;

“Resim, aşçı çırağı pasta yapımı gibi kurslarımızın yıl sonu sergisine hoş geldiniz. Halk eğitim merkezi müdürlükleri, gerek eğitimin tabana yayılması gerekse becerilerin artırılması konusunda bireylere toplumun içindeki tüm bireylere hizmet vermeyi kendine amaç edinmiş, Atatürk ilkelerini ve çağdaş normları benimsemiş, yerel değerlere önem veren demokratik eğitim kurumlarıdır. Vatandaşlarımızın sosyal ve kültürel gelişmesini sağlamak, meslek edindirmek, onlara bilgi beceri kazandırmak, okuma yazma bilmeyenlere okuma yazma öğretmek, bir üst öğrenim sınavlarına hazırlamak, kültürel eserlerimizi korumak, yaşatmak ve yaygınlaştırmak, eksik kalan eğitimlerine yardımcı olmak, kursların en önemli özelliği olmalıdır. Ve müdürlüğümüzce bu yönde çalışmalar sürdürülmüştür. Halk eğitimi merkezlerinde her yaştan insanın ilgi ve yeteneklerine uygun kurslar düzenlenmektedir. Bu eğitim öğretim yılı başı olan 1 Eylül 2018 tarihinden bu güne kadar toplam 669 kurs açılmıştır. Bu kurslarımızdan 19032 kişi yaralanmıştır.” Açıklaması yaptı.

Yıl sonu gösterileri kapsamında; yabancı uyruklu öğrenciler şiirlerini okudu, kursiyer öğrenciler halk oyunları gösterisi yaptı ve hak kazanan öğrencilere sertifikaları takdim edildi. Programın tamamlanmasının ardından kursiyerler tarafından üretilen eserlerin sergisine geçildi. Eserleri dikkatle inceleyen Vali Hasan Şıldak, kursiyerlerden eserleriyle ilgili bilgi aldı.

Mine Kaya

 

Ögeyi Oylayın
(0 oy)

Burdur-Isparta Pancar Ekicileri Kooperatifi 2018 faaliyet yılı, 66. seçimsiz olağan genel kurul toplantısı düzenlendi. Mali genel kurul, kooperatifin Emek Mahallesi’ndeki satış mağazasında gerçekleştirildi.

66. olağan genel kurulda, kooperatifin mali olarak geldiği nokta, özelleştirme politikaları ve gündeme dair konulara değinildi.

Mali genel kurulda konuşma yapan Burdur–Isparta Pancar Ekicileri Kooperatifi Yönetim Kurulu Başkanı Nasuh Eroğuz; Bu dönem; yaklaşık 50 milyon ciro, 3 trilyon dönem karı, 65 Bin TL net faaliyet karı elde ettiklerini belirterek;

“Ortaklarımıza hızlı ve zamanında hizmet götürebilmek adına 12 adet yük-nakil aracı satın alarak çiftçimizin ihtiyacını gidermeye özen gösterdik. Bizim olmazsa olmazlarımızdan üretimin her zaman desteklemesi adına 2008 yılında tohum eleme tesisimizi hizmete açarak kendi ektiğimiz tohumu kendimiz üretir hale getirdik. Amacımız üretim. Biz üretene her zaman yardımcı olmak yol göstermek zorundayız. Yıl sonunda 300-500 günün rakamlarına göre ciromuz fazlalaşıp kar oranımız yükselirse bizi mutlu eden odur. Önemli olan bu kurumun geleceğidir.” dedi.

Başkan Eroğuz, 80 bin üyenin her birinin önünde hesap verilebilirliğin önemine değindi ve “Kurumun asıl ortakları asıl sahibi sizlersiniz. Hepinizin kurumun merkezine girip hesap sorabilme şansınız var.” Dedi. 

Konuşmasında, özelleştirme politikalarına da değinen Başkan Eroğuz; “Geçen yıl mevcut hükümetimiz Türkiye genelinde 14 şeker fabrikasını satışa çıkardı. Bunun içinde Burdur Şeker Fabrikası da mevcuttu. Burdur-Isparta Pancar Ekicileri Kooperatifi olarak 15 mağazamızda satışın yanlış olduğunu, gelecekte çok zararların işleyeceğini, bunun telafisinin mümkün olmadığını üreticimize anlattık. Ama çok başarılı olamadık. Mevcut hükümetimiz de satış kararından vazgeçmedi. Burdur-Isparta Pancar Ekicileri Kooperatifi öncülüğünde bir konsorsiyum oluşturduk. Sivil toplum örgütlerimizle Burdur’u seven iş adamlarımızla bir çanta hazırladık. 400le başlayan ihale, 450 Trilyon’a kadar yükseldi. Hiç pancarı bilmeyen, belki de tarla takka nedir bilmeyen finansman sahibi bir arkadaşıma 487 milyon liraya ihale edildi. Fakat ödemesi gereken parayı ödeyemediğinden dolayı satış iptal edildi. Bu yıl itibari ile Burdur Şeker Fabrikası geçmişte nasıl çalıştırılıyorsa yine öyle devlet eliyle işletilmektedir. Biz laik bir hukuk devletiyiz. Halk olarak hakkımızı sokaklarda değil medeni bir şekilde aramak zorundayız. Bilhassa devlet büyüklerine karşı boynumuz kıldan ince. Eğer ki mevcut hükümetimiz satışından vazgeçmez, önümüzdeki günlerde yine bu fabrikayı satma gibi bir niyeti olursa, yolu yordamı öğrendik. Burdur’daki iş adamlarımız öğrendi. Tekrar konsorsiyum oluşturup almayı ve bu fabrikanın herkese katkısının olmasını istiyoruz. Niyetimiz budur.” Açıklaması yaptı ve “Bu yıl dahil, gelecek günlerde ve gelecek yıllarda da üretiminizin gayet bol, bereketli olmasını temenni ediyorum.” dedi.

66. Olağan Genel Kurul, gündem maddelerinin tek tek oylamaya sunularak  görüşülmesiyle sona erdi.

Mine Kaya

Ögeyi Oylayın
(0 oy)

Valilik tarafından uyuşturucu bataklığına saplanmış gençlerin tedavi edilerek yeniden topluma kazandırılması amacıyla “Umuda Kapı Açıyorum Hayata Tutunuyorum” projesi başlatıldığı yapılan açıklama ile duyurularak, İl Emniyet Müdürlüğü ve İl Jandarma Komutanlığı tarafından İl genelinde uyuşturucu ve uyarıcı madde ticaretini yapan/kullanan şahıslara yönelik çalışmalar hakkında bilgi verildi;

Günümüzde gençliğimizi hedef alan en büyük tehdit olarak karşımıza çıkan ve toplumda telafisi güç hasarlara neden olan uyuşturucu madde bağımlılığı ile mücadele, ülkemizde ve dünyada son yıllarda en önemli halk sağlığı sorunu olarak karşımıza çıkmaktadır. Bu sebeple bağımlılığın yaygınlaşmasını önlemek için yapılacak müdahaleler büyük önem arz etmektedir. 

Bu kapsamda Valiliğimiz tarafından uyuşturucu bataklığına saplanmış gençlerimizin tedavi edilerek yeniden topluma kazandırılması amacıyla “Umuda Kapı Açıyorum Hayata Tutunuyorum” projesi başlatılmıştır. 

Uyuşturucu ile mücadele konusu; arzıyla mücadele, önleme/eğitim ve tedavi/rehabilitasyon başlıklarında etkin, eş zamanlı ve topyekûn mücadeleyi gerektiren önceliklerimiz arasında yer almaktadır. 

Bu doğrultuda İl Emniyet Müdürlüğü ve İl Jandarma Komutanlığı tarafından İlimiz genelinde uyuşturucu ve uyarıcı madde ticaretini yapan/kullanan şahıslara yönelik çalışmalar aralıksız, kapsamlı bir şekilde devam etmektedir.

Bu kapsamda İl Emniyet Müdürlüğü tarafından yürütülen çalışmalarda;

01.01.2018 – 31.12.2018 tarihleri arasında Toplam 98 olay meydana gelmiş, bu olaylarda 180 şüpheli hakkında işlem yapılmıştır. Meydana gelen olaylarda 25.236 gram esrar, 71,15 gram eroin, 215 adet sentetik ecza, 6 adet ecstasy, 4,55 gr metamfetamin, 11 adet captagon ve 365 kök kenevir bitkisi ele geçirilmiştir. 

01.01.2019 - 19.06.2019 tarihleri arasında toplam 74 olay meydana gelmiş, bu olaylarda 133 şüpheli hakkında işlem yapılmıştır. Meydana gelen olaylarda 61,31 gram esrar, 24,57 gram skunk, 112,62 gram eroin, 3,38 gram kenevir tohumu, 155 adet sentetik ecza, 73 adet ecstasy, 8,34 gram metamfetamin ve 33 kök kenevir bitkisi ele geçirilmiştir. 

İl Jandarma Komutanlığı tarafından yürütülen çalışmalarda;

01.01.2018 – 31.12.2018 tarihleri arasında; toplam 33 olay meydana gelmiş, bu olaylarda 73 şüpheli hakkında işlem yapılmış, meydana gelen olaylarda; 51,332 gram esrar, 4 gram eroin, 14 gram metanfetamin, 7 gram morfin, 166 adet uyuşturucu hap, 0,05 gram bonzai, 2 adet LSD bant, 7 gram kenevir tohumu ve 388 kök kenevir bitkisi ele geçirilmiştir.

01.01.2019 – 15.06.2019 tarihleri arasında toplam 21 olay meydana gelmiş, bu olaylarda 69 şüpheli hakkında işlem yapılmıştır. Meydana gelen olaylarda 83 gram esrar, 802 gram eroin, 1 gram metanfetamin, 101 adet uyuşturucu hap, 10 adet uyuşturucu kullanım aparatı, 2 gram kenevir tohumu ve 209 kök kenevir bitkisi ele geçirilmiştir.

Uyuşturucu ile mücadelemiz bütün yönleriyle kapsamlı şekilde kararlılıkla sürdürülmektedir.

Ögeyi Oylayın
(0 oy)

Burdur Belediyesi ekipleri, kent merkezinde etkili olan ani ve kuvvetli yağış sonucu meydana gelen sel afetinde teyakkuza geçerek, hummalı bir çalışma sergiledi.  

Burdur Belediyesi’nden yapalın konuya dair açıklamada; Meydana gelen doğal afetlerde de il merkezindeki vatandaşların yardımına koşan Burdur Belediyesi’nin,  geniş araç filosu ve 24 saat hizmet veren Acil Müdahale ekipleri ile hem yağış öncesi tedbirlerini aldığı, hem de su baskınları sırasında vatandaşı yalnız bırakmadığı, yürütülen çalışmalarda,  meydana gelen hasarların,  alınan tedbirlerle minimuma indirilerek,  vatandaş mağduriyetinin en kısa sürede giderildiği bilgisi verildi; 

Burdur’da 17.06.2019 günü saat: 17.00 sıralarında başlayan ani ve aşırı yağmur,  İl Merkezi Şirinevler, Değirmenler, Menderes, Kışla ve Aydınlıkevler Mahallelerinde su baskınlarına sebep oldu. Burdur Meteoroloji Müdürlüğünden alınan bilgilere göre, metrekareye düşen yağış miktarı Şehir Merkezinde 15 Kg, Bahçeşehir Koleji civarında 20 kg, MAKÜ İstiklal Yerleşkesinde 29 kg olarak tespit edildi.    

Şiddetli yağmurun başlamasının hemen ardından Burdur Belediyesi, su taşkınları ve sel baskınlarından etkilenecek bölgelerde,  ilgili birimlere ait tüm ekipleri müdahale etmeleri için hazır bulundurdu. Burdur İtfaiye Müdürlüğü Burdur Merkez Mahallelerinde meydana gelen su baskınlarına 9 araç ve 44 personeli ile 22 ev ve ev eklentilerine müdahale de bulunurken, Su İşleri Müdürlüğü 40 personel, 3 kepçe 2 kanalizasyon aracı ve 1 çekim aracı ile 20 bina ve kanalizasyon hatlarına  ve sökülen borulara müdahale etti. Temizlik İşleri ise yağış uyarısının hemen ardından, 15 araç  ve 60 personeli ile  35 Mahallede bulunan su giderleri, drenaj ve logar temizliklerini tamamladılar. Sel baskını yaşanan yerlerde 2 araç, 2 süpürge makinesi, 1 çöp taksi ve 15 personel ile meydana gelen hasar çalışmalarının ardından, taşkına maruz kalan mahallelerde ve sokaklarda çevre temizliklerine hız kesmeden devam ediyorlar.  

Konuya ilişkin açıklama yapan Belediye Başkan Yardımcısı Ali Say, ani ve sağanak yağışın başlamasının hemen ardından tüm ekipleri görev başına çağırdıklarını belirterek, “Medyada gelen taşkınlar özellikle güney ve güneydoğu cephemizdeki tepelerden taşan yoğun çamurlu taşkınların, şehir içerisinde ıslah edilmiş dere çaplarının, bu taşkınları alamamasından kaynaklıdır.  Taşan çamurlu su yollarda ve Şirinevler, Değirmenler, Menderes, Kışla,  Aydınlıkevler Mahallelerinde sıkıntıya sebep olmuştur. Taşkınlar oluşmadan tüm belediye kadrolarımızı, operatör kamyon ve iş makinelerimizi tekrar göreve çağırdık. Yağıştan kısa bir süre sonra ekiplerimiz tamamen sahadaydı ve müdahaleye başladık. Şirinevler, Değirmenler, Menderes, Kışla ve Aydınlıkevler Mahallelerinde, kot seviye düşüklüğünden kaynaklı, özellikle müstakil hanelere su girildiği görüldü.  İtfaiye ekiplerimiz de borulardaki su tahliye işlemlerini anında gerçekleştirdiler. Vatandaşımızın hep yanında olduk. Herhangi bir yaralanma veya can kaybı yoktur. Vatandaşımızın ciddi anlamda bir maddi kaybı söz konusu değildir.” Dedi

 

Ögeyi Oylayın
(0 oy)

Belediye Başkanı Ali Orkun Ercengiz Türkiye Sağlıklı Kentler Birliği başkan vekili seçildi

 

Belediye Başkanı Ali Orkun Ercengiz, Bursa’da düzenlenen Türkiye Sağlıklı Kentler Birliği 31. meclis olağan toplantısına katıldı. 

Bursa’da düzenlenen Türkiye Sağlıklı Kentler Birliği 31. Meclis Olağan Toplantısına 63 kentten Belediye Başkanları katıldılar.  Türkiye Sağlıklı Kentler Birliği 31. Meclis Olağan Toplantısında yapılan seçimlerde, Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Alinur Aktaş, Türkiye Sağlıklı Kentler Birliği başkanlığına seçilirken, Sağlıklı Kentler Birliği başkan vekilliklerine ise  Belediye Başkanı Ali Orkun Ercengiz ile Gölcük Belediye Başkanı Ali Yıldırım Sezer getirildi. 

Türkiye Sağlıklı Kentler Birliği 31. Meclis Olağan Toplantısı

- Birlik başkanlığına Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Alinur Aktaş getirildi

Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Alinur Aktaş, Türkiye Sağlıklı Kentler Birliğinin 31. Meclis Olağan Toplantısı’nda başkanlığa seçildi.

Büyükşehir Belediyesinden yapılan açıklamaya göre, kentteki bir otelde gerçekleştirilen toplantıda kullanılan 162 oydan 143’ünü alan Aktaş, birliğin dördüncü başkanı oldu.

Aktaş, 63 kentten toplantıya katılarak kendisine birlik başkanlığı görevini layık gören meclis üyelerine teşekkür etti.

Bursa’nın Sağlıklı Kentler Birliği hareketindeki bilgi, birikim ve tecrübelerini bundan sonraki çalışmalara yansıtarak, devraldıkları bayrağı daha da yukarılara taşıma gayretinde olacaklarını belirten Aktaş, şunları kaydetti:

“Bizler inanıyoruz ki sağlıklı şehir, sağlık ve sağlığı ilgilendiren tüm kentsel ve çevresel konularda eşitsizliklerin azaltıldığı, temiz ve güvenli bir şehirdir. Sağlıklı şehir, kentte yaşayanların beslenme, su, barınak, iş, güvenliği gibi temel gereksinimlerinin karşılandığı bir şehirdir. Sağlıklı şehir, herkese ulaşabilen, optimum düzeyde halk sağlığı ve sağlık bakımı ile herkese sağlık sunan bir şehirdir. Sağlıklı şehir, yaşanabilir kent inşa etmek için bütün dinamiklerin ortak hareketinin yanında ulusal ve uluslararası çalışmaları takip eden katılımcı bir şehirdir. Sağlıklı şehir, toplumsal memnuniyetin sağlandığı çağdaş bir kent için fiziksel, zihinsel ve sosyal olarak tam bir iyilik halidir. Bizler, birlik başkanlığı görevini yürüttüğümüz süre zarfında sağlıklı şehir hareketinin ülkemizin farklı şehirlerine taşınması için elimizden gelen gayreti göstereceğiz.”

Toplantıda ayrıca, yılda iki kez gerçekleştirilen olağan meclis toplantılarının ikincisinin bu yıl ekim ayında Afyonkarahisar’ın Sandıklı ilçesinde yapılmasına karar verildi.

Rize’nin Fındıklı, Antalya’nın Muratpaşa ve Tekirdağ’ın Süleymanpaşa belediyelerinin yeni üye olarak kabul edildiği toplantıda, 4 üye belediyenin ayrılması konusu reddedildi.

Sağlıklı Kentler Birliği başkan vekilliklerine ise Burdur Belediye Başkanı Ali Orkun Ercengiz ile Gölcük Belediye Başkanı Ali Yıldırım Sezer getirildi.

Ögeyi Oylayın
(0 oy)

CHP Kadın Kolları Başkanı Zinet Gezer ve yönetim kurulu üyeleri, Babalar Günü’nde Huzurevi’ni ziyaret etti. Huzurevi sakinlerini Babalar Günü’nde yalnız bırakmayan CHP Kadın Kolları Başkanı Gezer ve yönetim kurulu üyeleri, huzurevi sakinlerinin Babalar Günü’nü kutladı. Berberoğlu Huzurevi’nde kalan bütün yaşlılarla tek tek ilgilenip, hal hatır sordular.

Konuyla ilgili açıklama yapan CHP Kadın Kolları Başkanı Zinet Ercengiz;

“Babalar Günü etkniliği kapsamında Huzurevi’nde kalan sakinlerimizi ziyaret ettik. Onlarla bire bir ilgilenerek hal hatır sorduk. Babalar günlerini kutlayıp, bir ihtiyaçları olup olmadığını sorduk. Ellerinden öptük. Onların sadece özel günlerde değil, her zaman yanlarında olduğumuzu söyledik. Tüm babaların babalar günü kutlu olsun.” dedi.

Ögeyi Oylayın
(0 oy)

ÖTV indiriminden faydalanmak için 2 haftadan az bir süre kaldı. Geçtiğimiz yıl Kasım ayı itibariyle enflasyonla mücadele kapsamında konut, mobilya, beyaz eşya ve otomobilde ÖTV ve KDV indirimine gidilmişti.

İndirim 31 Aralık 2018’e kadar sürmüştü. Yoğun talep üzerine indirimler önce 31 Mart’a, daha sonrada Cumhurbaşkanı kararıyla 30 Haziran’a kadar uzatılmıştı. Yeni bir değişiklik olmaması halinde indirim bu ayla birlikte son bulacak. İndirimler kapsamında beyaz eşyada yüzde 6.7’lik ÖTV 30 Haziran’a kadar sıfır olarak uygulanıyor.

Kısa bir süre sonra bitecek olan indirimle ilgili gazetemize açıklama yapan Özata Aş. Yetkilisi Esra Özata; 

“Avantajlı fiyatlardan ürün almak ve bu fırsattan faydalanmak için son günlere giriyoruz. Halkımızın genel olarak teveccüh gösterdiği uygulama 30 Haziran’da bitecek. Bu anlamda  önümüzdeki aylarda oluşacak ihtiyaçları bu ay sonuna kadar almak tüketicilerimizin faydasına olacaktır.” Dedi. 

ÖTV indirimi, vatandaşa sunulan %6.7’lik bir oranla, yapılan zamlara rağmen fayda sağladı. Bu indirimle birlikte esnafın alış fiyatları düştü. Bu da müşteriye yansıdı. Ama tüm bunlara rağmen doların etkisi ve dalgalanmalardan gelen zamlardan kaçamadıklarını belirten Özata; “Piyasada bir rahatlama olup olmadığı tartışılır. Zamlardan etkilendik indirimlerden de etkilendik evet ama bu kritik durumlarda şirketimizin yaptığı kampanyaları müşterilerimiz daha çok değerlendirdi.” Bilgisi verdi.  

Esra Özata, ÖTV indiriminin bitim noktalarında indirimin daha çok talep gördüğünü ve müşterilerin bundan faydalanmak istedini vurguladı ve “Ayın sonuna doğru, son dakikalarda ötv indirimine talepte de -tıpkı diğer kampanyalarda olduğu gibi- artış gözleniyor. İndirimin uzatılması söz konusu olabilir. Biliyorsunuz önümüzde bir seçim var ve hala dalgalanan bir fiyat var, piyasamız hala çok açılmış değil, yaz sezonu geliyor evet işlerimizin hızlanacağı bir döneme giriyoruz ama indirim uzatılırsa bu, hem halkımız hem bizim adımıza faydalı olur diye düşünüyorum. İndirim bittiğinde %7lik daha fazla bir fiyat ürünlerin üzerine yansıyacak ve bizde etkileneceğiz.” Dedi.

Mine Kaya

Ögeyi Oylayın
(0 oy)
No Internet Connection